Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/7864 E. 2013/12122 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
infaz↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, davacı tarafından, hesaptaki paranın usulsüz çekilmesi nedeniyle hükmedilecek alacağa en yüksek faizin uygulanması talep edilmiş olup, mahkemece yazılı şekilde paranın hesaptan çekildiği tarihler esas alınarak alacağa Türk lirası mevduat faizinin uygulanmasına karar verilmiş ise de, faizin niteliği, içeriği ve hangi oranın uygulanacağının belirsiz olması nedeniyle verilen karar infazda karışıklığa neden olmaktadır.
Bu itibarla mahkemece, banka hesaplarında yapılan usulsüz işlemler sonucu oluşan zararın tazmini istemlerinde uygulanacak faiz, mevduat sahibinin, bankaya mevduatının tahsili için başvurduğu tarihe kadar ilgili mevduata banka tarafından uygulanan faiz oranında, başvuru tarihinden sonra da avans faiz oranında olmalıdır. Bu durumda, mahkemece, davacının davalı bankaya dava tarihinden önce başvurup başvurmadığı, başvurduysa bu tarih belirlenip, bu tarihe kadar mevduat faizi, bu tarihten sonra da avans faiz oranı uygulanması suretiyle alacağın belirlenerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2447 E. 2022/4685 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi sözleşmesi · belirsiz alacak davası · nispi vekalet ücreti · ticari kredi · maktu vekalet ücreti · alacak davası · hukuki yarar · kredi sözleşmesi
Benzer bu kararda… mece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafın, dava dilekçesinde, davalı bankadan kullandığı kredilere istinaden kendisinden haksız olarak «masraflar» alındığını, bu masrafların iadesine karar verilmesini talep ettiği, davalı bankanın almış olduğu masrafların hesap özetleri ile belirlenebilir nitelikte olduğu, bu durumda uyuşmazlığın belirlenebilir nitelikte bulunduğu, davanın «belirsiz alacak davası» niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki «ticari kredi sözleşmelerine» istinaden alınan «masrafların» iadesi istemine ilişkindir.
Ancak, davalı yararına «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekir ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/7864 E. , 2013/12122 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.03.2011 tarih ve 2010/670-2011/173 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 19.02.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın ... Şubesi’nde bulunan hesabındaki paranın müvekkili adına düzenlenmiş sahte vekaletname ile tanımadığı bir kişi tarafından ... Şubesi’nden çekildiğini, davalı bankanın gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 163.030,00 TL'nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, vekaletnamenin düzenlenmesi aşamasında davacı adına düzenlenmiş sahte kimlik kullanıldığını, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, vekaletnameyi düzenleyen noterin kusurlu ve sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, davacı tarafından, hesaptaki paranın usulsüz çekilmesi nedeniyle hükmedilecek alacağa en yüksek faizin uygulanması talep edilmiş olup, mahkemece yazılı şekilde paranın hesaptan çekildiği tarihler esas alınarak alacağa Türk lirası mevduat faizinin uygulanmasına karar verilmiş ise de, faizin niteliği, içeriği ve hangi oranın uygulanacağının belirsiz olması nedeniyle verilen karar infazda karışıklığa neden olmaktadır.
Bu itibarla mahkemece, banka hesaplarında yapılan usulsüz işlemler sonucu oluşan zararın tazmini istemlerinde uygulanacak faiz, mevduat sahibinin, bankaya mevduatının tahsili için başvurduğu tarihe kadar ilgili mevduata banka tarafından uygulanan faiz oranında, başvuru tarihinden sonra da avans faiz oranında olmalıdır. Bu durumda, mahkemece, davacının davalı bankaya dava tarihinden önce başvurup başvurmadığı, başvurduysa bu tarih belirlenip, bu tarihe kadar mevduat faizi, bu tarihten sonra da avans faiz oranı uygulanması suretiyle alacağın belirlenerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/452737700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz