6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İhtiyati tedbir kararına itiraz

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/444 E. 2013/4848 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 396 tedbirin değiştirilmesi tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması durum ve koşulların değişmesi hmk 394 ihtiyati tedbire itiraz tedbire itiraz tedbirin kaldırılması kıyasen uygulama tescilsiz tasarım emredici hüküm ara karar ihtiyati tedbir içtihadı birleştirme kararı teminat

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 394HMK 396 · HUMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; ihtiyati tedbir isteyen tarafın tedbirin uygulanması için süresi içinde icra dairesine başvurduğu, teminat karşılığında tedbirin durdurulması talebinin yerinde olmadığı, hükümsüz kılınmadıkça tescilli tasarımların korunacağı, davacı tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığı iddiasının ancak hükümsüzlük davasında incelenebileceği gerekçesiyle itirazın ve tedbirin teminat karşılığında kaldırılması talebinin reddine karar verilmiş, 29.11.2012 tarihinde ise ihtiyati tedbirin değiştirilmesi talebi reddedilmiştir.

İhtiyati tedbire itiraz eden vekili, ihtiyati tedbire itirazın reddine ve ihtiyati tedbirin değiştirilmesi talebinin reddine ilişkin kararları temyiz etmiştir.

1-Talep, ihtiyati tedbir kararına itiraz istemine ilişkin olup mahkemece ihtiyati tedbir kararına itiraz edenin itirazı üzerine evrak üzerinde inceleme yapılarak 20.11.2012 tarihli karar ile itirazın reddine karar verilmiştir. Ancak, 01.....2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nun 394/4. maddesinde, ihtiyati tedbir kararına itiraz edilmesi halinde mahkemenin ilgilileri dinlemek üzere davet edeceği, söz konusu kişilerin gelmemeleri halinde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını vereceği düzenlenmiştir. Bu durumda, mahkemece yasanın açıklanan emredici hükmüne rağmen duruşma açılmaksızın evrak üzerinden ihtiyati tedbir kararına itiraz edenin itirazının değerlendirilmiş olması doğru olmamış, 20.11.2012 tarihli kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

...-Bozma sebep ve şekline göre ihtiyati tedbire itiraz eden vekilinin işbu karara yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

...-İhtiyati tedbire itiraz edenin 28.11.2012 tarihli dilekçesi ile HMK'nun 396. maddesi uyarınca tedbirin kaldırılmasının talep edilmesi üzerine mahkemece 29.11.2012 tarihli kararla bu talebin de reddine karar verilmiş ve işbu karar da temyize konu edilmiştir.

İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin verilen kararlar ile yokluğunda ihtiyati tedbir kararı verilen kişinin itirazı üzerine verilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilecektir. Gerek Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda gerekse Hukuk Muhakemeleri Kanununda ara kararlarına karşı kanun yoluna başvuru kabul edilmemiştir. Yukarıda da belirtildiği üzere, ihtiyati tedbir hakkında verilen kararlara karşı ancak belli durumlarda temyiz yoluna başvurulabilecektir. Nitekim, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 396. maddesinde durum ve koşulların değişmesi sebebiyle ihtiyati tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararın temyiz edilemeyeceği aslında kanun koyucunun da açık ve bilinçli bir tercihidir. Zira durum ve koşulların değişmesi sebebiyle itiraz hakkında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 396. maddesinin ikinci fıkrasında, 394. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarının kıyasen uygulanacağı açıkça belirtilmiştir. Bu şekilde 394. maddenin üçüncü fıkrasına yapılan atıf ile üçüncü kişilerin de itiraz edebileceği, dördüncü fıkraya yapılan atıf ile de itirazın şekli ve incelenmesinin kıyasen uygulanacağı düzenlenmiştir. Dikkat edilirse kanun yoluna başvuru imkanını düzenleyen 394. maddenin beşinci fıkrasına atıf yapılmamıştır. Gerekçede de belirtildiği gibi ihtiyati tedbir kararı verildikten sonra, mevcut olan durum ve koşulların dava sırasında birden fazla değişmesi mümkün olabilir ve her seferinde itiraz edilebilir, her itiraz üzerine verilen karara karşı kanun yoluna başvurulması, ihtiyati tedbir kararlarına karşı başvurulması öngörülen temyiz yolundan beklenen amacın tam tersine bir sonuç doğuracaktır. Durum ve koşulların değişmesi sebebiyle yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı ancak esas hükümle birlikte kanun yoluna başvurulabilecektir.

Sonuç olarak, 6100 sayılı HMK'nın 396. maddesinin ikinci fıkrasında, 394. maddenin beşinci fıkrasına atıf yapılmadığından durum ve koşulların değişmesi sebebiyle ihtiyati tedbir kararına yapılan itiraz hakkında verilen karar temyiz edilemez. Mahkemenin, temyize konu 29.11.2012 tarihli kararı da daha önce verilen ihtiyati tedbir kararının HMK'nun 396. maddesi uyarınca değiştirilmesine ilişkin talebin reddine ilişkin olduğundan, işbu karara karşı temyiz yoluna başvurulması mümkün değildir.

HUMK'un 432/4. maddesine göre, temyizi kabil olmayan karara ilişkin temyiz istemi hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve ...-4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay da bu konuda karar verebileceğinden ihtiyati tedbire itiraz eden vekilinin 29.11.2012 tarihli karara yönelik temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/444 E.  ,  2013/4848 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ... 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.12.2012 tarih ve 2012/89 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden davalı ... Tic. A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

İhtiyati tedbire itiraz eden vekili, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının uygulanmasının, kararın verildiği tarihten itibaren bir hafta içinde istenilmediğini, bu nedenle tedbirin kendiliğinden kalktığını, tedbir kararının müvekkilinin yokluğunda verildiğini, tedbire dayanak olan davacı tasarımlarının hükümsüzlüğü hakkında dava açtıklarını, tasarımlar üzerindeki üstün hakkın müvekkiline ait bulunduğunu, müvekkilinin ticari defterlerinin usulünce tutulması nedeniyle davacı davasını kanıtlasa dahi bir kaybının olmayacağını, tedbir kararının müvekkili için telafisi imkansız zararlar doğuracağını, gerekirse teminat da yatırabileceklerini ileri sürerek, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiş, 28.11.2012 tarihli dilekçesi ile de, HMK'nun 396.

maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını veya değiştirilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; ihtiyati tedbir isteyen tarafın tedbirin uygulanması için süresi içinde icra dairesine başvurduğu, teminat karşılığında tedbirin durdurulması talebinin yerinde olmadığı, hükümsüz kılınmadıkça tescilli tasarımların korunacağı, davacı tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığı iddiasının ancak hükümsüzlük davasında incelenebileceği gerekçesiyle itirazın ve tedbirin teminat karşılığında kaldırılması talebinin reddine karar verilmiş, 29.11.2012 tarihinde ise ihtiyati tedbirin değiştirilmesi talebi reddedilmiştir.

İhtiyati tedbire itiraz eden vekili, ihtiyati tedbire itirazın reddine ve ihtiyati tedbirin değiştirilmesi talebinin reddine ilişkin kararları temyiz etmiştir.

1-Talep, ihtiyati tedbir kararına itiraz istemine ilişkin olup mahkemece ihtiyati tedbir kararına itiraz edenin itirazı üzerine evrak üzerinde inceleme yapılarak 20.11.2012 tarihli karar ile itirazın reddine karar verilmiştir. Ancak, 01.....2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nun 394/4. maddesinde, ihtiyati tedbir kararına itiraz edilmesi halinde mahkemenin ilgilileri dinlemek üzere davet edeceği, söz konusu kişilerin gelmemeleri halinde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını vereceği düzenlenmiştir. Bu durumda, mahkemece yasanın açıklanan emredici hükmüne rağmen duruşma açılmaksızın evrak üzerinden ihtiyati tedbir kararına itiraz edenin itirazının değerlendirilmiş olması doğru olmamış, 20.11.2012 tarihli kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

...-Bozma sebep ve şekline göre ihtiyati tedbire itiraz eden vekilinin işbu karara yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

...-İhtiyati tedbire itiraz edenin 28.11.2012 tarihli dilekçesi ile HMK'nun 396. maddesi uyarınca tedbirin kaldırılmasının talep edilmesi üzerine mahkemece 29.11.2012 tarihli kararla bu talebin de reddine karar verilmiş ve işbu karar da temyize konu edilmiştir.

İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin verilen kararlar ile yokluğunda ihtiyati tedbir kararı verilen kişinin itirazı üzerine verilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilecektir. Gerek Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda gerekse Hukuk Muhakemeleri Kanununda ara kararlarına karşı kanun yoluna başvuru kabul edilmemiştir. Yukarıda da belirtildiği üzere, ihtiyati tedbir hakkında verilen kararlara karşı ancak belli durumlarda temyiz yoluna başvurulabilecektir. Nitekim, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 396. maddesinde durum ve koşulların değişmesi sebebiyle ihtiyati tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararın temyiz edilemeyeceği aslında kanun koyucunun da açık ve bilinçli bir tercihidir.

Zira durum ve koşulların değişmesi sebebiyle itiraz hakkında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 396. maddesinin ikinci fıkrasında, 394. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarının kıyasen uygulanacağı açıkça belirtilmiştir. Bu şekilde 394. maddenin üçüncü fıkrasına yapılan atıf ile üçüncü kişilerin de itiraz edebileceği, dördüncü fıkraya yapılan atıf ile de itirazın şekli ve incelenmesinin kıyasen uygulanacağı düzenlenmiştir. Dikkat edilirse kanun yoluna başvuru imkanını düzenleyen 394. maddenin beşinci fıkrasına atıf yapılmamıştır. Gerekçede de belirtildiği gibi ihtiyati tedbir kararı verildikten sonra, mevcut olan durum ve koşulların dava sırasında birden fazla değişmesi mümkün olabilir ve her seferinde itiraz edilebilir, her itiraz üzerine verilen karara karşı kanun yoluna başvurulması, ihtiyati tedbir kararlarına karşı başvurulması öngörülen temyiz yolundan beklenen amacın tam tersine bir sonuç doğuracaktır.

Durum ve koşulların değişmesi sebebiyle yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı ancak esas hükümle birlikte kanun yoluna başvurulabilecektir.

Sonuç olarak, 6100 sayılı HMK'nın 396. maddesinin ikinci fıkrasında, 394. maddenin beşinci fıkrasına atıf yapılmadığından durum ve koşulların değişmesi sebebiyle ihtiyati tedbir kararına yapılan itiraz hakkında verilen karar temyiz edilemez. Mahkemenin, temyize konu 29.11.2012 tarihli kararı da daha önce verilen ihtiyati tedbir kararının HMK'nun 396. maddesi uyarınca değiştirilmesine ilişkin talebin reddine ilişkin olduğundan, işbu karara karşı temyiz yoluna başvurulması mümkün değildir.

HUMK'un 432/4. maddesine göre, temyizi kabil olmayan karara ilişkin temyiz istemi hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve ...-4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay da bu konuda karar verebileceğinden ihtiyati tedbire itiraz eden vekilinin 29.11.2012 tarihli karara yönelik temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle ihtiyati tedbire itiraz eden vekilinin temyiz itirazının kabulü ile 20.11.2012 tarihli hükmün BOZULMASINA, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle ihtiyati tedbire itiraz eden vekilinin işbu karara yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle 29.11.2012 tarihli karara yönelik ihtiyati tedbire itiraz eden vekilinin temyiz isteminin HUMK’nun 432/4. maddesi uyarınca REDDİNE, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden ihtiyati tedbire itiraz eden davalı ...ye iadesine, ....03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/452630600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.