İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/18296 E. 2013/4847 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tediye makbuzu↗ basiretli tacir↗ istirdat↗ kredi sözleşmesi↗ tacir↗ dosya masrafı↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar ile davalı banka arasında kredi sözleşmelerinin imzalandığı, davacılar ... ve ... adına kullandırılan kredinin, adı geçen davacıların verdikleri talimat doğrultusunda dava dışı ...’a ödendiği, gerek kredi sözleşmelerindeki gerekse iki adet talimattaki imzaların davacıların eli mahsülü olduğu, dosyaya ibraz edilen kredi sözleşmelerinin matbu olarak düzenlendikleri, buna rağmen eksik alanlarının basiretli bir bankadan beklenen şekilde düzenlenmediği, bazılarında tarih, bazılarında miktar eksikliğinin bulunduğu, söz konusu eksikliğin basiretli bir tacir gibi davranması gereken bankanın sorumluluğunu gerektirdiği, ayrıca davacılar Abubekir ve Agah adına çekilen kredilerin tarihsiz ve miktarsız alelade bir kâğıda istinaden ...’a ödenmesinin de basiretli bir tacirden beklenemeyeceği, zira bir kredi kuruluşu olarak mudilerin tasarruflarını koruyup gözetmekle yükümlü olan bir
.../...
-...-
bankanın, bankacılık uygulamalara aykırı bir şekilde tarihi dahi bulunmayan adi yazılı bir belge ile ödeme yapmasının doğru bulunmadığı, diğer davacı ...'ye yapılan bir ödemenin ise davalı tarafça kanıtlanamadığı, ...'ye ödendiği savunulan bedele ilişkin tediye makbuzunda adı geçenin imzasının olmadığı gibi ödeme tarihinde davacı ...'ın Türkiye'de bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin davacı ...'ye yönelik ve yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...- Davalı vekilinin diğer davacılarla ilgili olarak temyiz itirazlarına gelince; Davacı taraf, davalı bankanın sahte imzalarla kendileri adına kredi kullandırdığını, ancak kendilerine herhangi bir ödeme yapılmadığını, icra tehdidi altında söz konusu kredi borcunu davalıya ödediklerini ileri sürerek ödenen bedelin istirdadını talep etmiş olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, mahkemece de kabul olunduğu üzere gerek davacılar ... adına açılan kredi sözleşmelerindeki imzalar, gerekse de bu kredilerin dava dışı kişiye ödenmesine ilişkin iki adet talimattaki imzalar adı geçen davacılara aittir. Üzerlerindeki imzaların davacılara ait olduğu konusunda tereddüt bulunmayan talimatlarda, "Adıma açılacak kredinin masrafı düştükten sonra kalan kısmının ...'a ödenmesini rica ederim." ibaresi yazılı olup bankalara verilecek talimatların özel bir şekle tabi olmadıkları da gözetildiğinde artık söz konusu talimatların geçerli olduklarının kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. Bu itibarla, mahkemece davalı bankanın adı geçen davacılar adına açtığı krediyi yine bu davacıların verdikleri talimat doğrultusunda ilgili kişiye ödemesi karşısında davacılar ... ve ... tarafından açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabul hükmü kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. HD 2012/6741/2012/9924
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6741 E. 2012/9924 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5342 E. 2011/16119 K.
Ortak:ibraz
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar ile davalı banka arasında «kredi sözleşmelerinin» imzalandığı, davacılar ... ve ... adına kullandırılan kredinin, adı geçen davacıların verdikleri talimat doğrultusunda dava dışı ...’a ödendiği, gerek kredi sözleşmelerindeki gerekse iki adet talimattaki imzaların davacıların eli mahsülü olduğu, dosyaya «ibraz» edilen kredi sözleşmelerinin matbu olarak düzenlendikleri, buna rağmen eksik alanlarının basiretli bir bankadan beklenen şekilde düzenlenmediği, bazılarında tarih, bazılarında miktar eksikliğinin bulunduğu, söz konusu eksikliğin basiretli bir «tacir» gibi davranması gereken bankanın sorumluluğunu gerektirdiği, ayrıca davacılar Abubekir ve Agah adına çekilen kredilerin tarihsiz ve miktarsız alelade bir kâğıda istinaden ...’a ödenmesinin de basiretli bir tacirden beklenemeyeceği, zira bir kredi kuruluşu olarak mudilerin tasarruflarını koruyup gözetmekle yükümlü olan bir .../... -...- bankanın, bankacılık uygulamalara aykırı bir şekilde tarihi dahi bulunmayan adi yazılı bir belge ile ödeme yapmasının doğru bulunmadığı, diğer davacı ...'ye yapılan bir ödemenin ise davalı tarafça kanıtlanamadığı, ...'ye ödendiği savunulan bedele ilişkin «tediye makbuzunda» adı geçenin imzasının olmadığı gibi ödeme tarihinde davacı ...'ın Türkiye'de bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTeftiş Kurulu Başkanlığınca müşteri imzalarını «taşıyan» dekont ve tediye fişleri üzerinde yaptırılan «imza incelemesi» raporlarına itibar edilerek yargılama aşamasında imza incelemesi yapılmadan karar verilmiş; davacı vekilince 27/10/2009 «havale» tarihli «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesi ile, davalı Banka tarafından dosyaya «ibraz» edilen sekiz adet tediye fişi üzerinde bulunan imzaların davacıya ait olmadığı iddia edilerek, tarih ve miktarları açıkça belirtilen tediye fişleri üzerinde bilirk …
Uyuşmazlığın çözümü için «ibraz» edilen evraklar üzerindeki müşteri imzalarının davacının eli ürünü olup olmadığının tespiti önem arz etmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zimmet · imza incelemesi · bilirkişi raporuna itiraz · havale · taşıyan · eksik inceleme
Benzer bu karardaTeftiş Kurulu Başkanlığınca müşteri imzalarını «taşıyan» dekont ve tediye fişleri üzerinde yaptırılan «imza incelemesi» raporlarına itibar edilerek yargılama aşamasında imza incelemesi yapılmadan karar verilmiş; davacı vekilince 27/10/2009 «havale» tarihli «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesi ile, davalı Banka tarafından dosyaya «ibraz» edilen sekiz adet tediye fişi üzerinde bulunan imzaların davacıya ait olmadığı iddia edilerek, tarih ve miktarları açıkça belirtilen tediye fişleri üzerinde bilirk …
Bu itibarla, mahkemece davacı vekilinin itiraz ve talep dilekçesi nazara alınarak üzerlerinde bulunan imzaların davacıya ait olmadığı iddia edilen evraklar üzerinde bilirkişi vasıtasıyla usulüne uygun «imza incelemesi» yapılması gerekirken bu husus göz ardı edilerek «eksik inceleme» ile hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava, davacı tarafından bankaya yatırılan paraların banka çalışanının «zimmetine» geçirilmesi sebebiyle tazminat istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/18296 E. , 2013/4847 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
40. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.09.2012 tarih ve 2011/163-2012/217 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı bankanın ...Şubeleri tarafından sahte imzalarla müvekkilleri adına kredi kullandırıldığını, bu kredi sözleşmeleri gereğince müvekkillerine herhangi bir ödeme yapılmadığını, zaten kredilerin kullandırıldığı tarihlerde müvekkillerinin ... dışında olduklarını, ancak davalı bankanın gönderdiği ihtarname ve icra tehdidi altında müvekkillerinin söz konusu kredi borcunu ödemek zorunda kaldıklarını, ödenen bu meblağın iadesinin gerektiğini ileri sürerek, davacı ... için 155.816,54 TL, davacı ... için 154.686,30 TL ve davacı ... için 153.497,16 TL olmak üzere toplam 464.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların müvekkili bankadan kredi kullandıklarını, kredi sözleşmelerinin davacılar tarafından şube yetkilileri önünde imzalandığını, kredi borcunun kapatılmasının, davacıların borçlu olduklarını gösterdiğini, zira borçlu olmayan birisinin icra tehdidi ile ödeme yapmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar ile davalı banka arasında kredi sözleşmelerinin imzalandığı, davacılar ... ve ... adına kullandırılan kredinin, adı geçen davacıların verdikleri talimat doğrultusunda dava dışı ...’a ödendiği, gerek kredi sözleşmelerindeki gerekse iki adet talimattaki imzaların davacıların eli mahsülü olduğu, dosyaya ibraz edilen kredi sözleşmelerinin matbu olarak düzenlendikleri, buna rağmen eksik alanlarının basiretli bir bankadan beklenen şekilde düzenlenmediği, bazılarında tarih, bazılarında miktar eksikliğinin bulunduğu, söz konusu eksikliğin basiretli bir tacir gibi davranması gereken bankanın sorumluluğunu gerektirdiği, ayrıca davacılar Abubekir ve Agah adına çekilen kredilerin tarihsiz ve miktarsız alelade bir kâğıda istinaden ...’a ödenmesinin de basiretli bir tacirden beklenemeyeceği, zira bir kredi kuruluşu olarak mudilerin tasarruflarını koruyup gözetmekle yükümlü olan bir
.../...
-...-
bankanın, bankacılık uygulamalara aykırı bir şekilde tarihi dahi bulunmayan adi yazılı bir belge ile ödeme yapmasının doğru bulunmadığı, diğer davacı ...'ye yapılan bir ödemenin ise davalı tarafça kanıtlanamadığı, ...'ye ödendiği savunulan bedele ilişkin tediye makbuzunda adı geçenin imzasının olmadığı gibi ödeme tarihinde davacı ...'ın Türkiye'de bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin davacı ...'ye yönelik ve yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...- Davalı vekilinin diğer davacılarla ilgili olarak temyiz itirazlarına gelince; Davacı taraf, davalı bankanın sahte imzalarla kendileri adına kredi kullandırdığını, ancak kendilerine herhangi bir ödeme yapılmadığını, icra tehdidi altında söz konusu kredi borcunu davalıya ödediklerini ileri sürerek ödenen bedelin istirdadını talep etmiş olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, mahkemece de kabul olunduğu üzere gerek davacılar ... adına açılan kredi sözleşmelerindeki imzalar, gerekse de bu kredilerin dava dışı kişiye ödenmesine ilişkin iki adet talimattaki imzalar adı geçen davacılara aittir. Üzerlerindeki imzaların davacılara ait olduğu konusunda tereddüt bulunmayan talimatlarda, "Adıma açılacak kredinin masrafı düştükten sonra kalan kısmının ...'a ödenmesini rica ederim." ibaresi yazılı olup bankalara verilecek talimatların özel bir şekle tabi olmadıkları da gözetildiğinde artık söz konusu talimatların geçerli olduklarının kabulünde zorunluluk bulunmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece davalı bankanın adı geçen davacılar adına açtığı krediyi yine bu davacıların verdikleri talimat doğrultusunda ilgili kişiye ödemesi karşısında davacılar ... ve ... tarafından açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabul hükmü kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı ...'ye yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar ... ve ...'ye yönelik olarak davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, ....03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/452578100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz