Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/9955 E. 2013/11602 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ödeme planı↗ hayat sigortası↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ sigorta ettiren↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ yasal faiz↗ eksik inceleme↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacıların murisinin kesin ölüm nedeninin belli olmadığı gerekçesiyle, 3.073 TL'nin 29.05.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, murisin ölümü nedeniyle kredi grup hayat sigorta sözleşmesi düzenleyen davalı ... şirketinden sigorta bedelinin tazmini istemine ilişkindir. Davalı ile dava dışı banka arasında düzenlenen hayat sigorta sözleşmesinin sigorta bedeli başlıklı 4.1.1 maddesine göre, sigorta bedeli sigortalının almış olduğu kredi ile ilgili olarak sigorta ettiren ile sigorta arasındaki kredi anlaşmasında belirlenmiş geri ödeme planına göre, riziko tarihindeki kredi borç bakiyesine eşittir. Riziko tarihinin de vefat tarihi olduğu belirtilmiştir. Mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuş ise de, bilirkişi heyeti murisin vefat tarihi itibariyle sözleşmenin bu hükmüne göre kredi borç bakiyesini belirlememiş, murise ödenen kredi ana parasının 3.073 TL olduğunu belirterek bu meblağ üzerinden faiz hesaplamıştır. Davalı yanın, bankaların genel uygulamalarının bu şekilde olduğu belirtilerek sözleşme hükmünün değerlendirilmemesinin doğru olmadığı yönünde bilirkişi raporuna itirazı mevcuttur. Bu durumda, mahkemece sözleşmenin ilgili hükmünün değerlendirilmesi yönünde ek rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde karar vermek gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, verilen kararın bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin faize yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5708 E. 2020/5985 K.
Ortak:yasal faiz
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacıların murisinin «kesin» ölüm nedeninin belli olmadığı gerekçesiyle, 3.073 TL'nin 29.05.2010 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile taraflar arasında bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitine, 25.073,09 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine dair verilen kararın, davalılar vekilince temyizi üzerine, Dairemizce karar bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık ilişkisi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile taraflar arasında bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitine, 25.073,09 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine dair verilen kararın, davalılar vekilince temyizi üzerine, Dairemizce karar bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15906 E. 2015/1046 K.
Ortak:yasal faiz
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacıların murisinin «kesin» ölüm nedeninin belli olmadığı gerekçesiyle, 3.073 TL'nin 29.05.2010 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… lı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 2.294,00 TL'nin 15/02/2006 tarihinden itibaren, 12.073,75 TL'nin 12/08/2006 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece «usuli kazanılmış hak» gözetilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «yasal faize» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak
Benzer bu kararda2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece verilen ilk kararda hükmedilen miktarın mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, bu yönden mahkeme kararı temyiz edilmediği gibi, Dairemizce de bu husus bozma nedeni yapılmamakla davacı yararına «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
Bu durumda, mahkemece «usuli kazanılmış hak» gözetilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «yasal faize» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/9955 E. , 2013/11602 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.04.2012 tarih ve 2012/194-2012/398 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 17.220 TL'nin altında bulunduğundan HUMK'nın 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonradava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin ... A.Ş.'den kullandığı kredi sözleşmesi ile birlikte hayat sigortası poliçesi düzenlendiğini, kredi taksit ödemelerinin yapılmasından bir süre sonra murisin vefat ettiğini, bunun üzerine davalıdan tazminat talebinde bulunulduğunu ancak talebin reddedildiğini ileri sürerek, 4.000 TL'nin vefat tarihi 29.05.2010 tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, vefata neden olan hastalığın başlangıcının sigorta başlangıç tarihinden eskiye dayandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacıların murisinin kesin ölüm nedeninin belli olmadığı gerekçesiyle, 3.073 TL'nin 29.05.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, murisin ölümü nedeniyle kredi grup hayat sigorta sözleşmesi düzenleyen davalı ... şirketinden sigorta bedelinin tazmini istemine ilişkindir. Davalı ile dava dışı banka arasında düzenlenen hayat sigorta sözleşmesinin sigorta bedeli başlıklı 4.1.1 maddesine göre, sigorta bedeli sigortalının almış olduğu kredi ile ilgili olarak sigorta ettiren ile sigorta arasındaki kredi anlaşmasında belirlenmiş geri ödeme planına göre, riziko tarihindeki kredi borç bakiyesine eşittir. Riziko tarihinin de vefat tarihi olduğu belirtilmiştir. Mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuş ise de, bilirkişi heyeti murisin vefat tarihi itibariyle sözleşmenin bu hükmüne göre kredi borç bakiyesini belirlememiş, murise ödenen kredi ana parasının 3.073 TL olduğunu belirterek bu meblağ üzerinden faiz hesaplamıştır.
Davalı yanın, bankaların genel uygulamalarının bu şekilde olduğu belirtilerek sözleşme hükmünün değerlendirilmemesinin doğru olmadığı yönünde bilirkişi raporuna itirazı mevcuttur. Bu durumda, mahkemece sözleşmenin ilgili hükmünün değerlendirilmesi yönünde ek rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde karar vermek gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, verilen kararın bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin faize yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin faize yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelemesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 04.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/452127700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz