Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/13769 E. 2013/12074 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gıyapta karar↗ kanuna karşı hile↗ sözlü yargılama↗ tanıma ve tenfiz↗ savunma hakkının kısıtlanması↗ yargılamanın yenilenmesi↗ pay sahipliği↗ savunma hakkı↗ tanıma↗ adli yardım↗ kamu düzenine aykırılık↗ emredici hüküm↗ kısıtlılık↗ hile↗ möhuk 47↗ infaz↗ oy yasağı↗ yenileme↗ kamu düzeni↗ tenfiz↗ anonim şirket↗ tebligat↗ yönetim kurulu kararı↗ dava sebebi↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tenfize konu yabancı mahkeme kararının, ... mahkemeleri tarafından verilen kararlarla açıkça çeliştiği, MÖHUK'nun 5. ve 54/c maddeleri hükmü gereğince ... kamu düzenine aykırı olduğu, mahkemenin gıyapta verdiği dava ve tenfize konu kararın tebligat hukuku açısından davalının savunma hakkını kısıtladığı, buna göre ortada kesinleşmiş bir karardan söz edilemeyeceği, bazı pay sahipleri tarafından ... Mahkemelerine açılan birçok davanın reddedilmesine karşın bunun tam aksine yurtdışında açılan davaların yabancı mahkemelerce kabul edilmesinin "Kanun önünde eşitlik" ilkesine aykırı olduğu, ayrıca şirket hissesinin davacı tarafa iadesine karar verilmeksizin hisse bedelinin davacı tarafa iadesine hükmedilmesinin hukuken mümkün olmadığı ve kamu düzenine aykırılık teşkil ettiği, tenfiz şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenilen kararın ... ile ... arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümlerine göre yapılmadığı, dolayısı ile kararın usulünce kesinleşmediği, kesinleşmeyen yabancı mahkeme kararının tenfizinin mümkün bulunmadığı, ayrıca, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının kamu düzenine ilişkin TTK’nın 329 ve 405/2. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, davaya konu ... ... Cumhuriyeti ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin yapmış olduğu yargılama sonucu verdiği karar ... Bakanlığı ... Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığı ile davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili Yönetim Kurulu üyesi ...’a 08.10.2010 tarihinde tebliğ edilmiş olup, buna ilişkin tebliğ evrakı dosya içinde yer almaktadır. Bu durumda tenfizi istenen mahkeme kararı usulüne uygun olarak davalı yetkilisine tebliğ edilmiş ve süresinde yasal yollara başvurulmadan kesinleşmiş bulunmasına göre, mahkemece tenfize konu kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bununla birlikte, mahkemece tenfiz isteminin reddine ilişkin gerekçelerden birisi de, tenfizi istenen mahkeme kararının ... kamu düzenine aykırı olduğudur. Gerçekten de, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak alınmış ve kesinleşmiş ilamla hakkında, yetkili mahkemenin tenfiz kararı verebilmesi için 5718 sayılı Kanun'un 54/c maddesi uyarınca, hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması gereklidir.
Kanunda kamu düzeni kavramının zamana ve yere göre değişebilen niteliği gereği bir tanımlama yapılmaktan kaçınılmış ve konunun hakimin takdirine bırakılması tercih edilmiş, ancak kamu düzenine aykırılığın “açıkça” olmasının aranmasıyla bu konuda takdir hakkı bulunan hakime bir sınırlama getirilmek istenmiştir. Bu düzenleme, ... tenfiz hukukunda, kamu düzeni kavramının izin verdiği ölçüde, yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi lehine bir eğilimin bulunduğunu göstermektedir. Doktrinde de bu konuda hakime yardımcı olması bakımından bazı kriterler verilmiştir. Buna göre örneğin ... tenfiz hakimi “kural olarak” yabancı mahkeme kararının doğruluğunu inceleyemez (revision au fond yasağı). Zira aksinin kabulü, aynı davanın ... mahkemesinde tekrar görülmesi ve yeni bir ... mahkemesi kararının ortaya çıkması sonucunu doğurur. Ancak örneğin ... hukukunun vazgeçilmez kabul ettiği temel prensiplerini ihlal eden veya milletlerarası alanda geçerli olan ortak ilkelere aykırı bulunan yabancı mahkeme kararları tenfiz edilemez. Tenfiz hakimi takdir hakkını kullanırken, her somut olayın kendine mahsus özelliklerini de dikkate almalıdır.
O halde dava konusu uyuşmazlık yönünden de somut olayın özelliklerine göre bir inceleme ve değerlendirme yapılmalıdır.
Burada ilk olarak yabancı mahkemece davalının savunma hakkının ihlal edilip edilmediğinin incelenmesi gereklidir. Somut olayda yabancı mahkemece, dava dilekçesi ve ekleri davalıya 1965 tarihli Hukukî ve Ticarî Konularda Adlî ve Gayrı Adlî Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesi’ne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalının davaya karşı savunma yapmak isteğini göstermemesi nedeniyle, Alman Usul Yasası’nın 331/3. ve 276. maddeleri uyarınca, davacının talebi üzerine, sözlü yargılama yapılmaksızın “gıyabi karar” verilmiştir. Buraya kadar olan gelişmelerin Türk kamu düzenine aykırı veya davalının savunma hakkını kısıtlar nitelikte olmadığı, benzer olaylarda Yargıtay dairelerince verilen kararlarla da benimsenmiştir (Yargıtay 13. HD. 01.10.1992 gün ve 5764 E.-7352 K., Yargıtay 11. HD. 06.07.2010 gün ve 2008/12797 E.-2010/7992 K.). Zira “kural olarak” her mahkeme kendi usul hükümlerini uygular ve yabancı mahkemenin uyguladığı usulün Türk usul hukukundan farklı olması, Türk kamu düzeninin müdahalesi için tek başına yeterli sebep oluşturmaz. Aynı ilkeler yabancı mahkemece uygulanan ispat hukuku açısından da geçerlidir.
Somut uyuşmazlıkta incelenmesi gereken diğer bir konu da, benzer olaylarda ... ’de açılan davaların, TTK’nın 329/1. ve 405/2. maddelerinde düzenlenen, anonim şirketlerin kendi hisselerini temellük edemeyecekleri ve pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri ilkeleri gereği reddedilmesine rağmen, aynı şartlardaki ortaklarca yabancı mahkemelerde açılan davaların kabul edilmesinin ve alınan farklı yöndeki bu yabancı mahkeme kararlarının ...’de tenfizinin, ... kamu düzenine aykırılık oluşturup oluşturmayacağıdır. Nitekim mahkemece bu durum, ... Anayasası’nın kanun önünde eşitlik ilkesine ve kamu düzenine aykırı kabul edilmiştir.
Tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının tarafları, konusu ve sebebi “aynı” olan ... mahkemelerinden verilmiş bir kararla bağdaşmaması halinin ... kamu düzenine aykırılık oluşturacağı, hatta buna rağmen kararın tenfizine karar verilmişse bu durumun, HUMK’nun 445/10. maddesi uyarınca bir yargılamanın yenilenmesi nedeni olacağı açıktır.
Somut uyuşmazlık yönünden asıl incelenmesi gereken husus, tarafları, konusu veya sebebi “farklı” olan bir yabancı mahkeme kararının, ... mahkemelerinden alınan kararlar ile bağdaşmaması halinin, ... kamu düzenine aykırılık oluşturup oluşturmayacağı noktasıdır. Burada ilk olarak tanıma ve tenfiz hukukundaki kamu düzenine aykırılık kavramının, iç hukuktaki emredici kurallara aykırılık kavramından daha dar ve sınırlı bir anlama sahip olduğu gözden uzak tutulmamalıdır. Dolayısıyla kamu düzeni gerekçesiyle yabancı mahkeme kararının tenfizine istisnaen müdahale edilmelidir. Ayrıca somut uyuşmazlıkta yukarıda açıklanan revision au fond yasağından ayrılmayı gerektirecek bir özellik de bulunmamaktadır. Yine aynı davanın ... mahkemelerinde görülmesi halinde farklı sonuca varılacak olması, “tek başına” tanıma ve tenfiz engeli oluşturmayacaktır. Zira, esasa uygulanacak yabancı hukuk gibi yabancı mahkeme kararlarının da ... mahkemelerinden verilecek kararlarla aynı olması beklenemez.
Bu noktada belki ... tarafların ... hukukunun emredici hükümlerinden kaçmak amacıyla yabancı mahkemeden bir karar elde etmeye ve bu kararı ...’de tenfiz ettirmeye çalışmalarının adalet duygusunu sarsacağı, bir başka emredici kural olan kanuna karşı hile yasağına ve bu sebeple de ... kamu düzenine aykırılık oluşturacağı düşünülebilir (Prof. Dr. Ergin Nomer Prof. Dr. Cemal Şanlı, Devletler Hususi Hukuku, İstanbul 2009, 17. Bası, sayfa: 491, dipnot: 270). Ancak öncelikle böyle bir durumun varlığı davalı tarafça ispat edilebilmiş değildir. Kaldı ki somut olayın dikkat edilmesi gereken başka bir özelliği daha vardır. O da ... hukukunda kabul edilen anonim şirketlerin kendi hisselerini temellük edemeyeceklerine dair ilkenin, ... ’da hakim olduğu gibi ... hukukunda da kural olarak benimsenmiş bulunmasıdır. Somut uyuşmazlıkta yabancı mahkemece davalının savunma haklarının ihlal edilmediği yukarıda açıklanmıştır. Dolayısıyla davalı şirket, benzer ilkelerin egemen olduğu bir hukuk düzeninde, kendisine tanınan savunma olanaklarından yararlanmayarak, tenfizini istemediği kararın verilmesine ve kesinleşmesine kendisi neden olmuştur. Davalının bu şekilde yasal haklarını kullanmayıp, örneğin ... mahkemelerinden verilmiş aynı nitelikteki bir kararı temyiz etmemek suretiyle ...’de de kesinleşmesine neden olabilmesi mümkündür. Böyle bir durumda da kararın kamu düzenine aykırı olduğu ve infaz edilmemesi gerektiği ileri sürülemeyecektir.
O halde mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda yabancı mahkeme hükmünün tenfizinin ...kamu düzenine aykırılık oluşturmayacağı kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2647 E. 2012/9096 K.
Ortak:kanuna karşı hile · sözlü yargılama · yargılamanın yenilenmesi · savunma hakkı · tanıma · kamu düzenine aykırılık · emredici hüküm · hile · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaBu noktada belki ... tarafların ... hukukunun «emredici» hükümlerinden kaçmak amacıyla yabancı mahkemeden bir karar elde etmeye ve bu kararı ...’de «tenfiz» ettirmeye çalışmalarının adalet duygusunu sarsacağı, bir başka emredici kural olan «kanuna karşı hile» «yasağına» ve bu sebeple de ... «kamu düzenine aykırılık» oluşturacağı düşünülebilir (Prof.
Burada ilk olarak «tanıma» ve «tenfiz» hukukundaki «kamu düzenine aykırılık» kavramının, iç hukuktaki «emredici» kurallara aykırılık kavramından daha dar ve sınırlı bir anlama sahip olduğu gözden uzak tutulmamalıdır.
Tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının tarafları, konusu ve «sebebi» “aynı” olan ... mahkemelerinden verilmiş bir kararla bağdaşmaması halinin ... «kamu düzenine aykırılık» oluşturacağı, hatta buna rağmen kararın «tenfizine» karar verilmişse bu durumun, HUMK’nun 445/10. maddesi uyarınca bir «yargılamanın yenilenmesi» nedeni olacağı açıktır.
Benzer bu karardaBu noktada belki Türk tarafların Türk hukukunun «emredici» hükümlerinden kaçmak amacıyla yabancı mahkemeden bir karar elde etmeye ve bu kararı Türkiye’de «tenfiz» ettirmeye çalışmalarının adalet duygusunu sarsacağı, bir başka emredici kural olan «kanuna karşı hile» «yasağına» ve bu sebeple de Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturacağı düşünülebilir (Prof.
Burada ilk olarak «tanıma» ve «tenfiz» hukukundaki «kamu düzenine aykırılık» kavramının, iç hukuktaki «emredici» kurallara aykırılık kavramından daha dar ve sınırlı bir anlama sahip olduğu gözden uzak tutulmamalıdır.
Tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının tarafları, konusu ve «sebebi» “aynı” olan Türk mahkemelerinden verilmiş bir kararla bağdaşmaması halinin Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturacağı, hatta buna rağmen kararın «tenfizine» karar verilmişse bu durumun, HUMK.’nun 445/10. maddesi uyarınca bir «yargılamanın yenilenmesi» nedeni olacağı açıktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesinleşen ilam · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece «tenfizi» istenen kararın 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yoluyla «tebligatın» yapıldığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı vekili dava dilekçesinin 13.04.2009, mahkeme kararının ise 07.09.2009 tarihinde Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığıyla tebliğ edildiğini belirterek buna dair bazı belgeler «ibraz» etmesine rağmen bu belgeler üzerinde durulup inceleme yapılmadan bu gerekçeyle davanın reddi doğru olmamıştır.
Gerçekten de, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak alınmış ve «kesinleşmiş ilamlar» hakkında, yetkili mahkemenin «tenfiz» kararı verebilmesi için 5718 SK.’nun 54/c maddesi uyarınca, hükmün «kamu düzenine» açıkça aykırı bulunmaması gereklidir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14645 E. 2011/16711 K.
Ortak:gıyapta karar · kanuna karşı hile · sözlü yargılama · yargılamanın yenilenmesi · savunma hakkı · tanıma · kamu düzenine aykırılık · emredici hüküm · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaBurada ilk olarak «tanıma» ve «tenfiz» hukukundaki «kamu düzenine aykırılık» kavramının, iç hukuktaki «emredici» kurallara aykırılık kavramından daha dar ve sınırlı bir anlama sahip olduğu gözden uzak tutulmamalıdır.
Bu noktada belki ... tarafların ... hukukunun «emredici» hükümlerinden kaçmak amacıyla yabancı mahkemeden bir karar elde etmeye ve bu kararı ...’de «tenfiz» ettirmeye çalışmalarının adalet duygusunu sarsacağı, bir başka emredici kural olan «kanuna karşı hile» «yasağına» ve bu sebeple de ... «kamu düzenine aykırılık» oluşturacağı düşünülebilir (Prof.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfize» konu yabancı mahkeme kararının, ... mahkemeleri tarafından verilen kararlarla açıkça çeliştiği, MÖHUK'nun 5. ve 54/c maddeleri hükmü gereğince ... «kamu düzenine» aykırı olduğu, mahkemenin «gıyapta» verdiği dava ve tenfize konu kararın «tebligat» hukuku açısından davalının «savunma hakkını kısıtladığı», buna göre ortada kesinleşmiş bir karardan söz edilemeyeceği, bazı «pay sahipleri» tarafından ...
Benzer bu karardaBurada ilk olarak «tanıma» ve «tenfiz» hukukundaki «kamu düzenine aykırılık» kavramının, iç hukuktaki «emredici» kurallara aykırılık kavramından daha dar ve sınırlı bir anlama sahip olduğu gözden uzak tutulmamalıdır.
Bu noktada belki Türk tarafların Türk hukukunun «emredici» hükümlerinden kaçmak amacıyla yabancı mahkemeden bir karar elde etmeye ve bu kararı Türkiye’de «tenfiz» ettirmeye çalışmalarının adalet duygusunu sarsacağı, bir başka emredici kural olan «kanuna karşı hile» «yasağına» ve bu sebeple de Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturacağı düşünülebilir (Prof.
Tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının tarafları, konusu ve «sebebi» “aynı” olan Türk mahkemelerinden verilmiş bir kararla bağdaşmaması halinin Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturacağı, hatta buna rağmen kararın «tenfizine» karar verilmişse bu durumun, HUMK’nun 445/10. maddesi uyarınca bir «yargılamanın yenilenmesi» nedeni olacağı açıktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesinleşen ilam · rehin · hisse devri
Benzer bu kararda… sya kapsamına göre, davacının, davalı şirketin ortağı olduğu, Türk Ticaret Kanunu'nun 329.maddesince, bir şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği gibi «rehin» olarak da kabul edemeyeceği, bu senetlerin temellükü veya rehin alınması neticesini doğuran akitlerin hükümsüz olduğu, aynı Kanun'un 405/2. maddesinde de pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerini de öngörüldüğü, yabancı mahkemenin kararına konu teşkil eden hususun Türk Mahkemelerinde de çekişme konusu olduğu, «gıyapta» verilen dava ve «tenfize» konu edilen söz konusu yabancı mahkeme kararının, Türk mahkemeleri tarafından verilen kararlarla açıkça çeliştiğinden «kamu düzenine» aykırı bulunduğu, kaldı ki davacının yabancı mahkeme ilamına konu teşkil eden şirket hissesini 3. şahısa devrettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak alınmış ve «kesinleşmiş ilamlar» hakkında, yetkili mahkemenin «tenfiz» kararı verebilmesi için 2675 sayılı MÖHUK’nun 38/c maddesi (yeni 5718 sayılı Kanun’un 54/c maddesi) uyarınca, hükmün «kamu düzenine» açıkça aykırı bulunmaması gereklidir.
O halde mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda mahkemece, «hisse devrinin» dahi bu davada sonuca etkili olmayacağı ve yabancı mahkeme hükmünün «tenfizinin» Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturmayacağı kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16205 E. 2013/13095 K.
Ortak:kanuna karşı hile · sözlü yargılama · yargılamanın yenilenmesi · pay sahipliği · savunma hakkı · tanıma · kamu düzenine aykırılık · emredici hüküm · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaBurada ilk olarak «tanıma» ve «tenfiz» hukukundaki «kamu düzenine aykırılık» kavramının, iç hukuktaki «emredici» kurallara aykırılık kavramından daha dar ve sınırlı bir anlama sahip olduğu gözden uzak tutulmamalıdır.
Bu noktada belki ... tarafların ... hukukunun «emredici» hükümlerinden kaçmak amacıyla yabancı mahkemeden bir karar elde etmeye ve bu kararı ...’de «tenfiz» ettirmeye çalışmalarının adalet duygusunu sarsacağı, bir başka emredici kural olan «kanuna karşı hile» «yasağına» ve bu sebeple de ... «kamu düzenine aykırılık» oluşturacağı düşünülebilir (Prof.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfize» konu yabancı mahkeme kararının, ... mahkemeleri tarafından verilen kararlarla açıkça çeliştiği, MÖHUK'nun 5. ve 54/c maddeleri hükmü gereğince ... «kamu düzenine» aykırı olduğu, mahkemenin «gıyapta» verdiği dava ve tenfize konu kararın «tebligat» hukuku açısından davalının «savunma hakkını kısıtladığı», buna göre ortada kesinleşmiş bir karardan söz edilemeyeceği, bazı «pay sahipleri» tarafından ...
Benzer bu karardaBurada ilk olarak «tanıma» ve «tenfiz» hukukundaki «kamu düzenine aykırılık» kavramının, iç hukuktaki «emredici» kurallara aykırılık kavramından daha dar ve sınırlı bir anlama sahip olduğu gözden uzak tutulmamalıdır.
Bu noktada belki ... tarafların ... hukukunun «emredici» hükümlerinden kaçmak amacıyla yabancı mahkemeden bir karar elde etmeye ve bu kararı Türkiye’de «tenfiz» ettirmeye çalışmalarının adalet duygusunu sarsacağı, bir başka emredici kural olan «kanuna karşı hile» «yasağına» ve bu sebeple de ... «kamu düzenine aykırılık» oluşturacağı düşünülebilir (Prof.
Tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının tarafları, konusu ve «sebebi» “aynı” olan ... mahkemelerinden verilmiş bir kararla bağdaşmaması halinin Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturacağı, hatta buna rağmen kararın «tenfizine» karar verilmişse bu durumun, HUMK’nun 445/10. maddesi uyarınca bir «yargılamanın yenilenmesi» nedeni olacağı açıktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesinleşen ilam · vekile tebliğ
Benzer bu karardaBu durumda «tenfizi» istenen mahkeme kararı usulüne uygun olarak davalının «vekiline tebliğ» edilmiş ve süresinde yasal yollara başvurulmadan kesinleşmiş bulunmasına göre, mahkemece tenfize konu kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Gerçekten de, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak alınmış ve «kesinleşmiş ilamlar» hakkında, yetkili mahkemenin «tenfiz» kararı verebilmesi için 5718 sayılı Kanun'un 54/c maddesi uyarınca, hükmün «kamu düzenine» açıkça aykırı bulunmaması gereklidir.
5 benzer karar daha
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14224 E. 2012/8931 K.
Ortak:kanuna karşı hile · sözlü yargılama · yargılamanın yenilenmesi · savunma hakkı · tanıma · kamu düzenine aykırılık · emredici hüküm · hile · yetki/yetkisizlik · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaBu noktada belki ... tarafların ... hukukunun «emredici» hükümlerinden kaçmak amacıyla yabancı mahkemeden bir karar elde etmeye ve bu kararı ...’de «tenfiz» ettirmeye çalışmalarının adalet duygusunu sarsacağı, bir başka emredici kural olan «kanuna karşı hile» «yasağına» ve bu sebeple de ... «kamu düzenine aykırılık» oluşturacağı düşünülebilir (Prof.
Burada ilk olarak «tanıma» ve «tenfiz» hukukundaki «kamu düzenine aykırılık» kavramının, iç hukuktaki «emredici» kurallara aykırılık kavramından daha dar ve sınırlı bir anlama sahip olduğu gözden uzak tutulmamalıdır.
Tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının tarafları, konusu ve «sebebi» “aynı” olan ... mahkemelerinden verilmiş bir kararla bağdaşmaması halinin ... «kamu düzenine aykırılık» oluşturacağı, hatta buna rağmen kararın «tenfizine» karar verilmişse bu durumun, HUMK’nun 445/10. maddesi uyarınca bir «yargılamanın yenilenmesi» nedeni olacağı açıktır.
Benzer bu karardaBu noktada belki Türk tarafların Türk hukukunun «emredici» hükümlerinden kaçmak amacıyla yabancı mahkemeden bir karar elde etmeye ve bu kararı Türkiye’de «tenfiz» ettirmeye çalışmalarının adalet duygusunu sarsacağı, bir başka emredici kural olan «kanuna karşı hile» «yasağına» ve bu sebeple de Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturacağı düşünülebilir (Prof.
Burada ilk olarak «tanıma» ve «tenfiz» hukukundaki «kamu düzenine aykırılık» kavramının, iç hukuktaki «emredici» kurallara aykırılık kavramından daha dar ve sınırlı bir anlama sahip olduğu gözden uzak tutulmamalıdır.
Tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının tarafları, konusu ve «sebebi» “aynı” olan Türk mahkemelerinden verilmiş bir kararla bağdaşmaması halinin Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturacağı, hatta buna rağmen kararın «tenfizine» karar verilmişse bu durumun, HUMK.’nun 445/10. maddesi uyarınca bir «yargılamanın yenilenmesi» nedeni olacağı açıktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mükerrer tahsilat · kesinleşen ilam · vekile tebliğ · mükerrerlik
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 1965 tarihli Lahey Sözleşmesi'nin 10. maddesindeki posta yoluyla «tebligat» usulüne Türkiye’nin çekince koyduğu, «tenfizi» istenen kararın da davalıya posta yoluyla tebliğ edildiği için tenfizi mümkün olan kesinleşmiş bir karardan söz edilemeyeceği, TTK 405/2 maddesi uyarınca pay sahiplerinin şirkete sermaye olarak verdiklerini geri isteyemeyeceği, tenfizi istenen kararın TTK 329 ve 405. maddelerine aykırı sonuç doğuracağı için «kamu düzenine» aykırı bulunduğu, Türk mahkemelerinde açılan davaların ret edilmesi nedeniyle tenfizin kabul edilmesi sonucunun eşitliği zedeleyeceği ve hissenin davacı elinde olması nedeniyle «mükerrer tahsilata» yol açabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda «tenfizi» istenen mahkeme kararı usulüne uygun olarak davalının «vekiline tebliğ» edilmiş ve süresinde yasal yollara başvurulmadan kesinleşmiş bulunmasına göre, mahkemece tenfize konu kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Gerçekten de, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak alınmış ve «kesinleşmiş ilamlar» hakkında, yetkili mahkemenin «tenfiz» kararı verebilmesi için 5718 SK.’nun 54/c maddesi uyarınca, hükmün «kamu düzenine» açıkça aykırı bulunmaması gereklidir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14292 E. 2012/8937 K.
Ortak:kanuna karşı hile · sözlü yargılama · yargılamanın yenilenmesi · savunma hakkı · tanıma · kamu düzenine aykırılık · emredici hüküm · hile · yetki/yetkisizlik · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaBu noktada belki ... tarafların ... hukukunun «emredici» hükümlerinden kaçmak amacıyla yabancı mahkemeden bir karar elde etmeye ve bu kararı ...’de «tenfiz» ettirmeye çalışmalarının adalet duygusunu sarsacağı, bir başka emredici kural olan «kanuna karşı hile» «yasağına» ve bu sebeple de ... «kamu düzenine aykırılık» oluşturacağı düşünülebilir (Prof.
Burada ilk olarak «tanıma» ve «tenfiz» hukukundaki «kamu düzenine aykırılık» kavramının, iç hukuktaki «emredici» kurallara aykırılık kavramından daha dar ve sınırlı bir anlama sahip olduğu gözden uzak tutulmamalıdır.
Tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının tarafları, konusu ve «sebebi» “aynı” olan ... mahkemelerinden verilmiş bir kararla bağdaşmaması halinin ... «kamu düzenine aykırılık» oluşturacağı, hatta buna rağmen kararın «tenfizine» karar verilmişse bu durumun, HUMK’nun 445/10. maddesi uyarınca bir «yargılamanın yenilenmesi» nedeni olacağı açıktır.
Benzer bu karardaBu noktada belki Türk tarafların Türk hukukunun «emredici» hükümlerinden kaçmak amacıyla yabancı mahkemeden bir karar elde etmeye ve bu kararı Türkiye’de «tenfiz» ettirmeye çalışmalarının adalet duygusunu sarsacağı, bir başka emredici kural olan «kanuna karşı hile» «yasağına» ve bu sebeple de Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturacağı düşünülebilir (Prof.
Burada ilk olarak «tanıma» ve «tenfiz» hukukundaki «kamu düzenine aykırılık» kavramının, iç hukuktaki «emredici» kurallara aykırılık kavramından daha dar ve sınırlı bir anlama sahip olduğu gözden uzak tutulmamalıdır.
Tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının tarafları, konusu ve «sebebi» “aynı” olan Türk mahkemelerinden verilmiş bir kararla bağdaşmaması halinin Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturacağı, hatta buna rağmen kararın «tenfizine» karar verilmişse bu durumun, HUMK.’nun 445/10. maddesi uyarınca bir «yargılamanın yenilenmesi» nedeni olacağı açıktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mükerrer tahsilat · kesinleşen ilam · vekile tebliğ · mükerrerlik
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 1965 tarihli Lahey Sözleşmesi'nin 10. maddesindeki posta yoluyla «tebligat» usulüne Türkiye’nin çekince koyduğu, «tenfizi» istenen kararın da davalıya posta yoluyla tebliğ edildiği için tenfizi mümkün olan kesinleşmiş bir karardan söz edilemeyeceği, TTK'nun 405/2 maddesi uyarınca pay sahiplerinin şirkete sermaye olarak verdiklerini geri isteyemeyeceği, tenfizi istenen kararın TTK'nun 329 ve 405. maddelerine aykırı sonuç doğuracağı için «kamu düzenine» aykırı bulunduğu, Türk mahkemelerinde açılan davaların ret edilmesi nedeniyle tenfizin kabul edilmesi sonucunun eşitliği zedeleyeceği ve hissenin davacı elinde olması nedeniyle «mükerrer tahsilata» yol açabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda «tenfizi» istenen mahkeme kararı usulüne uygun olarak davalının «vekiline tebliğ» edilmiş ve süresinde yasal yollara başvurulmadan kesinleşmiş bulunmasına göre, mahkemece tenfize konu kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Gerçekten de, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak alınmış ve «kesinleşmiş ilamlar» hakkında, yetkili mahkemenin «tenfiz» kararı verebilmesi için 5718 SK.’nun 54/c maddesi uyarınca, hükmün «kamu düzenine» açıkça aykırı bulunmaması gereklidir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14291 E. 2012/8936 K.
Ortak:kanuna karşı hile · sözlü yargılama · yargılamanın yenilenmesi · savunma hakkı · tanıma · kamu düzenine aykırılık · emredici hüküm · hile · yetki/yetkisizlik · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaBu noktada belki ... tarafların ... hukukunun «emredici» hükümlerinden kaçmak amacıyla yabancı mahkemeden bir karar elde etmeye ve bu kararı ...’de «tenfiz» ettirmeye çalışmalarının adalet duygusunu sarsacağı, bir başka emredici kural olan «kanuna karşı hile» «yasağına» ve bu sebeple de ... «kamu düzenine aykırılık» oluşturacağı düşünülebilir (Prof.
Burada ilk olarak «tanıma» ve «tenfiz» hukukundaki «kamu düzenine aykırılık» kavramının, iç hukuktaki «emredici» kurallara aykırılık kavramından daha dar ve sınırlı bir anlama sahip olduğu gözden uzak tutulmamalıdır.
Tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının tarafları, konusu ve «sebebi» “aynı” olan ... mahkemelerinden verilmiş bir kararla bağdaşmaması halinin ... «kamu düzenine aykırılık» oluşturacağı, hatta buna rağmen kararın «tenfizine» karar verilmişse bu durumun, HUMK’nun 445/10. maddesi uyarınca bir «yargılamanın yenilenmesi» nedeni olacağı açıktır.
Benzer bu karardaBu noktada belki Türk tarafların Türk hukukunun «emredici» hükümlerinden kaçmak amacıyla yabancı mahkemeden bir karar elde etmeye ve bu kararı Türkiye’de «tenfiz» ettirmeye çalışmalarının adalet duygusunu sarsacağı, bir başka emredici kural olan «kanuna karşı hile» «yasağına» ve bu sebeple de Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturacağı düşünülebilir (Prof.
Burada ilk olarak «tanıma» ve «tenfiz» hukukundaki «kamu düzenine aykırılık» kavramının, iç hukuktaki «emredici» kurallara aykırılık kavramından daha dar ve sınırlı bir anlama sahip olduğu gözden uzak tutulmamalıdır.
Tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının tarafları, konusu ve «sebebi» “aynı” olan Türk mahkemelerinden verilmiş bir kararla bağdaşmaması halinin Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturacağı, hatta buna rağmen kararın «tenfizine» karar verilmişse bu durumun, HUMK.’nun 445/10. maddesi uyarınca bir «yargılamanın yenilenmesi» nedeni olacağı açıktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mükerrer tahsilat · kesinleşen ilam · vekile tebliğ · mükerrerlik
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 1965 tarihli Lahey sözleşmesinin 10. maddesindeki posta yoluyla «tebligat» usulüne Türkiye’nin çekince koyduğu, «tenfizi» istenen kararın da davalıya posta yoluyla tebliğ edildiği için tenfizi mümkün olan kesinleşmiş bir karardan söz edilemeyeceği, TTK 405/2 maddesi uyarınca pay sahiplerinin şirkete sermaye olarak verdiklerini geri isteyemeyeceği, tenfizi istenen kararın TTK 329 ve 405. maddelerine aykırı sonuç doğuracağı için «kamu düzenine» aykırı bulunduğu, Türk mahkemelerinde açılan davaların ret edilmesi nedeniyle tenfizin kabul edilmesi sonucunun eşitliği zedeleyeceği ve hissenin davacı elinde olması nedeniyle «mükerrer tahsilata» yol açabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda «tenfizi» istenen mahkeme kararı usulüne uygun olarak davalının «vekiline tebliğ» edilmiş ve süresinde yasal yollara başvurulmadan kesinleşmiş bulunmasına göre, mahkemece tenfize konu kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Gerçekten de, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak alınmış ve «kesinleşmiş ilamlar» hakkında, yetkili mahkemenin «tenfiz» kararı verebilmesi için 5718 SK.’nun 54/c maddesi uyarınca, hükmün «kamu düzenine» açıkça aykırı bulunmaması gereklidir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14262 E. 2012/8935 K.
Ortak:kanuna karşı hile · sözlü yargılama · yargılamanın yenilenmesi · savunma hakkı · tanıma · kamu düzenine aykırılık · emredici hüküm · hile · yetki/yetkisizlik · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaBu noktada belki ... tarafların ... hukukunun «emredici» hükümlerinden kaçmak amacıyla yabancı mahkemeden bir karar elde etmeye ve bu kararı ...’de «tenfiz» ettirmeye çalışmalarının adalet duygusunu sarsacağı, bir başka emredici kural olan «kanuna karşı hile» «yasağına» ve bu sebeple de ... «kamu düzenine aykırılık» oluşturacağı düşünülebilir (Prof.
Burada ilk olarak «tanıma» ve «tenfiz» hukukundaki «kamu düzenine aykırılık» kavramının, iç hukuktaki «emredici» kurallara aykırılık kavramından daha dar ve sınırlı bir anlama sahip olduğu gözden uzak tutulmamalıdır.
Tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının tarafları, konusu ve «sebebi» “aynı” olan ... mahkemelerinden verilmiş bir kararla bağdaşmaması halinin ... «kamu düzenine aykırılık» oluşturacağı, hatta buna rağmen kararın «tenfizine» karar verilmişse bu durumun, HUMK’nun 445/10. maddesi uyarınca bir «yargılamanın yenilenmesi» nedeni olacağı açıktır.
Benzer bu karardaBu noktada belki Türk tarafların Türk hukukunun «emredici» hükümlerinden kaçmak amacıyla yabancı mahkemeden bir karar elde etmeye ve bu kararı Türkiye’de «tenfiz» ettirmeye çalışmalarının adalet duygusunu sarsacağı, bir başka emredici kural olan «kanuna karşı hile» «yasağına» ve bu sebeple de Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturacağı düşünülebilir (Prof.
Burada ilk olarak «tanıma» ve «tenfiz» hukukundaki «kamu düzenine aykırılık» kavramının, iç hukuktaki «emredici» kurallara aykırılık kavramından daha dar ve sınırlı bir anlama sahip olduğu gözden uzak tutulmamalıdır.
Tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının tarafları, konusu ve «sebebi» “aynı” olan Türk mahkemelerinden verilmiş bir kararla bağdaşmaması halinin Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturacağı, hatta buna rağmen kararın «tenfizine» karar verilmişse bu durumun, HUMK.’nun 445/10. maddesi uyarınca bir «yargılamanın yenilenmesi» nedeni olacağı açıktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mükerrer tahsilat · kesinleşen ilam · vekile tebliğ · mükerrerlik
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 1965 tarihli Lahey Sözleşmesi'nin 10. maddesindeki posta yoluyla «tebligat» usulüne Türkiye’nin çekince koyduğu, «tenfizi» istenen kararın da davalıya posta yoluyla tebliğ edildiği için tenfizi mümkün olan kesinleşmiş bir karardan söz edilemeyeceği, TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca pay sahiplerinin şirkete sermaye olarak verdiklerini geri isteyemeyeceği, tenfizi istenen kararın TTK'nun 329. ve 405. maddelerine aykırı sonuç doğuracağı için «kamu düzenine» aykırı bulunduğu, Türk mahkemelerinde açılan davaların ret edilmesi nedeniyle tenfizin kabul edilmesi sonucunun eşitliği zedeleyeceği ve hissenin davacı elinde olması nedeniyle «mükerrer tahsilata» yol açabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda «tenfizi» istenen mahkeme kararı usulüne uygun olarak davalının «vekiline tebliğ» edilmiş ve süresinde yasal yollara başvurulmadan kesinleşmiş bulunmasına göre, mahkemece tenfize konu kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Gerçekten de, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak alınmış ve «kesinleşmiş ilamlar» hakkında, yetkili mahkemenin «tenfiz» kararı verebilmesi için 5718 sayılı kanunun 54/c maddesi uyarınca, hükmün «kamu düzenine» açıkça aykırı bulunmaması gereklidir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/726 E. 2012/8947 K.
Ortak:kanuna karşı hile · sözlü yargılama · yargılamanın yenilenmesi · savunma hakkı · tanıma · kamu düzenine aykırılık · emredici hüküm · hile · yetki/yetkisizlik · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaBu noktada belki ... tarafların ... hukukunun «emredici» hükümlerinden kaçmak amacıyla yabancı mahkemeden bir karar elde etmeye ve bu kararı ...’de «tenfiz» ettirmeye çalışmalarının adalet duygusunu sarsacağı, bir başka emredici kural olan «kanuna karşı hile» «yasağına» ve bu sebeple de ... «kamu düzenine aykırılık» oluşturacağı düşünülebilir (Prof.
Burada ilk olarak «tanıma» ve «tenfiz» hukukundaki «kamu düzenine aykırılık» kavramının, iç hukuktaki «emredici» kurallara aykırılık kavramından daha dar ve sınırlı bir anlama sahip olduğu gözden uzak tutulmamalıdır.
Tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının tarafları, konusu ve «sebebi» “aynı” olan ... mahkemelerinden verilmiş bir kararla bağdaşmaması halinin ... «kamu düzenine aykırılık» oluşturacağı, hatta buna rağmen kararın «tenfizine» karar verilmişse bu durumun, HUMK’nun 445/10. maddesi uyarınca bir «yargılamanın yenilenmesi» nedeni olacağı açıktır.
Benzer bu karardaBu noktada belki Türk tarafların Türk hukukunun «emredici» hükümlerinden kaçmak amacıyla yabancı mahkemeden bir karar elde etmeye ve bu kararı Türkiye’de «tenfiz» ettirmeye çalışmalarının adalet duygusunu sarsacağı, bir başka emredici kural olan «kanuna karşı hile» «yasağına» ve bu sebeple de Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturacağı düşünülebilir (Prof.
Burada ilk olarak «tanıma» ve «tenfiz» hukukundaki «kamu düzenine aykırılık» kavramının, iç hukuktaki «emredici» kurallara aykırılık kavramından daha dar ve sınırlı bir anlama sahip olduğu gözden uzak tutulmamalıdır.
Tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının tarafları, konusu ve «sebebi» “aynı” olan Türk mahkemelerinden verilmiş bir kararla bağdaşmaması halinin Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturacağı, hatta buna rağmen kararın «tenfizine» karar verilmişse bu durumun, HUMK.’nun 445/10. maddesi uyarınca bir «yargılamanın yenilenmesi» nedeni olacağı açıktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mükerrer tahsilat · kesinleşen ilam · vekile tebliğ · mükerrerlik
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 1965 tarihli Lahey Sözleşmesi'nin 10. maddesindeki posta yoluyla «tebligat» usulüne Türkiye’nin çekince koyduğu, «tenfizi» istenen kararın da davalıya posta yoluyla tebliğ edildiği için tenfizi mümkün olan kesinleşmiş bir karardan söz edilemeyeceği, TTK'nun 405/2 maddesi uyarınca pay sahiplerinin şirkete sermaye olarak verdiklerini geri isteyemeyeceği, tenfizi istenen kararın TTK'nun 329 ve 405. maddelerine aykırı sonuç doğuracağı için «kamu düzenine» aykırı bulunduğu, Türk mahkemelerinde açılan davaların ret edilmesi nedeniyle tenfizin kabul edilmesi sonucunun eşitliği zedeleyeceği ve hissenin davacı elinde olması nedeniyle «mükerrer tahsilata» yol açabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda «tenfizi» istenen mahkeme kararı usulüne uygun olarak davalının «vekiline tebliğ» edilmiş ve süresinde yasal yollara başvurulmadan kesinleşmiş bulunmasına göre, mahkemece tenfize konu kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Gerçekten de, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak alınmış ve «kesinleşmiş ilamlar» hakkında, yetkili mahkemenin «tenfiz» kararı verebilmesi için 5718 SK.’nun 54/c maddesi uyarınca, hükmün «kamu düzenine» açıkça aykırı bulunmaması gereklidir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/13769 E. , 2013/12074 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.06.2012 tarih ve 2011/744-2012/300 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ... ... Cumhuriyeti ... Asliye Hukuk Mahkemesi 12. Sivil Hukuk Dairesi'nin 12 O 306/09 numaralı ve 10.03.2010 tarihli kararının ve yargılama masraflarına dair masraflar tespit kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tenfize konu yabancı mahkeme kararının, ... mahkemeleri tarafından verilen kararlarla açıkça çeliştiği, MÖHUK'nun 5. ve 54/c maddeleri hükmü gereğince ... kamu düzenine aykırı olduğu, mahkemenin gıyapta verdiği dava ve tenfize konu kararın tebligat hukuku açısından davalının savunma hakkını kısıtladığı, buna göre ortada kesinleşmiş bir karardan söz edilemeyeceği, bazı pay sahipleri tarafından ... Mahkemelerine açılan birçok davanın reddedilmesine karşın bunun tam aksine yurtdışında açılan davaların yabancı mahkemelerce kabul edilmesinin "Kanun önünde eşitlik" ilkesine aykırı olduğu, ayrıca şirket hissesinin davacı tarafa iadesine karar verilmeksizin hisse bedelinin davacı tarafa iadesine hükmedilmesinin hukuken mümkün olmadığı ve kamu düzenine aykırılık teşkil ettiği, tenfiz şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenilen kararın ... ile ... arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümlerine göre yapılmadığı, dolayısı ile kararın usulünce kesinleşmediği, kesinleşmeyen yabancı mahkeme kararının tenfizinin mümkün bulunmadığı, ayrıca, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının kamu düzenine ilişkin TTK’nın 329 ve 405/2. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, davaya konu ... ... Cumhuriyeti ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin yapmış olduğu yargılama sonucu verdiği karar ... Bakanlığı ... Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığı ile davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili Yönetim Kurulu üyesi ...’a 08.10.2010 tarihinde tebliğ edilmiş olup, buna ilişkin tebliğ evrakı dosya içinde yer almaktadır. Bu durumda tenfizi istenen mahkeme kararı usulüne uygun olarak davalı yetkilisine tebliğ edilmiş ve süresinde yasal yollara başvurulmadan kesinleşmiş bulunmasına göre, mahkemece tenfize konu kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bununla birlikte, mahkemece tenfiz isteminin reddine ilişkin gerekçelerden birisi de, tenfizi istenen mahkeme kararının ... kamu düzenine aykırı olduğudur. Gerçekten de, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak alınmış ve kesinleşmiş ilamla hakkında, yetkili mahkemenin tenfiz kararı verebilmesi için 5718 sayılı Kanun'un 54/c maddesi uyarınca, hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması gereklidir.
Kanunda kamu düzeni kavramının zamana ve yere göre değişebilen niteliği gereği bir tanımlama yapılmaktan kaçınılmış ve konunun hakimin takdirine bırakılması tercih edilmiş, ancak kamu düzenine aykırılığın “açıkça” olmasının aranmasıyla bu konuda takdir hakkı bulunan hakime bir sınırlama getirilmek istenmiştir. Bu düzenleme, ... tenfiz hukukunda, kamu düzeni kavramının izin verdiği ölçüde, yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi lehine bir eğilimin bulunduğunu göstermektedir. Doktrinde de bu konuda hakime yardımcı olması bakımından bazı kriterler verilmiştir. Buna göre örneğin ... tenfiz hakimi “kural olarak” yabancı mahkeme kararının doğruluğunu inceleyemez (revision au fond yasağı).
Zira aksinin kabulü, aynı davanın ... mahkemesinde tekrar görülmesi ve yeni bir ... mahkemesi kararının ortaya çıkması sonucunu doğurur. Ancak örneğin ... hukukunun vazgeçilmez kabul ettiği temel prensiplerini ihlal eden veya milletlerarası alanda geçerli olan ortak ilkelere aykırı bulunan yabancı mahkeme kararları tenfiz edilemez. Tenfiz hakimi takdir hakkını kullanırken, her somut olayın kendine mahsus özelliklerini de dikkate almalıdır.
O halde dava konusu uyuşmazlık yönünden de somut olayın özelliklerine göre bir inceleme ve değerlendirme yapılmalıdır.
Burada ilk olarak yabancı mahkemece davalının savunma hakkının ihlal edilip edilmediğinin incelenmesi gereklidir. Somut olayda yabancı mahkemece, dava dilekçesi ve ekleri davalıya 1965 tarihli Hukukî ve Ticarî Konularda Adlî ve Gayrı Adlî Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesi’ne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalının davaya karşı savunma yapmak isteğini göstermemesi nedeniyle, Alman Usul Yasası’nın 331/3. ve 276. maddeleri uyarınca, davacının talebi üzerine, sözlü yargılama yapılmaksızın “gıyabi karar” verilmiştir. Buraya kadar olan gelişmelerin Türk kamu düzenine aykırı veya davalının savunma hakkını kısıtlar nitelikte olmadığı, benzer olaylarda Yargıtay dairelerince verilen kararlarla da benimsenmiştir (Yargıtay 13.
HD.
01. 10.1992 gün ve 5764 E.-7352 K., Yargıtay 11. HD.
06. 07.2010 gün ve 2008/12797 E.-2010/7992 K.). Zira “kural olarak” her mahkeme kendi usul hükümlerini uygular ve yabancı mahkemenin uyguladığı usulün Türk usul hukukundan farklı olması, Türk kamu düzeninin müdahalesi için tek başına yeterli sebep oluşturmaz. Aynı ilkeler yabancı mahkemece uygulanan ispat hukuku açısından da geçerlidir.
Somut uyuşmazlıkta incelenmesi gereken diğer bir konu da, benzer olaylarda ... ’de açılan davaların, TTK’nın 329/1. ve 405/2. maddelerinde düzenlenen, anonim şirketlerin kendi hisselerini temellük edemeyecekleri ve pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri ilkeleri gereği reddedilmesine rağmen, aynı şartlardaki ortaklarca yabancı mahkemelerde açılan davaların kabul edilmesinin ve alınan farklı yöndeki bu yabancı mahkeme kararlarının ...’de tenfizinin, ... kamu düzenine aykırılık oluşturup oluşturmayacağıdır. Nitekim mahkemece bu durum, ... Anayasası’nın kanun önünde eşitlik ilkesine ve kamu düzenine aykırı kabul edilmiştir.
Tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının tarafları, konusu ve sebebi “aynı” olan ... mahkemelerinden verilmiş bir kararla bağdaşmaması halinin ... kamu düzenine aykırılık oluşturacağı, hatta buna rağmen kararın tenfizine karar verilmişse bu durumun, HUMK’nun 445/10. maddesi uyarınca bir yargılamanın yenilenmesi nedeni olacağı açıktır.
Somut uyuşmazlık yönünden asıl incelenmesi gereken husus, tarafları, konusu veya sebebi “farklı” olan bir yabancı mahkeme kararının, ... mahkemelerinden alınan kararlar ile bağdaşmaması halinin, ... kamu düzenine aykırılık oluşturup oluşturmayacağı noktasıdır. Burada ilk olarak tanıma ve tenfiz hukukundaki kamu düzenine aykırılık kavramının, iç hukuktaki emredici kurallara aykırılık kavramından daha dar ve sınırlı bir anlama sahip olduğu gözden uzak tutulmamalıdır. Dolayısıyla kamu düzeni gerekçesiyle yabancı mahkeme kararının tenfizine istisnaen müdahale edilmelidir. Ayrıca somut uyuşmazlıkta yukarıda açıklanan revision au fond yasağından ayrılmayı gerektirecek bir özellik de bulunmamaktadır.
Yine aynı davanın ... mahkemelerinde görülmesi halinde farklı sonuca varılacak olması, “tek başına” tanıma ve tenfiz engeli oluşturmayacaktır. Zira, esasa uygulanacak yabancı hukuk gibi yabancı mahkeme kararlarının da ... mahkemelerinden verilecek kararlarla aynı olması beklenemez.
Bu noktada belki ... tarafların ... hukukunun emredici hükümlerinden kaçmak amacıyla yabancı mahkemeden bir karar elde etmeye ve bu kararı ...’de tenfiz ettirmeye çalışmalarının adalet duygusunu sarsacağı, bir başka emredici kural olan kanuna karşı hile yasağına ve bu sebeple de ... kamu düzenine aykırılık oluşturacağı düşünülebilir (Prof. Dr. Ergin Nomer Prof. Dr. Cemal Şanlı, Devletler Hususi Hukuku, İstanbul 2009, 17. Bası, sayfa: 491, dipnot: 270). Ancak öncelikle böyle bir durumun varlığı davalı tarafça ispat edilebilmiş değildir. Kaldı ki somut olayın dikkat edilmesi gereken başka bir özelliği daha vardır. O da ... hukukunda kabul edilen anonim şirketlerin kendi hisselerini temellük edemeyeceklerine dair ilkenin, ...
’da hakim olduğu gibi ... hukukunda da kural olarak benimsenmiş bulunmasıdır. Somut uyuşmazlıkta yabancı mahkemece davalının savunma haklarının ihlal edilmediği yukarıda açıklanmıştır. Dolayısıyla davalı şirket, benzer ilkelerin egemen olduğu bir hukuk düzeninde, kendisine tanınan savunma olanaklarından yararlanmayarak, tenfizini istemediği kararın verilmesine ve kesinleşmesine kendisi neden olmuştur. Davalının bu şekilde yasal haklarını kullanmayıp, örneğin ... mahkemelerinden verilmiş aynı nitelikteki bir kararı temyiz etmemek suretiyle ...’de de kesinleşmesine neden olabilmesi mümkündür. Böyle bir durumda da kararın kamu düzenine aykırı olduğu ve infaz edilmemesi gerektiği ileri sürülemeyecektir.
O halde mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda yabancı mahkeme hükmünün tenfizinin ...kamu düzenine aykırılık oluşturmayacağı kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/451916400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz