6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/9081 E. 2013/12072 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
i̇i̇k 266 ticari defter kayıtları işlemiş faiz ticari defter asıl alacak icra inkar tazminatı inkar tazminatı avans faizi e-defter

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklanan alacak-borç ilişkisinin bulunduğu, davacının alacağına dayanak yaptığı hususların davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarında usulüne uygun olarak kayıtlı bulunduğu, hesap içeriklerine ilişkin davalı tarafın süresinde yapılmış herhangi bir itirazının dosyada mevcut olmadığı, davacı şirketin takip tarihi itibarı ile 2.660,16 TL asıl alacağı, 3.266,31 TL'de işlemiş faiz alacağı bulunduğu, taleple bağlı kalınarak 212,65 TL işlemiş faiz alacağı ve 2.660,16 TL de asıl alacak olmak üzere toplam 2.872,81 TL miktar itibarı ile itirazın iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına karar verilmesi gerektiği, alacak miktarı yargılama sonucunda belirlendiğinden davacı tarafça talep edilen %40 İcra inkar tazminatı talebinin yasal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle itirazın kısmen iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları ile katılma yoluyla davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, müteveffa şirket ortağının ve veraseten şirkete ortak olan davalının şirketten aldığı borç sebebiyle başlatılan icra takibi kapsamında itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, icra takibine konu alacağın likit, önceden belirlenebilir bir alacak olduğu, itirazın haksız bulunduğu gözetilmeksizin, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5084 E. 2022/4400 K.

    Ortak:İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/9081 E.  ,  2013/12072 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... ...

5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.05.2012 tarih ve 2010/775-2012/405 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin ortağı olan ...'nın vefatı sonrasında veraseten şirket hissedarı olduğunu, davalıya murisi ...'ın şirket hisseleri ve murisin şirketten aldığı borcun miras hissesi oranında intikal ettiğini, davalının borcuna istinaden kısmi ödeme yapmasına rağmen borcun tamamını ödemediğini, bu kapsamda icra takibi başlatılmış ise de, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, mütevefa ...'nın davacı şirket hissedarı ve çalışanı olarak avans/kredi aldığını ve bunun büyük bölümünü ödediğini, vefatı ile bakiye 25.000 TL'nin ödenemediğini, bu sebeple müvekkilinin bu miktarın 3/8'ine tekabül eden 9.375,00 TL'den sorumlu olduğunu, faiz ve fazla talep edilen miktarın yasal dayanağının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklanan alacak-borç ilişkisinin bulunduğu, davacının alacağına dayanak yaptığı hususların davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarında usulüne uygun olarak kayıtlı bulunduğu, hesap içeriklerine ilişkin davalı tarafın süresinde yapılmış herhangi bir itirazının dosyada mevcut olmadığı, davacı şirketin takip tarihi itibarı ile 2.660,16 TL asıl alacağı, 3.266,31 TL'de işlemiş faiz alacağı bulunduğu, taleple bağlı kalınarak 212,65 TL işlemiş faiz alacağı ve 2.660,16 TL de asıl alacak olmak üzere toplam 2.872,81 TL miktar itibarı ile itirazın iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına karar verilmesi gerektiği, alacak miktarı yargılama sonucunda belirlendiğinden davacı tarafça talep edilen %40 İcra inkar tazminatı talebinin yasal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle itirazın kısmen iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları ile katılma yoluyla davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, müteveffa şirket ortağının ve veraseten şirkete ortak olan davalının şirketten aldığı borç sebebiyle başlatılan icra takibi kapsamında itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, icra takibine konu alacağın likit, önceden belirlenebilir bir alacak olduğu, itirazın haksız bulunduğu gözetilmeksizin, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazları ile katılma yoluyla davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle katılma yoluyla davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 153,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 11.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/451891500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.