İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/81 E. 2018/5977 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ibrazdan kaçınma↗ tediye makbuzu↗ hmk 222↗ hmk 297↗ tahsilat makbuzu↗ reeskont faizi↗ taşıma sözleşmesi↗ olumsuz oy↗ uyuşmazlık konusu↗ ihtar↗ ticari defter↗ ihtarname↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının gecikmeli de olsa edimini yerine getirdiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, davalının sunduğu 28/02/2012 tarihli tahsilat makbuzunda 16.430 USD, 05/04/2012 tarihli tediye makbuzunda 5.000 USD ödeme göründüğü, davacının 14.430 USD ve 1.000 TL'lik ödemeyi kabul etmişse de, 28/02/2012 tarihli tahsilat makbuzunda 14.430 USD çekin yanında 2.000 USD lik ödemenin yer aldığı, 05/04/2012 tarihli tediye makbuzu altında dava dışı Hasan Hüseyin Barışkan’ın imzasının bulunduğu, bu şahısla davacının ilgisi olmadığı savunulmuşsa da, uyuşmazlık konusu olmayan çeki teslim alan kişi olduğu, dolayısıyla davacının çalışanı konumunda olduğu, çeki teslim alan kişinin
davacı adına hareket ettiği kabulü ile 05/04/2012 tarihli tediye makbuzunu da imzaladığının anlaşıldığı, davacıya toplam yapılan ödeme miktarının (1.000 TL (570 USD) + 16.430 USD + 5.000 USD) 22.000 USD olduğu, taşıma ücretinden ödenen miktar düşüldüğünde, bakiye alacağın 3.500 USD olduğu, takip tarihindeki 1.80 TL lik kura göre 6.300 TL olduğunun anlaşıldığı, 29/05/2012 tarihinde tebliğ edilen ihtarname gereği faiz başlangıcı 06/06/2012 olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile ... 9. İcra Müdürlüğünün 2012/18351 Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın iptaline, asıl alacak 6.300 TL üzerinden devamına, bu alacağa 06/06/2012 tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır. Davacı vekili, 07.05.2015 tarihli duruşmadaki beyanlarında, davalı şirketin ticari defterlerine dayanmış, davalı asil ve vekiline HMK 222/5.md. ihtarını içerir davetiyeler tebliğ edilmesine rağmen, davalı taraf ticari defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Bu halde, kural olarak, davacı taraf, iddiasını ispat etmiştir. Uyuşmazlıkta geriye, ne kadar bedelin ödendiğinin tespiti gerekmektedir. Mahkemece, yazılı şekilde hüküm kurulmuşsa da, uyuşmazlık konusu olmayan çekin dava dışı kişi tarafından teslim alınması, teslim alan kişinin davacının çalışanı olduğuna ve davacı adına hareket ettiğine yeter sebep teşkil etmeyecektir. Bu nedenle, dava dışı ...’ın davacı adına tahsile yetkili olup olmadığı değerlendirilmeden karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Ayrıca, 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları, iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir. Anayasanın 141. maddesinin 3. fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir. Dolayısıyla gerekçe, bir hükmün olmazsa olmaz unsurudur. Taraflar, ancak gerekçeler sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki nedene dayandırıldığını anlayabilirler. Ayrıca, karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da Yargıtay incelemesi sırasında gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı denetlenebilir. Diğer bir anlatımla, Yargıtay incelemesi ancak bir kararın somut olaya uygun gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir. Bu nedenle, anılan Anayasa ve kanun hükümleri nazara alınmadan, dava dilekçesinde talep edilen konaklama gideri hakkında herhangi bir gerekçe yazılmadan reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, icra inkar tazminatı talebinde de bulunulduğu halde, Mahkemece bu konuda olumlu - olumsuz bir karar verilmemesi de doğru görülmemiş,bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin borç miktarına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/34 E. 2019/7128 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik
Benzer bu karardaBu durum karşısında, mahkemece yukarıda açıklanan yasa hükümlerine uygun şekilde tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek, kendi içinde tutarlı, maddi olaya ve talebe uygun, «denetime elverişli» gerekçeli karar oluşturulmak gerekirken Anayasa ile 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddelerinde belirtilen unsurlardan yoksun gerekçesiz karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın öncelikle bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Menfi tespit | Borçlu olmadığının tespiti | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3409 E. 2022/5928 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davanın reddine, davalının «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4515 E. 2015/6556 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, şirket «kaydının» silinmesini gerektirir bir faaliyet bulunmadığı, yapılan işlemin hatalı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz konusu yapılan mahkeme kararında davalı tarafça yapılan işlemin hangi nedenle hatalı olduğu belirtilmediğinden karar gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4756 E. 2019/1678 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takipsizlik kararı · sözleşmenin feshi · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, şirketin haklı nedenlerle feshine dair koşulların oluştuğuna, ayrıca davanın iki kez «takipsiz» bırakılması nedeniyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerektiğini de belirterek ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı vekili taraflar arasındaki «sözleşmenin feshi» nedeniyle oluşan zararın tazminini talep etmiş ise de mahkemce uyumazlık ile ilgisi bulunmayan “şirketin haklı nedenle feshine” ilişkin bir hüküm kurulmuş olması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. ...-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
-
İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1389 E. 2015/3200 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati hacze itiraz · ara karar · denetime elverişlilik · ihtiyati haciz · tenfiz · haciz
Benzer bu kararda1- Alacaklı davacı ... tarafından açılan «tenfiz» davasında «ihtiyati haciz» kararının kaldırılması borçlu davalı vekilince talep edilmiş olup, bu istemin duruşma «ara» kararı ile reddine karar verilmiş, ancak ayrı bir gerekçeli karar yazılmamıştır.
Mahkemece, duruşmalı yapılan inceleme sonucunda tesis edilen «ara» kararla, «ihtiyati haciz» kararına yönelik itirazlar yerinde görülmeyerek reddine karar verilmiştir.
Temyiz konusu yapılan mahkeme kararı, HUMK.'nun 388 nci maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, «ihtiyati hacze itiraz» eden (davalı) vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2205 E. 2019/3693 K.
Ortak:reeskont faizi
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğünün 2012/18351 Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın iptaline, «asıl alacak» 6.300 TL üzerinden devamına, bu alacağa 06/06/2012 tarihinden itibaren «reeskont faizi» uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; Yargıtay bozma ilamında açıklanan gerekçeler ile, davacı vekilinin davalı aleyhine açmış olduğu davanın kabulü ile, davacının davalı banka hesabında bulunan 7.020.-TL'nın 23.08.2013 tarihinden itibaren ticari «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak · bankacılık işlemleri · denetime elverişlilik
Benzer bu kararda1-Dava, «bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak» istemine ilişkindir.
… e yukarıda açıklanan yasa hükümlerine uygun şekilde tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek, kendi içinde tutarlı, maddi olaya, talebe ve savunmaya uygun, «denetime elverişli» gerekçeli karar oluşturulması gerekirken, Anayasa ile 6100 sayılı HMK'nın 297. ve 298.maddelerinde belirtilen unsurlardan ve gerekçeden yoksun ve usulüne uygun hük …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14410 E. 2013/19932 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati tedbir · denetime elverişlilik
Benzer bu karardaKararı, «ihtiyati tedbir» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Temyiz konusu yapılan mahkeme kararı, HMK'nın 297'inci maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, «ihtiyati tedbir» isteyen vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13917 E. 2012/20435 K.
Ortak:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · İtirazın İptali
İncelediğiniz karardaBu nedenle, anılan Anayasa ve kanun hükümleri nazara alınmadan, dava dilekçesinde talep edilen konaklama gideri hakkında herhangi bir gerekçe yazılmadan reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, «icra inkar tazminatı» talebinde de bulunulduğu halde, Mahkemece bu konuda olumlu - «olumsuz» bir karar verilmemesi de doğru görülmemiş,bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacının 21.400 TL alacaklı olduğu sübuta erdiği gerekçesiyle, davalının itirazının iptaline, %40 oranında «icra inkar tazminatına» mahkum edilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik
Benzer bu karardaTemyiz konusu yapılan mahkeme kararı, HUMK.'nun 388 nci maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/81 E. , 2018/5977 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.06.2016 tarih ve 2013/458-2016/545 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı ve davalı vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasındaki 22/02/2012 Tarih H-63 ve H-64 nolu sözleşmeler gereği, iş makinesi, tekstil ürünleri ve diğer malzemelerin, davacı tarafından Türkiye’den ...’a taşındığını, toplam nakliye bedelinin 25.500 USD olduğunu, nakliye bedellerinin sözleşmede kararlaştırılan şekilde ödenmediğini, araçların ve kullanıcılarının 26 gün boyunca Kırgızistan’da beklemek zorunda kaldığını, davacının konaklama v.s. giderler için 7.800 USD harcama yaptığını, ödeme yapılmaması sebebiyle ihtarname keşide edildiğini, davalının 14.000 USD ödeme yaptığını, bakiye nakliye bedeli 11.500 USD ve 7.800 USD ‘nin TL karşılığı 36.747 TL ‘nin ödenmesi için ...
9. İcra Müdürlüğünün 2012/18351 Esas sayılı dosyasından yapılan takibe haksız itirazla takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ve takibin devamı ile alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşme ile taşıma süresinin 14 gün +/- 2 gün olarak belirlendiğini, taşımanın 33 günde yapıldığını, gecikme nedeniyle yükleri bekleyen firmanın navlun bedelini ödemediğini ve davalının toplam 53.585 USD navlun bedelini ceza olarak ödemek zorunda kaldığını, ödemelerin tahsilat ve tediye makbuzları ile yapıldığını, konaklama v.s. giderlerin, sözleşmeye göre tutanağa bağlanması ve makbuz asıllarının ibrazı şartına bağlı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının gecikmeli de olsa edimini yerine getirdiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, davalının sunduğu 28/02/2012 tarihli tahsilat makbuzunda 16.430 USD, 05/04/2012 tarihli tediye makbuzunda 5.000 USD ödeme göründüğü, davacının 14.430 USD ve 1.000 TL'lik ödemeyi kabul etmişse de, 28/02/2012 tarihli tahsilat makbuzunda 14.430 USD çekin yanında 2.000 USD lik ödemenin yer aldığı, 05/04/2012 tarihli tediye makbuzu altında dava dışı Hasan Hüseyin Barışkan’ın imzasının bulunduğu, bu şahısla davacının ilgisi olmadığı savunulmuşsa da, uyuşmazlık konusu olmayan çeki teslim alan kişi olduğu, dolayısıyla davacının çalışanı konumunda olduğu, çeki teslim alan kişinin
davacı adına hareket ettiği kabulü ile 05/04/2012 tarihli tediye makbuzunu da imzaladığının anlaşıldığı, davacıya toplam yapılan ödeme miktarının (1.000 TL (570 USD) + 16.430 USD + 5.000 USD) 22.000 USD olduğu, taşıma ücretinden ödenen miktar düşüldüğünde, bakiye alacağın 3.500 USD olduğu, takip tarihindeki 1.80 TL lik kura göre 6.300 TL olduğunun anlaşıldığı, 29/05/2012 tarihinde tebliğ edilen ihtarname gereği faiz başlangıcı 06/06/2012 olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile ...
9. İcra Müdürlüğünün 2012/18351 Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın iptaline, asıl alacak 6.300 TL üzerinden devamına, bu alacağa 06/06/2012 tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır. Davacı vekili, 07.05.2015 tarihli duruşmadaki beyanlarında, davalı şirketin ticari defterlerine dayanmış, davalı asil ve vekiline HMK 222/5.md. ihtarını içerir davetiyeler tebliğ edilmesine rağmen, davalı taraf ticari defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Bu halde, kural olarak, davacı taraf, iddiasını ispat etmiştir. Uyuşmazlıkta geriye, ne kadar bedelin ödendiğinin tespiti gerekmektedir. Mahkemece, yazılı şekilde hüküm kurulmuşsa da, uyuşmazlık konusu olmayan çekin dava dışı kişi tarafından teslim alınması, teslim alan kişinin davacının çalışanı olduğuna ve davacı adına hareket ettiğine yeter sebep teşkil etmeyecektir. Bu nedenle, dava dışı ...’ın davacı adına tahsile yetkili olup olmadığı değerlendirilmeden karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Ayrıca, 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları, iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir. Anayasanın 141. maddesinin 3. fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir. Dolayısıyla gerekçe, bir hükmün olmazsa olmaz unsurudur. Taraflar, ancak gerekçeler sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki nedene dayandırıldığını anlayabilirler. Ayrıca, karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da Yargıtay incelemesi sırasında gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı denetlenebilir. Diğer bir anlatımla, Yargıtay incelemesi ancak bir kararın somut olaya uygun gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir.
Bu nedenle, anılan Anayasa ve kanun hükümleri nazara alınmadan, dava dilekçesinde talep edilen konaklama gideri hakkında herhangi bir gerekçe yazılmadan reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, icra inkar tazminatı talebinde de bulunulduğu halde, Mahkemece bu konuda olumlu - olumsuz bir karar verilmemesi de doğru görülmemiş,bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin borç miktarına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin borç miktarına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 03/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/451855000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz