Telif Hakkı İhlali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/376 E. 2018/5871 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
işçi-işveren ilişkisi↗ tanıma↗ maddi tazminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu eserin okul marşı olarak öğretmenlerin ortak çalışmalarıyla meydana getirildiği, okul törenlerinde kullanılmak üzere ticari bir amaç güdülmeksizin eserin bestelendiği, uzun zaman boyunca okul marşı olarak kullanıldığını, 5846 sayılı FSEK'nin 18/2 maddesi hükümleri uyarınca davalının dava konusu eseri kullanma hakkının bulunduğu, 5846 sayılı FSEK md. 68 ve 70 uyarınca davacının talep hakkı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, eserin izinsiz kullanım iddiasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davalının 5846 sayılı FSEK'in 18/2 maddesi hükmü uyarınca dava konusu eseri kullanma hakkının bulunduğu ve davacıdan bu yönde bir izin alma zorunluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak 5846 sayılı FSEK'in 18/2 maddesi “Aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça; memur, hizmetli ve işçilerin işlerini görürken meydana getirdikleri eserler üzerindeki haklar bunları çalıştıran veya tayin edenlerce kullanılır.” hükmüne haiz olup somut olayda anılan hükmün uygulama yeri bulunmamaktadır. Somut olayda davacı müzik öğretmeni olup görev tanımı içerisinde yer alan müzik eğitimi vermek dışında davalıya karşı işçi-işveren ilişkisi kapsamında musiki eseri meydana getirme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Bu anlamda dava konusu eserin FSEK madde 18/2 kapsamında iş görülürken meydana getirilmiş bir eser olarak kabulü hatalı olup davacının dava konusu eser üzerinde mali haklara sahip olduğunun tespiti ile tazminat isteminin buna göre değerlendirilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/375 E. 2020/3017 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız rekabete dayalı tazminat | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4844 E. 2020/3072 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kamu düzenine aykırılık · istinaf incelemesi · dürüstlük kuralı · kamu düzeni · ilan · cy/cy kaydı · haksız rekabet
Benzer bu kararda… arasındaki iş akdinin sonlanması ile 2015/2016 eğitim yılından itibaren öğretmen ile davalı şirket arasında iş akdinin yapıldığı, davalı şirketçe dosya kapsamındaki «ilan» ve reklam faaliyetleri de bu kapsamda olup davalı şirketin faaliyetlerinin öğretmenin davacı şirketle iş akdinin bulunduğu döneme ilişkin menfaat sağlama, davacı ... kurumundaki öğrencilerin «kaydını» iptal ettirmelerine yönelik olmadığı, ilan panosunda "erken kayıt avantajlarını kaçırmayın" ibaresinin yer alması da öğretmenin davacı şirketle iş akdinin sona erdiği eğitim-öğretim dönemine ilişkin olarak reklam yapıldığını gösterir nitelikte olduğu, davalı şirketin eyleminin aldatıcı veya diğer bir şekilde «dürüstlük kuralına» aykırı olmadığı, TTK'nın 55. maddesinde sayılan «haksız rekabet» hallerine girmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan «istinaf incelenmesinde»; davalının dava dışı ... ile yaptığı sözleşmenin ...'nün davacıyla olan sözleşmesinin sona ermesinden sonra ki döneme ait olması reklamların yapıldığı tarihte davalı okulun henüz eğitim öğretim faaliyetine başlamamış olması, ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp «kamu düzenine aykırılığın» da tespit edilmemesine göre; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar v …
Ancak, davalı şirketin 2015-2016 eğitim-öğretim dönemi için davacının dava dışı çalışanı ile anlaşması her ne kadar tek başına «haksız rekabet» teşkil etmese de, gelecek sezon için adı geçen öğretmenin davalı okullarında çalışacağını bildirerek erken kayıt dönemi için reklam yapmasının, davacı şirketin gelecek eğitim-öğretim dönemine ilişkin ticari faaliyetini etkileyen ve 6102 sayılı TTK 55.maddede yerini bulan «dürüstlük kuralına» aykırı reklam ve satış yöntemi olduğu değerlendirilmeksizin, yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamı …
Dava, «haksız rekabete» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/376 E. , 2018/5871 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/06/2016 tarih ve 2015/148-2016/131 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin 01.09.2005-28.06.2010 tarihleri arasında davalı şirketin... Özel Okullarında müzik öğretmeni olarak çalıştığı, 2008 yılında müzik öğretmenleri arasında okul marşı için beste, müzik ve seslendirmeye ilişkin yarışma yapıldığını, yarışmada birincilik ödülü aldığı eserin izinsiz olarak yıl sonu gösterilerinde, okulun internet sitesinde “... Koleji Marşı” adı altında kullanıldığını, eserden doğan maddi ve manevi hakların müvekkiline ait olduğunu, adının eser sahibi olarak hiçbir şekilde internet sitesinde ya da gösterilerde belirtilmediğini, ...
6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/71 D.iş sayılı dosyası ile davalının haksız kullanımının tespit edildiğini ileri sürerek; davalının eseri hukuka aykırı kullanımlarının durdurulmasını, haksız kullanımı sebebiyle sözleşme yapılmış olsaydı istenebilecek emsal değerin 3 katına karşılık olarak ve davalının elde ettiği haksız kazanca karşılık fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin mevduata uygulanacak en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, mahkeme kararının ilanını istemiştir.
Davalı vekili; davacının marşı müvekkiline ait okula münhasır olarak yazdığını, eserin okul dışında hiç bir yerde kullanılmadığını, maddi getirisinin ve ticari değerinin bulunmadığını, bestelenen marşın 5846 sayılı FSEK'nin 34. maddesi uyarınca eğitim ve öğretim için kullanım şartlarını taşıdığını, taraflar arasında eserin kullanımı nedeniyle bedel ödeneceğine ilişkin herhangi bir sözleşmenin yapılmadığını, talep edilen bedelin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu eserin okul marşı olarak öğretmenlerin ortak çalışmalarıyla meydana getirildiği, okul törenlerinde kullanılmak üzere ticari bir amaç güdülmeksizin eserin bestelendiği, uzun zaman boyunca okul marşı olarak kullanıldığını, 5846 sayılı FSEK'nin 18/2 maddesi hükümleri uyarınca davalının dava konusu eseri kullanma hakkının bulunduğu, 5846 sayılı FSEK md. 68 ve 70 uyarınca davacının talep hakkı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, eserin izinsiz kullanım iddiasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davalının 5846 sayılı FSEK'in 18/2 maddesi hükmü uyarınca dava konusu eseri kullanma hakkının bulunduğu ve davacıdan bu yönde bir izin alma zorunluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak 5846 sayılı FSEK'in 18/2 maddesi “Aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça; memur, hizmetli ve işçilerin işlerini görürken meydana getirdikleri eserler üzerindeki haklar bunları çalıştıran veya tayin edenlerce kullanılır.” hükmüne haiz olup somut olayda anılan hükmün uygulama yeri bulunmamaktadır. Somut olayda davacı müzik öğretmeni olup görev tanımı içerisinde yer alan müzik eğitimi vermek dışında davalıya karşı işçi-işveren ilişkisi kapsamında musiki eseri meydana getirme yükümlülüğü bulunmamaktadır.
Bu anlamda dava konusu eserin FSEK madde 18/2 kapsamında iş görülürken meydana getirilmiş bir eser olarak kabulü hatalı olup davacının dava konusu eser üzerinde mali haklara sahip olduğunun tespiti ile tazminat isteminin buna göre değerlendirilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 01/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/451838200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz