Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/13967 E. 2013/12037 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminatın iadesi↗ haksız fesih↗ komisyon alacağı↗ acentelik sözleşmesi↗ acente↗ sözleşmenin feshi↗ acentelik↗ fesih↗ komisyon↗ ibraz↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi ek raporuna göre, davacının talebi haksız fesihe dayalı tazminat olmayıp fesih öncesi haziran ayı faaaliyetine yönelik tahakkuk etmiş olan komisyon alacağı olduğu, bu itibarla feshin haklı olup olmadığı üzerinde durulmadığı, yapılan incelemede fesih öncesi döneme ilişkin tahakkuk etmiş olup henüz ödenmeyen komisyon alacağı olduğu, davalının acentenin kendilerine borçlu olduğu yolunda herhangi bir delil ibraz etmediği, bu nedenle teminatın da iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.025,81 TL komisyon alacağının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 1.400 USD nakdi teminatın tahsil tarihindeki kur karşılığının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, acente tarafından acentesi olduğu sigorta şirketinden komisyon alacağının tahsili ve nakdi teminatın iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda özetlenen gerekçe ile her iki talebin kabulüne karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin 33. maddesine göre, sözleşmenin feshi halinde acentenin borçlarının teminatı olarak 1.400 USD alındığı ve davacı acentenin çalışanının eylemleri nedeni ile 3. kişiler tarafından davalı sigorta şirketi aleyhine açılmış 2 adet dava bulunduğu anlaşılmakla, teminatın iadesi için bu davaların sonucu beklenerek bu davalar nedeni ile davalı sigortanın davacıdan isteyebileceği bir alacak bulunup bulunmadığı saptanmadan teminatın iadesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8477 E. 2013/22900 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ilişkisi · kısmi kabul · nispi vekalet ücreti · maktu vekalet ücreti · kötü niyet · ihbar · görevsizlik kararı · ıslah
Benzer bu karardaHukuk Dairesi'nin bozma ilamı ile taraflar arasında iş ilişkisinin bulunmayıp «vekalet ilişkisi» olduğu hususunun kesinleştiği, Haziran ayı itibariyle vekalet alacağının 16.500 TL olduğu ve bu ücretin ödenmediğinin anlaşıldığı, yasal koşulları oluşmayan kıdem, «ihbar», «kötü niyet», yıllık hafta ve genel tatil izinlerine ve manevi tazminata ilişkin istemlerin reddine karar vermek gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davacı yanın 2006 yılı haziran ayı ücretine ilişkin isteminin kabulü ile 1.000 TL için dava tarihinden, kalan kısım için «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacı yana verilmesine karar verilmiştir.
2- Ancak, davanın 16.500 TL'lik «kısmı kabul» edildiğine göre davacı yararına «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de; yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
İş Mahkemesinden «görevsizlik» kararı ile geldiği, İş Mahkemesinde yapılan yargılama sonucu verilen kararın taraflarca temyizi üzerine Yargıtay 9.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/13967 E. , 2013/12037 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.04.2012 tarih ve 2011/25-2012/83 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında davalının ... Bölge Müdürlüğüne bağlı olarak faaliyet göstermek üzere 12/07/2004 tarihinde acentelik sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmenin her yılın temmuz ayının 12'si itibari ile sükut halinde kendiliğinden 1 yıl uzamakta olduğunu, davacının bu şekilde acente olarak faaliyetini sürdürmekte iken davalının bir takım soyut gerekçelerle ihtarname göndermek suretiyle sözleşmenin 22. maddesinin ihlal edildiğinden bahisle sözleşmenin feshedildiğini, ancak haziran ayı üretiminden kaynaklanan temmuz ayı komisyonunun ödenmediğini, ileri sürerek 4.500 TL'nin ve ayrıca 1.400 USD tutarındaki nakdi teminatın (tahsil tarihindeki kur karşılığı TL olarak) ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin müvekkili şirket tarafından haklı nedenle feshedildiğini bu nedenle davacının komisyon talep etme hakkının bulunmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi ek raporuna göre, davacının talebi haksız fesihe dayalı tazminat olmayıp fesih öncesi haziran ayı faaaliyetine yönelik tahakkuk etmiş olan komisyon alacağı olduğu, bu itibarla feshin haklı olup olmadığı üzerinde durulmadığı, yapılan incelemede fesih öncesi döneme ilişkin tahakkuk etmiş olup henüz ödenmeyen komisyon alacağı olduğu, davalının acentenin kendilerine borçlu olduğu yolunda herhangi bir delil ibraz etmediği, bu nedenle teminatın da iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.025,81 TL komisyon alacağının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 1.400 USD nakdi teminatın tahsil tarihindeki kur karşılığının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, acente tarafından acentesi olduğu sigorta şirketinden komisyon alacağının tahsili ve nakdi teminatın iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda özetlenen gerekçe ile her iki talebin kabulüne karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin 33. maddesine göre, sözleşmenin feshi halinde acentenin borçlarının teminatı olarak 1.400 USD alındığı ve davacı acentenin çalışanının eylemleri nedeni ile 3. kişiler tarafından davalı sigorta şirketi aleyhine açılmış 2 adet dava bulunduğu anlaşılmakla, teminatın iadesi için bu davaların sonucu beklenerek bu davalar nedeni ile davalı sigortanın davacıdan isteyebileceği bir alacak bulunup bulunmadığı saptanmadan teminatın iadesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/451656300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz