Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/8608 E. 2013/12005 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kovuşturmaya yer olmadığına dair karar↗ zamanaşımı def'i↗ reeskont faizi↗ olumsuz oy↗ def'i↗ ıslah↗ sigorta poliçesi↗ dahili dava↗ zamanaşımı↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dava konusu işyeri paket sigorta poliçesinin 2 sahifesinde teminatlar başlığı altında yapılan düzenleme ile dahili su teminatı verildiği, aynı zamanda diğer teminatlar arasındadahili su teminatın poliçenin kapsadığı, bina maliki aleyhine ...C.Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş olduğu, zararın oluşmasında sigortalının sorumululuğunun bulunmadığı, davacı işyerinde oluşan toplam zararın 31.705,95 TL olduğu gerekçesi ile, davanın kabulüne, 31.705,00 TL'nin 5.500 TL'sına dava tarihi 24/11/2006, 26.205 TL'sine, ıslah tarihi 07/05/2010 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin kısmi dava ile ilgili tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
(2) Ancak, davalı ıslah edilen miktarla ilgili zamanaşımı def'inde bulunduğu halde, mahkemece bu hususta olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
(3) Islah edilen dava konusuyla ilgili olarak davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bozma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5824 E. 2017/2979 K.
Ortak:ıslah
İncelediğiniz karardaMahkemece, dava konusu işyeri paket «sigorta poliçesinin» 2 sahifesinde «teminatlar» başlığı altında yapılan düzenleme ile «dahili» su teminatı verildiği, aynı zamanda diğer teminatlar arasındadahili su teminatın poliçenin kapsadığı, bina maliki aleyhine ...C.Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturmada «kovuşturmaya yer olmadığına» karar verilmiş olduğu, zararın oluşmasında sigortalının sorumululuğunun bulunmadığı, davacı işyerinde oluşan toplam zararın 31.705,95 TL olduğu gerekçesi ile, davanın kabulüne, 31.705,00 TL'nin 5.500 TL'sına dava tarihi 24/11/2006, 26.205 TL'sine, «ıslah» tarihi 07/05/2010 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… erlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin kısmi dava ile ilgili tüm temyiz itirazları yerinde değildir. (2) Ancak, davalı «ıslah» edilen miktarla ilgili «zamanaşımı def»'inde bulunduğu halde, mahkemece bu hususta olumlu veya «olumsuz» herhangi bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. (3) Islah edilen dava konusuyla ilgili olarak davalı vekilin …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın «tacir» olması nedeniyle yaptığı «masrafları» tüketiciden isteme hakkı olsa da, uyuşmazlık tüketici hukukundan kaynaklandığından bankanın ancak kredinin yapılandırılması için zorunlu, makul ve belgeli masrafları tüketiciden isteyebileceği, dava konusu «kredi sözleşmesinde» davalı bankanın kredi vermek dışında bir hizmeti olmadığı, «komisyon» ve belgesiz masraf talep hakkının bulunmadığı, yapılan kesintinin hangi zorunlu masraf karşılığı tahsil edildiğine dair sözleşmede açıklayıcı bir hüküm olmadığı, tahsilatın zorunlu gider karşılığı değil faiz dışı gelir olarak yapılmış olması nedeniyle yapılandırma sırasında alınan masrafın zorunlu ve makul masraf olarak kabul edilemeyeceği, davalının dava tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle, 6.000,00 TL’nin dava tarihi olan 11/11/2014 tarihinden, 1.705,00 TL’nin ise «ıslah» tarihi olan 27/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı tarafça dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak ve yine «ıslah» dilekçesi ile de, yapılan kesintilerin ödeme tarihlerinden itibaren avans faiziyle tahsilinin talep edildiğinin anlaşılması karşısında, anılan husus nazara alınmaksızın dava ve ıslah tarihlerinden itibaren «yasal faize» hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK 438 …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:komisyon · kredi sözleşmesi · tacir · dosya masrafı · yasal faiz · temerrüt · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın «tacir» olması nedeniyle yaptığı «masrafları» tüketiciden isteme hakkı olsa da, uyuşmazlık tüketici hukukundan kaynaklandığından bankanın ancak kredinin yapılandırılması için zorunlu, makul ve belgeli masrafları tüketiciden isteyebileceği, dava konusu «kredi sözleşmesinde» davalı bankanın kredi vermek dışında bir hizmeti olmadığı, «komisyon» ve belgesiz masraf talep hakkının bulunmadığı, yapılan kesintinin hangi zorunlu masraf karşılığı tahsil edildiğine dair sözleşmede açıklayıcı bir hüküm olmadığı, tahsilatın zorunlu gider karşılığı değil faiz dışı gelir olarak yapılmış olması nedeniyle yapılandırma sırasında alınan masrafın zorunlu ve makul masraf olarak kabul edilemeyeceği, davalının dava tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle, 6.000,00 TL’nin dava tarihi olan 11/11/2014 tarihinden, 1.705,00 TL’nin ise «ıslah» tarihi olan 27/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava, davacının kullanmış olduğu kredi nedeniyle «komisyon», dosya «masrafı» vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
1- Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre harca tabi ise temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
Davacı tarafça dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak ve yine «ıslah» dilekçesi ile de, yapılan kesintilerin ödeme tarihlerinden itibaren avans faiziyle tahsilinin talep edildiğinin anlaşılması karşısında, anılan husus nazara alınmaksızın dava ve ıslah tarihlerinden itibaren «yasal faize» hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK 438 …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/8608 E. , 2013/12005 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/01/2012 tarih ve ... sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında 01/03/2006 başlangıç tarihli işyeri paket sigorta poliçesi düzenlendiği, 29/06/2006 tarihinde işyerinde meydana gelen tuvalet giderinden tahliye olması gereken su ve atıkların yükselmesi suretiyle su basması sonucu hasar oluştuğunu ve bu durumun aynı gün davalı sigorta şirketine bildirildiğini, davalı tarafça yapılan inceleme sonucunda meydana gelen hasarın sigota mevzuatı dışıda kaldığından bahisle ödeme yapılamayacağının bildirildiğini, neticeden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.500 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 07/05/200 tarihli ıslah dilekçesi ile; açılan kısmı davada netice-i talebi 31.705,00 TL'ye yükselttiklerini beyan etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu hasarın poliçe teminatı dışında kaldığı, sigorta edilen riskin ayıplı olduğu TTK'nın 1278 maddesi kapsamında müvekkili şirketin hasardan sorumlu olamayacağı neticeden açılan davanın reddine, masraf ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini taleple savunmuştur
Mahkemece, dava konusu işyeri paket sigorta poliçesinin 2 sahifesinde teminatlar başlığı altında yapılan düzenleme ile dahili su teminatı verildiği, aynı zamanda diğer teminatlar arasındadahili su teminatın poliçenin kapsadığı, bina maliki aleyhine ...C.Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş olduğu, zararın oluşmasında sigortalının sorumululuğunun bulunmadığı, davacı işyerinde oluşan toplam zararın 31.705,95 TL olduğu gerekçesi ile, davanın kabulüne, 31.705,00 TL'nin 5.500 TL'sına dava tarihi 24/11/2006, 26.205 TL'sine, ıslah tarihi 07/05/2010 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin kısmi dava ile ilgili tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
(2) Ancak, davalı ıslah edilen miktarla ilgili zamanaşımı def'inde bulunduğu halde, mahkemece bu hususta olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
(3) Islah edilen dava konusuyla ilgili olarak davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bozma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin kısmi dava ile ilgili temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin ıslah edilen miktarla ilgili temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin ıslah edilen kısımla ilgili sair temyiz itirazlarının bozma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/451414000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz