Borçlu olmadığının Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/11611 E. 2013/12537 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
geriye ciro↗ hisse devri protokolü↗ temel ilişki↗ lehtar↗ hisse devri↗ ciro↗ anonim şirket↗ protokol↗ çek↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca varlığı taraflarca inkar edilmeyen yanlar arasında yapılan "hisse devri ve protokol" başlıklı 29/12/2007 tarih ve 02/01/2008 tarihli belgelere göre davalının dava dışı... ... A.Ş.'deki paylarını davacı ile dava dışı şirket ortakları ... ... ve ...'e devrettiği, bu devre bağlı toplam 8 adet 1.500.000 USD'lik çekleri aldığı, sicil gazetesindeki devir kayıtlarıyla da durumun sabit olduğu, takip ve dava konusu çeklerin bu protokol kapsamında yer aldığı, çek bedellerinin tamamının ödenmediği, yapılan takibin yasaya aykırı bulunmadığı, çeklerin geriye ciro yolu ile devralınmadığı gererkçesiyle davanın reddine karra verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, çekten kaynaklanan borcun tahsili için girişilen kambiyo senetlerine mahsus icra takibine konu alacak nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davalı savunması doğrultusunda temel ilişkiye bağlı olarak davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, icra takibi, kambiyo senetlerine mahsus yol ile davalının sıfatı bulunmadığı bir çeke bağlı olarak yapılmıştır. Dosyadaki çek metninde çek düzenleyicisinin dava dışı ...... Ayakkabı Sanayi Anonim Şirketi, lehtarın ise davalı olduğu, çek metnine göre çekle bağlantılı olmayan davacının ise ilk ciroyu yaptığı anlaşılmaktadır. Kambiyo hukukuna bağlı olarak görülen bu davada davacının çeke bağlı bir sıfatı bulunmadığından aleyhine kambiyo senetlerine mahsus icra takibi de yapılamaz. Davanın bu niteliği ve davacının çekteki sıfatı nedeniyle taraflar arasındaki temel ilişkiye göre davanın çözülmesi mümkün bulunmadığından, taraflar arasındaki temel ilişkinin ileride açılması halinde alacak davasında değerlendirilmesi gerektiğinden, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10134 E. 2011/10314 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/11611 E. , 2013/12537 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
29. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.11.2011 tarih ve ... sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı yanın müvekkili aleyhine ...
7. İcra Müdürlüğü'nün 2008/24851 sayılı dosyasından kambiyo senetlerine dayalı takip yaptığını, takibe konu 3 adet çekin keşidecisinin dava dışı ... ... Ayakkabı San. A.Ş. olduğunu, çeklerin arkasındaki ilk cironun davalıya ait olduğunu, müvekkilinin de takip alacaklısından sonra çeke ciro ettiğini, bundan sonra yine takip alacaklısının müvekkilinden sonra yine bir ciro ile çeki yazdırdığını ve bu şekli ile takip yaptığını, oysa iki ciranta arasına bulunan cironun o cirantaya karşı yazılmamış hükmünde olduğunu savunarak şimdilik 10.000 TL üzerinden davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davalıdan %40 tazminat alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu çeklerin geriye ciro yolu ile devralınmadığını, esasen müvekkilinin dava dışı ... ... A.Ş.'deki paylarını yapılan protokollere bağlı olarak keşideci şirket ile ciranta olan davacıya, ... ... 'ye ve ...'e devrettiğini, bu devre karşılık toplam 8 adet olmak üzere 1.500.000 USD'lik çekleri aldığını, bu çeklerin de takip konusu çeklerle aynı özellikte ciro edildiğini, ilk 5 çekin ödendikten sonra kalan takip konusu 3 adet çekten sadece 110.000 USD'nin ödenip kalan 590.000 USD'nin ödenmediğini, bu suretle takibe geçildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca varlığı taraflarca inkar edilmeyen yanlar arasında yapılan "hisse devri ve protokol" başlıklı 29/12/2007 tarih ve 02/01/2008 tarihli belgelere göre davalının dava dışı... ... A.Ş.'deki paylarını davacı ile dava dışı şirket ortakları ... ... ve ...'e devrettiği, bu devre bağlı toplam 8 adet 1.500.000 USD'lik çekleri aldığı, sicil gazetesindeki devir kayıtlarıyla da durumun sabit olduğu, takip ve dava konusu çeklerin bu protokol kapsamında yer aldığı, çek bedellerinin tamamının ödenmediği, yapılan takibin yasaya aykırı bulunmadığı, çeklerin geriye ciro yolu ile devralınmadığı gererkçesiyle davanın reddine karra verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çekten kaynaklanan borcun tahsili için girişilen kambiyo senetlerine mahsus icra takibine konu alacak nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davalı savunması doğrultusunda temel ilişkiye bağlı olarak davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, icra takibi, kambiyo senetlerine mahsus yol ile davalının sıfatı bulunmadığı bir çeke bağlı olarak yapılmıştır. Dosyadaki çek metninde çek düzenleyicisinin dava dışı ...... Ayakkabı Sanayi Anonim Şirketi, lehtarın ise davalı olduğu, çek metnine göre çekle bağlantılı olmayan davacının ise ilk ciroyu yaptığı anlaşılmaktadır. Kambiyo hukukuna bağlı olarak görülen bu davada davacının çeke bağlı bir sıfatı bulunmadığından aleyhine kambiyo senetlerine mahsus icra takibi de yapılamaz.
Davanın bu niteliği ve davacının çekteki sıfatı nedeniyle taraflar arasındaki temel ilişkiye göre davanın çözülmesi mümkün bulunmadığından, taraflar arasındaki temel ilişkinin ileride açılması halinde alacak davasında değerlendirilmesi gerektiğinden, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı veklinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/451360900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz