Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/10867 E. 2013/9028 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iyiniyet↗ olumsuz oy↗ marka hakkına tecavüz↗ ilan↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2011/10867 E. , 2013/9028 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/04/2011 tarih ve 2009/172-2011/68 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin ... esas unsurlu tanınmış markaları ile Türkiye çapında ticari faaliyette bulunduğunu, davalı şirketin ise ... ünvanı altında müvekkilinin markaları kapsamındaki malları pazarlamak suretiyle haksız rekabet ve marka hakkına tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin önlenmesine, oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, davalıya ait ... markasının hükümsüzlüğüne, aynı ibarenin ticaret odası, sanayi odası, ticaret il müdürlüğü ve vergi dairesindeki kayıtlardan silinmesine, davalı şirketin tabela, katalog ve el ilanlarının toplatılarak imhasına ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, ... ibaresinin müvekkili şirket ortaklarının soyadı olup, 1983 yılından itibaren ... ünvan ve markası ile otelcilik alanında faaliyette bulunduklarını, ... + ŞEKİL ibaresinin 2007 yılında müvekkili şirket adına marka olarak tescil edildiğini,markaların ve emtia sınıflarının benzer olmadığı gibi, tarafların faaliyet alanlarının da farklı olduğunu, ...ibaresinin müvekkili şirketin ticaret ünvanında yer alması sebebiyle de korunması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, markaların ve tescil sınıflarının benzer olmadığı,davacının markasının tanınmış olmasının da bir öneminin bulunmadığı, kaldı ki davalının ... ibaresini davacıdan 10 yıl önce kullanmaya başlayıp, iyiniyetli ve kesintisiz kullanımla ibare üzerinde üstün hak sahibi olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıda (2) nolu bendin dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davacı vekili dava dilekçesinde, davalıya ait markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesinin yanı sıra, davalının faaliyetini ... ünvanı altında gerçekleştirdiğine bu durumun müvekkilinin ticaret ünvanına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek davalının ticaret ünvanının terkinini de talep etmiştir. Bu itibarla, dava dilekçesinde ileri sürülen iş bu talep ile ilgili olarak mahkemece olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/10867 E. , 2013/9028 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/04/2011 tarih ve 2009/172-2011/68 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin ... esas unsurlu tanınmış markaları ile Türkiye çapında ticari faaliyette bulunduğunu, davalı şirketin ise ... ünvanı altında müvekkilinin markaları kapsamındaki malları pazarlamak suretiyle haksız rekabet ve marka hakkına tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin önlenmesine, oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, davalıya ait ...
markasının hükümsüzlüğüne, aynı ibarenin ticaret odası, sanayi odası, ticaret il müdürlüğü ve vergi dairesindeki kayıtlardan silinmesine, davalı şirketin tabela, katalog ve el ilanlarının toplatılarak imhasına ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, ... ibaresinin müvekkili şirket ortaklarının soyadı olup, 1983 yılından itibaren ... ünvan ve markası ile otelcilik alanında faaliyette bulunduklarını, ... + ŞEKİL ibaresinin 2007 yılında müvekkili şirket adına marka olarak tescil edildiğini,markaların ve emtia sınıflarının benzer olmadığı gibi, tarafların faaliyet alanlarının da farklı olduğunu, ...ibaresinin müvekkili şirketin ticaret ünvanında yer alması sebebiyle de korunması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, markaların ve tescil sınıflarının benzer olmadığı,davacının markasının tanınmış olmasının da bir öneminin bulunmadığı, kaldı ki davalının ...
ibaresini davacıdan 10 yıl önce kullanmaya başlayıp, iyiniyetli ve kesintisiz kullanımla ibare üzerinde üstün hak sahibi olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıda (2) nolu bendin dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davacı vekili dava dilekçesinde, davalıya ait markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesinin yanı sıra, davalının faaliyetini ... ünvanı altında gerçekleştirdiğine bu durumun müvekkilinin ticaret ünvanına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek davalının ticaret ünvanının terkinini de talep etmiştir. Bu itibarla, dava dilekçesinde ileri sürülen iş bu talep ile ilgili olarak mahkemece olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/451103200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz