Bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/8563 E. 2013/9024 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ödeme savunması↗ bankacılık işlemi↗ zimmet↗ peşin karar harcı↗ yasal faiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, ceza mahkemesince davalı banka personelinin birçok müşterinin hesaplarından zimmetine para geçirdiğinden bahisle cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararda davacının zimmet olunan parasının 35.800 TL olduğunun maddi vaka olarak saptandığı, bir olayın nasıl olduğuna ilişkin kesinleşen ceza mahkemesi kararının hukuk hakimini bağladığı, buna göre ceza mahkemesi kararıyla saptanan tutar kadar bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle, taleple bağlı kalınarak 35.000 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, dava, bankacılık işlemi sebebiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, ceza mahkemesince verilip kesinleşen kararın o konuda hukuk hakimini bağlayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bağlayıcı olduğu kabul edilen ve davalı banka çalışanı ...'nin mahkumiyetine ilişkin olduğu anlaşılan ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2010/4 esas sayılı dosyasında verilen kararın, iş bu temyize konu kararın verildiği tarihten önce Yargıtay 7. CD'nin 15.12.2011 tarihli ilamıyla bozulduğu ve kesinleşmediği anlaşılmaktadır.Öte yandan davalı banka, davacıya davadan önce 8.743 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin dava edilen tutardan düşülmediğini savunmuş olup, mahkemece davalının bu savunması üzerinde yeterince durulmadığı gibi, benimsenen bilirkişi ek raporunda da davalının itirazları karşılanmamıştır.Bu itibarla, mahkemece, ceza mahkemesi kararının kesinleşmediği de dikkate alınarak sonucunun beklenmesi, davalının ödeme savunması üzerinde durulması, oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden davalının itirazlarını da karşılayacak şekilde rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulü bozmayı gerektirmiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının Reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5455 E. 2024/2521 K.
Ortak:ödeme savunması · bankacılık işlemi · zimmet · yasal faiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, ceza mahkemesince davalı banka personelinin birçok müşterinin hesaplarından «zimmetine» para geçirdiğinden bahisle cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararda davacının zimmet olunan parasının 35.800 TL olduğunun maddi vaka olarak saptandığı, bir olayın nasıl olduğuna ilişkin kesinleşen ceza mahkemesi kararının hukuk hakimini bağladığı, buna göre ceza mahkemesi kararıyla saptanan tutar kadar bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle, taleple bağlı kalınarak 35.000 TL'nin dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir.
2- Ancak, dava, «bankacılık işlemi» sebebiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
… porunda da davalının itirazları karşılanmamıştır.Bu itibarla, mahkemece, ceza mahkemesi kararının kesinleşmediği de dikkate alınarak sonucunun beklenmesi, davalının «ödeme savunması» üzerinde durulması, oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden davalının itirazlarını da karşılayacak şekilde rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulü bozmayı gerektirmiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının Reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer bu karardaMahkemece 21.02.2012 tarih, 2010/52 E. ve 2012/47 K. sayılı kararı ile Ceza Mahkemesince davalı banka personelinin birçok müşterinin hesaplarından «zimmetine» para geçirdiğinden bahisle cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararda davacının zimmet olunan parasının 35.800,00 TL olduğunun maddi vaka olarak saptandığı, bir olayın nasıl olduğuna ilişkin kesinleşen Ceza Mahkemesi kararının hukuk hakimini bağladığı, buna göre Ceza Mahkemesi kararıyla saptanan tutar kadar bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle, taleple bağlı kalınarak 35.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
2- Ancak, dava, «bankacılık işlemi» sebebiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Bu itibarla, mahkemece, ceza mahkemesi kararının kesinleşmediği de dikkate alınarak sonucunun beklenmesi, davalının «ödeme savunması» üzerinde durulması, oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden davalının itirazlarını da karşılayacak şekilde rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulü bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar · mutabakat · kusur
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, 8.473,00 TL'nin davacıya ödendiğini, davacının hesap hareketlerini kontrol etmedğini, banka çalışanı ile «mutabakat» içinde olduğunu, bankanın herhangi bir «kusur» ve sorumluluğunun bulunmadığını, davacının gerekli özeni göstermeden dekontlara imza attığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/4 E. sayılı dosyasının «bozma sonrası» 2012/123 E. numarasını aldığı, Ceza Mahkemesince sanık Mehmet Teke'nin basit «zimmet» ve nitelikli zimmet suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, Yargıtay 7.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/8563 E. , 2013/9024 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.02.2012 tarih ve 2010/52-2012/47 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın müşterisi olduğunu, davalı Banka çalışanı dava dışı ...'nin yönlendirmesi ile parasını altına endeksli likit fona yatırdığını, ancak aynı kişinin fon alım satımında ve işlemlerin yapılmasında kullanılacağı bahanesiyle müvekkilinden imzalı boş dekontlar aldığını, bu kişi hakkında banka müşterilerinin hesaplarındaki paraları zimmetine geçirdiği isnadı ile kamu davası açıldığını, anılan personelin ceza soruşturması ve müfettiş incelemesi sırasındaki ifadelerinde müvekkilinin hesabından da zimmetine 35.000 TL geçirdiğini itiraf ettiğini, davalı Banka'nın adam çalıştıran sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 35.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalı bankadan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davacının davadan önce, hesabında bulunması gereken 35.800 TL'nin olmadığını belirterek hesap hareketlerinin incelenmesini istediğini, bankaca yaptırılan bilirkişi incelemesinde 8.473 TL tutarlı havale dekontundaki imzanın davacıya ait olmadığının, bunun dışındaki diğer dekont ve havale talimatlarındaki imzaların davacıya ait olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine davadan önce davacıya 8.743 TL ödeme yapıldığını, buna rağmen davacının hala 35.000 TL talep etmesinin anlaşılamadığını, davacının boş dekonta imza attığı iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini,davacının gönderilen hesap ekstrelerine itiraz etmediğini, müvekkili Banka çalışanı ile davacı arasında Banka düzeni dışında özel bir para alım ilişkisinin olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, istenen faizi de kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, ceza mahkemesince davalı banka personelinin birçok müşterinin hesaplarından zimmetine para geçirdiğinden bahisle cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararda davacının zimmet olunan parasının 35.800 TL olduğunun maddi vaka olarak saptandığı, bir olayın nasıl olduğuna ilişkin kesinleşen ceza mahkemesi kararının hukuk hakimini bağladığı, buna göre ceza mahkemesi kararıyla saptanan tutar kadar bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle, taleple bağlı kalınarak 35.000 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, dava, bankacılık işlemi sebebiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, ceza mahkemesince verilip kesinleşen kararın o konuda hukuk hakimini bağlayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bağlayıcı olduğu kabul edilen ve davalı banka çalışanı ...'nin mahkumiyetine ilişkin olduğu anlaşılan ...
2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2010/4 esas sayılı dosyasında verilen kararın, iş bu temyize konu kararın verildiği tarihten önce Yargıtay 7. CD'nin 15.12.2011 tarihli ilamıyla bozulduğu ve kesinleşmediği anlaşılmaktadır.Öte yandan davalı banka, davacıya davadan önce 8.743 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin dava edilen tutardan düşülmediğini savunmuş olup, mahkemece davalının bu savunması üzerinde yeterince durulmadığı gibi, benimsenen bilirkişi ek raporunda da davalının itirazları karşılanmamıştır.Bu itibarla, mahkemece, ceza mahkemesi kararının kesinleşmediği de dikkate alınarak sonucunun beklenmesi, davalının ödeme savunması üzerinde durulması, oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden davalının itirazlarını da karşılayacak şekilde rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulü bozmayı gerektirmiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının Reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/451062400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz