Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/197 E. 2018/5628 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
2006/1 sayılı tebliğ↗ emsal banka uygulaması↗ bsmv↗ sigorta sözleşmesi↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ komisyon↗ kredi sözleşmesi↗ dosya masrafı↗ ilan↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinde komisyon ve kesinti oranları ve miktarının belirlenmediği ve ayrıca bankanın yaptığı harcamaları ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile ....024,00 TL 'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava konusu Tarımsal Kredi Genel Sigorta sözleşmelerinin düzenlendiği tarihler itibarıyle 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun hükümlerine tabidir. Sözkonusu kredi sözleşmelerinde komisyon alınmasına dair hüküm bulunduğu ancak komisyon miktarı ve oranlarına ilişkin hüküm bulunmadığıda dikkate alınarak, 09.....2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında 2006/1 sayılı Tebliğ’in 6. maddesi gereğince yapılması gereken bir ilan ve yayım varsa, bunun yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise, bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması gerekir. Şayet, gerekli ilan ve yayımlar yapılmamış ise, sözleşmede miktar ve oran belirtilmediği gözönüne alınarak emsal banka uygulamalarının araştırılması, alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre uygun olup olmadığı, bankanın kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır
Ayrıca BSMV'nin kredi işlemlerinde alınan yasal vergi kesintisi niteliğinde olduğundan bu kesintinin davalıdan iadesine karar verilmesi isabetli değildir. Bu nedenle mahkemece anılan hususlar değerlendirilerek sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13440 E. 2018/4855 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · ilan · Alacak
İncelediğiniz karardaSözkonusu «kredi sözleşmelerinde» «komisyon» alınmasına dair hüküm bulunduğu ancak komisyon miktarı ve oranlarına ilişkin hüküm bulunmadığıda dikkate alınarak, 09.....2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında 2006/1 sayılı Tebliğ’in 6. maddesi gereğince yapılması gereken bir «ilan» ve yayım varsa, bunun yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise, bankaların bu oranlar üzerinden «masraf» vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması gerekir.
Şayet, gerekli «ilan» ve yayımlar yapılmamış ise, sözleşmede miktar ve oran belirtilmediği gözönüne alınarak «emsal banka uygulamalarının» araştırılması, alınan «masrafların» emsal banka uygulamalarına göre uygun olup olmadığı, bankanın kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinde» «komisyon» ve kesinti oranları ve miktarının belirlenmediği ve ayrıca bankanın yaptığı harcamaları ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile ....024,00 TL 'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu bakımdan, mahkemece «kredi sözleşmelerinin» tümünün ekleri ile birlikte getirtilmek sureti ile taraflar arasında 818 sayılı BK'nu döneminde akdedilen kredi sözleşmelerinde «komisyon» alınmasına dair hüküm bulunup bulunmadığı, var ise miktar ya da oran belirtilip belirtilmediği, miktar ya da oran belirtilmiş ise; anılan hükmün sözleşmenin tarafı olan davacıyı kural olarak bağlayıcı nitelikte olduğu, bununla birlikte 09.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında 2006/1 sayılı Tebliğ’in 6. maddesi gereğince yapılması gereken bir «ilan» ve yayım varsa bunun yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise, bankaların bu oranlar üzerinden «masraf» vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, şayet gerekli ilan ve yayımlar yapılmamış ise yahut sözleşmede miktar ve oran belirtilmemiş ise «emsal banka uygulamalarının» araştırılması, alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı, bankanın kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna g …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca gerek davacı ile imzalanan «kredi sözleşmesi», sözleşme öncesi bilgi «formu», gerekse kredi geri ödeme planların da davacıdan tahsil edilecek «komisyon», dosya «masrafı», «ekspertiz ücreti», «ipotek» ücreti v.s gibi masraflara ilişkin masraf türü ve miktarı hususunda herhangi bir bilgi ve açıklama bulunmadığı, her ne kadar bankalar tarafından verilen kredi nedeni ile yapılacak masraflar karşılığı masraf ya da komisyon alınabilir ise de tahsil edilecek masrafların makul, belgeli ve zorunlu olması gerektiği, davalı banka tarafından, kredi kullandırımı sırasında davacıdan dosya masrafı adı altında talep ve tahsil edilen masrafların kredi kullanımı sırasında oluşan makul, zorunlu ve belgelendirilmiş giderlere harcanıldığına dair dosyaya makbuz vs gibi harcama belgesi sunulamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ile 3.500,00 TL 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden sonra akdedilmiş olan sözleşmeler yönünden ise 20. madde ve devamındaki «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümlerinin uygulanmasına dair ilkeler doğrultusunda sözleşmenin «genel işlem koşulu denetimine» tabi tutulması ve sözleşme hükmünün bu nitelikte olduğunun tespiti halinde, bu hükmün yazılmamış sayılması ve yukarıda belirtilen 2006/1 sayılı Tebliğ hükümlerine göre gerekli «ilan» ve yayımlar yapılıp yapılmadığının da değerlendirilerek ortaya çıkan boşluğun da doldurularak varsa davacıdan kesilen fazla «masrafların» iadesine karar verilmesi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulu denetimi · belirlilik ilkesi · ekspertiz ücreti · genel işlem koşulu · ba formu · ipotek · istirdat · ek tasfiye
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca gerek davacı ile imzalanan «kredi sözleşmesi», sözleşme öncesi bilgi «formu», gerekse kredi geri ödeme planların da davacıdan tahsil edilecek «komisyon», dosya «masrafı», «ekspertiz ücreti», «ipotek» ücreti v.s gibi masraflara ilişkin masraf türü ve miktarı hususunda herhangi bir bilgi ve açıklama bulunmadığı, her ne kadar bankalar tarafından verilen kredi nedeni ile yapılacak masraflar karşılığı masraf ya da komisyon alınabilir ise de tahsil edilecek masrafların makul, belgeli ve zorunlu olması gerektiği, davalı banka tarafından, kredi kullandırımı sırasında davacıdan dosya masrafı adı altında talep ve tahsil edilen masrafların kredi kullanımı sırasında oluşan makul, zorunlu ve belgelendirilmiş giderlere harcanıldığına dair dosyaya makbuz vs gibi harcama belgesi sunulamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ile 3.500,00 TL 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden sonra akdedilmiş olan sözleşmeler yönünden ise 20. madde ve devamındaki «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümlerinin uygulanmasına dair ilkeler doğrultusunda sözleşmenin «genel işlem koşulu denetimine» tabi tutulması ve sözleşme hükmünün bu nitelikte olduğunun tespiti halinde, bu hükmün yazılmamış sayılması ve yukarıda belirtilen 2006/1 sayılı Tebliğ hükümlerine göre gerekli «ilan» ve yayımlar yapılıp yapılmadığının da değerlendirilerek ortaya çıkan boşluğun da doldurularak varsa davacıdan kesilen fazla «masrafların» iadesine karar verilmesi gerekir.
Dava, davacının kullanmış olduğu ticari krediler nedeniyle yapılan çeşitli adlar altında yapılan kesintilerin «istirdadı» talebine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' hükmü uyarınca; sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerekir …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/45 E. 2018/6660 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · ilan
İncelediğiniz karardaSözkonusu «kredi sözleşmelerinde» «komisyon» alınmasına dair hüküm bulunduğu ancak komisyon miktarı ve oranlarına ilişkin hüküm bulunmadığıda dikkate alınarak, 09.....2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında 2006/1 sayılı Tebliğ’in 6. maddesi gereğince yapılması gereken bir «ilan» ve yayım varsa, bunun yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise, bankaların bu oranlar üzerinden «masraf» vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması gerekir.
Şayet, gerekli «ilan» ve yayımlar yapılmamış ise, sözleşmede miktar ve oran belirtilmediği gözönüne alınarak «emsal banka uygulamalarının» araştırılması, alınan «masrafların» emsal banka uygulamalarına göre uygun olup olmadığı, bankanın kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinde» «komisyon» ve kesinti oranları ve miktarının belirlenmediği ve ayrıca bankanın yaptığı harcamaları ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile ....024,00 TL 'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu bakımdan, mahkemece «kredi sözleşmelerinin» tümünün ekleri ile birlikte getirtilmek sureti ile taraflar arasında 818 sayılı Borçlar Kanunu döneminde akdedilen kredi sözleşmelerinde «komisyon» veya «masraf» alınmasına dair hüküm bulunup bulunmadığı, var ise miktar ya da oran belirtilip belirtilmediği, miktar ya da oran belirtilmiş ise; anılan hükmün sözleşmenin tarafı olan davacıyı kural olarak bağlayıcı nitelikte olduğu, bununla birlikte 09.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında 2006/1 sayılı Tebliğ’in 6. maddesi gereğince yapılması gereken bir «ilan» ve yayım varsa bunun yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise, bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, şayet gerekli ilan ve yayımlar yapılmamış ise yahut sözleşmede miktar ve oran belirtilmemiş ise «emsal banka uygulamalarının» araştırılması, alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı, bankanın kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna g …
6098 sayılı TBK'nın yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden sonra akdedilmiş olan sözleşmeler yönünden ise 20. madde ve devamındaki «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümlerinin uygulanmasına dair ilkeler doğrultusunda sözleşmenin «genel işlem koşulu denetimine» tabi tutulması ve sözleşme hükmünün bu nitelikte olduğunun tespiti halinde, bu hükmün yazılmamış sayılması ve yukarıda belirtilen 2006/1 sayılı Tebliğ hükümlerine göre gerekli «ilan» ve yayımlar yapılıp yapılmadığının da değerlendirilerek ortaya çıkan boşluğun da doldurularak varsa davacıdan kesilen fazla «masrafların» iadesine karar verilmesi gerekir.
Mahkemece, «kredi sözleşmelerinin» tip sözleşmeler olması nedeniyle davacı aleyhine yazılan hükümlerin yazılmamış sayılması gerektiği, davacı aleyhine yer alan maddelerin «genel işlem şartlarına» aykırı olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulu denetimi · belirlilik ilkesi · genel işlem şartı · genel işlem koşulu · istirdat · ek tasfiye · dava sebebi · temerrüt
Benzer bu karardaAncak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' hükmü uyarınca; sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerekir …
6098 sayılı TBK'nın yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden sonra akdedilmiş olan sözleşmeler yönünden ise 20. madde ve devamındaki «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümlerinin uygulanmasına dair ilkeler doğrultusunda sözleşmenin «genel işlem koşulu denetimine» tabi tutulması ve sözleşme hükmünün bu nitelikte olduğunun tespiti halinde, bu hükmün yazılmamış sayılması ve yukarıda belirtilen 2006/1 sayılı Tebliğ hükümlerine göre gerekli «ilan» ve yayımlar yapılıp yapılmadığının da değerlendirilerek ortaya çıkan boşluğun da doldurularak varsa davacıdan kesilen fazla «masrafların» iadesine karar verilmesi gerekir.
Mahkemece, «kredi sözleşmelerinin» tip sözleşmeler olması nedeniyle davacı aleyhine yazılan hükümlerin yazılmamış sayılması gerektiği, davacı aleyhine yer alan maddelerin «genel işlem şartlarına» aykırı olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, davacının kullanmış olduğu ticari krediler nedeniyle çeşitli adlar altında yapılan kesintilerin «istirdadı» talebine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/197 E. , 2018/5628 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen ........2015 tarih ve 2014/1144-2015/759 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan genel tarım kredisi kullandığını, davalının çeşitli adlar altında haksız kesintiler yaptığını ileri sürerek şimdilik ....024,00 TL 'nin ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dava dilekçesinde; alınan ücretlerin sözleşme ile kararlaştırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinde komisyon ve kesinti oranları ve miktarının belirlenmediği ve ayrıca bankanın yaptığı harcamaları ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile ....024,00 TL 'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava konusu Tarımsal Kredi Genel Sigorta sözleşmelerinin düzenlendiği tarihler itibarıyle 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun hükümlerine tabidir. Sözkonusu kredi sözleşmelerinde komisyon alınmasına dair hüküm bulunduğu ancak komisyon miktarı ve oranlarına ilişkin hüküm bulunmadığıda dikkate alınarak, 09.....2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında 2006/1 sayılı Tebliğ’in 6. maddesi gereğince yapılması gereken bir ilan ve yayım varsa, bunun yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise, bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması gerekir.
Şayet, gerekli ilan ve yayımlar yapılmamış ise, sözleşmede miktar ve oran belirtilmediği gözönüne alınarak emsal banka uygulamalarının araştırılması, alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre uygun olup olmadığı, bankanın kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır
Ayrıca BSMV'nin kredi işlemlerinde alınan yasal vergi kesintisi niteliğinde olduğundan bu kesintinin davalıdan iadesine karar verilmesi isabetli değildir. Bu nedenle mahkemece anılan hususlar değerlendirilerek sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ....09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/450709300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz