İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/7306 E. 2013/6474 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sorumluluk sigortası↗ temerrüt tarihi↗ işlemiş faiz↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ sigorta poliçesi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, iş kazası sonucu sigortalının işçisinin vefat ettiği, davacının kazadan sonra işçi için 74.182,22 TL tedavi gideri yaptığı, yaralanmanın hayati tehlike içermesi sebebiyle özel sağlık kuruluşunda tedavi ettirilmesinin doğal olduğu, özel hastanece saptanan tedavi giderinin nitelik ve miktarı yönünden BK 44 ve 43'üncü maddelerinin uygulanmasını gerektiren bir durum bulunmadığı, yapılan ödemenin poliçe kapsamında kalıp likit olduğu gerekçesiyle itirazın iptaline, asıl alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davacı sigortalı işveren "İşveren Sorumluluk Sigorta Poliçesi"ni düzenleyen davalı ... şirketinden dava dışı işçinin tedavi giderleri nedeniyle ödediği tutarı talep etmiştir. Bu poliçe meblağ sigortası olmayıp davacı ancak uğradığı zarar nispetinde sigorta şirketinden talepte bulunabileceğinden alacağın likit olduğu kabul edilemez.
Ayrıca, davalı ... şirketi icra takibinden önce usulüne uygun olarak kendisine başvurulmadığını, bu nedenle temerrüde düşmediğini savunmuştur. İcra takibinde 74.182,22 TL asıl alacak, 1.536,49 TL işlemiş faiz talebinde bulunulduğu halde, mahkemece davalının hangi tarihte temerrüde düştüğü ve icra takip tarihi itibariyle talep edilen işlemiş faiz alacağının yerinde olup olmadığı hususunun üzerinde durulmamıştır. Bu durumda, mahkemece davalının temerrüt tarihi belirlenip icra takibinden önce temerrüde düşmüş ise, bilirkişiden davacının talep edebileceği işlemiş faizin miktarı konusunda rapor alınarak ulaşılacak sonuç çerçevesinde karar verilmek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13359 E. 2010/2714 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, manevi tazminat istemlerinin kabulüne, «maddi tazminat» isteminin davacılardan ... için taleple bağlı kalınarak kabulüne, diğer davacının tedavi gideri ve tazminat isteminin reddine karar verilmiş, davalılar tarafından temyiz edilen karar, Dairemizin 11.05.2009 tarihli kararında yazılı gerekçeyle bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/7306 E. , 2013/6474 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.02.2012 tarih ve 2011/360-2012/76 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı nezdinde "İşveren Sorumluluk Sigorta Poliçesi" ile sigortalı olduğunu, işçisi ...'ın işyerinde geçirdiği kaza sonucu vefat ettiğini, müvekkili tarafından işçi için 74.182,22 TL tedavi gideri yapıldığını, bu tedavi giderinin tahsili için yapılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve %40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zararın değerlendirilmesine ilişkin belgelerin sigortalı tarafından müvekkiline gönderilmediğini, işverene nispet edilen kusura göre sigortacının sorumluluğunun bulunacağını, rücu haklarının kayba uğramaması için üçüncü şahıslara izafe edilebilecek kusurun bulunup bulunmadığı ile işverenin sorumluluğunu ortadan kaldıracak nedenlerin varlığının araştırılması gerektiği, sigorta genel şartları uyarınca müvekkilinin açık muvafakatı olmadan sigorta ettirenin tazminat talebini kabule yetkisinin bulunmadığını, davacının bu düzenlemeye aykırı ödeme yapması sebebiyle dava şartlarının oluşmadığını, olayın yargılamaya ihtiyaç göstermesi sebebiyle icra inkar tazminatının istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, iş kazası sonucu sigortalının işçisinin vefat ettiği, davacının kazadan sonra işçi için 74.182,22 TL tedavi gideri yaptığı, yaralanmanın hayati tehlike içermesi sebebiyle özel sağlık kuruluşunda tedavi ettirilmesinin doğal olduğu, özel hastanece saptanan tedavi giderinin nitelik ve miktarı yönünden BK 44 ve 43'üncü maddelerinin uygulanmasını gerektiren bir durum bulunmadığı, yapılan ödemenin poliçe kapsamında kalıp likit olduğu gerekçesiyle itirazın iptaline, asıl alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davacı sigortalı işveren "İşveren Sorumluluk Sigorta Poliçesi"ni düzenleyen davalı ... şirketinden dava dışı işçinin tedavi giderleri nedeniyle ödediği tutarı talep etmiştir. Bu poliçe meblağ sigortası olmayıp davacı ancak uğradığı zarar nispetinde sigorta şirketinden talepte bulunabileceğinden alacağın likit olduğu kabul edilemez.
Ayrıca, davalı ... şirketi icra takibinden önce usulüne uygun olarak kendisine başvurulmadığını, bu nedenle temerrüde düşmediğini savunmuştur. İcra takibinde 74.182,22 TL asıl alacak, 1.536,49 TL işlemiş faiz talebinde bulunulduğu halde, mahkemece davalının hangi tarihte temerrüde düştüğü ve icra takip tarihi itibariyle talep edilen işlemiş faiz alacağının yerinde olup olmadığı hususunun üzerinde durulmamıştır. Bu durumda, mahkemece davalının temerrüt tarihi belirlenip icra takibinden önce temerrüde düşmüş ise, bilirkişiden davacının talep edebileceği işlemiş faizin miktarı konusunda rapor alınarak ulaşılacak sonuç çerçevesinde karar verilmek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/450514300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz