6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sigorta

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/12937 E. 2013/4628 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargılama giderleri kâr payı yargılama gideri vekalet ücreti

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 94HUMK 438

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile davalının kabulüne binaen 11.629,98 TL kâr payının 12.07.2005 tarihinden, 1.768,00 TL’nin ise 07.08.2006 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hüküm altına alınan miktarı ödemeyi kabul eden ve dava açılmasına sebebiyet vermeyen davalının yargılama gideri ve vekalet ücretlerinden sorumlu tutulmamasına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

...- Ancak, Dairemizin uyulan bozma kararında, 1086 Sayılı HUMK’nun 94/.... maddesinde hal ve vaziyeti ile aleyhine dava ikamesine sebebiyet vermemiş ve ilk muhakeme celsesinde de davacının iddiasını kabul etmiş olan davalının yargılama gideri ile ilzam olunamayacağı düzenlendiği ve buna göre, davadan önce ve dava sırasında hüküm altına alınan miktarları ödemeyi kabul eden ve dava açılmasına sebebiyet veren bir eylemde de bulunmayan davalının anılan madde uyarınca yargılama gideri ve vekalet ücreti ile sorumlu tutulmaması gerektiğine işaret edilmiş olup davalının, bozma doğrultusunda yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verildiği halde yargılama giderlerinden sayılan harçlardan sorumlu tutulması yerinde görülmediğinden mahkemece verilen kararın bozulması gerekmekte ise de, bu husus yeniden yargılama gerektirmediğinden, mahkeme kararının HUMK'nun 438/7. maddesi gereği düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14247 E. 2011/16273 K.

    Ortak: · Sigorta

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/12937 E.  ,  2013/4628 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... ...

4. Asliye Ticaret (...

4. Asliye Ticaret Mahkemesi) Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 05.07.2012 tarih ve 2012/636-2012/840 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin ... yılın sonunda toplu para ödeneceği vaadiyle davalı şirket nezdinde birikimli hayat sigortası yaptırdığını ve sigorta süresi boyunca prim ödemelerini düzenli olarak yerine getirdiğini, ... yıllık sürenin 12.07.2005 tarihinde dolduğu halde davalının müvekkiline karşı olan ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, sigortalılık süresinin sonunda müvekkiline ödenmesi gereken muhtemel para miktarının 47.316.511.000 TL olduğu açıkça belirtilmesine rağmen bu miktarın ödenmediğini ve müvekkilinin sigorta süresinin bitmediği düşüncesiyle 2006 yılının Temmuz ayına kadar prim ödemeyi sürdürerek fazladan ödemede bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 35.000,00 TL toplu alacağın 12.07.2005 tarihinden, 1.768,00 TL fazladan ödenen prim alacağının ise ödendiği tarihlerden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin sözleşme ve yasal düzenlemeler uyarınca ödemesi gereken birikim kar payı toplamının 11.629,98 TL, iadesi gereken tutarın da 1.768,00 TL olup, müvekkilinin bu miktarları ödemeyi kabul ettiğini, bu durumda müvekkilinin dava açılmasına sebep olmayıp, sözleşme gereği ödenmesi gereken miktar ile fazladan alınan primleri de ödemeyi kabul ettiğinden faiz ve masraflardan da sorumlu tutulamayacağını savunarak, davacının kabul edilen miktarları aşan taleplerinin reddini istemiştir.

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile davalının kabulüne binaen 11.629,98 TL kâr payının 12.07.2005 tarihinden, 1.768,00 TL’nin ise 07.08.2006 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hüküm altına alınan miktarı ödemeyi kabul eden ve dava açılmasına sebebiyet vermeyen davalının yargılama gideri ve vekalet ücretlerinden sorumlu tutulmamasına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

...- Ancak, Dairemizin uyulan bozma kararında, 1086 Sayılı HUMK’nun 94/.... maddesinde hal ve vaziyeti ile aleyhine dava ikamesine sebebiyet vermemiş ve ilk muhakeme celsesinde de davacının iddiasını kabul etmiş olan davalının yargılama gideri ile ilzam olunamayacağı düzenlendiği ve buna göre, davadan önce ve dava sırasında hüküm altına alınan miktarları ödemeyi kabul eden ve dava açılmasına sebebiyet veren bir eylemde de bulunmayan davalının anılan madde uyarınca yargılama gideri ve vekalet ücreti ile sorumlu tutulmaması gerektiğine işaret edilmiş olup davalının, bozma doğrultusunda yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verildiği halde yargılama giderlerinden sayılan harçlardan sorumlu tutulması yerinde görülmediğinden mahkemece verilen kararın bozulması gerekmekte ise de, bu husus yeniden yargılama gerektirmediğinden, mahkeme kararının HUMK'nun 438/7.

maddesi gereği düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının .... bendinin “ Alınması gerekli 723,49 TL nispi harçtan davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 496,37 TL harcın mahsubu ile bakiye 227,12 TL'nin davacıdan tahsiline” ve 4. bendinin “ Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 510,67 TL harcın davacı üzerinde bırakılmasına” şeklinde düzeltilmesine, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/449431200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.