Borçlu olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/3474 E. 2013/4256 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yemin teklif hakkı↗ teminat çeki↗ isticvap↗ yemin teklifi↗ mutabakat↗ bedelsizlik↗ yemin↗ kambiyo senedi↗ taşıma sözleşmesi↗ çek↗ menfi tespit↗ cy/cy kaydı↗ teminat↗ temsil↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu çek bedeline mahsuben “makbuz” başlıklı adi yazılı bir belgede ... tarafından ...’dan (....000) TL alındığının bildirildiğini, “mutabakat” başlıklı belgede de tarafların 22.01.2008 tarihi itibariyle birbirinden alacak ve borç bakiyelerinin kalmadığının bildirildiği, ...’nın davalı şirket çalışanı olmadığı, davacı defterlerinde dava konusu çekin kaydının bulunmadığı, davalı defterlerinin ise isticvaba rağmen sunulmadığı, (22.710) TL karşılığında taşıma yapılıp yapılmadığı hususunda ispat yükümlülüğünün davalıda olduğu kabul edilerek, davacıya yemin teklif hakkının hatırlatıldığı, davalının teklifi üzerine davacı yetkilisinin dava konusu çekin teminat çeki olduğu, (....000) TL taşıma işi yapıldığı, karşılığının da davalıya ödendiği konusunda yemin ettiği, davacı tarafa çek bedelinin ödendiği ve çekin karşılıksız kaldığı hususunda yemin teklif hakkının hatırlatıldığı halde davacının davalıya yemin teklif etmediği, dava konusu çekin teminat çeki olduğu ve bedelsiz kaldığı ve kısmi ödemede bulunulduğu iddialarının ispat yükümlülüğünün davacıda olduğu halde bu iddiaların ispatlanamadığı, çekin ödeme aracı olduğu, mahkemece daha önce tedbir kararı verildiğinden davalının icra takibi konusu alacağına geç kavuştuğu gerekçesiyle davanın reddine, (22.710) TL’nin %40’ı olan (9.084) TL tazminatın davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...-Ancak dava, kambiyo senedine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı vekilince dava konusu ....03.2008 tarihli ve (22.710) TL bedelli çekin taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi dolayısıyla davalıya avans olarak verildiği, (....000) TL’nın yapılan taşıma işi karşılığında ödendiği, başkaca iş yapılmadığından kalan tutar için borçlarının bulunmadığı halde, davalı tarafından tüm çek bedeli üzerinden takibe girişilmesinin haksız olduğu ileri sürülmüş, davalı vekili ise çekin bir ödeme aracı olduğunu ve bedelsiz kaldığı iddiasının davacı tarafından ispatlanmasının gerektiğini savunmuştur.
Dosyaya sunulan “mutabakat” başlıklı adi yazılı belgede, 22.01.2008 tarihi itibariyle taraflar arasında hiçbir alacak ve borç bakiyesinin kalmadığının bildirildiği görülmektedir. Davacı vekilince bu tarihten sonra da taraflar arasındaki ilişkinin devam ettiği bildirilmiştir. “Makbuz” başlıklı belgede ise dava konusu (4539165) numaralı çek bedeline mahsuben (....000) TL’nın nakden alındığı belirtilmiş, belgeyi ... ile ... imzalamıştır. Davacı vekilinin beyanına göre ... davacı şirketin muhasebecisidir. Davalı vekili ise müvekkilinin ...adında bir çalışanının olmadığını savunmuştur. Her ne kadar mahkemece sorulması üzerine ....’nca davalı şirketin ... adında bir çalışanının olmadığı bildirilmişse de, yine mahkemece davalı şirket adresine defterlerinin sunulması için keşide edilen isticvap davetiyesini, “gösterilen adreste yetkili” meşruhatıyla aynı kişi tebliğ almıştır. Bu durumda artık ...’da kaydının olmadığından bahisle ...’nın davalı şirket çalışanı olmadığının savunulması, MK’nın .... maddesinde belirtilen iyi niyet kuralları ile bağdaşmayacaktır. Yine davacı vekilince 24.07.2008 tarihli ve (....000) TL bedelli banka dekontu sunularak, yargılama sırasında icra dosyasına ödeme yapıldığı bildirilmiş, davalı vekilince de 08.04.2010 tarihli oturumda, anılan ödemenin icra dosyasına yönelik bir ödeme olduğu, ancak bu ödemeyle ilgili olarak icra dosyasına herhangi bir beyanda bulunmadıkları bildirilmiştir. Bu durum davacının dava konusu çek bedeline mahsuben toplam (12.000) TL ödemede bulunduğunu gösterdiği gibi, ayrıca taraflar arasındaki ilişkinin 22.01.2008 tarihli mutabakata rağmen bir süre daha devam ettiğini de göstermektedir. Mahkemece her ne kadar davacı ve davalı vekillerine karşılıklı yemin teklif hakkı hatırlatılmış ve davacı temsilcisi tarafından da 24.06.2010 tarihli oturumda, “en son (....000) TL'lık taşıma işi yapıldığı, bu bedelin davalı çalışanına ödendiği, başkaca bir işin yapılmadığı” beyanıyla yemin edilmişse de, yukarıda da değinildiği üzere, davalı vekili dava konusu çekin taşıma ilişkisi karşılığında alındığını kabul etmemiş, taraflar arasındaki bir borç ilişkisi nedeniyle verildiğini savunmuştur. Bu durumda borcun ödendiğini davacı ispat etmelidir. İspat yükümlülüğü kendisine düşen davacı tarafından ise bakiye borcun ödendiği ispat edilemediği gibi davalı tarafa bu hususta yemin teklifinde bulunmayacakları da bildirilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, davacının dava konusu çek bedeline mahsuben toplam (12.000) TL ödemede bulunduğu kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, icapsız yemine dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/3474 E. , 2013/4256 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.11.2010 tarih ve 2008/348-2010/524 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05.03.2013 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı ...A.Ş. tarafından keşide edilen (....000) TL ve (22.710) TL bedelli çeklerin hatır için müvekkiline verildiğini, taşıma işlerinin bir kısmını davalıya yaptıran müvekkilince, işin devam edeceği düşüncesiyle, anılan çeklerin avans ve teminat niteliğinde davalıya ciro ve teslim edildiğini, yapılan taşıma işi bedeli (....000) TL’ye ulaştığında bedeli ödenerek (....000) TL’lik çekin geri alındığını, davalının (....000) TL’lik daha iş yapınca paraya ihtiyacı olduğunu söyleyip, diğer çek bedeline mahsuben müvekkilinden (....000) TL daha aldığını, buna rağmen aradaki ilişki bozulunca (22.710) TL’lik çeke dayalı icra takibine giriştiğini ileri sürerek, müvekkilinin (22.710) TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıdan aradaki ticari ilişkiden kaynaklanan bir kısım senetlerin alınıp ödeme yapılmayınca icra takibine girişildiğini, taraflar arasındaki 22.01.2008 tarihli mutabakat yazısı ile ibralaşıp aradaki ilişkinin tasfiye edildiğini, davacının hatır çeki iddiasını ispatlamasının gerektiğini savunarak davanın reddini istemiş, % 40 kötüniyet tazminatının da davacıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu çek bedeline mahsuben “makbuz” başlıklı adi yazılı bir belgede ... tarafından ...’dan (....000) TL alındığının bildirildiğini, “mutabakat” başlıklı belgede de tarafların 22.01.2008 tarihi itibariyle birbirinden alacak ve borç bakiyelerinin kalmadığının bildirildiği, ...’nın davalı şirket çalışanı olmadığı, davacı defterlerinde dava konusu çekin kaydının bulunmadığı, davalı defterlerinin ise isticvaba rağmen sunulmadığı, (22.710) TL karşılığında taşıma yapılıp yapılmadığı hususunda ispat yükümlülüğünün davalıda olduğu kabul edilerek, davacıya yemin teklif hakkının hatırlatıldığı, davalının teklifi üzerine davacı yetkilisinin dava konusu çekin teminat çeki olduğu, (....000) TL taşıma işi yapıldığı, karşılığının da davalıya ödendiği konusunda yemin ettiği, davacı tarafa çek bedelinin ödendiği ve çekin karşılıksız kaldığı hususunda yemin teklif hakkının hatırlatıldığı halde davacının davalıya yemin teklif etmediği, dava konusu çekin teminat çeki olduğu ve bedelsiz kaldığı ve kısmi ödemede bulunulduğu iddialarının ispat yükümlülüğünün davacıda olduğu halde bu iddiaların ispatlanamadığı, çekin ödeme aracı olduğu, mahkemece daha önce tedbir kararı verildiğinden davalının icra takibi konusu alacağına geç kavuştuğu gerekçesiyle davanın reddine, (22.710) TL’nin %40’ı olan (9.084) TL tazminatın davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...-Ancak dava, kambiyo senedine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı vekilince dava konusu ....03.2008 tarihli ve (22.710) TL bedelli çekin taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi dolayısıyla davalıya avans olarak verildiği, (....000) TL’nın yapılan taşıma işi karşılığında ödendiği, başkaca iş yapılmadığından kalan tutar için borçlarının bulunmadığı halde, davalı tarafından tüm çek bedeli üzerinden takibe girişilmesinin haksız olduğu ileri sürülmüş, davalı vekili ise çekin bir ödeme aracı olduğunu ve bedelsiz kaldığı iddiasının davacı tarafından ispatlanmasının gerektiğini savunmuştur.
Dosyaya sunulan “mutabakat” başlıklı adi yazılı belgede, 22.01.2008 tarihi itibariyle taraflar arasında hiçbir alacak ve borç bakiyesinin kalmadığının bildirildiği görülmektedir. Davacı vekilince bu tarihten sonra da taraflar arasındaki ilişkinin devam ettiği bildirilmiştir. “Makbuz” başlıklı belgede ise dava konusu (4539165) numaralı çek bedeline mahsuben (....000) TL’nın nakden alındığı belirtilmiş, belgeyi ... ile ... imzalamıştır. Davacı vekilinin beyanına göre ... davacı şirketin muhasebecisidir. Davalı vekili ise müvekkilinin ...adında bir çalışanının olmadığını savunmuştur. Her ne kadar mahkemece sorulması üzerine ....’nca davalı şirketin ... adında bir çalışanının olmadığı bildirilmişse de, yine mahkemece davalı şirket adresine defterlerinin sunulması için keşide edilen isticvap davetiyesini, “gösterilen adreste yetkili” meşruhatıyla aynı kişi tebliğ almıştır.
Bu durumda artık ...’da kaydının olmadığından bahisle ...’nın davalı şirket çalışanı olmadığının savunulması, MK’nın .... maddesinde belirtilen iyi niyet kuralları ile bağdaşmayacaktır. Yine davacı vekilince 24.07.2008 tarihli ve (....000) TL bedelli banka dekontu sunularak, yargılama sırasında icra dosyasına ödeme yapıldığı bildirilmiş, davalı vekilince de 08.04.2010 tarihli oturumda, anılan ödemenin icra dosyasına yönelik bir ödeme olduğu, ancak bu ödemeyle ilgili olarak icra dosyasına herhangi bir beyanda bulunmadıkları bildirilmiştir. Bu durum davacının dava konusu çek bedeline mahsuben toplam (12.000) TL ödemede bulunduğunu gösterdiği gibi, ayrıca taraflar arasındaki ilişkinin 22.01.2008 tarihli mutabakata rağmen bir süre daha devam ettiğini de göstermektedir.
Mahkemece her ne kadar davacı ve davalı vekillerine karşılıklı yemin teklif hakkı hatırlatılmış ve davacı temsilcisi tarafından da 24.06.2010 tarihli oturumda, “en son (....000) TL'lık taşıma işi yapıldığı, bu bedelin davalı çalışanına ödendiği, başkaca bir işin yapılmadığı” beyanıyla yemin edilmişse de, yukarıda da değinildiği üzere, davalı vekili dava konusu çekin taşıma ilişkisi karşılığında alındığını kabul etmemiş, taraflar arasındaki bir borç ilişkisi nedeniyle verildiğini savunmuştur. Bu durumda borcun ödendiğini davacı ispat etmelidir. İspat yükümlülüğü kendisine düşen davacı tarafından ise bakiye borcun ödendiği ispat edilemediği gibi davalı tarafa bu hususta yemin teklifinde bulunmayacakları da bildirilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, davacının dava konusu çek bedeline mahsuben toplam (12.000) TL ödemede bulunduğu kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, icapsız yemine dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
18.03.2013 / YA
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/449104200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz