6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İhtiyati haciz kararı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/2623 E. 2013/4200 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
adi senet yazılı delil başlangıcı temel ilişki delil başlangıcı vade tarihi lehdar yazılı delil kambiyo senedi ihtiyati haciz bono vade haciz kesin hüküm i̇i̇k 72/son

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, talebe konu senedin vade tarihinin 25.06.2011 olarak yazıldığı, senedin açıklama kısmında el yazısı ile 25 Mayıs 2006 yazısının bulunduğu ve her iki tarihin birbirini tutmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.

Kararı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili temyiz etmiştir.

İhtiyati haciz kararı verilmesini talep eden alacaklı vekili, kambiyo senedine bağlanmış borcun ödenmediği ileri sürerek, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.

Alacaklı vekili dosya içinde örneği bulunan bonoya dayalı olarak talepte bulunmuştur. 6762 Sayılı ...’nun 690. maddesi yollamasıyla 615/son hükmü uyarınca bono üzerinde iki farklı vadenin bulunması halinde bononun batıl olacağı yönünde hüküm bulunmakta ise de alacaklı vekili tarafından ileri sürülen talep ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, gerek öğreti gerekse yerleşik yargı kararlarında belirtildiği üzere alacağın varlığı konusunda mahkeme hakiminde kanaat uyandırılması yeterlidir. Nitekim yabancı doktrinde gerçeğe yakın ispat olarak da adlandırılan bu durum, kesin bir ispatı gerektirmemektedir. Bu durumda, somut olayda isteme konu bonoda alacaklının lehdar konumunda olduğu da göz önünde bulundurularak, taraflar arasındaki temel ilişki ve batıl durumdaki bono senedinin adi senet ya da yazılı delil başlangıcı teşkil edip etmediği değerlendirilmek suretiyle sonuca gidilmek gerekirken yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Yönetim kurulu kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1537 E. 2019/6605 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/2623 E.  ,  2013/4200 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/12/2012 tarih ve 2012/146-2012/146 D.İş. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

İhtiyati haciz kararı verilmesini talep eden alacaklı vekili, vadesi gelmiş, rehinle teminat altına alınmamış ve kambiyo senedine bağlanmış borcun ödenmediğini ileri sürerek, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, talebe konu senedin vade tarihinin 25.06.2011 olarak yazıldığı, senedin açıklama kısmında el yazısı ile 25 Mayıs 2006 yazısının bulunduğu ve her iki tarihin birbirini tutmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.

Kararı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili temyiz etmiştir.

İhtiyati haciz kararı verilmesini talep eden alacaklı vekili, kambiyo senedine bağlanmış borcun ödenmediği ileri sürerek, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.

Alacaklı vekili dosya içinde örneği bulunan bonoya dayalı olarak talepte bulunmuştur. 6762 Sayılı ...’nun 690. maddesi yollamasıyla 615/son hükmü uyarınca bono üzerinde iki farklı vadenin bulunması halinde bononun batıl olacağı yönünde hüküm bulunmakta ise de alacaklı vekili tarafından ileri sürülen talep ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, gerek öğreti gerekse yerleşik yargı kararlarında belirtildiği üzere alacağın varlığı konusunda mahkeme hakiminde kanaat uyandırılması yeterlidir. Nitekim yabancı doktrinde gerçeğe yakın ispat olarak da adlandırılan bu durum, kesin bir ispatı gerektirmemektedir. Bu durumda, somut olayda isteme konu bonoda alacaklının lehdar konumunda olduğu da göz önünde bulundurularak, taraflar arasındaki temel ilişki ve batıl durumdaki bono senedinin adi senet ya da yazılı delil başlangıcı teşkil edip etmediği değerlendirilmek suretiyle sonuca gidilmek gerekirken yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün alacaklı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/449101400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.