6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/4510 E. 2013/3897 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
munzam zarar ticari faiz temerrüt faizi yasal faiz temerrüt

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 43

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının tazminat alacağını geç tahsil etmesinden kaynaklanan munzam zararının tahsilini talep etmeye hakkı bulunduğu, 517.615,20 TL olarak belirlenen munzam zarardan ekonomik gelişmelerdeki etkiler, tarafların hukuksal durumları, tahsil edilen paranın miktarı göz önüne alınarak BK'nun 43. maddesi gereğince %50 oranında indirim yapıldığı ve bulunan bu rakamdan ayrıca tahsil sırasında davacının aldığı temerrüt faizi de indirilerek toplam munzam zararının 149.749,97 TL olduğunun belirlendiği gerekçesiyle, asıl dava ve birleşen davanın kısmen kabulü ile 149.749,97 TL alacağın 6.000,00 TL'sinin dava tarihi 08.06.2006, 143.749,97 TL'sinin dava tarihi 28.07.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

...- Ancak, dava taşıma akdi nedeniyle tahsil edilen temerrüt faizini aşan zararın tazminine ilişkin olup davacı taraf uyuşmazlığın taşıma akdinden kaynaklanması nedeniyle olay tarihi itibariyle açtığı ilk tazminat davasında, olay tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa'nın .... maddesi uyarınca ticari faiz isteyebilecekken yasal faiz talebinde bulunmuş olduğundan iş bu davada, munzam zarar hesabının ticari faiz ile bunu aşan zarar arasındaki fark olarak hesaplanması gerekir. Bu itibarla, mahkemece, davacının, ilk davada 3095 Sayılı Yasa'nın .... maddesi uyarınca faiz istemesi halinde tahsil edebileceği faiz miktarı bulunup bu davada hesaplanan tutardan bu miktarın yani 517.615.200,033 TL (517.615,20 TL)'den ilk davada tahsil edilen 109.057.636.000 TL (109.057, 63 TL) 'nın çıkarılması suretiyle elde edilecek tutarın değil, ticari faiz istenmesi halinde 109.057, 63 TL'nın yerine tahsil edilebilecek faiz tutarı arasındaki fark bulunup buna göre munzam zarara hükmetmek gerekirken bu hususun nazara alınmaması bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/497 E. 2010/4157 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/4510 E.  ,  2013/3897 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... ...

16. Asliye Hukuk (... .... Asliye Hukuk Mahkemesi) Mahkemesi’nce verilen ....12.2011 tarih ve 2011/397-2011/519 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, Davacı vekili, müvekkilinin 30.07.1998 tarihinde davalıya ait şehir hatları gemisinde geçirdiği kaza nedeniyle açılan tazminat davasında hükmedilen maddi ve manevi tazminatın 28.02.2005 tarihinde temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsil edildiğini, müvekkilinin zararının temerrüt faizinden çok fazla olduğunu, bu nedenle munzam zararın meydana geldiğini, yerleşik yargı kararlarının da bu doğrultuda olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6.000 TL munzam zararın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise bilirkişi raporunda belirlenen bakiye 402.557,56 TL'nin tahsilini istemiştir.

Davalı vekili, davacının geçirdiği kazadaki kusur durumunun ve bu kaza nedeniyle sorumlu olunan tazminatın belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiğini, bu nedenle müvekkilinin temerrüdünden söz edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının tazminat alacağını geç tahsil etmesinden kaynaklanan munzam zararının tahsilini talep etmeye hakkı bulunduğu, 517.615,20 TL olarak belirlenen munzam zarardan ekonomik gelişmelerdeki etkiler, tarafların hukuksal durumları, tahsil edilen paranın miktarı göz önüne alınarak BK'nun 43. maddesi gereğince %50 oranında indirim yapıldığı ve bulunan bu rakamdan ayrıca tahsil sırasında davacının aldığı temerrüt faizi de indirilerek toplam munzam zararının 149.749,97 TL olduğunun belirlendiği gerekçesiyle, asıl dava ve birleşen davanın kısmen kabulü ile 149.749,97 TL alacağın 6.000,00 TL'sinin dava tarihi 08.06.2006, 143.749,97 TL'sinin dava tarihi 28.07.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

...- Ancak, dava taşıma akdi nedeniyle tahsil edilen temerrüt faizini aşan zararın tazminine ilişkin olup davacı taraf uyuşmazlığın taşıma akdinden kaynaklanması nedeniyle olay tarihi itibariyle açtığı ilk tazminat davasında, olay tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa'nın .... maddesi uyarınca ticari faiz isteyebilecekken yasal faiz talebinde bulunmuş olduğundan iş bu davada, munzam zarar hesabının ticari faiz ile bunu aşan zarar arasındaki fark olarak hesaplanması gerekir. Bu itibarla, mahkemece, davacının, ilk davada 3095 Sayılı Yasa'nın .... maddesi uyarınca faiz istemesi halinde tahsil edebileceği faiz miktarı bulunup bu davada hesaplanan tutardan bu miktarın yani 517.615.200,033 TL (517.615,20 TL)'den ilk davada tahsil edilen 109.057.636.000 TL (109.057, 63 TL) 'nın çıkarılması suretiyle elde edilecek tutarın değil, ticari faiz istenmesi halinde 109.057, 63 TL'nın yerine tahsil edilebilecek faiz tutarı arasındaki fark bulunup buna göre munzam zarara hükmetmek gerekirken bu hususun nazara alınmaması bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/449086000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.