İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/320 E. 2013/1895 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hisse devri↗ kötüniyet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının davalı şirketin borçlu olduğunu kanıtlayamadığı, şirket yetkilisinin yeminli beyanı ile şirketin takibe konu belgeler ve hisse devri nedeniyle davacıya borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, takibin kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından davalının tazminat talebinin reddine dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16348 E. 2015/1590 K.
Ortak:hisse devri · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının davalı şirketin borçlu olduğunu kanıtlayamadığı, şirket yetkilisinin yeminli beyanı ile şirketin takibe konu belgeler ve «hisse devri» nedeniyle davacıya borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, takibin «kötüniyetli» olduğu kanıtlanamadığından davalının tazminat talebinin reddine dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Benzer bu kararda2013/22790 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı asılın yeminli beyanı da nazara alınarak, dava konusu «hisse devrine» ilişkin sözleşme ve 18/03/2010 tarihli «protokolde» hisse devir bedelinin daha sonra ödeneceğine ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı, davacının bu konudaki iddiasını «kesin» delillerle kanıtlayamadığı, davalı asilin yeminli beyanında bedelin ödendiğini bildirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:protokol · kesin hüküm
Benzer bu kararda2013/22790 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı asılın yeminli beyanı da nazara alınarak, dava konusu «hisse devrine» ilişkin sözleşme ve 18/03/2010 tarihli «protokolde» hisse devir bedelinin daha sonra ödeneceğine ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı, davacının bu konudaki iddiasını «kesin» delillerle kanıtlayamadığı, davalı asilin yeminli beyanında bedelin ödendiğini bildirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1314 E. 2012/15703 K.
Ortak:hisse devri · kötüniyet · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının davalı şirketin borçlu olduğunu kanıtlayamadığı, şirket yetkilisinin yeminli beyanı ile şirketin takibe konu belgeler ve «hisse devri» nedeniyle davacıya borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, takibin «kötüniyetli» olduğu kanıtlanamadığından davalının tazminat talebinin reddine dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, davacının davalı şirketin borçlu olduğunu kanıtlayamadığı, şirket yetkilisinin yeminli beyanı ile şirketin takibe konu belgeler ve «hisse devri» nedeniyle davacıya borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, takibin «kötüniyetli» olduğu kanıtlanamadığından davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanık delili · kambiyo senedi vasfı · yazılı delil başlangıcı · delil başlangıcı · yazılı delil · kambiyo senedi · uyuşmazlık konusu · havale
Benzer bu kararda2-Davacı tarafından icra takibine dayanak yapılan çekler süresinde «ibraz» edilmediğinden «kambiyo senedi vasfını» yitirdiğine göre, «yazılı delil başlangıcı» niteliğindedir.
Nitekim davacı bu hususta 02/12/2010 «havale» tarihli delil listesinde «tanık deliline» dayanmıştır.
Bu durumda, davacı «uyuşmazlık konusu» borcun varlığını başka delillerle de ispatlayabilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/320 E. , 2013/1895 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye HukukMahkemesi’nce verilen 19.04.2011 gün ve 2010/378-2011/246 sayılı kararı bozan Daire’nin 10.10.2012 gün ve 2012/1314-2012/15703 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hisse devir sözleşmesiyle şirkette bulunan hisselerini ...'e devir etmesi nedeniyle almış olduğu çeklere dayalı olarak yaptığı icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini, müvekkilinin çekler hakkında pek fazla bilgisi olmamasından dolayı ibraz süresini kaçırarak ilgili bankadan karşılıksız şerhi yazdıramadığını, davalı şirket yetkililerinin davacının bu durumundan yararlanarak davacıya çeklerden cayma ihtarnamesi gönderdiklerini, dava konusu çeklerden doğan alacak ile ilgili borçlu şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi karşılıksız şerhinin vurulmamasını fırsat bilen davalının noter aracılığıyla çeklerden caydığını iddia ederek borçtan kaçma çabasına girdiğini, ileri sürerek itirazın iptaline, %40'dan aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili şirketteki hisselerini ...'e devrettiğini, bu nedenle müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmadığını, davacının resmi şekilde yapılan hisse devir sözleşmesinde hisse devir bedelini nakten ve tamamen aldığını beyan ettiğini savunarak davanın reddini, %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının davalı şirketin borçlu olduğunu kanıtlayamadığı, şirket yetkilisinin yeminli beyanı ile şirketin takibe konu belgeler ve hisse devri nedeniyle davacıya borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, takibin kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından davalının tazminat talebinin reddine dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 06,55 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 05.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/448921400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz