6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Gizli ayıp nedeniyle onarım bedeli ve kazanç kaybı tazminatı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/859 E. 2025/1013 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satımAyıba karşı tekeffül

Gerekçe özeti

Garanti kapsamındaki bir malın kullanım sırasında ortaya çıkan arızasının, dıştan müdahale veya kullanıcı hatasına dair somut delil bulunmaması ve cihazın kendi dijital/diagnostik kayıtlarının bu yönde bir uyarı içermemesi hâlinde, arıza üretimden kaynaklanan gizli ayıp olarak kabul edilir. Gizli ayıp hâlinde, malın arıza anında derhal yetkili servise başvurularak onarım talep edilmesi, TBK 223 uyarınca ayıp ihbarı yerine geçer ve ihbar süresinde yapılmış sayılır. Satıcının sözleşmeye aykırılıktan (garanti akdinin ihlalinden) kaynaklanan sorumluluğunda TBK 114/2 uyarınca haksız fiil sorumluluğu hükümleri de uygulama alanı bulacağından, kısmi davada ıslah ile artırılan tazminat kısmına da, ıslah tarihinden değil, temerrüdün başladığı dava tarihinden itibaren faiz işletilir. Garanti kapsamında onarım talebinde bulunan alıcının, satıcının bu talebi sonuçlandırmasını beklemesi, zararı artırıcı bir davranış olarak değerlendirilmez; ticari amaçla kullanılan bir aracın işletilememesinden kaynaklanan kazanç kaybı, işin doğası gereği var sayılır ve makul onarım süresi aşan kısım üzerinden hesaplanır.

Ele alınan sorunlar

Arızanın gizli ayıp mı yoksa kullanıcı kusuru mu olduğu → ret

İddia: Davalı, aracın işletme talimatlarına aykırı kullanıldığını, yetkili servis dışında müdahale edilerek yağ karterinin boşaltıldığını veya yağ ikaz kayıtlarının silindiğini, dolayısıyla arızanın kullanıcı kaynaklı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Aracın arızadan 40 gün önce yetkili servise geldiğinde motor yağının eksik olduğu tespit edilerek 7 litre yağ eklendiği, bu kadar kısa sürede motor yağının tekrar tükenmiş olamayacağı, araç malikinin aracına zarar vermek amacıyla dıştan müdahale ederek yağını boşaltmasının mantık kurallarına aykırı olduğu, arıza kayıtlarının silindiği iddiasına ilişkin delil bulunmadığı değerlendirilmiştir. Aracın diagnostik kayıtlarında yağsız kullanıldığına ilişkin bir uyarı kaydı bulunmadığı, yağ pompasının sağlam olduğu tespit edildiğine göre, motorun yağsız kalması sonucuna yol açan arızanın üretimden kaynaklanan bir ayıp niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır. Aracın fiziken incelenmediğine ilişkin istinaf nedeni de, onarımın yapılıp arızanın giderilmiş olması ve delil tespiti raporunda diagnostik kayıt bilgileri ile servis kayıtlarının incelenmiş olması karşısında yerinde bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı → ret

İddia: Davalı, ayıbın niteliğine göre (açık/gizli ayıp) belirli süreler içinde ihbar edilmesi gerektiğini, bu sürelere uyulmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Arızanın kullanımla ortaya çıkan gizli ayıp niteliğinde olması nedeniyle ihbar süreleri bakımından TBK'nın 223. maddesinin uygulanması gerektiği, araç motorunun yatak sarması üzerine aracın hemen davalının yetkili servisine götürülerek onarım için başvurulmuş olmasının ayıp ihbarında bulunma niteliğinde olduğu, bu nedenle davacının ayıp ihbarının süresinde yapıldığı kabul edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kısmi dava niteliğindeki talebin ıslah ile artırılan kısmına faiz başlangıcı → ret

İddia: Davalı, davanın kısmi dava niteliğinde olduğunu, ıslah ile artırılan kısma ancak ıslah tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalının sorumluluğu garanti akdinin ihlalinden kaynaklanmakta olup, TBK 114/2 uyarınca haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler sözleşmeye aykırılık hâllerinde de uygulanır. Davalı, dava tarihi itibariyle davacının kazanç kaybı alacağı bakımından mütemerrit durumda olduğundan, ıslah dilekçesinde de dava tarihinden itibaren faiz talep edilmiş olması karşısında, ıslah ile talep edilen kısma da dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Aracın uzun süre serviste kalmasının davacı kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı → ret

İddia: Davalı, aracın uzun süre serviste kalmasının nedeninin davacının onarım emri vermemesi olduğunu, bu nedenle zararı kendisinin artırdığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Garanti kapsamında aracın onarımını talep hakkı olan davacının, bu talebinin davalı tarafça sonuca bağlanmasını beklemesi, zararını artırıcı bir davranış olarak kabul edilmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kazanç kaybının ispatı ve miktarı → ret

İddia: Davalı, tacir olan davacının kazanç kaybına ilişkin delil sunmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Aracın taşımacılıkta kullanılan bir araç olması nedeniyle işletilmemesinden doğan zararın işin doğası gereği olduğu, bilirkişi tarafından belirlenen günlük kazanç kaybı miktarının sektör uygulamasına uygun olduğu kabul edilmiştir. Bilirkişi tarafından normal onarım süresi (60 gün) hesaplamaya katılmamış, tazminata esas süre 165 gün olarak belirlenmiştir. Aracın her gün çalışıp kazanç sağlayacağının kabulü mümkün olmadığından TBK 51-52 uyarınca hakkaniyet indirimi yapılması gerekirse de, davacı tarafın ıslah dilekçesinde bu ihtimali öngörerek talebini 120 gün üzerinden sınırlandırmış olması nedeniyle ayrıca bir hakkaniyet indirimine gerek görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Aracın diagnostik/kayıt sistemlerinde ilgili uyarının bulunmamasının, kullanıcı kusuru iddiasını çürüten ve gizli ayıp tespitini destekleyen bir olgu olarak kabul edilmesi ile yetkili servise derhal başvurunun ayıp ihbarı sayılması ve kısmi davada ıslah edilen kısma dava tarihinden faiz işletilmesi yönündeki değerlendirmeler bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gizli ayıp ayıp ihbarı garanti süresi ticari satım seçimlik haklar (TBK 227) ticari temerrüt faizi kısmi dava ve ıslah hakkaniyet indirimi (TBK 51-52) kazanç kaybı (kâr kaybı)

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 227TBK 223TBK 114TBK 51TBK 52

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/859

KARAR NO 2025/1013

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 27/03/2025

NUMARASI 2022/1130 Esas 2025/352 Karar

DAVA

Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ 22/12/2022

İSTİNAF KARAR TARİHİ 19/06/2025

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; Müvekkili şirketin, taşımacılık-nakliye faaliyetleri kapsamında kullanmak üzere; ... plakalı ... marka "TIR-Çekici"yi, 10.08.2021 tarihinde, davalı şirketin Aksaray bayisinden satın aldıktan 7-8 ay sonra araçta aniden motor arızası ortaya çıktığını,aracın 26.04.2022 tarihinde Erzurumda "... Yetkili Servise" getirildiğini, aracın garanti kapsamında olması ve ayıplı olması nedeniyle bedelsiz şekilde tamir edilmesi davalıdan ve yetkili servisden talep edildiğini, talebin yetkili servis tarafından davalı şirkete iletildiğini, yetkili servis tarafından TIR'ın motoru sökülüp merkeze gönderildiğini, aylarca süren inceleme neticesinde davalı şirket tarafından; "araçtaki arızanın, kullanıcı hatasından veya yetkili olmayan bir serviste bakım görmesinden kaynaklı olabileceği" belirtilerek reddedildiğini, Erzurum 2.

Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/41 D.İş sayılı dosyasından delil tespiti yaptırıldığını, alınan bilirkişi raporunda, aracın beyninde (yol bilgisayarında) araçtaki motor yağı oranının azaldığına dair uyarı bulunmadığı ve araçtaki motor yağının, arıza tarihine yakın bir tarihte yetkili serviste yenilendiği hususu belirtildiğini, araç son teknolojiye sahip yol bilgisayarına haiz olup, motor yağı azaldığında uyarı verdiğini, bu uyarı, silinmesi mümkün olmayan bir şekilde, aracın dijital kayıtlarına işlendiği ve yetkili servis tarafından görülebildiğini, araç, şoför tarafından eksik yağ ile kullanılmış olsa idi bu husus aracın yol bilgisayarında ve dijital kayıtlarında görülebileceğini, ancak gerek yetkili servis gerekse bilirkişi tarafından yapılan incelemede, aracın bu hususta bir uyarı verdiğine rastlanmadığını, aracın motorunun, müvekkili şirketçe yağsız çalıştırılmadığının ancak motorun teknik bir yağlama arızasından kaynaklı olarak aşırı ısındığının ve arıza verdiğinin göstergesi olduğunu, müvekkili şirket tarafından, delil tespiti yaptırıldıktan sonra,aracın yetkili serviste tamir ettirildiği, tamir için yetkili servise 300.000-TL ödeme yapıldığı, garanti kapsamında onarım yapmadığını, 07.12.2022 tarihi itibariyle onarılarak müvekkili şirkete teslim edildiği, aracın 26.04.2022-07.12.2022 tarihleri arasında yetkili serviste, tamirat için bekletilmek zorunda kaldığı, aracın ayıplı olmasından kaynaklı olarak müvekkili şirketin ödediği onarım bedeli 300.000-TL'nin dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilerek, 26.04.2022 ile 07.12.2022 tarihleri arasında kullanılamadığından uğradığı maddi zarara karşılık fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000-TL'nin dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilerek davalıdan tahsilini istemiştir.

ISLAH

Davacı vekili 13/12/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile;

10. 000-TL olarak talep ettikleri aracın ticari gelir kaybı taleplerini hernekadar bilirkişi raporunda 165 gün üzerinden hesaplama yapılmışsa da, mahkemenin takdiri bir indirim yapma ihtimalini göz önünde bulundurarak taleplerinin 120 gün üzerinden bilirkişi raporunda tespit edilen günlük 3.000-TL mahrumiyet bedelinden hesaplayarak 360.000-TL olarak artırmış,dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davaya konu araçta dava dilekçesinde iddia edildiği gibi imalattan veya serviste verilen hizmetten kaynaklanan herhangi bir şikayet bulunmadığını, davaya konu araçtaki şikayet, aracın işletme talimatlarına aykırı kullanılmış olması ve yetkili servis dışında dava konusu araca müdahalede bulunulması sebebiyle kullanıcı kaynaklı olarak meydana geldiğini (Yağ karterinin boşaltıldığı veya yağ ikaz kayıtlarının silindiği gibi), tespit raporunun bilimsel verilere dayanmadığını, kendi yokluklarında inceleme yapıldığını, araca yetkili serviste bakım yaptırılmadığını, bilirkişinin uzmanlığı olup olmadığının anlaşılmadığını, yetkili servis tarafından onarıma başlanılabileceği söylenildiği halde davacının onarıma geç onay verdiğini, davacının kendinin sebebiyet verdiği zararından kaynaklı müvekkili şirketten tazminat talep edebilmesinin mümkün olmadığını, davacının zararını gösteren herhangi bir belge sunmadığını;

sonuç olarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; aracın 04/06/2021 tarihinden itibaren, 2 yıl garanti süresi olduğu, alınan tesbit bilirkişi raporu, yargılama sırasında alınan kök ve ek raporda "motorun davalı tarafından incelenmesi için makul süre “60 gün” olup; kazanç kaybının günlük 3.000-TL olabileceği, hasarın, motorun tüm ana kol ve yataklarının sardığı yani hasarın motorun yağsız/yeterli miktarda yağlanmanın olmaması şeklinde olduğu; aracın yağ pompasının kontrol edildiği, hiçbir sorun olmadığı; aracın Diagnostik ikaz kayıtlarında “Yağ f/yağsız İkazı” bulunmadığı tespit edildiği davalının iddiasının dışardan müdahale yani “aracın rölantide yağsız çalıştırıldığı araca dışarıdan müdahale yapıldığı-yağ karterinin boşaltıldığı-yağ ikaz kayıtlarının silindiği” hususların ispatlanamadığı, yağlama sisteminde arıza ve/veya olumsuzluk bunun yanı sıra “yağ ikaz” sisteminin normal olarak çalışmaması (Diagnostik incelemede yağ ikazı verilmediği) göz önüne alındığında;

... plakalı, ... Marka, ... Tip, 2021 Model çekicinin davaya konu motor arızasının “kullanıcı hatası” olmayıp, motor yağlama sistemi ile ilgili imalattan ileri gelen “gizli ayıp” söz konusu olduğunun belirlendiği, aracın toplam 225 gün servisde kaldığı, makul onarım süresi 60 gün haricinde 165 günlük süre ise, 165 gün için 3.000 TL/gün * 165 gün — 495.000 TL maddi zarar hesaplandığı, aracın arızalanmasıyla birlikte onu yetkili servise götürerek onarılması talebinde bulunduğu, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı yönündeki savunmanın yerinde olmadığı, davacının, TBK'nın 227. Maddesinde yazılı seçimlik haklarından satılanın ücretsiz onarılmasını isteme hakkına sahip olduğu, 300.000-TL araç onarım bedelinin, davalıdan tahsiline karar vermek gerektiği, davacının uzun süre aracı kullanamadığı, bu durumun davacının kusurundan kaynaklanmayıp, satılanın ayıbından kaynaklandığı, davacının makul onarım süresi dışında kalan süre için araçtan mahrum kalması nedeniyle zararının tazminini davalıdan talep edebileceği, makul süre dışında aracın onarımda kaldığı sürenin ise 165 gün olup, davacının ıslah dilekçesi ile talebini 120 gün olarak istediği, 360,000-TL ticari gelir kaybının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEBLERİ

Davalı vekili; mahkemece yargılama sırasında alınan kök ve ek raporun tahmine dayalı görüş bildirildiğini, araç üzerinde teknik inceleme yapılmadığını, davacı tarafça yokluğunda yaptırılan delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi raporuna itibar edilmesinin hatalı olduğunu, araçtaki şikayetin, aracın işletme talimatlarına aykırı kullanılması ve yetkili servis dışında araca müdahalede bulunulması sebebiyle kullanıcı kaynaklı olarak meydana geldiğini, aracın 16.03.2022 tarihinde 60.406 kilometredeyken yetkili servise geldiğini, serviste motor yağının eksik olduğunun tespiti üzerine 7 litre motor yağı eklendiği ve yapılan kontroller sonrası sorunsuz bir şekilde davacıya teslim edildiğini, akabinde 26.04.2022 tarihinde 67.422 kilometrede servise getirildiğini, yapılan incelemelerde motorun tüm ana kol ve yataklarının sardığının tespit edildiğini, bu hasarın şekli aracın rölantide yağsız çalıştığını gösterdiğini, bunun üzerine aracın yağ pompası kontrol edildiği ve yağ pompasında hiçbir sorun olmadığı, araca dair ikaz kayıtlarında da yağ(sızlık) ikazı bulunmadığı tespit edildiğini, yağ pompasının sağlam olması karşısında tüm ana kol ve yataklarının sarmış olması ve araç kayıtlarında yağ ikazına rastlanmamış olması birlikte değerlendirildiğinde araca dışarında bir müdahale yapıldığı, yağ karterinin boşaltıldığı veya yağ ikaz kayıtlarının silindiği anlaşıldığını, bir motorda tüm yataklar bu şekilde hasarlanmış ise ya yağ pompası çalışmamış ya da aracın yağsız kalması gerektiğini, ancak araç sistemlerinde ne yağ seviyesi, ne de basınçla ilgili bir arıza kaydı bulunmadığını, zira müvekkil şirket tarafında üretilen tüm araçlarda bu hususta sürücüyü uyaran arıza uyarı sistemleri mevcut olduğunu, bu uyarılar ayrıca arka planda aracın kumanda kutusunda kayıt altında tutulduğunu, ancak yapılan incelemelerde bu nevi bir arıza, uyarı kaydına rastlanmadığını, bu durum araca dışarıdan müdahale yapıldığına delalet ettiğini, maddi zarara aracın onarımına uzun bir süre onay vermeyerek kendisinin sebebiyet verdiğini, davacı tarafın nihayetinde onarıma onay vermesi akabinde söz konusu şikayet yetkili servis tarafından hemen giderilerek davacıya teslim edildiğini, ayıbın niteliğine göre (açık ayıp/gizli ayıp) bu ayıbı 2 gün ve 8 gün içinde veya ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa derhal satıcıya bildirmesi gerektiğini, ayıp ihbar sürelerine riayet edilmediğinden davanın reddi gerektiğini, davanın kısmi dava niteliğinde olduğunu, ıslah ile arttırılan kısma ancak ıslah tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın usulden, aksi halde esas bakımından reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davalı tarafından garanti verilen aracın garanti süresinde meydana gelen arızası nedeniyle davacı tarafça ödenen onarım bedelinin davalıdan tahsili ve uzun süre tamir işlemlerinin devam etmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini talebine ilişkindir.Davacı, tarafından ... plakalı "tır-çekici" cinsi aracın 10/08/2021 tarihinde davalı şirketin bayiisinden satın alındığı, davalının garanti verdiği 26/04/2022 tarihinde garanti süresi içinde arızalanması nedeniyle yetkili servise götürüldüğü, davacının aracın garanti kapsamında olması nedeniyle bedelsiz onarım talep ettiği, servisin bu talebi davalı şirket merkezine bildirildiği,davalı tarafın aracın motorunu incelemek üzere istediği, kullanıcı hatası olması nedeniyle garanti kapsamında onarım talebinin kabul edilmediği davacı tarafça aracın yetkili serviste tamir ettirilerek 300.000-TL onarım bedeli ödediği, 26/04/2022 tarihinde servise alınan aracın 07/12/2022 tarihinde onarılarak davacıya teslim edildiği hususları ihtilafsızdır.Davalı tarafça;

aracın 16.03.2022 tarihinde 60.406 kilometredeyken yetkili servise geldiği, yetkili serviste dava konusu aracın motor yağının eksik olduğunun tespiti üzerine araca 7 litre motor yağı eklenerek yapılan kontroller sonrası aracın sorunsuz bir şekilde davacıya teslim edildiği, akabinde 26.04.2022 tarihinde 67.422 kilometrede servise getirildiği, serviste yapılan incelemelerde motorun tüm ana kol ve yataklarının sardığı tespit edildiğini, bu hasarın şekli aracın rölantide yağsız çalıştığını gösterdiğini, bunun üzerine aracın yağ pompası kontrol edilmiş ve yağ pompasında hiçbir sorun olmadığı tespit edildiğini, araca dair ikaz kayıtlarında da yağ(sızlık) ikazı bulunmadığı tespit edildiğini, yağ pompasının sorunsuz olması karşısında tüm ana kol ve yataklarının sarmış olması ve araç kayıtlarında yağ ikazına rastlanmamış olması birlikte değerlendirildiğinde araca dışarında bir müdahale yapıldığı, yağ karterinin boşaltıldığı veya yağ ikaz kayıtlarının silindiğinin anlaşıldığını, bir motorda tüm yataklar bu şekilde hasarlanmış ise ya yağ pompası çalışmaması ya da aracın yağsız kalmış olması gerektiğini, ancak araç sistemlerinde ne yağ seviyesi, ne de basınçla ilgili bir arıza kaydı bulunmadığını, zira müvekkil şirket tarafında üretilen tüm araçlarda bu hususta sürücüyü uyaran arıza uyarı sistemleri mevcut olduğunu, bu uyarılar ayrıca arka planda aracın kumanda kutusunda kayıt altında tutulduğunu, ancak yapılan incelemelerde bu nevi bir arıza, uyarı kaydına rastlanmadığını, bu durum araca dışarıdan müdahale yapıldığına delalet ettiğini, davaya konu araçta davacı tarafça iddia edildiği gibi imalattan kaynaklı herhangi bir şikayet bulunmadığı gibi serviste verilen hizmetten kaynaklı bir şikayet de bulunmadığı, arızanın işletme talimatlarına aykırı kullanım ve araca yetkili servis dışında müdahalede bulunulmasından kaynaklandığı savunulmuştur.Aracın motor yatak sarma arızasından 40 gün evvel 16.03.2022 tarihinde araç 60.406 kilometredeyken yetkili servise geldiği, yetkili servis tarafından motor yağının eksik olduğunun tespiti üzerine araca 7 litre motor yağı konulduğu anlaşılmaktadır.

Davalı taraf motor yağının dıştan bir müdahale ile boşaltılmış olabileceğini ileri sürmektedir. Bu kadar kısa sürede motor yağı tükenmiş olamayacağı gibi; araç malikinin araca dıştan müdahale ederek yağını boşaltarak aracına zarar vermek istediğinin kabulü de mantık kurallarına aykırıdır. Arıza kayıtlarının silindiği iddiası bakımından da bir delil yoktur. Aracın yetkili serviste muayenesi yapılmış olup, aracın dianostik muayenesinde yağsız kullanıldığına ilişkin bir kayıt bulunmadığı gibi motor yağının yetkili serviste tamamlandığı sabit olduğuna göre yetkili serviste yapılan işlem dosyası; delil tesbiti dosyasında ve yargılama sırasında alınan kök ve ek raporlara göre aracın; "motorun yağlama sisteminde ki arıza nedeniyle aşırı ısınmadan kaynaklanan motor sıkıştırması "arızası meydana geldiği, ayıbın niteliğinin gizli ayıp olduğu sonucuna varılmıştır.

Delil tesbiti raporunda; aracın diagnostik kayıtları incelenmiş aracın yağ eksiği ile kullanılması halinde uyarı çıkacağı bildirilmiştir. Esasen aracın yağı eksik kullanılmadığı yine servis kayıtları ile bellidir. Bilirkişi tarafından delil tesbiti raporunda aracın diagnostik kayıt bilgileri ve yetkili servis tarafından gönderilen kayıtlar incelenerek bir sonuca varılmıştır. Aracın onarımının yapılarak arızanın giderildiği de dikkate alındığında aracın fiziken incelenmediğine ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Davalı tarafça aracın motor yatak sarmasının nedeni motorun yağsız kalması olarak açıklanmaktadır.Motor'un yağ eksiği bulunmadığının yetkili servisde yağın arızadan evvel tamamlandığı sabit olduğu ,sistem kayıtlarında yağsız kullanıldığına ilişkin arıza kaydı olmadığı ,yağ pompasının da sağlam olduğu tesbit edildiğine göre;

ancak üretimden kaynaklanan bir ayıp nedeniyle motorun yağsız kalması sonucuna yol açacak bir arıza nedeniyle hasarın oluştuğu kanaatine varılmıştır.Davalı vekili kar kaybı istemi bakımından açılan davanın kısmi dava olduğunu bu nedenle ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de; ıslah dilekçesinde dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi talep edilmiştir. Davalının sorumluluğu garanti akdini ihlalden kaynaklanmaktadır. TBK'nın 114.maddenin 2 cümlesine göre haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler sözleşmeye aykırılık hallerinde de uygulama alanı bulur.Davalı dava tarihi itibariyle davacının kazanç kaybı alacağı bakımından mütemerrit durumdadır.Bu nedenle ıslah ile talep edilen kısıma da dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekir.

Davalı vekili ; aracın uzun süre serviste kalmasının nedeninin davacı tarafından onarım emri verilmemesi olduğunu ileri sürse de garanti kapsamında aracın onarımını talep hakkı olan davacının, bu talebinin sonuca bağlanmasını beklemesi zararını artırıcı davranış olarak kabul edilmemiştir.Davalı vekili tacir olan davacının kazanç kaybına ilişkin delil sunmadığı ileri sürülmüş ise de; araç taşımacılıkta kullanılan bir araç olup işletilmemesi nedeniyle davacının zararı işin doğası gereğidir. Bilirkişi tarafından belirlenen günlük kazanç kaybı miktarı da sektör uygulamasına uygundur. Bilirkişi tarafından arızanın normal onarım süresi belirlenmiş 60 günlük bu süre hesaplamaya katılmamıştır. Ayrıca;

tazminata esas alınabilecek süre 165 gün hesaplanmıştır. Tır'ın her gün için çalışıp kazanç sağlayacağını kabul de mümkün değildir. TBKnın 51-52.maddeleri uyarınca bir hakkaniyet indirimi yapılması gerekirse de davacı taraf ıslah dilekçesinde hakkaniyet indirim yapılabileceğini öngörerek 120 gün tazminat talebinde bulunduğundan ayrıca hakkaniyet indirimi yapılmasına da gerek bulunmamaktadır.Araçtaki ayıbın ortaya çıkması üzerine davacı tarafından, araç motorunun yatak sarması üzerine Erzurum'da davalının yetkili servisine götürülerek onarım için başvurulduğu sabit olup, söz konusu arızanın kullanımla ortaya çıkan gizli ayıp niteliğinde olması nedeniyle, ihbar süreleri bakımından TBK'nın 223.

maddesinin uygulanması gerekmektedir. Arıza üzerine araç hemen yetkili servise getirildiği anlaşılmasına göre,yetkili servise başvuru ayıp ihbarında bulunma niteliğinde olduğundan davalı vekilinin süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığına ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Davacının ayıp ihbarı süresindedir.Açıklanan nedenlerle; kararda isabetsizlik bulunmadığından istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 45.084,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 11.271,15-TL harcın mahsubu ile kalan 33.813,45‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 30-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.19/06/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/4489 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.