6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/14514 E. 2013/8825 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hakkaniyet kâr kaybı feragat ıslah maddi tazminat kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: HUMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

11. Hukuk Dairesi         2011/14514 E.  ,  2013/8825 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... 9. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11/07/2011 tarih ve 2005/178-2011/434 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı ve davalı ... vekilleri ile davalı ... tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30.04.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekilleri Av. ... ve Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan ...’in maliki diğer davalıların sürücüleri oldukları araçların neden olduğu kaza sonucunda yaralanıp, sakat kaldığını, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan dava sonucunda 600.000.000 TL maddi ve 500.000.000 TL manevi tazminatın hüküm altına alındığı, bu davanın uzuv zaafı ortaya çıkmadan açıldığını, bilahare, müvekkilinin alınan raporlarla sakat kaldığının ortaya çıktığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 21.133.284.000 TL maddi ve 5.500.000.000 TL tedavi gideri ile 5.000.000.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, 03.10.2003 tarihli ıslah dilekçesiyle iş gücü zararını 118.079.771.187 TL’ye çıkartmıştır.Davalı ... vekili, kesin hüküm nedeniyle davanın reddini istemiş, esasa ilişkin olarak da, uzuv kaybının kazadan değil, tedaviden kaynaklandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.Mahkemece, 124.179.771.187 TL maddi, 3.000.000.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline dair verilen kararın davalılardan ... vekili ile davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce davacıdaki arızanın uzuv zaafı niteliğinde olup olmadığının, uzuv zaafı niteliğinde ise bu durumun ortaya çıkmasında davacının ihmali hareketinin bulunup bulunmadığı, davacının ayrıca ameliyatına gerek olup olmadığının Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak raporla tespitinin gerektiği belirtilerek yapılan bozma sonrasında mahkemece bozmaya uyularak sürdürülen yargılama sırasında alınan Adli Tıp Kurumu ile bilirkişi raporlarına ve tüm dosya kapsamına göre davacının 11.12.1997 tarihinde meydana gelen kaza sonucu % 20 malul kaldığı, sürekli iş göremezlik zararının toplam 60.711,60 TL olduğu, davacının doktor tarafından tavsiye edilen operasyonu bilerek ve isteyerek yaptırmadığı yolunda dosyaya davalı tarafından bir delil sunulmadığı, bu yönüyle davacının sosyal güvencesi bulunmadığından ve maddi gücünün yetersizliği nedeniyle bir operasyonu yaptıramamış olmasında ihmali bir hareketi de bulunmayacağından bu yönüyle yapılacak olan indirimin hakkaniyete uygun bulunmadığı, bu itibarla bilirkişi raporu ile belirlenen bedel üzerinden ayrıca bir indirime gidilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 60.711,60 TL maddi zararın 37.944,75 TL'sinin ...'den, 22.766,85 TL'sinin ... ve ...'dan 11.12.1997 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, takdiren 3.000,00 TL manevi tazminatın da 11.12.1997 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı ve davalı ... vekilleri ile davalı ... temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ...'in tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu davacının maddi zararı olarak tespit edilen 60.711,60 TL'nin 37.944,75 TL'sinin davalı ...'den tahsiline karar verilmiş ise de bozma öncesinde verilen ilk kararda davalı ... 77.612,35 TL maddi tazminat ile sorumlu tutulmuş olup, bu karar davacı vekili ile davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine davalı ... yararına bozulmuştur.Bu durumda hakkında verilen ilk kararı temyiz etmeyen davalı ... yönünden bozma öncesinde verilen kararın kesinleşmiş olduğu anlaşılmakla mahkemece bozma sonrasında yapılan yargılama sonunda verilen kararda anılan davalı yönünden bu husus belirtilerek hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığı yönünde karar verilmesi gerekirken, davalı ... yararına yapılan bozma üzerine devam eden yargılama sonucu davalı... da kapsar şekilde yeni bir hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

3-Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece verilen karar davalı ... vekili tarafından yasal süresi içinde temyiz edilmiş ise de davalı ... tarafından 16.01.2013 tarihinde verilen dilekçe ile temyiz isteminden feragat edildiği anlaşılmıştır.Feragat, iki taraftan birinin neticei talebinden vazgeçmesidir. Davalı temyiz isteminden feragat ettiğini bildirmiş olmasına göre usulüne uygun bulunan feragat nedeniyle davalı ...'nin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/14514 E.  ,  2013/8825 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

9. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11/07/2011 tarih ve 2005/178-2011/434 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı ve davalı ... vekilleri ile davalı ... tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30.04.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekilleri Av. ... ve Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan ...’in maliki diğer davalıların sürücüleri oldukları araçların neden olduğu kaza sonucunda yaralanıp, sakat kaldığını, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan dava sonucunda 600.000.000 TL maddi ve 500.000.000 TL manevi tazminatın hüküm altına alındığı, bu davanın uzuv zaafı ortaya çıkmadan açıldığını, bilahare, müvekkilinin alınan raporlarla sakat kaldığının ortaya çıktığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 21.133.284.000 TL maddi ve 5.500.000.000 TL tedavi gideri ile 5.000.000.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, 03.10.2003 tarihli ıslah dilekçesiyle iş gücü zararını 118.079.771.187 TL’ye çıkartmıştır.Davalı ...

vekili, kesin hüküm nedeniyle davanın reddini istemiş, esasa ilişkin olarak da, uzuv kaybının kazadan değil, tedaviden kaynaklandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.Mahkemece, 124.179.771.187 TL maddi, 3.000.000.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline dair verilen kararın davalılardan ... vekili ile davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce davacıdaki arızanın uzuv zaafı niteliğinde olup olmadığının, uzuv zaafı niteliğinde ise bu durumun ortaya çıkmasında davacının ihmali hareketinin bulunup bulunmadığı, davacının ayrıca ameliyatına gerek olup olmadığının Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak raporla tespitinin gerektiği belirtilerek yapılan bozma sonrasında mahkemece bozmaya uyularak sürdürülen yargılama sırasında alınan Adli Tıp Kurumu ile bilirkişi raporlarına ve tüm dosya kapsamına göre davacının 11.12.1997 tarihinde meydana gelen kaza sonucu % 20 malul kaldığı, sürekli iş göremezlik zararının toplam 60.711,60 TL olduğu, davacının doktor tarafından tavsiye edilen operasyonu bilerek ve isteyerek yaptırmadığı yolunda dosyaya davalı tarafından bir delil sunulmadığı, bu yönüyle davacının sosyal güvencesi bulunmadığından ve maddi gücünün yetersizliği nedeniyle bir operasyonu yaptıramamış olmasında ihmali bir hareketi de bulunmayacağından bu yönüyle yapılacak olan indirimin hakkaniyete uygun bulunmadığı, bu itibarla bilirkişi raporu ile belirlenen bedel üzerinden ayrıca bir indirime gidilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 60.711,60 TL maddi zararın 37.944,75 TL'sinin ...'den, 22.766,85 TL'sinin ...

ve ...'dan 11.12.1997 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, takdiren 3.000,00 TL manevi tazminatın da 11.12.1997 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı ve davalı ... vekilleri ile davalı ... temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ...'in tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu davacının maddi zararı olarak tespit edilen 60.711,60 TL'nin 37.944,75 TL'sinin davalı ...'den tahsiline karar verilmiş ise de bozma öncesinde verilen ilk kararda davalı ...

77. 612,35 TL maddi tazminat ile sorumlu tutulmuş olup, bu karar davacı vekili ile davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine davalı ... yararına bozulmuştur.Bu durumda hakkında verilen ilk kararı temyiz etmeyen davalı ... yönünden bozma öncesinde verilen kararın kesinleşmiş olduğu anlaşılmakla mahkemece bozma sonrasında yapılan yargılama sonunda verilen kararda anılan davalı yönünden bu husus belirtilerek hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığı yönünde karar verilmesi gerekirken, davalı ... yararına yapılan bozma üzerine devam eden yargılama sonucu davalı... da kapsar şekilde yeni bir hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

3-Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece verilen karar davalı ... vekili tarafından yasal süresi içinde temyiz edilmiş ise de davalı ... tarafından 16.01.2013 tarihinde verilen dilekçe ile temyiz isteminden feragat edildiği anlaşılmıştır.Feragat, iki taraftan birinin neticei talebinden vazgeçmesidir. Davalı temyiz isteminden feragat ettiğini bildirmiş olmasına göre usulüne uygun bulunan feragat nedeniyle davalı ...'nin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ...'in tüm, davacı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle HUMK’nun 432/4 maddesi uyarınca davalı ...'nin temyiz isteminin REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 1.894,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...'den alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 877,70 TL harcın temyiz eden davalı ...'ye iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, taktir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, taktir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ye verilmesine, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/448658200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.