YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/6613 E. 2013/4181 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yenileme↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,başvuru ile redde mesnet markalar arasında, çekişmeli tüm mallar bakımından 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunduğu, davacının KHK’nın 7/1-b maddesinde belirtilen mutlak red nedenini aşmasını sağlayacak şekilde, yenilenmeme nedeniyle sona eren marka tescilinden ya da önceki tarihli marka/ünvan kullanımından kaynaklanan bir müktesep hakkı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, TPE YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup, davacı başvurusu 556 KHK 7/1-b maddesi gereğince nihai olarak reddedilmiştir.
556 KHK’nin 7/1-b maddesinde “aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan markalar tescil edilemez” denilmiştir.
Aynı markadan kasıt, bir markada kullanılan işaretlerin diğerinin aynısı olmasıdır. Aralarında küçük de olsa farklılıklar olan markalar aynı sayılmazlar. Ancak, markaların farklı büyüklükte olması veya sözcük markalarının yazı karakterinin veya tipinin farklılaştırılması ayniyeti etkilemez. Ayırtedilemeyecek derecede benzerlik ise, karşılaştırılan markaların aynı olmamakla birlikte, orta düzeyde alıcıda bıraktığı genel izlenimin hemen hemen aynı olmasıdır.
Yukarıda yapılan açıklamalara göre somut olaya gelince, redde dayanak alınan bir kısım markalar "..." ibaresinin yanı sıra değişik şekil unsurlarından oluşmaktadır. Bu durumda anılan markaların kelime ve şekil esaslı unsurlarından oluşan karma nitelikli işaretler olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan redde mesnet 2000/26814 tescil numaralı markanın da sadece "..." ibaresini içerdiği görülmektedir. Dava konusu başvuru ise “...” işaretini içermekle, gerek redde mesnet karma markalardan, gerekse sadece "..." ibaresinden oluşan diğer markadan ayrışmaktadır. Bu durumda, önceki tarihli tescilli markalarla davacı başvurusunun 556 KHK 7/1-b maddesi anlamında aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer nitelikte olduklarından söz edilemez.
Bu itibarla mahkemece, davacı başvurusuyla, redde dayanak markaların 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi kapsamında benzer olmadıkları halde yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7924 E. 2011/1228 K.
Ortak:YİDK kararının iptali
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4695 E. 2014/9860 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaBu durumda, «uyuşmazlık konusu» işaretler 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi anlamında aynı olmadıkları gibi açıklanan bu özellikleri itibariyle ayırt edilemeyecek derecede benzer olduklarından kabulü de mümkün bulunmamaktadır.
-
YİDK kararının iptali | Tescil işlemlerinin devamı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6664 E. 2021/7028 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/6613 E. , 2013/4181 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/03/2010 tarih ve 2008/286-2010/55 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “...” ibaresinin 6 ve 8. sınıf emtialarda marka olarak tescili için yaptığı başvurunun, 556 sayılı KHK’nın 7/1-b bendi uyarınca kısmen reddedildiğini, oysa başvuru ile redde mesnet alınan markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığı gibi, kapsadıkları emtialarında aynı veya aynı tür olmadığını, müvekkilinin markayı 1995 yılında yaratıp, şimdiki başvuru ile aynı sınıflarda tescil ettirdiğini, ancak süresi içerisinde zuhulen yenilemediğini, buna rağmen markayı kullanmaya devam ettiğini, redde mesnet alınan markaların bir kısmının müvekkilinin önceki markasının tescilinden sonra tescil edildiğini, söz konusu markaların tescili sırasında gerek müvekkilinin tescilli markasının, gerekse bahsi geçen markaların birbirlerine karşı tescil engeli olarak görülmediğini, durum böyleyken aynı markaların davacının şimdiki başvurusuna engel kabul edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, redde mesnet alınan diğer markanın ise müvekkilinin önceki markasından daha önceki tarihli olmakla birlikte, davacının ilk markasının başvurusu sırasında tescile engel görülmediğini,müvekkil şirketin ...markası üzerinde öncelik hakkı bulunduğunu, markasını uzun yıllardır kesintisiz bir şekilde fiilen kullandığını ileri sürerek, TPE YİDK’nın 2008-M-3487 sayılı kısmi ret kararının iptaline, başvurunun 6.
ve 8. sınıflardaki tüm emtialar yönünden tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, başvuru ile redde mesnet alınan markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduklarını, başvuru tarihi itibariyle davacının KHK'nın 7/son maddesindeki tescil istisnasından yararlanamayacağını, keza önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği iddiasının tescile itiraz olarak ileri sürülebilir ise de, tescil nedeni olarak gösterilemeyeceğini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,başvuru ile redde mesnet markalar arasında, çekişmeli tüm mallar bakımından 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunduğu, davacının KHK’nın 7/1-b maddesinde belirtilen mutlak red nedenini aşmasını sağlayacak şekilde, yenilenmeme nedeniyle sona eren marka tescilinden ya da önceki tarihli marka/ünvan kullanımından kaynaklanan bir müktesep hakkı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, TPE YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup, davacı başvurusu 556 KHK 7/1-b maddesi gereğince nihai olarak reddedilmiştir.
556 KHK’nin 7/1-b maddesinde “aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan markalar tescil edilemez” denilmiştir.
Aynı markadan kasıt, bir markada kullanılan işaretlerin diğerinin aynısı olmasıdır. Aralarında küçük de olsa farklılıklar olan markalar aynı sayılmazlar. Ancak, markaların farklı büyüklükte olması veya sözcük markalarının yazı karakterinin veya tipinin farklılaştırılması ayniyeti etkilemez. Ayırtedilemeyecek derecede benzerlik ise, karşılaştırılan markaların aynı olmamakla birlikte, orta düzeyde alıcıda bıraktığı genel izlenimin hemen hemen aynı olmasıdır.
Yukarıda yapılan açıklamalara göre somut olaya gelince, redde dayanak alınan bir kısım markalar "..." ibaresinin yanı sıra değişik şekil unsurlarından oluşmaktadır. Bu durumda anılan markaların kelime ve şekil esaslı unsurlarından oluşan karma nitelikli işaretler olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan redde mesnet 2000/26814 tescil numaralı markanın da sadece "..." ibaresini içerdiği görülmektedir. Dava konusu başvuru ise “...” işaretini içermekle, gerek redde mesnet karma markalardan, gerekse sadece "..." ibaresinden oluşan diğer markadan ayrışmaktadır. Bu durumda, önceki tarihli tescilli markalarla davacı başvurusunun 556 KHK 7/1-b maddesi anlamında aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer nitelikte olduklarından söz edilemez.
Bu itibarla mahkemece, davacı başvurusuyla, redde dayanak markaların 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi kapsamında benzer olmadıkları halde yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/448604800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz