Genel Kurul Kararının Yokluğunun Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/6119 E. 2013/8815 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '3 aylık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
butlan↗ yokluk↗ genel kurul kararının iptali↗ iptal davası↗ hak düşürücü süre↗ taahhütname↗ yetkisizlik kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2013/6119 E. , 2013/8815 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/06/2011 gün ve 2010/83-2011/413 sayılı kararı bozan Daire’nin 04.12.2012 gün ve 2011/13188-2012/19795 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin davalı şirkette %50 hissesinin bulunduğunu, davalı şirketin 18.05.2005 tarihli toplantısının şirket denetçisinin çağrısı ile yapıldığını ayrıca bu toplantıdan müvekkillerine usulünce davetiye çıkarılmadığı gibi 22.06.2005 ve 27.02.2006 tarihli genel kurul toplantılarından müvekkillerinin haberdar edilmediğini, iadeli taahhütlü mektupların ise gerçek dışı adreslere hileli şekilde tebliğ edildiğini, bu şekilde belirtilen genel kurulların ve kararlarının batıl olması ile yokluğunun tespiti gerektiğinden süreye tabi olmadığını ileri sürerek, davalı şirketin 18.05.2005, 22.06.2005 ve 27.02.2006 tarihli genel kurullarının butlanı nedeniyle yokluklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tüm genel kurulların ve sermaye arttırımlarının zorunlu olarak yapıldığını, davacılara yıllarca ulaşılamadığını ve imza yetkisinin müşterek olması nedeniyle şirketin günlük faaliyetlerinin dahi durma noktasına geldiğini, genel kurul kararlarının iptali davalarının 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiğini, çağrı usulüne uyulmamasının müeyyidesinin yokluk değil iptal edilebilirlik olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacılar vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/6119 E. , 2013/8815 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/06/2011 gün ve 2010/83-2011/413 sayılı kararı bozan Daire’nin 04.12.2012 gün ve 2011/13188-2012/19795 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin davalı şirkette %50 hissesinin bulunduğunu, davalı şirketin 18.05.2005 tarihli toplantısının şirket denetçisinin çağrısı ile yapıldığını ayrıca bu toplantıdan müvekkillerine usulünce davetiye çıkarılmadığı gibi 22.06.2005 ve 27.02.2006 tarihli genel kurul toplantılarından müvekkillerinin haberdar edilmediğini, iadeli taahhütlü mektupların ise gerçek dışı adreslere hileli şekilde tebliğ edildiğini, bu şekilde belirtilen genel kurulların ve kararlarının batıl olması ile yokluğunun tespiti gerektiğinden süreye tabi olmadığını ileri sürerek, davalı şirketin 18.05.2005, 22.06.2005 ve 27.02.2006 tarihli genel kurullarının butlanı nedeniyle yokluklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tüm genel kurulların ve sermaye arttırımlarının zorunlu olarak yapıldığını, davacılara yıllarca ulaşılamadığını ve imza yetkisinin müşterek olması nedeniyle şirketin günlük faaliyetlerinin dahi durma noktasına geldiğini, genel kurul kararlarının iptali davalarının 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiğini, çağrı usulüne uyulmamasının müeyyidesinin yokluk değil iptal edilebilirlik olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacılar vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/448582100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz