Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/16114 E. 2013/3782 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece asıl ve birleşen davaların reddine,... A.Ş. tarafından açılan birleşen davanın ise kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2010/5762 E, 2012/5960 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Taraf vekilleri bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/16114 E. , 2013/3782 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.02.2010 gün ve 2008/13-2010/13 sayılı kararı bozan Daire’nin 12.04.2012 gün ve 2010/5762-2012/5960 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekilleri asıl davada, müvekkillerinin 1994 yılında bazı hisse senetlerini davalıya aktararak ve bu tarihten sonra da birikimlerini yatırım araçlarında değerlendirmek üzere Ekim 1999'a kadar banka havaleleri ile davalı hesaplarına para gönderdiğini, bu tarihe kadar müvekkillerinin hesapları ile davalı şirketin işlem müdürü ...nun ilgilendiğini, müvekkillerinin yatırımları ile ilgili talimatlarını telefonla anılan şahsa ilettiğini, müvekkillerinin talimatları ile zaman zaman yatırım araçlarının değiştiği gibi zaman zaman da bazı yatırımların paraya çevrilip paraların müvekkilleri tarafından çekildiği, bu işlemlerin tümünün ... Şubesi aracılığı ile yapıldığını, ...'nun yatırımları ile ilgili düzenli bilgi verdiğini ve bunları bazen de faksla gönderdiğini, verilen yatırım talimatlarının yerine getirilmesinde Ekim 1999'da bazı aksaklıklar olması üzerine bu hususta ...'ya şikayette bulunduğunu ve sonrasında ...'nun ...'ya gelerek (14.10.1999) müvekkillerine davalı şirket adına taahhütlerde bulunduğunu ve yatırım araçlarını paraya çevirerek kendisine ödenmesi talimatlarını yerine getireceğini bildirerek bu hususta düzenlenen protokolü imzaladığını ve akabinde de aynı hususta bilgiler içeren çift imzalı yazıyı müvekkiline gönderdiğini, bilahare ...'nun şirketten kaçtığının öğrenildiğini, sonra görüşülen şirket yetkililerinin kendisine ait hesapta bir alacağın görülmediğini söylemeleri üzerine şirket yetkilileri ile yüz yüze görüşmeler yapıldığını, ...
hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, tutuklanarak hakkında dava açıldığını, bu aşamada alınan ifadelerinde müvekkillerini kandırdığını söylediğini, davalının kendi iç bünyesinde inceleme başlatarak nakit akış tablosu oluşturduğunu, bu tabloda müvekkillerinin hesaplarına 3.ncü kişilerden gelen paraların da davalı şirketten gelmiş gibi gösterildiğini, 18.10.1999 itibariyle belgede yer alan yatırım araçlarının varlığı doğrulandığı halde müvekkilinin nakit akışına göre sadece 129.459.700,280 TL alacağının bulunduğunun bildirilerek ibralaşmak istenildiğini ve ihtirazi kayıtla teslimi kabul etmediklerini, 15.10.1999 tarihli protokol, 18.10.1999 tarihli faks, 14.01.2000 tarihli davacı ihtarnamesi ve SPK raporunun uyum içinde olup müvekkillerinin alacağını doğruladığım, buna göre 13000 Lot ..., 25.000 Lot ..., 62.000 Lot ..., 400 adet ..., 1.000 Lot ...ve 3.000 Lot ...
hisse senedi ile (235.000.000.000) TL nakdin davalı elinde bulunduğunu, SPK mevzuatına aykırı olarak müvekkilinin hesabı ile ilgili olarak davalı nezdinde bir kayıt tutulmadığının gerek şirket yetkililerinin beyanları ve gerekse de SPK raporu ile sabit olduğunu, müvekkillerinin nakdin hisse senedi olarak değerlendirilmesi talebine göre nakdin 18.000 Lot ... ve 18.000 Lot ...hisse senedine tekabül ettiğini belirterek, 49.600 Lot ..., 25.000 Lot ..., 80.000 Lot ..., 400 Adet ..., 1000 Lot ... ve 3000 Lot ... hissesinin aynen teslimine, bunun mümkün olmaması halinde dava tarihi itibariyle değerlerinin tespiti ile (4.928.200.000.000) TL ile (129.459.700.281) TL nakit alacağa karşılık fazlaya ilişkin hak saklı kalmak kaydıyla şimdilik (130.000.000.000) TL'nin 18.10.1999 tarihinden itibaren en yüksek yatırım araçları getirişi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, birleşen ...
12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2004/1II E.sayılı dosyası üzerinden açtığı davada da yine fazlaya ilişkin hak saklı kalmak kaydıyla (4.374.840,00) TL'nin 18.01.2000 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı-birieşen dava davacısı vekili, müvekkili şirket aleyhine açılan davaların reddini istemiş, birleşen davada ise (İst.
10. ncu Asliye Tic.2003/532 E.), protokol başlıklı belgenin geçersiz olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin davalıya 49.600 Lot ..., 25.000 Lot ..., 80.000 Lot ..., 400 adet ..., 1.000 Lot ..., 3.000 Lot ... hisse senedinden dolayı borçlu olmadığının tesbiti ile davacı-birleşen dava davalısı ...'ın müvekkili şirket nezdinde bulunan 16.940 adet ... ile 100 adet ... hisse senedinin dava tarihi ile değerinin tesbiti ile bedellerinin müvekkiline olan borcuna mahsubuna, ıslah ile de ...'ın müvekkiline olan borcu (17.905.729.908) TL'nin 20.10.1999 tarihinden itibaren İMKB ortalama repo faizi oranındaki temerrüt faiziyle birlikte tahsiline ve 16.940 adet... ile 100 adet ... hisse senedinin dava tarihi itibariyle değerlerinin tesbiti ile alacaklarından mahsubuna karar verilmesini istemiştir.
Davacı-birleşen davada davalı vekili, birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece asıl ve birleşen davaların reddine,... A.Ş. tarafından açılan birleşen davanın ise kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2010/5762 E, 2012/5960 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Taraf vekilleri bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekilleri karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 06,55 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenlerden ayrı ayrı alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 01.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/448443900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz