6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Mirası hükmen reddeden mirasçının icra tehdidi altında menfi tespit davası açma hukuki yararı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/597 E. 2024/638 K. · · İlk derece: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesinlik belirsiz

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Davacının nitelemesi: Mirasın Hükmen Reddi Nedeniyle Borçlu Olunmadığının Tespiti mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Terekenin borca batık olduğu ve mirasçının mirası hükmen reddetmiş sayılacağı yönünde kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmakla birlikte, alacaklı/temlik alan tarafından bu mirasçı hakkında icra takibine devam edilmesi halinde, icra tehdidi altındaki mirasçının borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açmakta hukuki yararı vardır; bu davanın açılması için kanunda özel bir süre öngörülmediğinden ve icra tehdidi altındaki davacının dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğinden söz edilemeyeceğinden dava süre veya hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilemez. Ayrıca yargılama giderleri (harç, vekalet ücreti) takip talebinde ve ödeme emrinde gösterilen gerçek alacak miktarı üzerinden hesaplanmalı, mükerrer kalemlerden kaynaklanan sehven yüksek miktar esas alınmamalıdır. Alacağı bankacılık işleminden kaynaklanan varlık yönetim şirketi davalıların 5411 sayılı Kanun'un 140 ve 143. maddeleri uyarınca harçtan muaf olduğu gözetilmelidir.

Ele alınan sorunlar

Menfi tespit davası açmakta hukuki yarar bulunup bulunmadığı → ret

İddia: Davalı vekili, İstanbul 27. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin mirasın hükmen reddine ilişkin kararının tespit hükmünde olduğunu, davacının bu nedenle yeniden menfi tespit davası açmasında hukuki yararının bulunmadığını, borçlu sıfatının silinmesi talebinin icra müdürlüğünce reddi üzerine şikayet yoluna başvurulması gerekirken eldeki davanın açıldığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Terekenin borca batık olduğu ve davacının mirası reddetmiş sayılacağı İstanbul 27. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kesinleşen kararı ile tespit edilmiştir. İcra müdürlüğüne yapılan borçlu sıfatının silinmesi talebi, ilamsız takipte itiraz hakkının süresinde kullanılmaması ve müdürlüğün bu hususta karar verme yetkisi bulunmaması nedeniyle reddedilmiştir. Davalı temlik alan şirket tarafından davacı hakkında takibe devam edildiğinden, icra tehdidi altında kalan davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunmaktadır. Mirasın reddi halinde borçlu mirasçı hakkında takibin sürdürülmesine imkan bulunmamaktadır. Menfi tespit davasının açılabilmesi için kanunda özel bir süre öngörülmemiştir. İcra tehdidi altında bulunan davacının iyi niyetli hareket etmediği ileri sürülemeyeceği gibi davanın dürüstlük kuralına aykırı açıldığından da söz edilemez.

Gerekçe kaynağı: özgün

Vekalet ücreti ve harcın hesaplanacağı miktarın belirlenmesi → kabul

İddia: Davalı vekili, takip çıkışının 661.724,50-TL olduğu halde mahkemece hatalı olarak 1.384.202,64-TL'nin esas alındığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Takip talebinde murisden toplam 692.101,35-TL nakdi alacak üzerinden takip başlatıldığı, fiziki olarak sunulan ve UYAP'a taranan ödeme emrinin de aynı miktar üzerinden düzenlendiği, UYAP'da kayıtlı ödeme emrinin ise mükerrer alacak kalemleri ile sehven 1.384.202,64-TL olarak düzenlendiği anlaşılmıştır. Bu nedenle mahkemece harç ve vekalet ücretinin 1.384.202,64-TL üzerinden hesaplanarak hükmedilmesi doğru olmamıştır; gerçek takip miktarı olan 692.101,35-TL üzerinden hesaplanması gerekmektedir.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Davalı varlık yönetim şirketinin harçtan muaf olup olmadığı → kabul

İddia: Davalı vekili, müvekkili şirketin harçtan muaf olduğunu, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı alacağının bankacılık işleminden kaynaklanması karşısında 5411 sayılı Bankalar Kanunu'nun 140 ve 143. maddeleri uyarınca davalı varlık yönetiminin harçtan muaf olduğu nazara alınmadan, mahkemece davalının başvuru harcı, peşin harç, karar ve ilam harcından sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

Mirasını hükmen reddeden mirasçının, hakkında icra takibine devam edilmesi halinde borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğu ve bu davanın açılması için özel bir sürenin öngörülmediği yönündeki tespit açısından emsal niteliktedir; ayrıca bankacılık alacaklarında varlık yönetim şirketlerinin harçtan muafiyetine ilişkin değerlendirme de emsal değer taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Menfi tespit davası açmakta hukuki yarar

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit davası mirasın hükmen reddi hukuki yarar kötüniyet tazminatı icra tehdidi dürüstlük kuralı harçtan muafiyet vekalet ücreti hesabı

Atıf yapılan mevzuat: 5411 sayılı Bankalar Kanunu — 5411 sayılı Bankalar Kanunu 1405411 sayılı Bankalar Kanunu 143

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/597

KARAR NO 2024/638

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 05/12/2023

NUMARASI 2023/638 Esas - 2023/757 Karar

DAVA

Menfi Tespit

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin 20.10.2010 tarihinde vefat eden babasının temlik eden ... Bankası'ndan kullandığı kredi nedeniyle temlik eden banka tarafından, müvekkili aleyhine Tekirdağ İcra Dairesi'nin ...İcra sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibin mirası reddeden müvekkili aleyhine devam edilmesinin açıkça usule aykırı olduğunu, İstanbul 27. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 16/02/2022 tarihli 2021/324 E. 2022/65 K. sayılı ilamı ile terekenin borca batık olması nedeniyle müvekkilinin ölüm tarihi itibariyle mirası reddetmiş sayılacağının tespit edildiğini, bu hususta davalı şirket ile görüşme yapılmış ise de müvekkilinden tahsil harcının yatırılmasının istendiğini, ancak müvekkilinin tahsil harcından sorumlu olmaması nedeniyle görüşmelerin olumsuz neticelendiğini belirterek müvekkilinin Tekirdağ İcra Dairesi'nin ...

esas sayılı takip dosyasından dolayı borçlu bulunmadığının tespitine, davalının takibin devamında kötü niyetli olmasından dolayı %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; mirası reddeden mirasçıların murisin borçları yönünden menfi tespit davası açabileceği, davacının işbu menfi tespit davası açmasında hukuki yararı bulunduğu,vefat eden kredi borçlusunun mirasının İstanbul 27. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/324 E. 2022/65 K. sayılı ilamı ile hükmen reddedildiği, kararın kesinleştiği, bu nedenle davacının davalıya borcunun bulunmadığı, takibe başlanıldığı tarihte hükmen ret kararının bulunmadığı, takip devam ederken hükmen ret kararının verilerek kesinleştiği, bu suretle davalının kötü niyetli olduğunun kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile Tekirdağ İcra Dairesi'nin ...İcra sayılı dosyasında davacının davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; müvekkili şirketin harçtan muaf olduğunu, davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, İstanbul 27. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/324 Esas sayılı davasında verilen kararın tespit hükmünde olduğunu, davacının yeniden menfi tespit davası açmasında hukuki yararının bulunmadığını, davacının 17/06/2022 tarihinde icra müdürlüğüne borçlu sıfatının silinmesi için başvurulduğunu, ancak başvurunun icra müdürlüğünce reddedildiğini, davacının şikayet kanun yoluna başvurması gerekirken eldeki davayı açtığını, 10 yıllık zamanaşımı süresinde herhangi bir dava açılmadığını, takibin açıldığı tarih itibariyle mirasın reddi kararı bulunmadığını, sonradan ortaya çıkan hukuki durum nedeniyle müvekkiline kusur yüklenemeyeceğini, dolayısıyla müvekkili aleyhinde yargılama gideri vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, takip çıkışının 661.724,50-TL olduğu halde mahkemece hatalı olarak 1.384.202,64-TL'nin esas alındığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, mirasın hükmen reddi nedeniyle genel kredi sözleşmesi ve icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dava dışı temlik eden alacaklı ... Bankası A.Ş. ile dava dışı asıl borçlu ...A.Ş. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davacının murisi ...'in sözleşmede 700.000-TL limitle müteselsil kefil olarak yer aldığı, dava dışı banka tarafından hesabın 04/01/2011 tarihinde kat ettiği, 09/02/2011 tarihinde Tekirdağ İcra Dairesi'nin ... sayılı takibinin başlatıldığı, icra dosyasının incelenmesinde ise alacaklı banka tarafından borçlular ..., ..., ..., ... ..., ..., ... aleyhine KMH'dan kaynaklanan 28.844-TL asıl alacak, 1.888,43-TL faiz ve 94,42 TL BSMV alacağı;

... kaynaklanan 618.154,60-TL asıl alacak, 41.066,55-TL faiz ve 2.053,32-TL BSMV alacağı olmak üzere toplam 692.101,35-TL nakdi alacak üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davacının murisi olan kefil ...'in 20/10/2010 tarihinde vefat ettiği, davacı hakkında sözleşmede kefil olarak yer alan ...'in mirasçısı sıfatına binaen takip yapıldığı anlaşılmaktadır. İstanbul 27. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/324 Esas sayılı dosyasında davacı ... tarafından davalılar ... A.Ş., ... Bankası A.Ş. aleyhine muris ...'in terekesinin borca batık olduğunun tespiti istemi ile açılan davanın 16/02/2022 tarihinde kabulüne, ...'in ölüm tarihi olan 20/10/2010 tarihi itibariyle terekesinin borca batık olduğunun ve mirasçısı olan davacı ...'in mirası reddetmiş sayılacağının tespitine karar verilmiş, bahsi geçen karar istinaf edilmeksizin 19/04/2022 tarihinde kesinleşmiştir.

İcra dosyasına sunulan 12/10/2021 tarihli dilekçe ile dosyanın ... A.Ş.'ne temlik olduğu bildirilmiştir. Davacı mirasçı ... tarafından 17/06/2022 havale tarihli dilekçe ile mirasın hükmen reddine ilişkin İstanbul 27. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/324 esas 2022/65 karar sayılı kararı icra müdürlüğüne sunularak icra dosyasından borçlu sıfatının silinmesi ve hacizlerin kaldırılması talep edilmiş ise de icra müdürlüğünce 04/07/2022 tarihinde ilamsız takipte borçluya itiraz hakkı tanındığından ve bu hakkın borçlu tarafından süresinde kullanılmadığından bu aşamada talebin gecikmiş itiraza konu olması ve müdürlüğün bu hususta karar verme yetkisi bulunmaması nedeniyle borçlu sıfatının silinmesi talebinin reddine karar verilmiştir.

Bu durumda davalı temlik alan şirket tarafından davacı hakkında takibe devam edildiğinden icra tehdidi altında kalan davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu açıktır. (Yargıtay 11. HD.

26. 04.2023 T. 2021/8302 E. 2023/2453 K.). Mirasın reddi halinde borçlu davacı mirasçı hakkında takibin sürdürülmesine imkan bulunmamaktadır. Bunun dışında menfi tespit davasının açılabilmesi için kanunda özel bir süre öngörülmemiştir. İcra tehdidi altında bulunan davacının iyi niyetli hareket etmediği ileri sürülemeyeceği gibi davanın dürüstlük kuralına aykırı açıldığından da söz edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Bununla birlikte, davacı tarafından davanın değeri 1.384.202,64-TL gösterilmiş olup mahkemece harç ve vekalet ücretine bu miktar esas alınarak karar verilmiştir. Ancak takip talebinde murisden toplam 692.101,35-TL nakdi alacak üzerinden başlatıldığı, fiziki olarak sunulan ve UYAP'a taranan ödeme emrinin de aynı miktar üzerinden düzenlendiği, UYAP'da kayıtlı ödeme emrinin ise mükerrer alacak kalemleri ile sehven 1.384.202,64-TL olarak düzenlendiği anlaşılmakla mahkemece harç ve vekalet ücretinin 1.384.202,64-TL üzerinden hesaplanarak hükmedilmesi doğru olmamıştır.

Öte yandan davalı alacağının bankacılık işleminden kaynaklanması karşısında 5411 sayılı Bankalar Kanunu’nun 140 ve 143 üncü maddesi uyarınca mahkemece, davalı varlık yönetiminin harçtan muaf olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde davalının başvuru harcı, peşin harç, karar ve ilam harcından sorumlu tutulması doğru görülmemiştir. (Yar.

11. HD. 24/01/2024 tarih 2022/4272 E. 2024/600 K.) Açıklanan nedenlerle; davacı lehine takdir edilen vekalet ücretinin 692.101,35-TL üzerinden hesaplanmaması ve davalının harçtan muaf olduğunun gözetilmemesi doğru olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına,yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından yeniden karar verilerek ; davanın kabulüne, vekalet ücretinin 692.101,35-TL üzerinden hesaplanarak takdirine, davalıdan harç alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/12/2023 Tarih 2023/638 Esas - 2023/757 Karar sayılı kararının HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kabulüne, Tekirdağ İcra Dairesinin 2011/955 Esas sayılı icra dosyasında davacının davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, Davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine," İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; "Davalı ... AŞ harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, Davacı adli yardımlı olduğundan suçüstü ödeneğinden karşılanan 71,75-TL yargı giderinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı lehine takdir olunan 102.894,19-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine," Davalı tarafından yatırılan 23.638,72-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 02/05/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/44547 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.