Genel kurul kararının icrasının durdurulması talebinin reddi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/299 E. 2024/858 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Genel kurul kararının iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: İhtiyati tedbir (kararların icrasının durdurulması) talebi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
TTK 449 uyarınca genel kurul kararının icrasının durdurulmasına karar verilebilmesi için, TTK 449'un özel bir düzenleme içermemesi nedeniyle tamamlayıcı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerine (HMK 389, 390/3) başvurulur; talep edenin hakkın elde edilmesinin zorlaşacağı veya ciddi bir zarar doğacağı yönünde somut emare sunması ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerekir. Genel kurulda seçilen bağımsız denetim firmasının, seçilmiş olması nedeniyle çoğunluk ortaklarla işbirliği yaptığının kabulü peşin hüküm niteliğinde olacağından bu yönde bir varsayıma dayanılarak tedbir kararı verilemez; ayrıca kararın verilecek nihai kararı etkileme ihtimali bulunan başka bir davanın bekletici mesele yapılmış olması da tedbir talebinin bu aşamada reddini gerektirir.
Ele alınan sorunlar
Genel kurul kararının icrasının durdurulması (ihtiyati tedbir) talebinin TTK 449 ve HMK 389/390 koşulları yönünden değerlendirilmesi → ret
İddia: Davacılar vekili, daha önce açılan başka bir davada bağımsız denetçi atanması talebi bulunmasına karşın sonraki tarihli genel kurul kararına dayanılarak denetim firmasının atanmasına karar verilmesinin usule aykırı olduğunu, tedbir kararı verilmemesi hâlinde hakkın elde edilmesinin zorlaşmayacağı yönündeki ilk derece tespitinin hatalı olduğunu, tedbir verilmesi hâlinde tarafsız bir denetim firmasının atanabileceğini, verilen kararın azınlık pay sahiplerinin hakkını kullanılamaz hâle getirdiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 449. maddesi, genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açılması hâlinde mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceğini düzenlemekte, ancak bu geçici hukuki korumanın hangi hâllerde verileceğini özel olarak düzenlememektedir; bu nedenle tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden (HMK 389, HMK 390/3) yararlanılabilir. HMK 389 uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikme sebebiyle ciddi bir zararın doğacağı endişesi gerekir; HMK 390/3 uyarınca tedbir talep eden taraf davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Somut olayda icrasının durdurulması talep edilen kararlar bağımsız denetim firması seçimine ilişkindir. Bağımsız denetimlerin kontrolü, 660 sayılı KHK ile kurulan Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu'na aittir; genel kurulda seçilen bağımsız denetim firmasının davacılar dışındaki ortakların menfaatine, davacıların zararına denetim yapacağını peşinen kabul etmek mümkün değildir. Daha önce bağımsız denetim yaptırılan şirketin bir kusuru varsa bunu yeni seçilen denetim firmasına teşmil etmenin hukuki bir yanı bulunmamaktadır. Genel kurulda seçilen bağımsız denetim firmasının, seçilmiş olması nedeniyle davalı şirketin çoğunluk ortaklarıyla işbirliği yaptığını kabul etmek peşin hüküm teşkil edeceğinden, bu yöndeki istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Davacının, pek çok genel kurul kararının yeterli oy ile alınmadığı yönündeki iddialarının haklılığı ise yapılacak yargılama ile belirlenecektir. Ayrıca, davalı şirket ana sözleşmesinin 15. maddesinin değiştirilmesine ilişkin genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespitine dair bir başka mahkeme kararının eldeki davada verilecek kararı etkileme ihtimali bulunduğundan kesinleşmesinin bekletici mesele yapıldığı anlaşılmakla, seçilen özel denetçinin değiştirilmesini sağlamak üzere alınan genel kurul kararlarının icrasının durdurulması talebi bu aşamada yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
TTK 449 uyarınca genel kurul kararının icrasının durdurulması talebinde, madde özel düzenleme içermediğinden HMK'nın ihtiyati tedbir hükümlerinin tamamlayıcı olarak uygulanacağı ve bağımsız denetim firması seçimine ilişkin kararlarda seçilen firmanın tarafsızlığının peşinen sorgulanamayacağı yönündeki değerlendirme, benzer nitelikteki genel kurul kararının icrasının durdurulması taleplerinde bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
İhtiyati tedbir↗ Genel kurul kararının icrasının durdurulması↗ TTK 449↗ Yaklaşık ispat↗ Bağımsız denetim firması seçimi↗ Bekletici mesele↗ Yok hükmünde olma / butlan davası↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/299
KARAR NO 2024/858
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 11/01/2024 (Ara Karar)
NUMARASI 2023/720 Esas
İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN
TALEP İhtiyati Tedbir
İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın ihtiyati tedbir isteyen davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
DAVA VE TALEP
Davacılar vekili;
03. 04.2014 tarihli olağanüstü üstü genel kurulda ana sözleşmenin oy sınırlamasına ilişkin maddelerinin değiştirmesine ilişkin alınan kararların ana sözleşmede düzenlenen nisaplara uymaması nedeni ile yok hükmünde olduğu olduğunun Anadolu 3. ATMnin 2014/337 esas ve 2021/537 karar sayılı ilamı ile tespit edildiğini, karar istinaf incelemesinde olup henüz kesinleşmediğini, dilekçenin 2 numaralı ekinde sunulan tabloda, davalı şirketin 2007 yılından sonra yapılan genel kurul toplantılarında alınan kararlara karşı müvekkiller tarafından açılmış davalar neticesinde genel kurullarda alınan her karar, kanunda ve ana sözleşmede düzenlenen nisaba aykırı alınması nedeni ile mahkeme tarafından yok hükmünde olarak tespit edildiğini, davalı şirketin 2007 yılından sonra yapılan tüm genel kurullarında olduğu gibi dava konusu 22.08.2023 tarihli genel kurulunda alınan kararlar da kanunda ve ana sözleşmede düzenlenen nisaplara aykırı olarak alındığını, davalı şirketin ödenmiş sermayesi 20.000.000-TL'si olup ana sözleşmenin 15.
maddesi gereğince gereğince tüm ortakların sahip olduğu oy adedi (20.000.000/0,5) = 40.000.000 adet olduğunu, bir ortağın yapılan oylamada kullanabileceği en fazla oy sayısı da (40.000.000/3) =13.333.333 olarak sınırlandırıldığını ileri sürerek 22.08.2023 tarihli genel kurulda gündemin 2,3,4 ve 6 numaralı maddelerine ilişkin alınan kararların yok hükmünde olduğuna, aksi halde iptaline kararların icrasının durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
ARA KARAR
Mahkemece; davalı şirketin yönetim kurulu üyesine TTK'nın 449. maddesi uyarınca ihtaratlı davetiye gönderildiği,ancak görüş bildirilmediği, somut olayda, ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde davacının hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden şu aşamada bahsedilmesinin mümkün olmadığı, tedbir kararı verilmemesi halinde ciddi bir zararın doğacağına dair emarelerin de bulunmadığı, ayrıca dosyanın geldiği aşama itibariyle davacı tarafın haklılığının yaklaşık olarak ispatının sağlanmadığı gerekçesiyle, ihtiyati tedbir isteyen davacılar vekilinin talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili; taraflarınca açılan Anadolu 4. ATM nin 2023/539 sayılı dava dosyasında da mahkeme hakimi tarafından bağımsız denetçi atanmasına dair dava daha önce açılmış olmasına karşın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun şekilde usule aykırı ve sonraki tarihli genel kurul kararına dayanılarak ... Denetim'in atanmasına karar verildiğini, şirketin yıllardır bağımsız denetim raporlarının sahte olarak alındığının anlaşıldığını, icranın durdurulması kararı verilmiş olsa idi, 4. ATM dosyasında da söz konusu kararın verilemeyeceğini, ilk derece mahkemesince her ne kadar tedbir kararı verilmemesi hâlinde davacının hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından bahsedilemediği ifade edilmişse de bu kanaat açıkça hatalı olduğunu, verilecek tedbir kararı neticesinde ikame edilen dava dosyasında objektifliğinden, tarafsızlığından ve dürüstlüğünden şüphe bulunmayacak dünyanın en büyük 4 denetim firmasından birisi davalı şirkete bağımsız denetçi olarak atanabileceğini, verilen kararın azınlık pay sahiplerinin yegâne hakkının dâhi kullanılamaz hâle getirildiğinin açık göstergesi olduğunu ileri sürerek;
kararın kaldırılarak alınan kararların icrasının durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Davacılar vekili, 22.08.2023 tarihli genel kurulda gündemin 2,3,4 ve 6 numaralı maddelerine ilişkin alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti davasında alınan kararların icrasının durdurulması istemine ilişkindir. TTK'nın 449. maddesi ''Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkeme, YK üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir'' hükmünü içermektedir. Anılan madde de hangi hallerde bu geçici hukuki koruma kararı verileceği özel olarak düzenlenmediğinden, tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden yararlanılabilir. HMK'nın 389. maddesi, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklindedir.
Aynı yasanın 390/3 maddesi ise, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Somut olayda; İcrası durdurulması talep olunan kararlar bağımsız denetim firması seçimine ilişkindir. 660 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu tüzel kişiliğini haiz ve idari özerkliğe sahip, Başbakanlıkla ilişkili Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu kurulmuştur. Bağımsız denetimlerin tüm kontrolü bu kurula aittir.Genel kurulda seçilen bağımsız denetim firmasının davalı şirketin davacılar dışındaki ortakların menfatine davacıların zararına denetim yapacağını peşinen kabul etmek mümkün göülmemiştir.Daha evvel bağımsız denetim yaptırılan şirketin bir kusuru var ise bunu seçilen denetim firmasına teşmil etmenin de hukuki bir yanı yoktur.Esasen davacı tarafın itirazı genel kurulda seçilen bağımsız denetim firmasının bir başka mahkemede açılan özel denetçi atanması davasında da özel denetçi seçildiği, kararın icrasının durdurulmasına karar verilmesi halinde, aynı bağımsız denetim firmasının mahkeme kararı ile atanamayacağı ,davacıların ilk dört sırada bulunan denetim firmalarına denetim yaptırma haklarının ellerinden alındığı ileri sürülmüştür.
Genel kurulda seçilen bağımsız denetim firmasının genel kurulda seçilmesi nedeniyle davalı şirketin çoğunluk ortaklarıyla işbirliği yaptığını kabul peşin hüküm olacağından davacı vekilinin ara karara yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Davacının pek çok kararın varlığını ileri sürerek yeterli oy ile alınmadığını ileri sürmekte ise de, davacının bu iddialarının haklılığı yapılacak yargılama ile belirlenecektir. Mahkemece; Anadolu 7. ATM'nin 2014/337 esas 2021/537 karar sayılı kararı ile davalı şirket ana sözleşmesinin 15. maddesinin değiştirilmesine ilişkin 03/07/2014 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararın yok hükmünde olduğunun tespitine ilişkin kararın eldeki davada verilecek kararı etkileme ihtimali bulunduğundan kesinleşmesinin bekletici mesele yapılmasına karar verildiği anlaşılmakla, Anadolu 4.
ATM'ce seçilen özel denetçinin değiştirilmesini sağlamak üzere genel kurulda alınan kararların icrasının durdurulması talebi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle istinaf nedenleri yerinde olmayan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığınaDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/06/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/44341 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi