6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirket fesih davasında dava konusu olmayan taşınmaza tedbir

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/201 E. 2024/732 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati tedbiristinaf başvurusunun kabulü ve ilk derece kararının kaldırılmasıKesin

★ EmsalHak düşürücü süreİhtiyati tedbir usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketlerHaklı sebeple fesih

Davacının nitelemesi: Şirketin Haklı Sebeple Feshi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Şirketin haklı sebeple feshi ve tasfiyesi davasında, mahkemenin fesih dışında alternatif çözümlere (örn. pay değerinin ödenerek çıkarma) karar verebileceği ihtimali bulunduğundan, davalı şirketin aktifindeki mal varlığının dava süresince korunması ve üçüncü kişilere devrinin önlenmesi gerekir; bu nedenle söz konusu mal varlığı davanın doğrudan konusu olmasa bile, tasfiye sürecinin etkin işleyebilmesi için üzerine ihtiyati tedbir konulabilir. Bu tür tedbirler, aksi durum ve koşullar gerekçelendirilmediği sürece, HMK 392 uyarınca teminat şartına bağlanır.

Ele alınan sorunlar

Tedbir talebine konu taşınmazın 'uyuşmazlık konusu' olup olmadığı → kabul

İddia: Davacı vekili, şirketin tek fabrikasına ilişkin taşınmazın grup şirketlerinden birine devredilmek istendiğini, bu nedenle taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulması gerektiğini ileri sürerek ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Davanın yasal dayanağı olan TTK 531 ve devamı maddelerindeki tasfiye işlemlerinin gerçekleştirilebilmesi, pay sahiplerinin haklarının korunması amacıyla şirketin envanterindeki mal varlıklarının dava süresince muhafazasını ve üçüncü kişilere devrinin önlenmesini zorunlu kılar. Bu sağlanmadığı takdirde, dava sonunda fesih ve tasfiyeye konu olacak şirket mal varlığının kalmama olasılığı bulunmaktadır. Mahkeme haklı fesih yerine, davacının karar tarihindeki gerçek pay değerinin ödenerek ortaklıktan çıkarılması gibi alternatif çözümlere de karar verebileceğinden, şirketin karar tarihindeki aktif değerini kaybetmesinin önüne geçilmesi gerekir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesinin, tedbir istenen taşınmazın davanın konusu olmadığına dair gerekçesi yerinde değildir; mevcut durumun korunması gerekliliği HMK 389 düzenlemesine uygundur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Teminat karşılığında tedbir konulması → kabul

Gerekçe: HMK 392 uyarınca ihtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğrayacağı muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep resmi belgeye veya başkaca kesin bir delile dayanıyorsa yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirterek teminatsız tedbire karar verebilir. Somut olayda davanın niteliği ile mevcut delil durumu dikkate alındığında, karşı tarafın zarara uğrama ihtimali gözetilerek teminat karşılığında tedbir konulmasına karar verilmesi uygun görülmüştür.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Şirketin haklı sebeple fesih davasında, tedbir talebine konu malvarlığının davanın doğrudan konusu olmaması durumunda dahi, mahkemenin fesih dışında alternatif çözümlere karar verebileceği ihtimali gözetilerek şirket aktifinin korunması amacıyla ihtiyati tedbir konulabileceğine ilişkin değerlendirme, benzer haklı fesih/tasfiye davalarında emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
HMK 393(1) uyarınca ihtiyati tedbir kararının teminat karşılığında verilmesi halinde, kararın tebliğinden itibaren bir hafta kesin süre içinde teminat yatırılmadığı takdirde tedbir kararı kendiliğinden kalkar.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir yaklaşık ispat haklı sebeple fesih tasfiye teminat uyuşmazlık konusu

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 389HMK 389/1HMK 390/3HMK 392HMK 393(1) · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 531

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/201

KARAR NO 2024/732

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 20/12/2023

NUMARASI 2023/922 Esas

TALEP İhtiyati Tedbir

İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/05/2024

İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TALEP

Talep eden davacı vekili; aynı ortaklık yapısında olan ... A.Ş. ile ilgili TTK'nın 531. maddesi uyarınca açtıkları İstanbul Anadolu 10. ATM'nin 2018/1177 E. sayılı davasında mahkemenin müvekkilini haklı bulduğunu, mahkemenin şirketin fesih kararı vermediğini, ancak müvekkilinin ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiğini, müvekkilinin kardeşleri ile ortağı olduğu dava dışı ... Tic. ve İmalat Koll. Şti'den ortaklar kurulu kararı ile kardeşleri tarafından haksız olarak çıkarıldığını, müvekkilinin isnat edilen haksız iddialardan aklanmak amacıyla çıkarılma kararının iptali davası açtığını ve işbu iddialarının haksız olduğunun ispat edildiğini, yine aynı ortaklık yapısına sahip ...Şti.'den müvekkilinin, kardeşleri tarafından ortaklar kurulu kararı ile şirketten çıkarıldığını, şirketin uzun yıllar kâr payı dağıtmadığını, şirketin uzun yıllardır olağan genel kurul toplantısı yapmadığını, şirketin hissedarları olan müvekkilinin kardeşleri ...

ve ...'ün müvekkilinin diğer şirketlerde olduğu gibi bu şirkette de istemediğini, işbu dava konusu şirkette 29.12.2015 tarihli genel kurulda yönetim kuruluna seçilen müvekkilinin, 07.03.2019 tarihli genel kurulda yönetim kuruluna çoğunluk gücünü kötüye kullanılarak seçilmediğini, müvekkilinin şirkete alınmadığını, ortaklığın müvekkili açısından çekilmez hale geldiğini, müvekkilinin ortakları olan kardeşlerinin şirketlerde hileli işlemler yaptığını belirterek davalı şirketin feshine karar verilmesi istemi ile açtığı davada davalının tüm taşınmazları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, aksi halde şirket aktifinde bulunan İstanbul İli Tuzla İlçesi Aydınlı Mahallesi ... Pafta ... Ada ... Parsel sayılı taşınmazın satışı yönünde 25.12.2023 günü genel kurul yapılacağından bu taşınmaz üzerine ivedilikle teminatsız ihtiyati tedbir konulmasını, bunun da mümkün olmaması halinde davalı şirketin 25.12.2023 günü saat 10.00'da yapılacak olan olağanüstü Genel Kurul Toplantısının yapılmasının tedbiren durdurulmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI

Mahkemece; HMK'nın 389/1 maddesinde uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verileceğinin düzenlendiği, davalı şirketin malik olduğu ve üzerine tedbir konulması istenilen taşınmazın uyuşmazlık konusu olmadığı, davalı şirketin 25.12.2023 günü saat 10.00'da yapılacak olan olağanüstü Genel Kurul Toplantısının yapıldıktan sonra şartları oluştuğu takdirde yokluğu, butlanı veya iptalinin talep edilebileceği, halihazırda toplantı yapılmasının tedbiren durdurulmasını gerektirir Kanunun emredici hükümlerine aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; aynı ortaklık yapısına sahip kollektif şirketin defterlerinin dahi müvekkilinden kaçırıldığını, her türlü hukuk dışı beyan ve yaklaşımlara karşılık müvekkilinin mağdur olmaması açısından şirketin tek fabrikasına ilişkin ihtiyati tedbir konulmasında zorunluluk bulunduğunu, fabrikanın şirket ortaklarından ...'ün % 99,15 oranında hissedar olduğu başka bir şirkete devredilmek istendiğini, bu sebeple ... ada ... parselde bulunan taşınmaza tedbir konulması gerektiğini belirterek ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Talep; anonim şirketin haklı sebeple fesih ve tasfiyesine ilişkin davada davalıya ait taşınmazın devrinin engellenmesine yönelik ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." Aynı yasanın 390/3 maddesi "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenlenmiştir.

Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki genelde geçici hukuki korumalara karar verilirken haksız olma ihtimali de dikkate alınarak teminat alınması öngörülmüştür. Somut olayda; davacı tarafından şirketin haklı nedenle feshi talep edilmiştir. Ancak mahkemece alternatif çözümlere de karar verilebilecektir. Davanın yasal dayanağını oluşturan TTK'nın 531 ve devam maddelerinde öngörülen tasfiye işlemlerinin, pay sahiplerinin haklarının korunması amacıyla yapılacak işlemlerin gerçekleştirilebilmesi, şirketin envanterinde kayıtlı mal varlıklarının dava sürecinde muhafazasını, davalı şirketin aktifini oluşturan, envanterine kayıtlı mal varlıklarının 3.

şahıslara devrinin önlenmesini zorunlu kılmaktadır. Bu sağlanmadığı takdirde davanın sonunda fesih ve tasfiyeye konu olacak şirket mal varlığının kalmama olasılığı bulunmaktadır. Dolayısıyla mevcut durumun korunması gerekliliği, HMK'nın 389. maddesindeki düzenlemeye de uygundur. Bu nedenle mahkemenin, tedbir konulması talep edilen taşınmazın davanın konusu olmadığına dair gerekçesi yerinde değildir. Bahsi geçen davalı şirket adına kayıtlı fabrika vasfındaki taşınmazın grup şirketlerinden ... Tic. A.Ş. isimli firmaya satışı ile ilgili yönetim kuruluna yetki verilmesi şeklinde olağan üstü gündem belirlenerek 25/12/2013 tarihinde olağanüstü genel kurul çağrısı yapılmıştır. Mahkemece fesih yerine davacıların karar tarihindeki gerçek pay değerlerinin ödenip çıkarılmalarına da karar verebileceğinden şirketin karar tarihindeki aktif değerini kaybetmesinin önüne geçilebilmesi için şirketin taşınmazı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına yönelik talebin yerinde olduğunun kabulü gerekir.

Ancak HMK'nın 392 maddesi uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep resmi belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Somut olayda, davanın niteliği ile mevcut delil durumu dikkate alındığında, mahkemece karşı tarafın zarara uğrama ihtimali gözetilerek teminat karşılığında davalı şirkete ait İstanbul İli Tuzla İlçesi ... Mahallesi ... ada .. parsel sayılı taşınmazın kaydına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesi uygun görülmüştür.

Açıklanan nedenlerle; mahkemece İstanbul İli Tuzla İlçesi ... Mahallesi ... ada .. parsel sayılı taşınmaz yönünden ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ara kararın kaldırılmasına, başkaca inceleme yapılmasına gerek bulunmadığından bahsi geçen taşınmazın 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için kaydına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/922 Esas sayılı 20/12/2023 Tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararının KALDIRILMASINA; "İhtiyati tedbir talebinin kabulüne; 500.000-TL teminat (nakit veya kesin-süresiz banka teminat mektubu) karşılığında; davalı şirkete ait İstanbul İli, Tuzla İlçesi, Aydınlı Mahallesi,... Ada, ...Parsel sayılı taşınmazın tapu kayıtları üzerine 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA, Ara kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine, HMK 393(1) maddesi uyarınca Dairemiz kararının tebliğinden itibaren bir hafta kesin süre içinde teminat karşılanmadığı takdirde, ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalkacağının ihtiyati tedbir talep eden davacı vekiline bildirilmesine" İhtiyati tedbir kararının uygulanması talep edildiğinde infazı işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Davacı tarafından 427,60-TL yatırılan peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

16/05/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/43783 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.