Bilirkişi raporu tek başına ihtiyati haciz için yeterli yaklaşık ispat değildir
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/641 E. 2024/741 K. · · İlk derece: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İhtiyati hacizistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsalİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)
Davacının nitelemesi: Haksız Rekabet Tazminatı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Bir alacağın varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç ise (örneğin bilirkişi raporları kesinleşmemiş, yeniden inceleme kararı verilmişse) muaccel bir para alacağının varlığı yaklaşık ispat düzeyinde kanıtlanmış sayılmaz ve ihtiyati haciz talebi reddedilir; bilirkişi raporu tek başına mahkemeyi bağlayıcı nitelikte değildir. Ayrıca konusu para alacağı olan davalarda, davalının uyuşmazlık konusu olmayan malvarlığı değerleri üzerine HMK 389 uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilemez; bu hallerde ancak ihtiyati haciz yoluna başvurulabilir.
Ele alınan sorunlar
İhtiyati haciz talebinin yaklaşık ispat koşulu yönünden değerlendirilmesi → ret
İddia: İstinaf eden, bilirkişi raporları arasında çelişki bulunmadığını, davalının rapora süresinde itiraz etmemesi nedeniyle usulü kazanılmış hak oluştuğunu, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini ve KAP verileri ile diğer yazışmaların satışın muvazaalı olduğunu tek başına ispatladığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: İİK'nın 257/1. maddesine göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İİK'nın 258/1. maddesi uyarınca ihtiyati haciz talep eden, alacağını ve icabında haciz sebeplerini yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek şekilde ispat etmek zorundadır; bunun için muaccel bir para alacağının varlığı ön koşuldur. Varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir para alacağı bulunduğu söylenemez. Davacı talebini bilirkişi raporuna dayandırmakta ise de, bilirkişi raporu takdiri delil niteliğinde olup mahkemeyi tek başına bağlayıcı nitelikte değildir. Mahkemece yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği de dikkate alındığında, muaccel alacağın varlığı hususunda yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle duraksamadan delil değerlendirmesi yapılamamaktadır. Bu nedenle ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığının kabulünde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Para alacağına ilişkin davada malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilmesi → ret
İddia: İstinaf eden, davalı ...A.Ş.'nin hisse devri karşılığında ödeneceği belirtilen bedelin ödenmesinin dava sonuna kadar önlenmesi ve dava dışı şirkete devredilen hisseler üzerine tedbir konulması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davanın konusu uğranılan zararın tazminine ilişkin olup bir miktar paranın ödenmesine ilişkindir; davalı şirketin malvarlığı işbu davanın konusunu teşkil etmemektedir. HMK'nin 389. maddesinin açık hükmü gereği ihtiyati tedbire ancak davalının uyuşmazlık konusu olan malvarlığı değerleri bakımından karar verilebilir; para alacağı talepli davalarda koşulları varsa ihtiyati haciz kararı verilebilir, ancak konusu para alacağı olan davalarda malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesi imkânı bulunmamaktadır. Bu durumda ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Karar, bilirkişi raporunun takdiri delil niteliğinde olup mahkemeyi bağlamadığı ve yeniden bilirkişi incelemesi kararı verilmiş olması halinde muaccel alacağın varlığının yaklaşık ispat düzeyinde kanıtlanmış sayılamayacağı yönündeki değerlendirmesi ile; ayrıca para alacağına ilişkin davalarda HMK 389 kapsamında davalı malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği, bu hallerde ihtiyati haciz yolunun öngörüldüğü tespiti yönünden emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz↗ ihtiyati tedbir↗ yaklaşık ispat↗ muaccel para alacağı↗ haksız rekabet↗ rekabet yasağı↗ bilirkişi raporu↗ usulü kazanılmış hak↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/641
KARAR NO 2024/741
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 21/02/2024 (Ara Karar)
NUMARASI 2018/34 Esas
TALEP İhtiyati Tedbir-İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/05/2024
İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz isteminin reddine ilişkin ara kararın davalı/birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TALEP
Birleşen davada talep eden davacı vekili 08/01/2024 tarihli dilekçesi ile yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ile davalıların rekabet yasağına aykırı davrandıklarının ve ... şirketi ile haksız rekabette bulunduklarının, bu nedenle ... şirketinin kar kaybına uğradığının tespit edildiğini, davalıların yasal süresi içinde bilirkişi raporuna itiraz etmediklerini,raporun davacı lehine usulü kazanılmış hak oluşturduğunu, davalı ...'in firmadan herhangi bir genel kurul kararı almadan müdürlük yetkileri kaldırılır kaldırılmaz ...A.Ş. firmasını ...Ltd Şti'nin müşterilerinden ve diğer ortaklarından satın alarak tek hakim ortak olduğunu, ...A.Ş.'nin 05/07/2018 tarihinde ... projesini imzaladığını, ...A.Ş.
ile ...Ltd Şti'nin aynı işi, aynı adreste yaptığını, davalıların firma personellerini ...A.Ş. firmasında çalıştırdığını ve çalıştırmaya devam ettiğini, haksız rekabet oluşturan ...A.Ş.'nin davalı ... tarafından satın alınarak bu şirket aracılığı ile AVM inşaatı ve AVM işletme işini üstlendikleri hususunun karşı tarafın dilekçelerinde ikrar edildiğini, bilirkişi raporundaki tespitler ile davalıların ikrara yönelik dilekçeleri ve rapora süresi içerisinde itiraz edilmemesi nedeniyle ihtiyati haciz kararı verilmesi için gerekli olan yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, davalının davacının ortağı olduğu şirketi yaklaşık 50 Milyon USD zarara uğrattığını, haksız rekabet nedeniyle haksız kazanç elde ettiğini, ...'in aleyhine hükmedilecek tazminatı ödememek için muvazaalı olarak davacının ortağı olduğu şirketten mal kaçırdığını, kendisine ait mal varlığı değerlerini muvazaalı olarak devrettiğini, yine davalı ...A.Ş.'nin hisselerinin de muvazaalı olarak devredildiğini, bu nedenle ...A.Ş.
firmasına ait olan ve dava dışı ... şirketine devredilen hisseler üzerine dava sonuna kadar tedbir konulması gerektiğini belirterek davalı...A.Ş.'nin hisse devri karşılığında davalı ...'e ödeneceği belirtilen bedelin davalıya ödenmesinin dava sonuna kadar önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına, ...'in şahsi malvarlığına bilirkişi raporunda tespit edilen alacak miktarı kadar teminatsız ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME ARA KARARI
Mahkemece; taraflar arasındaki uyuşmazlığın tespiti ve çözüme kavuşturulması için aldırılan bilirkişi raporlarında bu aşamaya kadar farklı farklı kanaatler bildirildiğinden ve İİK nın 257 vd.maddelerinde belirtildiği gibi bir alacağın doğduğu hala tartışma konusu olduğundan somut olayda davalı-birleşen dosya davacısı nezdinde yaklaşık ispat yoluyla ortaya konuluş bir alacağın varlığından söz edilemeyeceği, iddianın haklılığının ve yerinde olup olmadığının tespitinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati haciz isteminin reddine, uyuşmazlık konusu olmayan malvarlığı hakkında tedbir kararı verilemeyeceğinden ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Birleşen davada davacı vekili; bilirkişi raporları arasında çelişki bulunmadığını, KAP'dan gelen yazı cevabında AVM projesinin 59 milyon Euro olduğunun belirtilmesine rağmen ...A.Ş.'nin ve bu şirket tarafından yapılan projenin 16.2 milyon Euro'ya satıldığını, bu hususun işlemlerin muvazaalı yapıldığını tek başına ispat ettiğini, satışın muvazaalı yapıldığının açık ve tartışmasız olduğunu, 25/03/2024 tarihinde ... 'dan gelen yazı cevabında...A.Ş.'yi satın alan ... inşaatın bahsi geçen yatırımın 45 milyon USD olduğunun, bu yatırımdan yıllık 10 milyon USD kira geliri ve 7 milyon USD FAVÖK beklendiğinin belirtildiğini, bu projenin 16.2 milyon Euro'ya satılmış olmasının inandırıcı olmadığını, bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere ...
şirketinin 2,2 milyar TL zarara uğratıldığını, davalının rapora itiraz etmemesi nedeniyle usulü kazanılmış hak oluştuğunu, ...'in malvarlığını devrederek adresini değiştirdiğini, mahkeme tebligatlarının yapılamadığını, davalı ...'in şirket yetkili olduğu dönemde usulsüz olarak yaptırdığı ve 3 milyon USD değerindeki ilamsız takibi denetim kayyımına haber vermeden kesinleştirdiğini, sonrasında şirkete yönetim kayyımı atandığını, yerel mahkemenin 2018/1150 E. 2021/57 K. sayılı kararında davalının genel kuruldan izin almadan rekabette bulunamayacağının karara bağlandığını, bu kararlarla davalının rekabet yasağına aykırı davrandığının tespit edildiğini, raporlar arasında çelişki bulunmadığını, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Asıl dava; davalı ...'ın şirket müdürü olarak rekabet yasağına aykırı işlemleri ve diğer davalı ...A.Ş.'nin davacı ...Ltd Şti'ne ait ticaret unvanını iltibas teşkil edecek kullanması nedeniyle haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespiti, sona erdirilmesi, zararın tazmini ve davalı şirketlerin davacı şirkete ait ticari sır niteliğindeki bilgileri izinsiz kullanımı nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir. Birleşen dava ise asıl davada davacı ...Ltd Şti firmasının tek yetkilisi olan ...'in faaliyet konusu aynı olan davalı ...A.Ş.'yi satın alıp rekabet etme yasağına aykırı ve haksız rekabet olacak şekilde ticari faaliyette bulunarak asıl davada davacı şirketi zarara uğrattığından bahisle tazminat istemine ilişkin olup birleşen davada davacı tarafından 08/01/2024 tarihli dilekçe ile ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuştur.
İİK'nın 257/1. maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İ.İ.K'nun 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşuldur. Varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir.
Somut olayda birleşen dosyada davacı, davalı ...'in münferit yetkilisi olduğu ...Ltd Şti'nin yeni proje ve iş almasını, ihaleye girmesini açıkça engelleyip, akabinde kendisinin tek yetkili ve hissedarı olduğu başkaca şirketleri aynı adrese taşıyarak, ...Ltd Şti'nin alması gereken iş ve projeleri bu şirketlere aktarmak veya almak sureti ile bu şirketi zarara uğrattığını, bu kapsamda tarafların ortağı olduğu ...Ltd Şti'nin Söğütlüçeşme AVM projesi için çalışmalar yaptığı halde davalı davalı ...'in bu proje için ...A.Ş.'yi satın aldığını ve ... İnşaat A.Ş. uhdesindeki "..." de kendi üzerine geçirdiğini, ...Ltd Şti'ye bu şekilde zarar verdiğini iddia etmektedir. Tarafların ortağı olduğu ...Ltd Şti'nin 2007 yılında kurulduğu, davalı ...'in ...A.Ş.'nin hisselerini 20/03/2018 tarihinde devralarak davalı ...A.Ş.'nin tek başına hissedarı ve yetkilisi olduğu anlaşılmakta olup birleşen dosya davacısı tarafından ...Ltd Şti'nin alması gereken ihale ve işlerin davalı ...A.Ş.'nin üzerine alınarak ...Ltd Şti'nin uğradığı zararı teminat altına almak için ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş ise de,davacı ihtiyati haciz istemini bilirkişi raporuna dayandırmakta ise de ,bilirkişi raporu takdiri delil niteliğinde olup mahkemeyi tek başına bağlayıcı nitelikte değildir.
Mahkemece yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği de dikkate alındığında muaccel alacağın varlığı hususunda yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle duraksamadan delil değerlendirmesi yapılamamaktadır. Bu nedenle mahkemenin ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığının kabulünde isabetsizlik bulunmamaktadır. Diğer taraftan birleşen dosya davacısı, dava dışı ... şirketine devredilen hisseler üzerine ve davalı ...A.Ş.'nin hisse devri karşılığında davalı ...'e ödeneceği belirtilen bedelin davalıya ödenmesinin dava sonuna kadar önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiş ise de davanın konusu uğranılan zararın tazminine ilişkin olup, bir miktar paranın ödenmesine ilişkindir.
Davalı şirketin mal varlığının işbu davanın konusunu teşkil etmediği açıktır. HMK'nin 389. maddesinin açık hükmü gereği, ihtiyati tedbire ancak davalının uyuşmazlık konusu olan mal varlığı değerleri bakımından karar verilebileceği, para alacağı talepli davalarda koşulları varsa ihtiyati haciz kararı verilebileceği, konusu para alacağı olan davalarda malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesi imkanının bulunmadığı yargı kararları ile sabittir. Bu durumda ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara kararında isabetsizlik bulunmadığından davalı- birleşen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir/haciz talep eden davalı-birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/05/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/43677 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi