Ardarda düşük bedelle satılan araçta ihtiyati tedbir itirazı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/244 E. 2024/743 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İhtiyati tedbiristinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsalİhtiyati tedbir usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)
Davacının nitelemesi: İtiraz mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Bir taşınırın (aracın) kısa süre içinde art arda, düşük bedellerle ve olağan olmayan biçimde el değiştirmesi, satış bedeli için verilen çeklerin karşılıksız çıkması ve alıcılar hakkında dolandırıcılık suçundan derdest bir ceza soruşturması bulunması hallerinde, davacının davanın esası yönünden haklılığı yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanmış sayılır ve malın iyi niyetli üçüncü kişilere devredilmesi halinde hakkın elde edilmesinin imkansız hale geleceği kabul edilerek ihtiyati tedbir kararı verilmesi/devamı isabetli olur. Tedbirin infaz şekli, malın niteliğine (örn. hibrit aracın yediemin deposunda zarar görme riski) göre, yediemin depoya teslim yerine kayden malike yediemin sıfatıyla teslim şeklinde belirlenebilir. İhtiyati tedbir kararının ayrı bir değişik iş dosyası üzerinden verilmiş olması, itiraz aşamasında asıl dava açılmışsa itiraza ilişkin kararın asıl davanın görüldüğü mahkemece verilmesini ve buna bağlı olarak itiraz eden lehine vekalet ücretine hükmedilmemesini engellemez.
Ele alınan sorunlar
İhtiyati tedbir koşullarının (yaklaşık ispat, hakkın elde edilmesinin imkansızlaşması) oluşup oluşmadığı → ret
İddia: Davacı vekili, itiraz üzerine verilen kararla uyuşmazlık konusunun korunmasının ve hakkın elde edilmesinin imkansız hale geldiğini, aracın yurt dışına çıkarılması veya parçalanarak satılması riski bulunduğunu belirterek aracın muhafaza altına alınıp yediemine teslimini talep etmiştir. Davalı ... vekili ise müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi olarak asli zilyet olduğunu, aracı ne şekilde satın aldığını bilemeyeceğini, davacının aracı vadeli çekle ve mülkiyeti muhafaza etmeden satmasının basiretli tacir davranışına aykırı olduğunu ileri sürerek tedbirin kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe: HMK 389. madde uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkansız hale geleceği endişesi halinde ihtiyati tedbir kararı verilebilir; HMK 390/3 uyarınca tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Somut olayda davacıya ait aracın davalı şirkete satılıp devredildiği, bedelin bir kısmı için verilen çeklerin karşılıksız çıktığı, aracın iki gün içinde art arda ve düşük bedellerle iki ayrı kişiye satıldığı, bu satışların olağan olmadığı, ayrıca davalılar hakkında dolandırıcılık suçundan halen derdest bir soruşturma bulunduğu tespit edilmiştir. Bu deliller kapsamında, mülkiyeti ihtilaflı aracın iyi niyetli üçüncü kişilere devredilmesi halinde hakkın elde edilmesinin imkansız hale geleceği ve davacının haklılığının yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlandığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle her iki tarafın da ihtiyati tedbir kararına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Tedbirin şekli — yediemin deposuna teslim yerine kayden malike teslim → ret
İddia: Davalı ... vekili, davacının bir talebi olmadığı halde mahkemece aracın satışının tedbiren durdurulmasına ve yediemin olarak müvekkiline teslimine karar verildiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Aracın hibrit olması nedeniyle yediemin deposuna konulması halinde zarara uğrayabileceği gözetildiğinde, aracın yediemin olarak halen kayden maliki bulunan davalıya teslimine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
İtiraz eden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi → ret
İddia: Davalı ... vekili, itirazları üzerine verilen kararda müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek bu yönden de kararın düzeltilmesini talep etmiştir.
Gerekçe: İhtiyati tedbir kararı ayrı bir değişik iş dosyası üzerinden verilmiş olsa da, itiraz aşamasında asıl davanın açılmış olması nedeniyle itiraza ilişkin karar asıl davanın görüldüğü mahkemece verilmiştir. Bu durumda, görülmekte olan dava içerisinde verilen ihtiyati tedbire itiraz kararı nedeniyle itiraz eden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi de yerindedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararın, ardarda düşük bedelli ve olağan olmayan satışlar ile karşılıksız çek gibi olguların ihtiyati tedbir için yaklaşık ispat ölçüsünü karşıladığına ve tedbirin infaz şeklinin malın niteliğine göre (hibrit araçta yediemin deposu yerine kayden malike teslim) belirlenebileceğine ilişkin değerlendirmesi, benzer taşınır mülkiyeti ihtilaflarında ihtiyati tedbir taleplerine emsal oluşturabilecek niteliktedir; ancak BAM kararı olarak bölgesel ve ikna edici etkiye sahiptir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir↗ yaklaşık ispat↗ itiraz↗ yediemin↗ hakkın elde edilmesinin imkansızlaşması↗ mülkiyet ihtilafı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/244
KARAR NO 2024/743
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİH 07/10/2022 (Ara Karar)
NUMARASI 2021/665 Esas
TALEP İhtiyati Tedbir
İhtiyati tedbir kararına itirazın kabulüne ilişkin ara kararın ihtiyati tedbir isteyen davacı ve karşı taraf davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TALEP
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili; müvekkilinin maliki olduğu ... marka ve modelli ... plakalı aracın satışı için sahibinden.com internet sitesine ilan verdiğini, davalı şirket yetkilisi tarafından aracın bedelinin kısmen nakit ve kısmen çek ile ödenmek üzere teklif verildiğini, pazarlıklar sonucunda 14.07.2021 tarihinde aracın 1.100.000-TL bedelle davalı şirkete satış ve devrinin yapıldığını, bedelin 300.000-TL'lik kısmının peşin ödendiğini, kalan bedel içinse her biri 400.000-TL bedelli iki adet çek verildiğini, çeklerin karşılıksız çıktığını, davalı şirket yetkilisi ile vekiline de ulaşılamadığını, aracın davalı şirket tarafından 16.07.2021 tarihinde 900.000-TL bedelle davalı ...'e, onun tarafından da aynı gün diğer davalı ...'e bu kez 905.000-TL bedelle devredildiğini, davalılar hakkında dolandırıcılık ve suç eşyasının alınması suçlarından suç duyurusunda bulunduklarını, 1.100.000-TL bedelle alınan aracın 2 gün sonra 200.000-TL zararına satılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, aracı satın alan iki kişinin de galericilik işi ile uğraştığı göz önüne alındığında aracın gerçek değerinden habersiz olmalarının mümkün olmadığını, bu nedenle satışların gerçek satış olmayıp davalıların bedelini ödemeksizin aracı ele geçirmeye çalıştıklarını, ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde aracın iyi niyetli üçüncü kişilere devri halinde hakkın elde edilmesinin imkansız hale geleceğini, belirterek, talep ve dava konusu aracın muhafaza altına alınarak yediemine teslimine, aksi halde kaydına tedbir şerhi işlenmesine,dava konusu aracın satışına dair sözleşmenin iptali ile aracın müvekkiline ait olduğunun tespitine ve müvekkiline teslimine, aksi halde ödenmeyen 800.000-TL araç bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME ARA KARARI
Mahkemece; araç bedeli olarak verilen çeklerin karşılıksız çıktığı, aracın alış bedelinden düşük bir bedelle iki gün içerisinde sık sık el değiştirdiği gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile %20 teminat karşılığında dava konusu aracın lisanslı bir yediemin deposuna teslimine karar verilmiştir.
İTİRAZ
İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı ... vekili; oto alım satım faaliyeti gösteren müvekkilinin iş yerinde bulunan müşterisinin dava konusu aracı söyleyerek almak isteyip istemediğini sorduğunu, müvekkilinin de ertesi gün getirilen aracı inceleyerek almaya karar verdiğini ve aracı 905.000-TL bedelle satın aldığını, davacının aracı vadeli çekle ve mülkiyeti muhafaza koymadan satmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu nedenle davacının basiretli bir tacir gibi hareket etmediğini, davacı ile aracın alıcısı ... şirketi arasında sadece çek bedellerinin ödenmemesinden kaynaklanan hukuki ihtilaf bulunduğunu, müvekkilinin aracı kendisine satan kişiyi tanımadığını, iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, aracın hibrit olması nedeniyle yediemin otoparkına çekilmesinin bataryasının zarar görmesine neden olacağını belirterek, ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.
EK KARAR
Mahkemece; dava konusu aracın yediemin deposuna konulmasına ilişkin tedbirin dosyanın durumuna, tarafların iddialarına ve maddi hukuktan doğan haklarına uygun olmadığı gerekçesiyle, davalının itirazının kabulü ile aracın satışının tedbiren durdurulmasına, yediemin olarak davalı ...'e teslimine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1- İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili; ihtiyati tedbirin amacının uyuşmazlık konusunun korunması olduğunu, mahkemece itiraz üzerine verilen karar nedeniyle uyuşmazlık konusunun korunmasının ve hakkın elde edilmesinin imkansız hale geldiğini, aracın davalı tarafça yurt dışına çıkarılması veya parçalanarak satılması sonucunda araca ulaşılamama ihtimali bulunduğunu belirterek, ara kararın kaldırılarak dava konusu aracın muhafaza altına alınarak yediemine teslimine karar verilmesini talep etmiştir.
2- Davalı ... vekili; mahkemece ihtiyati tedbir kararına itirazlarının kabulüne karar verilmiş ise de, davacının bir talebi olmamasına rağmen aracın satışının tedbiren durdurulmasına ve yediemin olarak müvekkiline teslimine dair ihtiyati tedbir kararı verildiğini, ayrıca itirazları üzerine verilen kararda müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi olarak mülkiyet hakkına dayanan asli zilyet olduğunu, davacının aracı ne şekilde sattığını bilmesinin mümkün olmadığını, davacının aracı vadeli çekle ve mülkiyeti muhafaza koymadan satmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, aracın davacının rızası dışında elinden çıkmadığını, sadece aldığı çeklerin karşılıksız çıktığını, ihtiyati tedbir kararının müvekkilinin ticari zararına sebebiyet verdiğini belirterek, kararın kaldırılarak ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Talep; araç satış sözleşmesinin iptali ile aracın mülkiyetinin tespiti ile teslimi, olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemli davada verilen ihtiyati tedbire itiraza ilişkindir. HMK'nın 389. maddesi, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. "şeklinde olup, aynı yasanın 390/3 maddesi, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.
Somut olayda; davacıya ait aracın davalı şirkete 1.100.000-TL bedelle 14.07.2021 tarihinde satış ve devrinin gerçekleştirildiği, satış bedelinin 800.000-TL'lik kısmı için davalı şirket tarafından davacıya her biri 400.000-TL bedelli iki adet çek verildiği, çeklerin karşılıksız çıktığı, aracın davalı şirket tarafından 16.07.2021 tarihinde 900.000-TL bedelle davalı ...'e, onun tarafından da aynı tarihte diğer davalı ...'e bu kez 905.000-TL bedelle satışının yapıldığı, davacının suç duyurusu üzerine davalılar hakkında Sakarya C.Başsavcılığının 2021/22616 soruşturma sayılı dosyasında dolandırıcılık suçundan soruşturma başlatıldığı ve soruşturmanın halen derdest olduğu,ardarda yapılan satışların olağan olmadığı anlaşılmaktadır.
Sunulan deliller kapsamında uyuşmazlık konusu ve bu aşamada mülkiyeti ihtilaflı bulunan aracın iyi niyetli üçüncü kişilere devredilmesi halinde hakkın elde edilmesinin imkansız hale geleceği, davacının haklılığının yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlandığı sonucuna varılmıştır. Aracın hibrit olması nedeniyle yediemin deposuna konulması halinde zarara uğrayabileceği gözetildiğinde, yediemin olarak halen kayden maliki bulunan davalıya teslimine karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı vekili ile davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Diğer yandan ihtiyati tedbir kararı İstanbul Anadolu 5. ATM'nin 2021/705 D.İş sayılı dosyası üzerinden verilmiş olsa da, itiraz aşamasında asıl davanın açılmış olması nedeniyle, itiraza ilişkin karar, asıl davanın görüldüğü mahkemece verilmiştir.
Bu durumda görülmekte olan dava içerisinde verilen ihtiyati tedbire itiraza ilişkin karar nedeniyle, itiraz eden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi de yerindedir. Açıklanan nedenlerle,istinaf nedenleri yerinde olmayan ihtiyati tedbire itiraz eden davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbire itiraz eden davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 346,90-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 346,90-TL harcın davalı ...'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Taraflarca yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
16/05/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/43675 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi