6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Muaccel para alacağı ihtilaflıysa ihtiyati haciz için yaklaşık ispat sağlanmaz

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/794 E. 2024/818 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati hacizistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsalİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Gerekçe özeti

Konusu para alacağı olan davalarda HMK 389 uyarınca ihtiyati tedbir talep edilemez; ancak koşulları varsa İİK hükümlerine göre ihtiyati haciz talep edilebilir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK 257 ve 258 uyarınca muaccel bir para alacağının varlığının yaklaşık ispat düzeyinde ortaya konulması gerekir; borçlunun alacağa esas ilişkiye ayıp nedeniyle itiraz etmiş olması ve delillerin henüz toplanmamış olması halinde alacağın muaccel olduğu yaklaşık ispat düzeyinde ortaya konulamamış sayılır ve silahların eşitliği ilkesi gereği bu aşamada ihtiyati haciz talebi reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Para alacağına ilişkin davada ihtiyati tedbir talebinin mümkün olup olmadığı → ret

İddia: Davacı vekili, ara kararın kaldırılarak öncelikle ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: HMK'nın 389. maddesinin açık hükmü gereği ihtiyati tedbire ancak davalı borçlunun uyuşmazlık konusu olan malvarlığı değerleri bakımından karar verilebilir; para alacağı talepli davalarda koşulları varsa İİK hükümlerine göre ihtiyati haciz kararı verilebilir. Somut uyuşmazlıktaki gibi konusu para alacağı olan davalarda ihtiyati tedbir kararı verilmesi imkânı bulunmamaktadır. Davalının malvarlığı ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları davanın konusunu teşkil etmediğinden ihtiyati tedbir talebi yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

İhtiyati haciz talebinde yaklaşık ispat koşulunun sağlanıp sağlanmadığı → ret

İddia: Davacı vekili, davalının ayıp ihbarının süresinde ve usulüne uygun yapılmadığını, ödemeden kaçınma amacı taşıdığını, alacağın tahsilinin gecikmesinin telafisi imkânsız zararlara yol açacağını ileri sürerek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: İİK'nın 257/1. maddesine göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesi uyarınca alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermekle mecburdur. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşuldur; varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir para alacağı bulunduğu söylenemez. Davalı borçlu icra takibine itirazında ayıp nedeniyle borcu olmadığını bildirmiştir. Tarafların delillerinin henüz toplanmadığı bir evrede, davalı borçlunun ayıp nedeniyle borca itiraz ettiği gözetildiğinde, muaccel alacağın varlığı hususunda yaklaşık ispat düzeyinde delil bulunduğunun kabulü mümkün değildir. Adil Yargılanma Hakkının muhtevasını oluşturduğu kabul edilen silahların eşitliği ilkesi gereğince mahkeme, taraflar arasında adil bir denge kurmakla yükümlüdür; delillerin henüz toplanmadığı bu aşamada ihtiyati haciz talebinin kabulü bu dengeyi bozar. Yargılamanın ilerleyen aşamalarında toplanacak delil durumuna göre şartların oluşması halinde her zaman ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkündür; bu itibarla yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispatın sağlanmadığına yönelik ara kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Konusu para alacağı olan davalarda ihtiyati tedbir talep edilemeyeceği ve alacağın ayıp itirazı nedeniyle ihtilaflı olduğu durumlarda ihtiyati haciz için yaklaşık ispatın sağlanamayacağı yönündeki değerlendirme, benzer para alacağı davalarında verilecek ihtiyati tedbir/haciz taleplerine ışık tutması bakımından emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir ihtiyati haciz yaklaşık ispat muaccel alacak silahların eşitliği ilkesi adil yargılanma hakkı itirazın iptali davası

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 257/1İİK 258/1 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 389 · AİHS — AİHS 6

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/794

KARAR NO 2024/818

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 21/03/2024 (Ara Karar)

NUMARASI 2024/216 Esas

İHTİYATİ TEDBİR VE İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN

TALEP İhtiyati Tedbir ve İhtiyati Haciz

İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin 21/03/2024 tarihli ara kararın ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine kapsamı incelenip gereği düşünüldü.

TALEP

Davacı ihtiyati tedbir/haciz talep eden vekili; müvekkili şirketin alacağının temini bakımından; haricen edilen bilgilere göre borçlunun bir çok borcunun olması, yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ilerde verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimalini belirterek, davalının adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları hakkında öncelikle ihtiyati tedbir, mahkemece aksi kanaatin hasıl olması halinde ise ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI

Mahkemece; somut uyuşmazlığın, davacı vekilinin dava dilekçesi ve ekinde sunduğu belgeler üzerinde yapılan değerlendirilmesinde; davacı tarafça ibraz edilen belgelerin yaklaşık ispata koşulunu sağlamadığı, ileri sürülen vakaların, gerek ihtiyati tedbir gerekse ihtiyati haciz talebinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, davacı vekilinin ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddine şekilde karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEBLERİ

Davacı ihtiyati tedbir/haciz talep eden vekili; davalı şirketin, müvekkil şirket tarafından ödenmeyen alacaklarının tahsiline yönelik yasal işlemlere başlanana kadar hiçbir bildirimde bulunmamışken icra takibine itiraz ettiğini ve sözde ayıp ihbarına yönelik ihtarname gönderdiğini, malların teslimi ve faturaların ibraz edildiği dönemde herhangi bir ihbar bildiriminde bulunulmadığı gibi söz konusu faturaların da iade edilmediğini, söz konusu iddiaların TTK tarafından düzenlenen süreler içerisinde gerçekleştirilmemesi nedeniyle de yasal süre içerisinde ve usulüne uygun bir ayıp ihbarından bahsetmenin mümkün olmadığını, davalının uzun süredir ödeme yapmaktan kaçınmakta olduğunu, amacı müvekkil şirketin alacağını tahsil etmesini geciktirmek olduğunu, müvekkil şirketin alacağını tahsil edemediği için ticari olarak zarar gördüğünü belirterek, ihtiyati tedbir kararının öncelikle doğrudan doğruya verilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin haklarının zayi olmaması ve ileride telafisi imkansız mağduriyetler yaşamaması için söz konusu ara karar ile verilen ret kararının kaldırılmasını ve davalı aleyhine ihtiyati tedbir ve/veya ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Talep, ticari ilişki sonucunda oluşan cari açık hesap bakiyesinin tahsili istemiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir. İİK'nın 257/1. maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca ihtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.

İİK 257. maddesi hükmü uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşuldur. Varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. Davalının malvarlığı ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının iş bu davanın konusunu teşkil etmediği açıktır. HMKnın 389 maddesinin açık hükmü gereği ihtiyati tedbire ancak davalı borçlunun uyuşmazlık konusu olan mal varlığı değerleri bakımından karar verilebileceği, para alacağı talepli davalarda koşulları varsa İİK hükümlerine göre ihtiyati haciz kararı verilebileceği, somut uyuşmazlıktaki gibi konusu para alacağı olan davalarda ihtiyati tedbir kararı verilmesi imkanı bulunmadığı yargı kararları ile sabittir.

Davacı ihtiyati tedbir talep eden vekilinin ihtiyati tedbir talebi yerinde değildir. Somut olayda; davacı tarafından davalı adına tutulan cari hesap ekstresine dayanılarak ihtiyati haciz talebinde bulunulmuştur. İhtiyati haciz talebi dava dilekçesi ile birlikte yapılmıştır. İcra takibine itirazında davalı borçlu ayıp nedeniyle müvekkil şirkete boru olmadığını bildirmiştir. İhtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi açısından AİHS'nin 6. Maddesinde düzenlenen Adil Yargılanma hakkının muhtevasını oluşturduğu kabul edilen silahların eşitliği ilkesine aykırıdır. Mahkeme, adil yargılanma hakkının her iki taraf açısından tahakkuku için uygun koşulları sağlamak, kısaca taraflar arasında adil bir denge kurmak zorundadır.

Tarafların delillerinin toplanmadığı bir evrede, davalı borçlunun ayıp nedeniyle borca itiraz ettiği gözetildiğinde muaccel alacağın varlığı hususunda yaklaşık ispat düzeyinde delil bulunduğunun kabulü mümkün görülmemiştir. Yargılamanın ilerleyen aşamalarında toplanacak delil durumuna göre talep edilmesi ve şartların oluşması halinde her zaman ihtiyati haciz kararı verilmesinin mümkün olduğu da nazara alındığında sonuç olarak ihtiyati haciz talebinin yasal koşulları bulunmadığından, yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispatın sağlanmadığına yönelik ara kararda isabetsizlik bulunmamıştır. Açıklanan bu gerekçelerle, istinaf sebebi yerinde görülmeyen ihtiyati haciz/tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati haciz/tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,İhtiyati tedbir talep eden tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olmak üzere karar verildi.30/05/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/43572 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.