İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/7071 E. 2018/409 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usuli kazanılmış hak↗ hisse senedi↗ hisse devir sözleşmesi↗ kazanılmış hak↗ istirdat↗ ortaklık ilişkisi↗ haksız fiil↗ taşıyan↗ cy/cy kaydı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davacının dava dışı Yener Yorgun’dan 30/07/1998 tarihinde 60.060 DM bedelle davalı şirketteki hisselerini satın aldığı, bilirkişi raporunda açıkça şirket muhasebe kayıtlarında davacının davalı şirkete para ödediğine ilişkin bir kayda rastlanılmadığının belirtildiği, bozma ilamına uyulmakla usulü kazanılmış hak
oluştuğu, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir ortaklık ilişkisinin mevcut olmadığının anlaşıldığı, ancak davaya konu devir belgesi doğrudan davalı şirketten değil dava dışı üçüncü kişiden alındığından hisse bedelinin davalı şirkete değil şahsa ödenmesi davalı şirketin kendi kasasına yapılan bir ödeme olmaması olgusu gözetildiğinde davalı şirkete ait mizan kaydında görülmesinin mümkün olmadığı, davalılar tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürülmesi ve bu yanıltma sonucu davacı tarafından dava dışı hisse devir sözleşmesinin tarafı bulunan şahsa haksız çıkar sağlandığının da ispatlanamadığı, davacı tarafça davalılara ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davacıyla davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, bedel istemi yönünden yapılan talebin ispat olunamadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçeyle, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, bedel istemine ilişkin talebin ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Ancak, Dairemizden geçen diğer emsal dosyalardan da anlaşılacağı üzere ... Grubu şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, böylelikle haksız fiilde bulundukları anlaşılmaktadır. Davalı şirketin ismini taşıyan belgede davacının hisse devraldığının belirtilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında davalıların ödenen bedelden sorumlu olduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, bedel istemine ilişkin talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4714 E. 2016/6438 K.
Ortak:hisse senedi · istirdat · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · taşıyan · İstirdat
İncelediğiniz kararda2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Grubu şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen «hisse senedi» devir ve kabul sözleşmesi gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, böylelikle «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
Davalı şirketin ismini «taşıyan» belgede davacının hisse devraldığının belirtilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında davalıların ödenen bedelden sorumlu olduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespitine, bedel istemine ilişkin talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaNitekim uyulan bozma ilamımızda da sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, olayın «haksız fiil» olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup davalı şirketin ismini «taşıyan» belgede hisse devraldığının belirtilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında davalıların ödenen bedelden soruml …
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
… kaydında görülmemesinin doğal olduğu, davalı tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürüldüğü yönünde herhangi bir delil elde edilemediği, «müterafik kusur» durumunun bulunmadığı, davacı tarafça davalıya ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacı ile taraflar arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespitine, bedel istemine yönelik yapılan talebin ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · kusur · dahili dava
Benzer bu kararda… kaydında görülmemesinin doğal olduğu, davalı tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürüldüğü yönünde herhangi bir delil elde edilemediği, «müterafik kusur» durumunun bulunmadığı, davacı tarafça davalıya ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacı ile taraflar arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespitine, bedel istemine yönelik yapılan talebin ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Grubu'na «dahil» bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen belgeler gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kulllanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4707 E. 2016/5692 K.
Ortak:hisse senedi · istirdat · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · taşıyan · İstirdat
İncelediğiniz kararda2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Grubu şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen «hisse senedi» devir ve kabul sözleşmesi gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, böylelikle «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
Davalı şirketin ismini «taşıyan» belgede davacının hisse devraldığının belirtilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında davalıların ödenen bedelden sorumlu olduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespitine, bedel istemine ilişkin talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaNitekim uyulan bozma ilamımızda da sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, olayın «haksız fiil» olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup davalı şirketin ismini «taşıyan» belgede hisse devraldığının belirtilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında davalıların ödenen bedelden soruml …
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
… kaydında görülmemesinin doğal olduğu, davalı tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürüldüğü yönünde herhangi bir delil elde edilemediği, «müterafik kusur» durumunun bulunmadığı, davacı tarafça davalıya ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacı ile taraflar arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespitine, bedel istemine yönelik talebin ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · kusur · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… kaydında görülmemesinin doğal olduğu, davalı tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürüldüğü yönünde herhangi bir delil elde edilemediği, «müterafik kusur» durumunun bulunmadığı, davacı tarafça davalıya ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacı ile taraflar arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespitine, bedel istemine yönelik talebin ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekilinin, reddedilen kısma yönelik «vekalet ücretine» ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4279 E. 2016/5300 K.
Ortak:hisse senedi · istirdat · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · taşıyan · İstirdat
İncelediğiniz kararda2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Grubu şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen «hisse senedi» devir ve kabul sözleşmesi gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, böylelikle «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
Davalı şirketin ismini «taşıyan» belgede davacının hisse devraldığının belirtilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında davalıların ödenen bedelden sorumlu olduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespitine, bedel istemine ilişkin talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaNitekim uyulan bozma ilamımızda da sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, olayın «haksız fiil» olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup davalı şirketin unvanını «taşıyan» belgede hisse devraldığının belirtilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında davalıların ödenen bedelden soruml …
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
… kaydında görülmemesinin doğal olduğu, davalı tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürüldüğü yönünde herhangi bir delil elde edilemediği, «müterafik kusur» durumunun bulunmadığı, davacı tarafça davalıya ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacı ile taraflar arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespitine, bedel istemine yönelik yapılan talebin ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · kusur · dahili dava · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… kaydında görülmemesinin doğal olduğu, davalı tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürüldüğü yönünde herhangi bir delil elde edilemediği, «müterafik kusur» durumunun bulunmadığı, davacı tarafça davalıya ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacı ile taraflar arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespitine, bedel istemine yönelik yapılan talebin ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Grubu'na «dahil» bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen belgeler gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kulllanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
3-Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekilinin, reddedilen kısma yönelik «vekalet ücretine» ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4351 E. 2016/5298 K.
Ortak:hisse senedi · istirdat · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · taşıyan · İstirdat
İncelediğiniz kararda2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Grubu şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen «hisse senedi» devir ve kabul sözleşmesi gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, böylelikle «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
Davalı şirketin ismini «taşıyan» belgede davacının hisse devraldığının belirtilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında davalıların ödenen bedelden sorumlu olduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespitine, bedel istemine ilişkin talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaNitekim uyulan bozma ilamımızda da sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, olayın «haksız fiil» olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup davalı şirketin unvanını «taşıyan» belgede hisse devraldığının belirtilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında davalıların ödenen bedelden soruml …
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
… kaydında görülmemesinin doğal olduğu, davalı tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürüldüğü yönünde herhangi bir delil elde edilemediği, «müterafik kusur» durumunun bulunmadığı, davacı tarafça davalıya ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacı ile taraflar arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespitine, bedel istemine yönelik yapılan talebin ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · kusur · dahili dava
Benzer bu kararda… kaydında görülmemesinin doğal olduğu, davalı tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürüldüğü yönünde herhangi bir delil elde edilemediği, «müterafik kusur» durumunun bulunmadığı, davacı tarafça davalıya ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacı ile taraflar arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespitine, bedel istemine yönelik yapılan talebin ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Ancak, Dairemizden geçen diğer emsal dosyalardan da anlaşılacağı üzere bir kısım Yimpaş Grubu'na «dahil» bazı şirketlerinin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen belgeler gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kulllanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4724 E. 2016/6466 K.
Ortak:hisse senedi · hisse devir sözleşmesi · istirdat · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · taşıyan · İstirdat
İncelediğiniz kararda… 0 DM bedelle davalı şirketteki hisselerini satın aldığı, bilirkişi raporunda açıkça şirket muhasebe kayıtlarında davacının davalı şirkete para ödediğine ilişkin bir «kayda» rastlanılmadığının belirtildiği, bozma ilamına uyulmakla «usulü kazanılmış hak» oluştuğu, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığının anlaşıldığı, ancak davaya konu devir belgesi doğrudan davalı şirketten değil dava dışı üçüncü kişiden alındığından hisse bedelinin davalı şirkete değil şahsa ödenmesi davalı şirketin kendi kasasına yapılan bir ödeme olmaması olgusu gözetildiğinde davalı şirkete ait mizan kaydında görülmesinin mümkün olmadığı, davalılar tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürülmesi ve bu yanıltma sonucu davacı tarafından dava dışı «hisse devir sözleşmesinin» tarafı bulunan şahsa haksız çıkar sağlandığının da ispatlanamadığı, davacı tarafça davalılara ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı gerekçesiyle; davanın kısm …
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Grubu şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen «hisse senedi» devir ve kabul sözleşmesi gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, böylelikle «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaNitekim uyulan bozma ilamımızda da sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, olayın «haksız fiil» olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup davalı şirketin unvanını «taşıyan» belgede hisse devraldığının belirtilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında davalıların ödenen bedelden soruml …
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı anlaşılmış ancak davaya konu devir belgesinin doğrudan davalı şirketlerden değil dava dışı üçüncü kişilerden alındığından hisse bedelinin - davalı şirkete değil şahsa ödenmesi davalı şirketin kendi kasasına yapılan bir ödeme olmaması olgusu gözetildiğinde - davalı şirketlere ait mizan kaydında görülmesinin mümkün olmadığı, davalılar tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürülmesi ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan davacı tarafından dava dışı «hisse devir sözleşemesinin» tarafı bulunan şahsa haksız çıkar sağlanması olgusunun da delille ispatlanması gerektiği ancak bu yönde her hangi bir delil elde edilemediği -«müterafik kusur» durumunun bulunmadığı-,davacı tarafça davalılara ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile, davacıyla davalı taraflar aras …
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · kusur · eksik inceleme · dahili dava · karar verilmesine yer olmadığına · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir «ortaklık ilişkisinin» mevcut olmadığı anlaşılmış ancak davaya konu devir belgesinin doğrudan davalı şirketlerden değil dava dışı üçüncü kişilerden alındığından hisse bedelinin - davalı şirkete değil şahsa ödenmesi davalı şirketin kendi kasasına yapılan bir ödeme olmaması olgusu gözetildiğinde - davalı şirketlere ait mizan kaydında görülmesinin mümkün olmadığı, davalılar tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürülmesi ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan davacı tarafından dava dışı «hisse devir sözleşemesinin» tarafı bulunan şahsa haksız çıkar sağlanması olgusunun da delille ispatlanması gerektiği ancak bu yönde her hangi bir delil elde edilemediği -«müterafik kusur» durumunun bulunmadığı-,davacı tarafça davalılara ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile, davacıyla davalı taraflar aras …
3- Öte yandan, Dairemizin ilk bozma ilamıyla «eksik inceleme» nedeniyle davanın reddi kararı bozulmuş, bozmaya uyularak verilen ikinci kararda davalı ...Ş. yönünden davanın «husumet» sebebiyle reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Grubu'na «dahil» bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen belgeler gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kulllanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
A.Ş. ile ... vekili temyiz etmiş, bu şekilde davalı ...Ş. hakkında verilen «husumetten» red kararı kesinleşmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4720 E. 2016/6437 K.
Ortak:hisse senedi · istirdat · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · taşıyan · İstirdat
İncelediğiniz kararda2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Grubu şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen «hisse senedi» devir ve kabul sözleşmesi gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, böylelikle «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
Davalı şirketin ismini «taşıyan» belgede davacının hisse devraldığının belirtilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında davalıların ödenen bedelden sorumlu olduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespitine, bedel istemine ilişkin talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaNitekim uyulan bozma ilamımızda da sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, olayın «haksız fiil» olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup davalı şirketin unvanını «taşıyan» belgede hisse devraldığının belirtilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında davalıların ödenen bedelden soruml …
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
… kaydında görülmemesinin doğal olduğu, davalı tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürüldüğü yönünde herhangi bir delil elde edilemediği, «müterafik kusur» durumunun bulunmadığı, davacı tarafça davalıya ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacı ile taraflar arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespitine, bedel istemine yönelik yapılan talebin ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · kusur · dahili dava
Benzer bu kararda… kaydında görülmemesinin doğal olduğu, davalı tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürüldüğü yönünde herhangi bir delil elde edilemediği, «müterafik kusur» durumunun bulunmadığı, davacı tarafça davalıya ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacı ile taraflar arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespitine, bedel istemine yönelik yapılan talebin ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Grubu'na «dahil» baz şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen belgeler gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kulllanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4705 E. 2016/6741 K.
Ortak:hisse senedi · istirdat · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · taşıyan · İstirdat
İncelediğiniz kararda2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Grubu şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen «hisse senedi» devir ve kabul sözleşmesi gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, böylelikle «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
Davalı şirketin ismini «taşıyan» belgede davacının hisse devraldığının belirtilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında davalıların ödenen bedelden sorumlu olduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespitine, bedel istemine ilişkin talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaNitekim uyulan bozma ilamımızda da sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, olayın «haksız fiil» olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup davalı şirketin unvanını «taşıyan» belgede hisse devraldığının belirtilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında davalıların ödenen bedelden soruml …
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
… ında görülmemesinin mümkün olduğu, davalılar tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürüldüğü yönünde herhangi bir delil elde edilemediği, «müterafik kusur» durumunun bulunmadığı, davacı tarafça davalıya ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacı ile taraflar arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespitine, bedel istemine yönelik yapılan talebin ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · kusur · dahili dava
Benzer bu kararda… ında görülmemesinin mümkün olduğu, davalılar tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürüldüğü yönünde herhangi bir delil elde edilemediği, «müterafik kusur» durumunun bulunmadığı, davacı tarafça davalıya ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacı ile taraflar arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespitine, bedel istemine yönelik yapılan talebin ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Grubu'na «dahil» bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen belgeler gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kulllanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4710 E. 2016/6742 K.
Ortak:hisse senedi · istirdat · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · taşıyan · İstirdat
İncelediğiniz kararda2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Grubu şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen «hisse senedi» devir ve kabul sözleşmesi gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, böylelikle «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
Davalı şirketin ismini «taşıyan» belgede davacının hisse devraldığının belirtilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında davalıların ödenen bedelden sorumlu olduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespitine, bedel istemine ilişkin talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaNitekim uyulan bozma ilamımızda da sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, olayın «haksız fiil» olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup davalı şirketin unvanını «taşıyan» belgede hisse devraldığının belirtilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında davalıların ödenen bedelden soruml …
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
… kaydında görülmemesinin doğal olduğu, davalı tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürüldüğü yönünde herhangi bir delil elde edilemediği, «müterafik kusur» durumunun bulunmadığı, davacı tarafça davalıya ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacı ile taraflar arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespitine, bedel istemine yönelik yapılan talebin ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · kusur · dahili dava
Benzer bu kararda… kaydında görülmemesinin doğal olduğu, davalı tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürüldüğü yönünde herhangi bir delil elde edilemediği, «müterafik kusur» durumunun bulunmadığı, davacı tarafça davalıya ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacı ile taraflar arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespitine, bedel istemine yönelik yapılan talebin ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Grubu'na «dahil» bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen belgeler gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kulllanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri böylelikle «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/7071 E. , 2018/409 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 03/03/2016 tarih ve 2015/830-2016/249 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16/01/2018 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların her istendiği an geri ödeneceği ve yatırılan paralar karşılığı yüksek faiz verileceği garantisiyle para topladıklarını, bu kapsamda müvekkilinden de hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi başlıklı belge karşılığında para alındığını, ancak müvekkilince istenmesine rağmen alınan paranın geri ödenmediğini, davalıların eylemlerinin hukuki dayanağının bulunmadığını, ..., Bankalar Kanunu ve SPK hükümlerinin ihlal edildiğini, anılan kanunlar uyarınca müvekkilinin şirket ortağı yapılmasının mümkün bulunmadığını, şirket yönetim kurulu üyelerinin yürütülen bu faaliyetler nedeniyle defalarca yargılandıklarını ve mahkum edildiklerini, yapılan bu yargılamalar neticesinde şirket defterlerinde bulunan kayıtların gerçeği yansıtmadığının tespit edildiğini, ...'nın 336.
maddesi uyarınca davalı ...'ın da ortaya çıkan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 60.060,00 DM karşılığı 60.264,00 TL alacağın en yüksek ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının davalı şirketin ortağı olduğunu, bu ortaklığın mevzuata uygun geçerli bir ortaklık niteliğinde bulunduğunu, davalı şirketin Sermaye Piyasası Kurulu kaydında olan, bu kurul ve diğer ilgili tüm resmi makamlar ile özel denetçiler tarafından faaliyetleri denetlenen çok ortaklı halka açık anonim şirket olduğunu, ...'nın 329. ve 405. maddeleri gereğince anonim şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerini, davalı şirketin tasfiye halinde olmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu, davalı ...’a husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davacının dava dışı Yener Yorgun’dan 30/07/1998 tarihinde 60.060 DM bedelle davalı şirketteki hisselerini satın aldığı, bilirkişi raporunda açıkça şirket muhasebe kayıtlarında davacının davalı şirkete para ödediğine ilişkin bir kayda rastlanılmadığının belirtildiği, bozma ilamına uyulmakla usulü kazanılmış hak
oluştuğu, taraflar arasında hukuki sonuç doğuracak biçimde sahih bir ortaklık ilişkisinin mevcut olmadığının anlaşıldığı, ancak davaya konu devir belgesi doğrudan davalı şirketten değil dava dışı üçüncü kişiden alındığından hisse bedelinin davalı şirkete değil şahsa ödenmesi davalı şirketin kendi kasasına yapılan bir ödeme olmaması olgusu gözetildiğinde davalı şirkete ait mizan kaydında görülmesinin mümkün olmadığı, davalılar tarafından kullanılan hileli davranışlarla davacının yanılgıya düşürülmesi ve bu yanıltma sonucu davacı tarafından dava dışı hisse devir sözleşmesinin tarafı bulunan şahsa haksız çıkar sağlandığının da ispatlanamadığı, davacı tarafça davalılara ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı gerekçesiyle;
davanın kısmen kabulüne, davacıyla davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, bedel istemi yönünden yapılan talebin ispat olunamadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçeyle, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, bedel istemine ilişkin talebin ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Ancak, Dairemizden geçen diğer emsal dosyalardan da anlaşılacağı üzere ... Grubu şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla yukarıda belirtilen hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi gibi belgeler karşılığında para tahsil ettikleri, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, böylelikle haksız fiilde bulundukları anlaşılmaktadır. Davalı şirketin ismini taşıyan belgede davacının hisse devraldığının belirtilmesi ve bu bedelin miktarı konusunda davalı tarafın bir itirazının da bulunmaması karşısında davalıların ödenen bedelden sorumlu olduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, bedel istemine ilişkin talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 18/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/435258100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz