6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İstirdat davasında keşidecinin icraya yatırdığı bedelin alacaklıya ödenmemesi tedbiri

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/891 E. 2024/817 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Davacının nitelemesi: İhtiyati Tedbire İtiraz mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

İstirdat davasında, davacı çek üzerinde bizzat hak iddia ettiğinden ve davasının muhatabı son hamil olduğundan, kendisi dışında borca itirazı olmayan keşidecinin icra dosyasına yatırdığı bedelin alacaklıya (hamile) ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkündür; bu yönde tedbir kurulmasını yasaklayan bir düzenleme bulunmamaktadır. Tedbirin yaklaşık ispat şartı, çekler üzerindeki soruşturmanın devam etmesi ve imza incelemesine ilişkin bilirkişi raporunun davacı aleyhine imza bulunmadığını göstermesi hâlinde gerçekleşmiş kabul edilir; imza incelemesinden sonra ortaya çıkan bulgular tedbirin sürdürülmesini haklı kılar.

Ele alınan sorunlar

İstirdat davasında icra dosyasına yatırılan bedelin alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilebilir mi → ret

İddia: Davalı vekili, davacının yaklaşık ispat şartını sağlamadığını, müvekkilinin iyiniyetli üçüncü kişi konumunda bulunduğunu, çeklerdeki ciro silsilesinde şeklen bir bozukluk olmadığını, diğer borçluların takibe itirazı bulunmadığını, dosya borcunun keşideci tarafından icra dosyasına ödendiğini ve tedbirin ticari faaliyetlerini sekteye uğrattığını ileri sürerek tedbirin kaldırılmasını istemiştir.

Gerekçe: İstirdat davası, çek üzerinde hak iddia eden kişi tarafından son hamile karşı açılır ve menfi tespit davalarından farklı olarak davacı kıymetli evrak üzerinde bizzat hak iddia etmektedir. Bu nedenle icra takibinin konusu alacak üzerinde gerçek hamil olduğunu iddia eden kişi lehine, çek borçlusunun veya keşidecinin icra dosyasına yatırdığı bedelin alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkündür. İstirdat davacısının, kendisi dışında borca itirazı olmayan keşidecinin yatırdığı bedel üzerinde de hak sahibi olduğunu ileri sürerek bu bedelin dosyanın davalısı olan hamil-alacaklıya ödenmemesini talep etme hakkı bulunmaktadır. İstirdat davasında bu şekilde bir tedbir kararı verilmesini yasaklayan bir yasal düzenleme yoktur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Yaklaşık ispat koşulunun somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği → ret

İddia: Davalı vekili, davacının dava dilekçesindeki iddialarını yaklaşık ispat ilkesine göre ispatlayamadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davaya konu çekler ile ilgili suç soruşturmasının devam ettiği, ihtiyati tedbir kararından sonra alınan bilirkişi raporuna göre çekler üzerindeki imzaların davacıya ait olmadığının tespit edildiği görülmüştür. İmza incelemesi sonrasında yaklaşık ispat düzeyinde delil bulunduğunun kabulü gerekmektedir; aksi durumda ihtiyati tedbir kararının mahkemece her aşamada incelenip düzeltilebileceği de gözetilmelidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın taşıyıcı gerekçesi, istirdat davasında davacının icra dosyasına yatırılan bedelin alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir talep edebileceğini, bunun menfi tespit davalarından farklı olarak davacının kıymetli evrak üzerinde bizzat hak iddiasına dayandığını ve bu tür tedbiri yasaklayan bir düzenleme bulunmadığını ortaya koyması itibarıyla, benzer istirdat davalarında ihtiyati tedbir taleplerinin değerlendirilmesi açısından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir istirdat davası menfi tespit davası yaklaşık ispat ciro silsilesi kıymetli evrak icra takibinin durdurulması

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 389

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/891

KARAR NO 2024/817

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 20/02/2024 (Ara Karar)

NUMARASI 2023/279 Esas

DAVA

İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/05/2024

İhtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin 20/02/2024 tarihli ara kararın dahili davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, Bakırköy 6. ATM'nin 2023/172 esas sayılı dosyasında açılan çek zayi davasında davalı tarafından kendi zilyetlerinde olduğu beyan edildiğini, çeklerin lehtarının ... olduğunu, ihbar talep edilen ... İnş ..ltd şti tarafından keşide edilen, ..., 28.02.2023 tarihli, ... seri nolu, 250.000-TL bedelli, Mimaroba Şubesi, ..., 28.02.2023 tarihli, ... seri nolu, 250.000-TL bedelli, çekleri ticari ilişkisi kapsamında aldığını, müvekkilinin çekleri kaybettiğini,05.03.2023 tarihli, 350.000-TL bedelli, Mimaroba Şubesi/İstanbul şubesince basılmış çekin bankaya ibrazı üzerine çek üzerinde adı yer alan tüm cirantalar aleyhine İstanbul Anadolu 10. ATM nin 2023/172 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, ayrıca şikayette bulunulduğunu, soruşturmanın derdest olduğunu, çekin arkasında bulunan cironun ve kaşenin sahte olduğunu, davalı müdahale dilekçesinde davaya konu çekleri 20.05.2022 tarihli Zeytinburnu Millet Cami Yapım İşi Taş İşleri sözleşmesi kapsamında verildiğini iddia ederek, buna dayanak sözleşmeyi sunduğunu, ancak sunulan sözleşmede çek tevdiine ilişkin bir anlaşma olmadığını, müvekkili ile davalının taşeronluk sözleşmesi imzalanmışsa da bu sözleşmenin edimlerinin ifa edilmediğini, 05.03.2023 düzenlenme tarihli ve 350.000-TL bedelli çekin görüntüsü incelendiğinde davalının cirosunun bulunmadığını, müvekkili tarafından imza edilmeyen bu çekte artık ciro silsilesinin koptuğunu, HMKnın 389.

Vd.maddeleri uyarınca çekler hakkında ödemeden men kararı verilmesini talep etmiştir.

ARA KARARI

Mahkemece 31/03/2023 tarihli ara karar ile; davadan sonra başlatılması muhtemel icra takibinin durdurulması ile ilgili tedbir talebinin kabulü ile; İİK'nın 72/2. maddesi gereğince takdiren %15’i oranındaki teminat tutarı mahkeme veznesine yatırıldığında davanın tarafları arasında hüküm ifade etmek üzere başlatılması muhtemel icra takibinin tedbiren durdurulmasına, şayet işbu davadan önce üçüncü kişiler hariç olmak kaydıyla sadece davalı tarafça davacı taraf aleyhine icra takibi başlatıldığı anlaşılır ise işbu tedbir kararının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.Mahkemece 07/04/2023 tarihli ara karar ile, icra dosyası ve mahkemenin ... Esas sayılı dosyasında yer alan 14/03/2023 tarihli dilekçe bir bütün olarak değerlendiği, talebin %15 teminat mukabilinde kabulü ile,İstanbul ...

İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesine, karar verilmiştir.

İTİRAZ

İhtiyati tedbire itiraz eden dahili davalı vekili, mahkemenin 07.04.2023 tarihli; İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi hakkında verilen ara kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İTİRAZA İLİŞKİN ARA KARAR

Mahkemece 20/02/2024 tarihli ara karar ile; yaklaşık ispatın söz konusu olduğu ve tedbirin kaldırılması halinde takibin devamı halinde, davacı yönünden telafisi imkansız zararlara sebep olunabileceği göz önünde bulundurularak ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati tedbire itiraz eden(HMK nın 124 maddesi gereği) davalı ... vekili,icra dosyasında davacı ve diğer borçlular aleyhinde icra takibi başlattığını, müvekkilinin çekleri önceki ciro sahibi olan ...'dan alacağına karşılık teslim aldığını, huzurdaki davada ise davacının tek muhatabı dava konusu çeklerde kendisinden sonra cirosu bulunan davalı ... İnş..Ltd. Şti olduğunu, imzaların kendisine ait çıkmaması halinde dahi müvekkilin iyiniyetli 3. kişi konumunda olması sebebiyle ciro silsilesinde şeklen bozukluk olmadığından çeklere ilişkin olarak yasal şartları gerçekleşirse yalnızca davacının borçlu olmadığının tespitine ilişkin karar verilebileceğini, diğer borçluların icra takibine bir itirazı veya menfi tespite ilişkin bir talebi olmadığını, takibin kesinleştiğini, dosya borcu, çeklerin keşidecisi ...Ltd.

Şti. tarafından 10.04.2023 tarihinde icra dosyasına ödendiğini, tedbir kararının, müvekkilin ticari faaliyetlerini sekteye uğratması ve davacı tarafın dava dilekçesindeki iddialarını yaklaşık ispat ilkesine göre ispatlanamadığından kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Talep, davacı şirketin hamili bulunduğu çeklerin kaybolduğu iddiası ile açılan menfi tespit- istirdat davasında verilen ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine ilişkin ara kararın istinafına ilişkindir. HMK'nın 389. maddesi uyarınca, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. "şeklindedir. Davalı vekili yaklaşık ispatın sağlanmadığını ileri sürmekte ise de; istirdat davası çek üzerinde hak iddia eden tarafından son hamile yöneltilir.

İstirdat davasında ise menfi tespit davalarından farklı olarak davacı kıymetli evrak üzerinde hak iddia etmektedir. İcra takibinin konusu alacak üzerinde aslında gerçek hamil olduğunu iddia eden kişi lehine çek borçlusunun veya keşidecinin, yatırdığı bedelin alacaklıya ödenmemesine ilişkin bir ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkündür. İstirdat davacısının, kendisi dışında borca itirazı olmayan keşidecinin yatırdığı bedelin de aslında kendisinin hak sahibi olduğu bedelin dosyanın davalısı olan hamil- alacaklıya ödenmemesini talep etme hakkı bulunmaktadır. İstirdat davasında bu şekilde bir ihtiyati tedbir kararı verilmesini yasaklayan yasal düzenleme bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davaya konu çekler ile ilgili olarak suç soruşturmasının devam ettiği, ihtiyati tedbir kararından sonra alınan bilirkişi raporu içeriğine göre çekler üzerindeki imzaların davacıya ait olmadığının tespit edildiği, aksi halde ihtiyati tedbirin mahkemece her aşamada incelenip düzeltilebileceği, imza incelemesi aşamasından sonra yaklaşık ispat düzeyinde delil bulunduğunun kabulü gerekmektedir.

İhtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbire itiraz eden dahili davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/05/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/43505 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.