6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ortaklıktan çıkarma kararının tedbiren durdurulmasında ölçülülük

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/437 E. 2024/739 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Ticari şirket (genel)kaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ EmsalHak düşürücü süre

Davacının nitelemesi: İhtiyati Tedbir İtirazı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Ortaklıktan çıkarma kararının iptali davasında, çıkarma kararının icrasının ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması talep edildiğinde, aynı ortaklar kurulu toplantısında ayrıca şirketin temsil ve idaresine ilişkin bir karar da alınmışsa, tedbir kararı bu temsil/idare kararı geçerli kalmak kaydıyla verilmelidir; aksi halde çıkarılan ortağın tedbir sonucu ortaklık sıfatının devam etmesi nedeniyle kanunen kazanacağı temsil yetkisi ile aynı toplantıda alınan temsil kararı arasında çelişki doğar ve bu husus ölçülülük ilkesine aykırılık oluşturur.

Ele alınan sorunlar

Ortaklıktan çıkarma kararının icrasının ihtiyati tedbirle durdurulmasının ölçülülüğü → kısmi kabul

İddia: Davalı vekili, ortaklar kurulu kararında davacının ortaklıktan çıkarılmasının yanı sıra şirketi temsil yetkisinin de sona erdirildiğini, verilen ihtiyati tedbir kararının bu haliyle ölçülü olmadığını, davacının şirketi münferit işlemlerle borç altına sokabileceğini belirterek tedbirin kaldırılmasını, olmadığı takdirde temsil yetkisinin sonlandırılmasına ilişkin kısmın tedbir dışında bırakılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: HMK 389 uyarınca hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya ciddi bir zararın doğacağı endişesi halinde ihtiyati tedbir kararı verilebilir; HMK 390/3 uyarınca tedbir talep eden taraf yaklaşık ispat yükü altındadır. TTK 255 uyarınca ortağın şirketten çıkarılmasına ilişkin kararın iptali için üç aylık hak düşürücü süre içinde dava açılabilir. Somut olayda, dava konusu kararın tescili halinde davacının ortaklık sıfatının sona ereceği ve bunun telafisi imkansız zararlara yol açabileceği, davacı ile diğer ortaklar arasındaki hak ve menfaat dengesi dikkate alındığında çıkarma kararının icrasının geçici olarak durdurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak TTK 218 uyarınca kollektif şirkette her ortak şirketi yönetme hak ve görevine sahiptir; şirket sözleşmesiyle veya ortakların çoğunluk kararıyla bu yetki bir veya birkaç ortağa verilebilir. Dava konusu 07/11/2022 tarihli toplantıda davacının ortaklıktan çıkarılmasının yanında, davacının temsil yetkisi kaldırılarak başka ortaklar münferit yetkili müdür seçilmiştir. Çıkarma kararının tedbir yoluyla durdurulması sonucunda ortaklık sıfatı devam eden davacı kanun gereği temsil yetkisini de haiz olacağından, aynı toplantıda alınan temsil ve idareye ilişkin karar ile çelişki ortaya çıkacaktır. Bu nedenle çıkarma kararının icrası, aynı toplantıda alınan temsil/idareye ilişkin karar geçerli kalmak kaydıyla durdurulmalıdır; bu husus dikkate alınmadan verilen ara karar isabetsizdir.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

Ortaklıktan çıkarma kararının icrasının tedbiren durdurulması istemlerinde, aynı toplantıda alınan temsil/idare kararlarının tedbir kapsamı dışında bırakılması gerektiğine dair ölçülülük değerlendirmesi açısından emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
TTK 255 uyarınca, ortağın şirketten çıkarılmasına ilişkin kararın iptali için, bu kararın noter aracılığıyla tebliğinden itibaren üç aylık hak düşürücü süre içinde dava açılması gerekir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir ortaklıktan çıkarma kararının iptali yaklaşık ispat ölçülülük ilkesi kollektif şirkette temsil yetkisi münferit yetkili müdür

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 389HMK 390/3 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 255TTK 218

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/437

KARAR NO 2024/739

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 15/09/2023 (Ara Karar)

NUMARASI 2023/167 Esas

DAVA

Ortaklıktan Çıkarma Kararının İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/05/2024

Davalı vekilinin itirazının reddine ilişkin 15/09/2024 tarihli ara kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

Davacı vekili; müvekkilinin diğer ortakların aldığı 07/11/2022 tarihli kararla şirketten çıkarılmasına karar verildiğini, yine müvekkilinin diğer şirket hissedarları ile ortağı olduğu diğer şirketlerde alınan çıkarma kararlarının başka mahkemeler tarafından iptaline karar verildiğini, çıkarma kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin ileri sürülen iddiaların asılsız olduğunu belirterek müvekkilinin davalı şirketten çıkarılmasına ilişkin 07/11/2022 tarih ve 2022/02 sayılı ortaklıktan çıkarılma kararının iptali, olmadığı takdirde hisse bedelinin tespit edilerek tahsili istemi ile açtığı davada 07/11/2022 tarih ve 2022/02 sayılı kararın ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI

Mahkemece; 08/06/2023 tarihli celsenin 3 nolu ara kararı ile davacının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin davalı şirketin 07/11/2022 tarih ve 2022/02 sayılı kararının icrasının, ticaret sicil tescil ve ilanının dava sonuçlanıncaya kadar HMK'nın 389 ve devamı maddeleri gereğince durdurulmasına karar verilmiştir.

İTİRAZ

İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili; davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulü halinde husumetli olduğu müvekkili şirketi tek başına haksız borç altına sokma riski bulunduğundan tedbir talebinin reddi gerektiğini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise davacının müvekkili şirketi temsil yetkisinin sonlandırılmasına ilişkin kararın ihtiyati tedbir kararı dışında bırakılmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI

Mahkemece; somut olayda tarafların menfaat dengeleri ile çıkar çatışmaları göz önünde bulundurularak ölçülülük ilkesi kapsamında ve ileride telafisi imkansız zararların önüne geçmek adına dava konusu tedbirin verildiği, davalının tedbirin şartlarına ilişkin itirazlarının soyut nitelikte kaldığı, tedbirin kaldırılması halinde ileride telafisi imkansız zararlara sebebiyet vereceği gerekçesiyle davalı tarafın itirazın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; dava konusu ortaklar kurulu kararında davacının ortaklıktan çıkarılmasının yanı sıra şirketi temsil yetkisinin sona ermesine de karar verilmiş olup mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararı ile dava konusu kararın icrasının durdurulmasının ölçülü olmadığını, davacının dava konusu ortaklar kurulu kararının alınmasına kadar şirketin yönetici ortağı olduğunu, şirketi münferit yapacağı işlemlerle borç altına sokabileceğini belirterek, davacı ile diğer ortaklar arasında derin bir husumet söz konusu olduğunu, ihtiyati tedbir kararının yerinde olmadığını belirterek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise davacının şirketi temsil yetkisinin sonlandırılmasına ilişkin kısmın ihtiyati tedbir dışında bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Talep, davalı şirketin 09/11/2022 tarihli 2022/2 sayılı davacının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin ortaklar kurulu kararının iptali istemine ilişkin davada bahsi geçen kararın ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması istemine ilişkindir. HMK'nın 389. maddesi uyarınca, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir. "şeklindedir. Aynı yasanın 390/3 maddesi, "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.

TTK'nın 255. maddesinde bir ortağın kendisinden kaynaklanan sebeplerden dolayı şirketin feshinin istenebileceği durumlarda, diğer ortakların tümü o ortağın şirketten çıkarılmasına ve şirketin devamına karar verebileceği, çıkarılan ortağın, bu kararın noter aracılığıyla tebliğinden itibaren üç aylık hak düşürücü süre içinde şirkete karşı çıkarılmanın iptali davasını açabileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, 07/11/2022 tarihli 2022/2 sayılı kararla davacının şirket ortaklığından çıkarılmasına, davacıya ayrılma akçesi ödenmesine, şirketin diğer ortaklar tarafından münferiden temsiline dair karar alınmış olup alınan kararın tescili halinde davacının ortaklık sıfatı son bulacağından kararın tedbiren durdurulmamasının davacı açısından telafisi imkansız zararlara yol açabileceğinden davacı ile diğer ortaklar arasındaki hak ve menfaat dengesi dikkate alındığında ortaklıktan çıkma kararının icrasının geçici olarak durdurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.

Bununla birlikte kollektif şirketler ile ilgili TTK'nın 218 maddesinde ortaklardan her birinin, ayrı ayrı şirketi yönetme hakkını ve görevini haiz olduğu, ancak şirket sözleşmesiyle veya ortakların çoğunluğunun kararıyla yönetim işlerinin ortaklardan birine, birkaçına veya tümüne verilebileceği düzenlenmiştir. 07/11/2022 tarihli toplantıda davacının şirket ortaklığından çıkarılması dışında davacının şirketi idare ve temsil yetkisi kaldırılarak şirkete ... ve ... münferit yetkili müdür seçilmiştir. İptali talep edilen 07/11/2022 tarihli ortaklar kurulunda alınan, davacının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin kararın ihtiyati tedbir yolu ile icrasının durdurulması sonucunda ortaklık sıfatı devam eden davacının kanun gereği temsil yetkisini haiz olacağı dikkate alındığında aynı toplantıda şirketin temsil ve idaresi ile ilgili alınan karar nedeniyle çelişki ortaya çıkacaktır.

Bu nedenle ortaklıktan çıkarmaya ilişkin kararın icrası, aynı toplantıda şirketin idaresi ve temsili ile ilgili alınan karar geçerli kalmak kaydıyla durdurulması gerekirken, bu husus dikkate alınmadan karar verilmesi doğru olmadığından davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ara kararın kaldırılmasına, başkaca bir inceleme yapılmasında gerek bulunmadığından davalı şirketin davacının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin 07/11/2022 tarihli 2022/2 sayılı ortaklar kurulu kararının, ... ve ...'ün münferit yetkili müdür atanmasına ilişkin karar geçerli olmak kaydıyla, ticaret siciline tescil ve ilanının dava sonuçlanıncaya kadar durdurulmasına karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/167 Esas 15/09/2023 tarihli ara kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "İhtiyati tedbire itirazın kısmen kabulüne, ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin 07/11/2022 tarihli 2022/2 sayılı ortaklar kurulu kararının, ... ve ...'ün münferit yetkili müdür atanmasına ilişkin karar geçerli olmak kaydıyla, ticaret siciline tescil ve ilanının dava sonuçlanıncaya kadar durdurulmasına" Yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

16/05/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/43256 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.