Konteyner demurajında geçici imkansızlık hali ve talep süresinin sınırlandırılması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/67 E. 2024/781 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalidirenmeKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan (Konteyner Demurajı) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
İstinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde ileri sürülen sorumluluğun tamamen bulunmadığı yönündeki itiraz kapsamında, borcun doğup doğmadığı ve kapsamının belirlenmesini de içerecek şekilde yapılabilir; bu HMK 355'e aykırılık oluşturmaz. Gönderilen, taşıma senedinde ödeme yükümlülüğü altındaysa eşyanın teslimini talep etmekle konteyner bekleme parasından sorumlu hale gelir; teslime kadar taşıtan da müteselsilen sorumludur, ancak gönderilenin teslim almaması halinde taşıtan da taşıyana karşı sorumluluktan kurtulamaz. Konteyner demurajı kanunda düzenlenmemiş, sözleşmesel dayanağı bulunan bir müessesedir; ancak konteynerin iadesinin resmi makamlarca (gümrük tasfiyesi vb.) engellendiği hallerde geçici imkansızlık hali doğar ve taşıyanın demuraj talep edebileceği süre, konteynerin iadesinin artık mümkün olmadığının anlaşıldığı (somut olayda gümrük tespit-tahakkuk belgesinin düzenlendiği) tarihle sınırlandırılır; bu tarihten sonraki süre için demuraj talep edilemez.
Ele alınan sorunlar
İstinaf incelemesinin HMK 355'e uygunluğu (Yargıtay bozma ilamına karşı direnme gerekçesi) → ret
Gerekçe: Davalı istinaf dilekçesinde, gönderilen ...'nın yükü teslim almadığını, bu sebeple demurajdan sorumlu tutulamayacağını, yani borçtan hiç sorumlu olmadığını ileri sürmüştür. Davalı hiç sorumlu olmadığını ileri sürdüğünden, istinaf incelemesi sadece davalının borçtan sorumlu olup olmadığı ile sınırlı kalmayıp, borcun doğup doğmadığı, doğmuş ise ne kadarından davalının sorumlu olacağı noktasında da yapılabilir. Demuraj alacağı gönderilenin yükü teslim almaması nedeniyle doğduğundan, borcun ne şekilde doğduğu ve davalının sorumluluğunun kapsamı yönünde yapılan istinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesine aykırı kabul edilemez.
Gerekçe kaynağı: özgün
Gönderilenin/taşıtanın demuraj borcundan sorumluluğu (husumet itirazı) → ret
İddia: Davalı, dava konusu ilişkide taşıtan sıfatında olduğunu, gönderilenin ve malın asıl alıcısının ... olduğunu, demuraj bedelinden sorumlu tutulamayacağını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Gönderilenin eşyayı teslimden kaçınması halinde sadece taşıtan konteynerin beklemesinden doğan gider alacağından ötürü sorumlu olur (TTK 1207/1). Gönderilen taşıma senedi, konşimento ya da navlun sözleşmesinde ödeme yükümlülüğü altında ise eşyanın teslimini talep etmesiyle birlikte o ana kadar doğan konteyner bekleme parasından sorumlu hale gelir. Eşyanın teslimine kadar taşıtan da bu borçtan gönderilen ile birlikte müteselsilen sorumludur (TTK 1205/1). Teslim ile birlikte taşıtanın borcu sona ererken artık taşıyana karşı sadece gönderilen ödeme yükümlülüğü altında olur. Davalının gönderilen sıfatını haiz olup taşıtan olduğu kabul edilse dahi, eşya gönderilen tarafından teslim alınmadığında taşıyana karşı sorumlu olduğundan husumete yönelik itiraz yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Konteyner demurajının hukuki niteliği ve talep edilebilecek sürenin sınırlandırılması (geçici imkansızlık hali) → kısmi kabul
İddia: Davalı, malın varış tarihinden itibaren teslim edilene kadar gümrükte muhafaza edildiğini ve E-ihale usulü ile satışının yapıldığını, bu hususun incelenmediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Konteyner demurajı TTK'de düzenlenmemiştir; uygulamada kırkambar sözleşmesi veya konşimentoda kararlaştırılan, konteynerin iadesi borcunu kuvvetlendiren ve iadede gecikme halinde taşıyanın zararını tazmine yarayan, hukuki niteliği öğretide tartışmalı (bir kısım yazarlara göre götürü tazminat, bir kısmına göre cezai şart niteliğinde) bir müessesedir. Konteyner demurajı talep edebilmek için taraflar arasında bu hususta bir anlaşma olması gerekir; sözleşmede veya konşimentoda hüküm olmadığı takdirde taşıyan demuraj talep edemez, ancak genel hükümlere dayanarak zararını ispat koşuluyla gecikme zararı isteyebilir. Bir program dahilinde faaliyet sürdüren taşıyanın ticari faaliyeti bakımından konteynerin iadesinin elzem olduğu, konteyner demurajının hem ithalatçıyı konteyneri iadeye zorlamaya hem de gecikme zararının tazminine yönelik olduğu, taşıyanın gelir kaynağı olmadığı gözetilmelidir. Somut olayda 3.000-3.500 USD bedelli konteynerin taşıyıcı tarafından kolaylıkla yerine ikame edilebileceği, konteynerin gümrük işlemleri yük sahibi tarafından yapılmadığından tasfiyeye tabi tutulduğu ve gümrükte yapılacak satış işlemine kadar davacıya teslim edilmediği sabittir; konteynerin değerinin 10 mislini aşan bir zarara uğranıldığının kabulü mümkün değildir. Davacı taşıyıcı, eşya hakkında tespit ve tahakkuk belgesinin düzenlendiği tarihe kadar bekleme ücretinden sorumlu tutulmalı, bu tarihten sonra satış işlemleri tamamlanıncaya kadar konteynerin iadesi artık mümkün olmayacağından, taşıyıcı bu tarihten sonra konşimentodaki kayda dayanarak bekleme ücreti isteyemez; aksi kabul halinde ikamesi hemen mümkün olan bir eşya için belirsiz bir süre boyunca bekleme ücreti adı altında haksız tahsilata imkan verilecektir. İade borcunun parça borcu niteliğinde olduğu ve resmi makamlar elindeki konteyneri iade alamayacak taşıtan/gönderilen bakımından geçici imkansızlık hali doğduğu; konteynerin taşıyana iadesinin geçici bir süre için imkansız hale gelmesinin mümkün olduğu, borçlunun özellikle gümrük aşamasında yükle konteynerin aynı hukuki kadere dahil edilmesi sebebiyle konteynerden tahliye edememesinin söz konusu olabileceği; bu nedenle geçici ve sürekli imkansızlık halleri, mücbir sebep, tacirin mahvına sebebiyet verecek derecede yüksek olma hali, taşıyanın kusuruyla sebep olduğu gecikme halleri ve hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırılık hallerinde borcun hakkaniyete uygun şekilde sınırlandırılması gereklidir. Bilirkişi raporu takdiri bir delil olup, esasen çözümü gereken husus tamamen hukuki nitelikte olduğundan, üst sınırı olmayan bir süre demuraj tahakkukunun hukuka aykırı olduğu, konteynerin iadesinin mümkün olmayacağının anlaşıldığı tarihte demurajın durdurulması gerektiği, gümrük tarafından tasfiyeye tabi eşya tutanağı düzenlenen 24.3.2015 tarihine kadar demuraj işletilebileceği, fazlasının reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu doğrultuda 24.3.2015 tarihine kadarki tutar (7 günlük 420 USD + 48 gün 4.032 USD =) 4.452 USD asıl alacak olarak kabul edilmiş, fazla istem reddedilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kötüniyet tazminatı talebi → ret
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Karar, TTK'de düzenlenmeyen konteyner demurajı talebinin hukuki niteliği ve süresinin sınırlandırılması ile gümrük tasfiyesi nedeniyle konteynerin iadesinin imkansız hale geldiği tarihten sonra demuraj talep edilemeyeceği konusunda BAM'ın kendi özgün muhakemesiyle oluşturduğu, Yargıtay bozma ilamına karşı direnerek sürdürdüğü bir görüştür; bölgesel ve ikna edici emsal değeri taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
konteyner demurajı↗ gönderilen↗ taşıtan↗ müteselsil sorumluluk↗ geçici imkansızlık hali↗ cezai şart↗ götürü tazminat↗ gümrük tasfiyesi↗ HMK 355 - istinaf incelemesinin kapsamı↗ direnme kararı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/67
KARAR NO 2024/781
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 12/07/2018
NUMARASI 2017/377 Esas - 2018/296 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 22/05/2024
Dairemizce verilen kararın Yargıtay 11. HD tarafından bozulması üzerine yapılan duruşma sonunda dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili ; müvekkilinin taşıyan ... Ltd. 'in acentesi olduğunu, davalının ithalatçısı ve yük alıcısı olduğu 1 adet 40'lık flat konteyner muhteviyatı emtiayı ABD'nin New York Limanından İstanbul Ambarlı Limanına deniz yolu ile taşıttığını, konteyner muhteviyatı emtianın 20/12/2014 tarihinde yükleme limanında gemiye yüklendiğini ve 23/01/2015 tarihinde İstanbul Ambarlı Limanında gemiden tahliye edildiğini, tahliye limanı olan İstanbul Ambarlı Limanına ulaşmadan önce davalıya varış ihbarnamesi gönderildiği, her ne kadar davalının 29/01/2015 tarihinde müvekkilinden teslimat ordinosu almış olsa da fiilen yükü teslim almadığını ve konteyneri işgal etmeye devam ettiğini, dava konusu yüklerin davalı tarafından fiilen teslim alınmamakla birlikte yükün ithalatına ilişkin gerekli Gümrük prosedürlerinin de gerçekleşmediğini ve konteyner muhteviyatı yükün 10/10/2016 tarihinde millileştiğini, konteynerin 30/01/2015 ile 10/10/2016 tarihleri arasında davalı tarafından fuzuli işgal edildiğinden bahisle müvekkili şirketin davalıya 15/11/2016 tarihli 54.516- USD bedelli demuraj faturası gönderdiğini, bu faturanın davalı tarafından tebliğ alındığını, kabul edildiğini ve itiraz edilmeyerek davalı adına kesinleştiğini, ödenmemiş demuraj bedelinin tahsili için davalı aleyhine İstanbul ...
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile icra takibine girişildiğini ancak davalı yanın bu icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek,davalının haksız olarak İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline,davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili ; müvekkilin davacı yana demuraj bedeli adı altında herhangi bir borcunun bulunmadığını, işbu davaya konu olayda zamanaşımı süresi geçmiş olup, zamanaşımından dolayı hak iddia edilemeyeceğini, davaya konu uyuşmazlıkta navluna konu yükün asıl alıcısının "..." olduğunu, müvekkili şirketin ise burada taşıma komisyoncusu sıfatında bulunduğunu, davalı müvekkili şirket ile yük alcısı ... arasında Taşıma Komisyonculuğu sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme uyarınca davalı müvekkili şirketin 1 adet 40'lık konteyner muhteviyatı emtiayı ... için taşıttığını, yükün asıl alıcısı müvekkili şirket olmadığından huzurdaki davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, müvekkili şirketin vekil eden ...
hesabına hareket etmiş demuraj faturalarının da ... adına tanzim edilmiş olması sebebi ile işbu davanın yükün asıl alıcısı ...'ya ihbar edilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davalı gönderilen ... eşyayı teslim hakkını dayandırdığı konşimento uyarınca eşyayı teslim hakkını kazandığında eşyaya ilişkin demuraj alacağının da borçlusu haline geldiği, Konşimentonun "Konteynerlerin taşıyan tarafından temin edilmesi" başlıklı 10. maddesinin (d) bendine göre, konteynerin gönderilen tarafından boşaltılmadığı veya iade edilmediği hallerde bundan kaynaklanan her türlü kayıp, hasar, demuraj ve masraftan gönderilenin sorumlu olacağının kabul edildiği, emtianın 23/01/2015 tarihinde varma limanına ulaştığı anlaşıldığından anılan tarihten itibaren yükün boşaltıldığı 10/11/2016 tarihine kadar davacının demuraj tarifesinin uygulanması ile demuraj ücretinin 54.516-usd olduğu gerekçesiyle, davacının davasının kabulü ile İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ...
esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile, takibin 54.516 -usd üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a madde ve fıkrası gereğince faiz uygulanmasına, alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; müvekkili şirketin, dava konusu ilişkide "taşıtan" sıfatında olup, gönderilenin ve malın asıl alıcısının ... olduğu sabit iken mahkemece demuraj bedelinden müvekkilin sorumlu olduğu şeklinde oluşturulan tespitin yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirket yalnızca eşyanın taşınması hususunda aracı konumunda yer almakta olup, nitekim cevap dilekçesinde de belirtildiği üzere müvekkili şirket ve ihbar olunan ... arasında Taşıma Komisyonculuğu sözleşmesi imzalandığını, bu minvalde ihbar olunan ile müvekkili şirket arasındaki ilişkinin alt navlun ilişkisi olmadığının ve müvekkilin bahse konu ilişkide sadece aracı konumunda yer aldığının kabulü gerektiğini, nitekim malın teslim yerinden alınmamasında müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, zira taşıyıcı firma tarafından varış bildirimi müvekkiline yapıldığı anda müvekkili şirket tarafından ihbar olunan ...'ya bildirim yapıldığını, bu halde müvekkili şirketin taraflara aracılık etme ve gerekli hazırlıkların tamamlanması hususunda iletişimde bulunma yükümlülüğünü yerine getirdiğini, bununla birlikte bahse konu itirazlar gerek bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde gerekse de harici beyan dilekçelerinde ifade edilmesine karşın mahkemece işbu itirazlar dikkate alınmaksızın verilen kararın eksik incelemeye dayandığını, malın varış tarihinden itibaren teslim edilene kadar süre içerisinde gümrükte muhafaza edildiği ve devam eden süreçte E-ihale usulü ile satışının yapıldığı, Gümrük Bakanlığı tarafından sunulan belgelerde de bu hususun sabit olduğu görüldüğünden dosyada mübrez verilerin aydınlatılması ve demuraj bedelinin akıbeti konusunda incelemenin yapılması için dosyanın içinde bir gümrükçü bilirkişinin yer aldığı bilirkişi heyetine tevdi zorunlu olup mahkemece işbu husus incelenmeksizin oluşturulan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek,kararın kaldırılmasına ve haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF KARARI VE SÜREÇ
Dairemizce yapılan istinaf incelemesi neticesinde; 2018/2595 Esas, 2021/1973 Karar sayılı ve 30/12/2021 tarihli ilam ile; "Davacı tarafından düzenlenen konşimentoda gönderilen olarak davalı ... kayıtlı bulunmaktadır. Davalı,gönderilenin ... olduğunu,kendisinin taşıtan olduğunu ileri sürmekte ise de; gönderilenin eşyayı teslimden kaçınması halinde sadece taşıtan konteynerin beklemesinden doğan gider alacağından ötürü sorumlu olur. (TTK 1207/1) Gönderilen taşıma senedi, konşimento yada navlun sözleşmesinde ödeme yükümlülüğü altında ise eşyanın teslimini talep etmesiyle birlikte o ana kadar doğan konteyner bekleme parasından sorumlu hale gelir. Eşyanın teslimine kadar taşıtan da bu borçtan gönderilen ile birlikte müteselsilen sorumludur.
(TTK 1205/1)Teslim ile birlikte taşıtanın borcu sona ererken artık taşıyana karşı sadece gönderilen ödeme yükümlülüğü altında olur. Davalının gönderilen sıfatını haiz olup ; taşıtan olduğu kabul edilse dahi eşya gönderilen tarafından teslim alınmadığında taşıyana karşı sorumlu olduğundan husumete yönelik itirazı yerinde görülmemiştir.Konşimentoda konteyner demuraj ücreti ödeneceğinin yazılı olduğu, demuraj tarifesinin konşimentoya eklendiği, davalıya varış ihbarnamesi gönderilerek eşyanın 23/01/2015 tarihinde varma limanına ulaşacağının bildirildiği, demuraj tarifesinin varış ihbarnamesinde de davalıya gönderildiği, davalının 29/01/2015 tarihinde ordino aldığı, ancak konteynerin fiilen 10/11/2016 tarihinde boşaltıldığı, davacı taşıyanın uyguladığı demuraj tarifesine göre 23/01/2015 ile 10/11/2016 tarihleri arasındaki demuraj ücretinin 54.516 usd olduğu bilirkişi raporunda hesaplanmıştır.Geminin serbest süre 7 gün olarak 23/01/2015 tarihinde limana geldiği, 7 günlük serbest sürenin 30/01/2015 tarihinde dolduğu anlaşılmakla 30/01/2015 tarihinden itibaren demuraj işlemeye başlayacaktır.Tarifede günlük demuraj bedeli 7 gün için 60-usd ,takip eden günler için 84-usd olarak belirlenmiştir.Ambarlı Gümrük Müdürlüğünün cevabi yazısı ile ...
adına tescilli 23.1.2015 tarihli ... özet beyana kayıtlı ... nolu konteynerin 24.3.2015 tarihinde tespit ve tahakkuk belgesi tanzim edildiği ,eşyanın Gümrük Kanunu 177/1-b maddesi uyarınca tasfiyeye tabi tutulduğu, eşyanın satışının 10.11.2016 tarihinde yapılarak boşaltılan konteynerin 10.11.2016 tarihinde sahibine iade edildiği anlaşılmaktadır. Konteyner Demurajı; TTK'de düzenlenmemiştir. Uygulamada; kırkambar sözleşmesi veya konşimentoda kararlaştırılan,konteynerin iadesi borcunu kuvvetlendiren, bununla birlikte konteynerin iadesinde gecikme durumunda taşıyanın uğrayacağı zararı tazmin etmeye yarayan öğretide hukuki niteliği tartışmalı olan bir kısım yazarlar tarafından götürü tazminat, bir kısmı tarafından cezai şart niteliğinde kabul edilen bir müessesedir.
Konteyner demurajı talep edebilmek için taraflar arasında bu hususta bir anlaşma olması gerekir. Taşıma sözleşmesinde veya konşimentoda bu yolda bir hüküm olmadığı takdirde taşıyan demuraj talep edemez.Sadece genel hükümlere dayanarak zararını ispat koşuluyla gecikme zararını isteyebilir. Yrd.Dç.Dr. ... "..." makalesinde :"Konteyner taşımalarında yolculuk çarterinde olduğu gibi geminin fazladan beklemesi söz konusu değildir. Konteynerin Limana tahliyesinin ardından gemi seferine devam eder. Ayrıca konteyner hızlı şekilde yeniden tedarik edilebilen bir taşıma kabıdır. Bir konteyner 3.500-Usd'ye satın alınabilir, aylık 500-Usd'ye kiralanabilir....; standart bir konteynerin Çin'den İzmir'e 30 günde geldiği, ortalama 1.600-Usd navlun tahakkuk ettiği, gönderilenin konteyneri 6 ay sonra iade ettiği varsayımında taşıyanın bu sürede 10.000-Usd zarar ettiği kabul edilecektir." demektedir.
Öte yandan bir program dahilinde faaliyet sürdüren taşıyanın ticari faaliyeti bakımından konteynerin iadesinin elzem olduğu, konteyner demurajı; hem ithalatçıyı konteyneri iadeye zorlamak, hem de gecikme zararının tazminine yönelik hukuki bir müessese olduğu, taşıyanın gelir kaynağı olmadığı göz önünde bulundurulmadır. Somut olay ile benzerlik taşıyan "..." davasında İngiliz Temyiz mahkemesi "Sözleşmeyi ihlalde bulunmayan tarafın yükümlülüklerinin ifası konusunda ısrarda bulunarak sözleşmeyi ayakta tutmasının haklı bir menfaate dayanıp dayanmadığı önem taşır. Dava konusu olayda ise halihazırda doğmuş bulunan konteyner bekleme parası konteynerlerin değerini aşmıştır. Ayrıca Chittagon Limanında taşıyanın ikame konteyner tedarik etmesi mümkündür.
Taşıyanın iadesini beklediği konteynerler için bekleme parasına hak kazanmaktan başka sözleşmeyi ayakta tutması konusunda haklı bir menfaati yoktur. Bu durumda taşıyanın sözleşmeyi ayakta tutması için ısrarda bulunması herhangi bir şekilde makul görülemez. Taşıtanın konteyneri satın almayı önerdiği ancak kabul edilmediği, söz konusu teklifin reddi ile beraber konteynerin taşıtan tarafından iade edilemeyeceği olgusu belirli hale gelmiştir." denilerek konteynerin artık iade edilemeyeceği anlaşıldığı andan itibaren taşıyanın ilerideki günler için konşimentodaki kayda dayanarak bekleme parası talep edemeyeceği ortaya konulmuştur." denilmiştir. (Emsal karar Dr.D. ...'in-konteyner Demurajı makalesinden alınmıştır.) Somut olayda;
davacının konteyner bekleme ücret tarifesine göre hesaplanan miktara hükmedilmiş ise de;
3. 000-3.500-Usd bedelli taşıma kabı konteynerin davalı taşıyıcı tarafından kolaylıkla yerine ikame edileceği, konteynerin gümrük işlemleri yük sahibi tarafından yapılmadığından tasfiyeye tabi tutulduğu, gümrükte yapılacak satış işlemine kadar davacıya teslim edilmediği sabittir.
3. 500-Usd konteynerin iade edilmemesi nedeniyle davacının konteynerin değerini 10 mislini aşan bir zarara uğradığının kabulü mümkün görülmemiştir. Davacı taşıyıcının eşya hakkında tespit ve tahakkuk belgesinin düzenlendiği 24.3.2015 tarihine kadar bekleme ücretinden sorumlu tutulması, artık bu tarihten sonra satış işlemleri tamamlanıncaya kadar konteynerin iadesinin artık mümkün olmayacağı, davacı taşıyıcının bu tarihten sonra konşimentodaki kayda dayanarak bekleme ücreti isteyemeyeceği sonucuna varılmıştır. Aksinin kabulü halinde somut olaydaki gibi, ikamesi hemen mümkün olan bir eşya için günlük olarak belirsiz bir zaman için bekleme ücreti adı altında davacının haksız tahsilatına imkan verilecektir.Anlatılanlara göre, gümrük tespit tahakkuk belgesi düzenlendiği tarihe kadar sözleşmenin ayakta tutulmasında davacının menfaati haklı menfaati olduğu kabul edilebilirse de bu tarihten sonra haklı menfaatten söz edilemeyeceği, 24.3.2015 tarihine kadar 7 günlük 60x7=420-Usd, 7 günden sonra 24.3.2015 tarihine kadar davacının 48 gün 84-Usd günlük hesap neticesi =4.032-Usd olmak üzere toplam 4.452-Usd talep edebileceği gözetilerek bu miktar için davanın kabulü gerekirken tümüyle kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.Ancak yapılan hata /eksiklik nedeniyle yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün kaldırılmasına ,yeniden hüküm verilerek davanın kısmen kabulü ile 4.452 USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4.a maddesi uyarınca USD döviz faizi işletilerek takibin devamına, fazla istemin reddine kabul edilen miktar için icra inkar tazminatına hükmedilmesine davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine" karar verilmiştir.
Bu kararın davacı ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 28/09/2023 tarih ve 2022/3146 Esas - 2023/5413 Karar sayılı ilamında; "Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesinde incelemenin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı; ancak Bölge Adliye Mahkemesinin kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözeteceği hükmü düzenlenmiştir.
Maddeye ilişkin hükümet gerekçesinde de "…Tercih edilen istinaf sisteminde, ilk derecedeki yargılama tümüyle tekrarlanmamaktadır. Bu sebeple istinaf sebepleri ile sınırlı tutulmuştur. Zira, istinaf incelemesi ilk derece mahkemesi kararını denetleyerek ondan sonra yapılan yargılama özelliği taşımaktadır. Bununla beraber kamu düzenini ilgilendiren hususlarda bölge adliye mahkemesi istemle bağlı olmaksızın re’sen inceleme yapar..." açıklamasına yer verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta yukarıda yapılan özetten de anlaşıldığı üzere İlk Derece Mahkemesince uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği kabul edilerek alınan bilirkişi raporu uyarınca davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın, yukarıda özetlenen sebeplerle davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda belirtilen makale ve İngiliz Mahkemesinin bir kararına atıf yapılarak oluşturulan yazılı gerekçeyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalının itirazının kısmen iptaline karar verilmiştir.
Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun’un 355 inci maddesi gereği davalı vekilinin yukarıda içeriğine yer verilen istinaf dilekçesi kapsamında gerekli inceleme yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi anılan madde hükmüne aykırılık teşkil ettiğinden kararın davacı yararına bozulmasına" karar verilmiştir.
DİRENME GEREKÇESİ
Öncelikle ; Yargıtay bozma ilamı gereği yapılan istinaf incelemesinin HMK nın 355 maddesine uygun olmadığı gerekçesi üzerinde durulacaktır. İstinaf başvuru dilekçesinde ;davalı istinaf dilekçesinde gönderilen ...'nın yükü teslim almadığı bu sebeble demurajdan sorumlu tutalamayacağını ileri sürmüştür.Davalı hiç sorumlu olmadığını ileri sürdüğünden ,istinaf incelemesi davalının borçtan sorumlu olup olmadığı yanında ,borcun doğup doğmadığı, doğmuş ise ne kadarından davalının sorumlu olacağı noktasında yapılacaktır.Demuraj alacağı ,gönderilenin yükü teslim almaması nedeniyle doğduğundan borcun ne şekilde doğduğu ,davalının sorumluluğunun ne kadar olabileceği yolunda yapılan istinaf incelemesi HMK nın 355.maddesine aykırı kabul edilemez.
İlk derece mahkemesince yük ilgilisince çekilmeyen konteyner nedeniyle konteyner tarifesinde yazılı ücretin gün sayısı kadar hesaplanarak iade tarihine hesaplama yapılarak konteyner dumuraj alacağına hükmedilmiştir.Yargıtay 11 HD nin bozma kararında alınan bilirkişi raporu gereği ilk derece mahkemesince karar verildiği gerekçesiyle Dairemiz kararı bozulmuştur.Konteyner demurajı kanunda düzenlenmediğinden ayrıca hukuki niteliği bakımından farklı görüşler ve yargı uygulaması bulunduğundan özellikle hukuki niteliği belirlenmediğinden neredeyse alınan bilirkişi raporlarına göre karar verilmekte olduğundan Dairemizce verilen karar ile,konteynerin iadesinde geçici imkansızlık hali doğduğu tarihe kadar demuraj alacağı kadar taşıtan sorumlu tutulmuş ,fazla istemin reddine karar verilmiştir.Uygulamada genellikle gecikme ,gönderilenin yükü teslim almaması ,kamu tarafından yüke el konulması hallerinde taşıyanlar tarafından açılan davalarda somut olayda olduğu gibi neredeyse aylarca süren gecikmelere dayalı demuraj talebinde bulunulduğu gözetilerek ,bozma kararına konu Dairemiz kararı verilmiştir.Dairemizce atıf yapılan yabancı mahkeme kararı ,ülkemiz dışında yargı kararlarında konteyner demurajının niteliğinin ne şekilde kabul edildiğine ilişkindir.
Davacı taşıyan tarafından taşınan yük gönderilen tarafından teslim alınmadığından tasfiyeye tabi tutulmuş ,ancak tasfiye sağlandıktan sonra , serbest süreden uzunca bir zaman sonra iade edilmiştir.İade borcunun parça borcu olduğu ve resmi makamlar elinde ki konteyneri iade alamayacak davalı taşıtan bakımından geçici imkansızlık hali doğmuştur.Konteynerin taşıyana iadesinin geçici bir süre için imkansız hale gelmesi mümkündür. Borçlunun özellikle ; gümrük aşamasında yükle konteynerin aynı hukuki kadere dahil edilen uygulamalar sebebiyle çarter sözleşmelerinden farklı olarak yükü istese de konteynerden tahliye edememesi sözkonusudur.Bu nedenlerle ,bir kez işlemeye başladıktan sonra geçici ve sürekli imkansızlık halleri ,mücbir sebeb ,tacirin mahvına sebebiyet verecek derecede yüksek olması ,taşıyanın kusuru ile sebeb olduğu gecikme halleri ve hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırılık hallerinde borcun hakkaniyete uygun şekilde sınırlandırılmasını sağlamak gereklidir.
Bazı taşıyanların konteyner demuraj tarifesinde süre sınırlaması olmadığı,ancak Türkiyede faaliyet gösteren bir taşıyıcının ise demuraj tarifesini 70 günlük süre ile sınırladığı bir doktora tezi çalışmasında tesbit edilmiştir.Yine aynı çalışmada Birleşmiş Milletler, 2022 Deniz Ticareti Raporunda demuraj ve gecikme zararları Birleşmiş Milletler, 2022 Deniz Ticareti Raporunda demuraj ve gecikme zararlarına sözleşmesel bir üst sınır getirilmesinin menfaatler dengesi bakımından uygun olacağı görüşüne yer verildiği ve bazı ülkelerde(ABD ,Hindistan ) üst sınır uygulaması başlatıldığının tesbit edildiğine de yer verilmiştir. Açıklanan nedenlerle ;bir program dahilinde faaliyet sürdüren taşıyanın ticari faaliyeti bakımından konteynerin iadesinin elzem olduğu, konteyner demurajı;
hem ithalatçıyı konteyneri iadeye zorlamak, hem de gecikme zararının tazminine yönelik hukuki deniz ticaretine özgü bir müessese olduğu, taşıyanın gelir kaynağı olmadığının göz önünde bulundurulması gerektiği ,bilirkişi raporu takdiri bir delil olup ; esasen çözümü gereken hususun tamamen hukuki nitelikte bulunduğu ,davacının üst sınırı olmayan bir süre demuraj tahakkukunun hukuka aykırı olduğu , konteynerin iadesinin mümkün olmayacağının anlaşıldığı tarihde konteyner demurajının durdurulması gerektiği ,gümrük tarafından tasfiyeye tabi eşya tutanağı düzenlenen tarihe kadar demuraj işletilebileceği ,fazlasının reddi gerektiğinden Yargıtay bozma ilamına uyulmamış ,direnme kararı verilerek itirazın kısmen iptaline fazla istemin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/07/2018 Tarih 2017/377 Esas - 2018/296 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasındaki itirazının kısmen iptaline;
4. 452-USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4.a maddesi uyarınca USD döviz faizi işletilerek takibin devamına, fazla istemin reddine, Takip tarihindeki kurdan %20 oranda hesaplanan 3.009,55-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine" İlk derece mahkemesine ilişkin olarak ; "Davacıdan alınması gereken 1.165,67-TL karar ve ilam harcının mahkeme ve icra dosyasına yatırılan toplam 3.146,77-TL peşin harçtan mahsubu ile 1.981,10-TL harcın karar talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından peşin yatırılan 1.197,07-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 1.500-TL bilirkişi ücreti, 278,50-TL tebliğ gideri olmak üzere toplam 1.778,50-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 146-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,Davacı vekili için takdir olunan 5.100-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı lehine takdir olunan 20.025,55-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Davalı tarafından yatırılan 3.243,20-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafından istinaf ve temyiz aşamasında yapılan 201,50-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 16,44-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısımın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından istinaf ve temyiz aşamasında yapılan 198-TL yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 181,84-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısımın davalı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
22/05/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/43173 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi