İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbirle takibin durdurulamayacağı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/773 E. 2024/794 K. · · İlk derece: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: İhtiyati Tedbir Talebi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
İcra takibi başlatıldıktan sonra açılan menfi tespit davasında, takip konusu senedin (çekin) sahteliği/imzaya itiraz iddiasına dayanılsa bile, İİK'nın 72/3. maddesinin açık hükmü uyarınca ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulmasına karar verilemez. HMK'nın 209/1. maddesi (adi senette imza inkârı halinde senedin işleme esas alınamaması) genel mahkemelerde görülen davalarda senedin delil olarak kullanılmasını engellemeye yöneliktir ve icra takibine etki etmez; İİK, takip hukuku açısından HMK'ya göre özel kanun olduğundan takip hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda öncelikle İİK hükümleri uygulanır.
Ele alınan sorunlar
İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulup durdurulamayacağı → ret
İddia: Davacılar vekili, çeklerdeki imzanın müvekkillerine ait olmadığının Adli Tıp Kurumu raporuyla belirlendiğini, imzaya itirazın kabul edildiğini ve icra tehdidi altında olduklarını belirterek, sundukları delillere rağmen ihtiyati tedbir talebinin reddedilmesinin yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: İİK'nın 72/3. maddesi, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğini açıkça düzenlemektedir; borçlu ancak belirli bir teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. Somut olayda dava icra takibinden sonra açıldığından bu hükmün açık lafzı gereği takibin tedbiren durdurulmasına karar verilemez. HMK'nın 209/1. maddesi, adi senetteki imza inkâr edildiğinde bu konuda karar verilinceye kadar senedin herhangi bir işleme esas alınamayacağını düzenlese de, İİK icra takip hukuku açısından HMK'ya göre özel kanun niteliğindedir ve takip hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda öncelikle İİK hükümleri uygulanır. HMK 209. madde hükmü genel mahkemelerde açılan davalarda senedin delil olarak kullanılamayacağını öngörmekte olup icra takibine etkisi yoktur; takibin kesinleşmesinden önce veya sonra takibe konu senedin sahteliğinin iddia edilmesi HMK 209 uyarınca takibin durdurulması sonucunu doğurmaz. Bu nedenle senetlerdeki imzaların sahteliği iddiası nedeniyle açılan davada İİK'nın 72. maddesi uyarınca takibin tedbiren durdurulması mümkün değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında, senedin sahteliği/imzaya itiraz iddiasına dayanılsa dahi İİK 72/3 gereği ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulamayacağı ve HMK 209/1'in icra takibine etki etmeyeceği yönündeki değerlendirme, bölgesel ve ikna edici nitelikte bir emsal oluşturmaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir↗ menfi tespit davası↗ kambiyo senedi↗ imzaya itiraz↗ icra takibinin durdurulması↗ sahtelik iddiası↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/773
KARAR NO 2024/794
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 11/03/2024 (Ara Karar)
NUMARASI 2024/151 Esas
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/05/2024
İhtiyati tedbirin reddine ilişkin 11/03/2024 tarihli ara kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili; müvekkillerine karşı davalı tarafça İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile her biri 400.000-TL bedelli iki adet çeke dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, icra takibinin müvekkilinin elinde olmayan nedenlerle kesinleştiğini, çekler hakkında İstanbul 32. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/40 esas sayılı dosyasında imzaya itiraz edilmiş olup, mahkemece imzaya itirazın kabulüne karar verildiğini, çeklerdeki imzanın müvekkiline ait olmadığının Adli Tıp Kurumu raporu ile belirlendiğini, müvekkillerinin imzası taklit edilmiş çekler yüzünden icra tehdidi ile karşı karşıya kaldığını belirterek, müvekkillerinin borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin mahkemece belirlenecek teminat karşılığında durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı tarafça icra takibi başlatıldıktan sonra takibin durdurulmasının talep edildiği, İİK'nın 72. maddesi uyarınca icra takibine girişilmesinden sonra açılan menfi tespit davasında takibin durdurulması yönünde tedbir kararı verilemeyeceği gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacılar vekili; müvekkillerine karşı davacı tarafça İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile her biri 400.000-TL bedelli iki adet çeke dayalı olarak icra takibi başlatılmış olup, takibin müvekkilinin elinde olmayan nedenlerle kesinleştiğini, takip konusu çekler hakkında İstanbul 32. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/40 esas sayılı dosyasında imzaya itiraz edilmiş olup, mahkemece imzaya itirazın kabulüne karar verildiğini, çeklerdeki imzanın müvekkiline ait olmadığının Adli Tıp Kurumu raporu ile belirlendiğini, müvekkillerinin imzası taklit edilmiş çekler yüzünden icra tehdidi ile karşı karşıya kaldığını, sundukları tüm delillere rağmen, koşulları oluşan ihtiyati tedbir taleplerinin reddedilmesinin yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak ihtiyati tedbir taleplerinin kabulünü talep etmiştir.
GEREKÇE
Talep, çeke dayalı olarak başlatılan takip nedeniyle sahtelik iddiasıyla borçlu olunmadığının tespiti istemiyle açılan davada, icra takibinin tedbiren durdurulması istemine ilişkindir. İİK'nın 72/3 maddesi, “İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.” şeklinde düzenlenmiştir.6100 sayılı HMK'nın 209/1 maddesi ise, “Adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz.” hükmünü haizdir.Somut olayda;
menfi tespit istemli dava icra takibinden sonra açıldığından, İİK'nın 72/3 maddesinin açık hükmü gereği ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulmasına karar verilemez. Diğer yandan İİK, icra takip hukuku açısından HMK’ya göre özel kanun olup, takip hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda öncelikle İİK hükümlerinin uygulanması gerekir. HMK'nın 209. maddesi hükmü nedeniyle önceleri icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında tedbir kararı verilebileceği yönünde Yargıtay 12. ve 19. Hukuk Dairelerinin kararları bulunmakta ise de, anılan Daireler daha sonra bu görüşlerinden vazgeçmişlerdir. Nitekim Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 17/02/2015 tarihli 2014/28104 E, 2015/3050 K sayılı kararında da belirtildiği üzere takibin kesinleşmesi öncesi veya sonrasında takibe konu senedin sahteliğinin iddia edilmesi, HMK'nın 209.
maddesi uyarınca takibin durdurulması sonucunu doğurmaz. Anılan hüküm genel mahkemelerde açılan davalarla ilgili olarak senedin hiçbir işleme esas alınamayacağını, başka bir anlatımla delil olarak kullanılamayacağını öngörmekte olup, icra takibine etkisi yoktur. Yine Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 10/09/2018 tarihli 2017/1388 E, 2018/3978 K. sayılı ilamında da İİK'nın 72. maddesi uyarınca açılan menfi tespit davalarında, HMK'nın 209/1 maddesinin uygulama yerinin olmadığı belirtilmiştir. Senetlerdeki imzaların sahteliği iddiası nedeniyle açılan davada, İİK'nın 72. maddesi uyarınca takibin tedbiren durdurulması mümkün olmadığından, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, ihtiyati tedbir isteyen davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/05/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/43136 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi