6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Protokolü imzalayanın temsil yetkisi belirsizse ihtiyati haciz reddedilir

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/828 E. 2024/775 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati hacizistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsalİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Gerekçe özeti

İhtiyati haciz talebinde, dayanılan protokolü imzalayan kişinin borçlu şirketi temsile yetkili olduğu ticaret sicili kayıtlarıyla doğrulanamıyor ve yetkisiz temsil hükümleri çerçevesinde temsil olunanın onayı veya yetkilendirmesi ihtiyati haciz aşamasında (tahkikat yapılamadığından) tespit edilemiyorsa, alacağın hangi borçluya ait olduğu belirsiz kalacağından alacağın varlığı yaklaşık olarak ispatlanmış sayılmaz ve ihtiyati haciz talebi reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Protokole dayalı alacağın yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde ispatlanıp ispatlanmadığı → ret

İddia: Alacaklı vekili, borçlu şirket temsilcisi ile imzalanan protokol gereği toplam 1.500.000-TL ödenmesinin akit olduğunu, 300.000-TL'lik kısmi ödeme dışında ödeme yapılmadığını, borçlunun ülkeyi terk etme ve malvarlığını kaçırma ihtimali bulunduğunu, alacağın rehin veya teminatla temin edilmediğini, dolayısıyla yaklaşık ispat kuralının yerine getirildiğini ileri sürerek ret kararının kaldırılıp ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: İİK 257/1 uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talep edebilir; İİK 258/1 (2. cümle) uyarınca alacaklı, alacağı ve haciz sebeplerini mahkemeye kanaat getirecek şekilde yaklaşık olarak ispatlamakla yükümlüdür. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının varlığı ön koşuldur; varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç bir alacak yönünden muaccel veya müeccel bir para alacağının bulunduğu söylenemez. Sunulan protokolde borçlu şirket unvanı altında yalnızca bir kişinin (Doktor sıfatıyla anılan şahsın) imzası bulunmakta ve bu imza şirket kaşesi üzerine atılmıştır; bu durum, adı geçenin şirketi temsilen hareket ettiği görünümünü vermektedir. Ancak ticaret sicili kayıtlarına göre bu kişi şirketi temsile yetkili kişiler arasında değildir. Yetkisiz temsil hükümlerine göre sorumluluk için, temsil olunanın sözleşmeye onay verip vermediği veya herhangi bir şekilde yetkilendirilip yetkilendirilmediğinin belirlenmesi gerekir. İhtiyati haciz aşamasında tahkikat yapılması mümkün olmadığından, protokolde 'işbirlikçi' olarak tanımlanan alacaklının, borçlulardan hangisine karşı alacaklı olduğu bu aşamada tespit edilememektedir. İmzalı bir protokol mevcut olmakla birlikte, sorumlusunun bu aşamada belirli olmaması nedeniyle alacağın varlığı yaklaşık olarak ispatlanamamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Protokolü imzalayan kişinin borçlu şirketi temsile yetkili olduğunun ticaret sicili kayıtlarıyla doğrulanamaması ve yetkisiz temsil ihtimalinin ihtiyati haciz aşamasında tahkik edilememesi halinde, alacağın sorumlusunun belirsizliği nedeniyle yaklaşık ispatın gerçekleşmediği yönündeki değerlendirme, benzer temsil belirsizliği içeren ihtiyati haciz taleplerine ışık tutması bakımından bölgesel ölçekte ikna edici emsal niteliği taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz yaklaşık ispat muaccel alacak yetkisiz temsil temsil yetkisi ticaret sicili

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 257/1İİK 258/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/828

KARAR NO 2024/775

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 19/02/2024 (D.İş Karar)

NUMARASI 2024/53D.İş - 2024/54 Karar

TALEP İhtiyati Haciz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 21/05/2024

İhtiyati haciz talebinin reddine ilişkin 19/02/2024 tarihli değişik iş kararın talep eden alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

İhtiyati haciz talep eden vekili; borçlu şirket temsilcisi ve müvekkili arasında imzalanan protokol gereği müvekkiline vadelerle toplam 1.500.000-TL ödenmesi akit olduğunu, borçlu tarafından yalnızca 300.000-TL ödeme yapıldığını, vade süreleri geçmesine rağmen muaccel olan ödemeleri yapmayıp durmadan oyalama niyetiyle ileriye dönük sözler vererek müvekkilini mağdur ettiklerini, müvekkilinin ilgili anlaşma gereği yapmış olduğu masrafların karşılığı olan bu miktarın ödenmemesi her geçen gün müvekkilinin maddiyatını zor durumlara soktuğunu, müvekkilinin sonraki başvuruları da semeresiz kaldığını, borçlu Doktor ... ilgili hastane ile bağlantılarını kesmek üzere olduğunu, ülkeyi terk etme durumu bulunduğunu, bu nedenle borçlunun mallarını kaçırma ihtimali bulunduğunu ileri sürerek, alacağı karşılayacak miktarda borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile 3.

kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.

DEĞİŞİK İŞ KARAR

Mahkemece; İİK'nın 258. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca; ''Alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.'' Bu hükümdeki yaklaşık ispat kuralından hareketle, mahkemenin “alacağın varlığına kanaat getirmesinden” anlaşılması gereken hususun, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmadığı, bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesinin aranmadığı, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesinin yeterli kabul edildiği, dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; sunulan belgelerin alacağı varlığını yaklaşık olarak ispatlayamadığı gerekçesiyle, talep eden tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili; söz konusu ret kararının gerekçesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, borçlu şirket temsilcisi ve müvekkil arasında imzalanan protokol gereği müvekkile vadelerle toplam 1.500.000-TL ödenmesinin akit olduğunu, borçlu tarafından yalnızca 300.000-TL ödeme yapıldığını, borçlu Doktor ... ilgili hastane ile bağlantılarını kesmek üzere olduğunu ve ülkeyi terk etme durumunun bulunduğunu, bu nedenle borçlunun mallarını kaçırma ihtimalinin bulunduğunu, alacaklarının rehin yada başka bir şekilde teminat altında da olmadığından alacağın tahsili tehlikeye düştüğünü ileri sürerek, yaklaşık ispat kuralı yerine getirildiğinden ara kararın kaldırılarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Borç tasfiye protokolüne dayalı ihtiyati haciz istemidir. İİK'nın 257/1. maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İ.İ.K'nun 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşuldur.

Varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. Somut olayda; ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekili, ... (... Hastanesi) isimli kişi ile whatshap yazışmaları sunularak, protokol ibraz edilerek karşı yan şirket ve ... hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmektedir. Protokolde, 1.1.2024, 1.2.2024, 1.3.2024 tarihinde 500.000'er TL ödeneceği yazılı olup ... adı karşı yan şirket unvanı altında yazılarak şirket kaşesi üzerine tek imza atılmıştır. ... ibaresi şirket unvanı altında yazılı olduğu ve şirket kaşesi üzerine imza atıldığına göre adı geçenin şirketi temsilen hareket ettiğinin kabulü gerekir.

Ne var ki ticaret sicili kayıtlarında şirketi temsile yetkili olanların arasında adı geçenin adı bulunmamaktadır. İlgilinin yetkisiz temsil hükümlerine göre de sorumlu tutulabilmesi için temsil olunanın sözleşmeye onay verip vermediğinin veya herhangi bir suretle yetkilendirilip yetkilendirilmediğinin belirlenmesi gerekir. Mevcut durumda, protokolde "işbirlikçi" olarak tanımlanan ihtiyati haciz talep edenin karşı yan borçluların hangisinden alacaklı olduğunu ihtiyati haciz aşamasında tahkikat yapmak mümkün olmadığından tespit etmek mümkün bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; imzalı bir protokol mevcut ise de, sorumlusunun bu aşamada belirli olmaması nedeniyle istinaf nedenleri yerinde görülmeyen ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, İhtiyati haciz talep eden tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/05/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/43039 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.