Taşıyanın sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/10471 E. 2018/4700 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıyanın sorumluluğu↗ faiz başlangıç tarihi↗ ibraname↗ ziya↗ mevduat hesabı↗ taşıma sözleşmesi↗ taşıyıcı↗ havale↗ taşıyan↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taşımaya konu emtianın davalının tedarik ettiği konteyner vasıtasıyla FCL kaydı ile sigortalı tarafından yüklenmiş olup, bu halde konteynere doldurulduğu, yüklenerek ve mühürlenerek taşıyana teslim edildiği, taşıyanın konteynırın gemi ambararının alonju (devamı) niteliğinde bulunduğundan taşımanın meydana geldiği tarih itibariyle uygulanması gerekli olan TTK hükümlerine göre m.1141'de yer alan geminin başlangıçtaki elverişsizliğine tabi olduğu, TTK m.1141’e göre taşıyanın yükleme başladığı andan yolculuğun başladığı ana kadar olan zaman dilimi içerisinde geminin denize, yola ve yüke elverişsiz olmasından sorumlu olduğu, konteynerdeki elverişsizliğin yüke elverişsizlik kapsamına girdiği, bu halde taşıyıcının gecikme zararları dâhil tüm zararlardan sorumlu olduğu, yükteki ziya ve hasarın konteynerdeki elverişsizlikten kaynaklandığı, taşıyanın sorumluluğunun geminin yola, yüke ve denize elverişli olmamasından dolayı TTK m.1141 e göre sınırsız olduğu, kaldı ki, aksinin kabulü halinde dahi davalının sorumluluğunun 127.248,00 TL olan sınırın altında kaldığı, zararın gerçek değerinin 17.950,74 Euro olarak tespit edildiği, davalı taşıyanın ancak malın gerçek bedelini ödemekle yükümlü olduğundan 17.950,74 Euro'dan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 17.950,74 Euro’nun ödeme tarihi olan 18.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa'nın 4/a m. gereğince devlet bankalarınca Euro cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, uluslar arası deniz yolu ile eşya taşıma sözleşmesinden kaynaklanan hasar bedelinin rücuan tazmini istemine ilişkin olup, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, her ne kadar mahkemece ibranamede yer alan ödeme tarihinin yapılan havale makbuzunda 18.07.2014 tarihi olduğu kabul edilerek hükmedilen tazminata işletilecek faizin başlangıç tarihi olarak işbu tarih esas alınmış ise de, dosyaya ibraz edilen havale dekontu suretinde işlem tarihi olarak 30.06.2014, düzenleme tarihi olarak ise, 18.07.2014 tarihinin gösterildiği anlaşılmakla, 30.06.2014 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, 18.07.2014 tarihinden itibaren hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12459 E. 2011/5241 K.
Ortak:taşıyıcı · taşıyan · cy/cy kaydı · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taşımaya konu emtianın davalının tedarik ettiği konteyner vasıtasıyla FCL «kaydı» ile sigortalı tarafından yüklenmiş olup, bu halde konteynere doldurulduğu, yüklenerek ve mühürlenerek «taşıyana» «teslim» edildiği, taşıyanın konteynırın gemi ambararının alonju (devamı) niteliğinde bulunduğundan taşımanın meydana geldiği tarih itibariyle uygulanması gerekli olan TTK hükümlerine göre m.1141'de yer alan geminin başlangıçtaki elverişsizliğine tabi olduğu, TTK m.1141’e göre taşıyanın yükleme başladığı andan yolculuğun başladığı ana kadar olan zaman dilimi içerisinde geminin denize, yola ve yüke elverişsiz olmasından sorumlu olduğu, konteynerdeki elverişsizliğin yüke elverişsizlik kapsamına girdiği, bu halde «taşıyıcının» gecikme zararları dâhil tüm zararlardan sorumlu olduğu, yükteki «ziya» ve «hasarın» konteynerdeki elverişsizlikten kaynaklandığı, «taşıyanın sorumluluğunun» geminin yola, yüke ve denize elverişli olmamasından dolayı TTK m.1141 e göre sınırsız olduğu, kaldı ki, aksinin kabulü halinde dahi davalının sorumluluğunun 127.248,00 TL olan sınırın altında kaldığı, zararın gerçek değerinin 17.950,74 Euro olarak tespit edildiği, davalı taşıyanın ancak malın gerçek bedelini ödemekle yükümlü olduğundan 17.950,74 Euro'dan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 17.950,74 Euro’nun ödeme tarihi olan 18.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa'nın 4/a m. gereğince devlet bankalarınca Euro cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavalı savunmasında, taşınan emtianın gönderici tarafından konteynıra yüklendiğini ve yükleme limanındaki sahaya getirilerek «taşıyana» «teslim» edildiğini, bu olgunun da «konşimontada» kayıtlı olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının sigortalısının beyanı ile emtianın yüklendiği konteynırı «taşıyıcının» temin ettiğinin anlaşıldığı, konteynırın sağlam olmadığı ve taşıma esnasında gerekli kontroller yapılmaksızın emtianın zarara uğramasına neden olunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.883,02 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, konteynıra ilişkin «konşimentodaki» «kayda» yönelik davalı savunması karşılanmak ve konteynırın kim tarafından tedarik edilerek emtianın yüklendiğinin «kesin» olarak belirlenmesi suretiyle davalının sorumlu olup olmadığının tespiti gerekirken, davacının sigortalısı olan alıcının beyanı nazara alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:konşimento · kesin hüküm
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, konteynıra ilişkin «konşimentodaki» «kayda» yönelik davalı savunması karşılanmak ve konteynırın kim tarafından tedarik edilerek emtianın yüklendiğinin «kesin» olarak belirlenmesi suretiyle davalının sorumlu olup olmadığının tespiti gerekirken, davacının sigortalısı olan alıcının beyanı nazara alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Davalı savunmasında, taşınan emtianın gönderici tarafından konteynıra yüklendiğini ve yükleme limanındaki sahaya getirilerek «taşıyana» «teslim» edildiğini, bu olgunun da «konşimontada» kayıtlı olduğunu savunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/10471 E. , 2018/4700 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.06.2016 tarih ve 2015/503-2016/699 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 29.05.2018 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı ... Dokuma ve Ticaret A.Ş'ye ait malların davalıya ait gemi ile Polanya'ya taşındığını, alıcı tarafından konteyner kapakları açıldığında içeriden koku geldiği, 48 bağ emtianın ıslanarak hasara uğradığı ve kullanılamaz hale geldiğinin tespit edildiğini, ürünlerin hurda ya da sovtaj işleminin de yapılamadığını, hasarın taşıma sırasında konteyner içine giren tatlı su nedeniyle oluştuğunun tespit edildiğini, sigortalısına hasar bedelinin ödeyen müvekkilinin sigortalının haklarına halef olduğunu ileri sürerek, 19.745,81 Euro'nun 30.06.2014 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın m.4/a m. uyarınca faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, konşimentoda yetkili mahkemelerin Londra Mahkemeleri ve uygulanacak hukukun İngiliz Hukuku olarak belirlenmesi nedeniyle yetki itirazında bulunduklarını, hasar ihbarının süresinde yapılmadığını, müvekkiline atfedilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, hasarın taşımanın hangi aşamasında oluştuğunun belli olmadığını, taşımanın FCL/FCL Full Container Load olarak gerçekleştiğini, konşimento üzerinde... ibaresinin yer aldığını yani konteynırın yükleten tarafından ve onun sorumluluğunda yüklendiğini, suyun yükleme öncesi konteynıra girip emtiaya sirayet etmiş olabileceğinin ekspertiz raporunda belirtildiğini, ekspertiz raporunun konteynır incelenerek düzenlenmediğini, yükleme ve boşaltma limanında hasara ilişkin bir kayıt bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taşımaya konu emtianın davalının tedarik ettiği konteyner vasıtasıyla FCL kaydı ile sigortalı tarafından yüklenmiş olup, bu halde konteynere doldurulduğu, yüklenerek ve mühürlenerek taşıyana teslim edildiği, taşıyanın konteynırın gemi ambararının alonju (devamı) niteliğinde bulunduğundan taşımanın meydana geldiği tarih itibariyle uygulanması gerekli olan TTK hükümlerine göre m.1141'de yer alan geminin başlangıçtaki elverişsizliğine tabi olduğu, TTK m.1141’e göre taşıyanın yükleme başladığı andan yolculuğun başladığı ana kadar olan zaman dilimi içerisinde geminin denize, yola ve yüke elverişsiz olmasından sorumlu olduğu, konteynerdeki elverişsizliğin yüke elverişsizlik kapsamına girdiği, bu halde taşıyıcının gecikme zararları dâhil tüm zararlardan sorumlu olduğu, yükteki ziya ve hasarın konteynerdeki elverişsizlikten kaynaklandığı, taşıyanın sorumluluğunun geminin yola, yüke ve denize elverişli olmamasından dolayı TTK m.1141 e göre sınırsız olduğu, kaldı ki, aksinin kabulü halinde dahi davalının sorumluluğunun 127.248,00 TL olan sınırın altında kaldığı, zararın gerçek değerinin 17.950,74 Euro olarak tespit edildiği, davalı taşıyanın ancak malın gerçek bedelini ödemekle yükümlü olduğundan 17.950,74 Euro'dan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 17.950,74 Euro’nun ödeme tarihi olan 18.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa'nın 4/a m.
gereğince devlet bankalarınca Euro cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, uluslar arası deniz yolu ile eşya taşıma sözleşmesinden kaynaklanan hasar bedelinin rücuan tazmini istemine ilişkin olup, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, her ne kadar mahkemece ibranamede yer alan ödeme tarihinin yapılan havale makbuzunda 18.07.2014 tarihi olduğu kabul edilerek hükmedilen tazminata işletilecek faizin başlangıç tarihi olarak işbu tarih esas alınmış ise de, dosyaya ibraz edilen havale dekontu suretinde işlem tarihi olarak 30.06.2014, düzenleme tarihi olarak ise, 18.07.2014 tarihinin gösterildiği anlaşılmakla, 30.06.2014 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, 18.07.2014 tarihinden itibaren hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nun 438/7.
maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde yer alan " ...
18. 7.2014 ..." ibaresinin çıkarılması ile yerine '' ...
30. 06.2014... '' ibaresi yazılmak suretiyle kararın davacı yararına bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2.722,74 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 31.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/429751800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz