6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali davasında kesin yetkinin re'sen incelenmesi ve icra dairesinin yetkisi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/883 E. 2024/812 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesinlik belirsiz

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

İtirazın iptali davasında, dayanılan icra takibinin ortaklık ilişkisinden doğan bir alacağa ilişkin olması ve HMK 14 uyarınca kesin yetkili mahkemenin (tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer) bulunması halinde, takibin yetkili icra dairesinde başlatılıp başlatılmadığı kamu düzenine ilişkindir ve yetki itirazı olmasa bile mahkemece re'sen incelenmelidir. Takip kesin yetkili icra dairesinde başlatılmamışsa, mahkeme davayı yetkisizlik nedeniyle başka bir mahkemeye göndermek yerine, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddetmelidir.

Ele alınan sorunlar

Yetkisizlik kararının yerindeliği ve kesin yetkinin hangi aşamada incelenmesi gerektiği → kısmi kabul

İddia: Davalı vekili, takibe itiraz edilirken yetkiye itiraz edilmediğini, davalının yerleşim yerinin Kadıköy olduğunu, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, yetkisizlik durumunun söz konusu olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğuna karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: İtirazın iptali davası, başlatılan icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve davanın görülebilme koşulu, takibe geçerli bir itirazın davanın devamı süresince var olmasıdır. İtirazın iptali davalarında hem icra dairesinin yetkisine hem de mahkemenin yetkisine itiraz edilmesi durumunda İİK 50 uyarınca öncelikle icra dairesinin yetkisi incelenmelidir. HMK 14 uyarınca, özel hukuk tüzel kişilerinin ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olarak bir ortağına karşı veya bir ortağın bu sıfatla diğerlerine karşı açacağı davalarda, tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir; kesin yetkinin bulunduğu hallerde genel yetki ve kesin olmayan yetki kuralı uygulanmaz, yetki sözleşmesi yapılamaz. Somut olayda icra takibi, davacının birlikte ortağı olduğu şirketin ödenen kamu borçlarının yarısının rücusu amacıyla başlatılmış olup uyuşmazlığın temeli ortaklık ilişkisinden doğmaktadır. Kesin yetki hallerinde takibin yetkili icra dairesinde başlatılıp başlatılmadığı kamu düzenine ilişkin olduğundan, yetki itirazı olmasa da mahkemece re'sen incelenmesi gerekir. Takibin, kesin yetkili bulunan İstanbul İcra Dairesi'nde yapılması gerekirken İstanbul Anadolu İcra Dairesi'nde yapılması kesin yetki düzenlemelerine aykırıdır; kesin yetkili İstanbul İcra Dairelerinde başlatılmış bir takip bulunmadığından, davanın yetkisizlik nedeniyle mahkemeye gönderilmesi değil, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilmesi gerekir.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

İtirazın iptali davalarında icra dairesinin kesin yetkisinin, mahkemenin yetkisinden önce ve yetki itirazı bulunmasa da re'sen incelenmesi gerektiğine; kesin yetkili icra dairesinde başlatılmamış bir takip halinde sonucun yetkisizlik değil dava şartı yokluğundan usulden ret olduğuna ilişkin tespiti nedeniyle emsal değer taşımaktadır.

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
İtirazın iptali davasında, dava dışı şirketin ortaklık ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda, dayanılan icra takibinin kesin yetkili icra dairesinde (tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yerde) başlatılmış olması gerekir; aksi halde takip yetkisizdir.
Dava şartı
İtirazın iptali davasının görülebilmesi için, dayanılan icra takibinin kesin yetkili icra dairesinde başlatılmış olması ve bu takibe geçerli bir itirazın davanın devamı süresince varlığı dava şartıdır; kesin yetkili icra dairesinde başlatılmış bir takip bulunmaması halinde dava, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin yetki dava şartı itirazın iptali icra dairesinin yetkisi re'sen inceleme ortaklık ilişkisi

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 17(1)HMK 18(1)HMK 14HMK 115HMK 353(1)b-2HMK 361/1 · 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 50

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/883

KARAR NO 2024/812

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 20/02/2024

NUMARASI 2024/128 Esas - 2024/151 Karar

DAVA

İtirazın İptali

Mahkemece yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin verilen kararın, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalı ile müvekkilinin ... AŞ'nin ortakları olduğunu, her iki tarafın hisse oranlarının %50 olduğunu, davalının YK başkanı, müvekkilinin ise YK başkan yardımcısı olduğunu, şirket yetkilisi ortakların şirketin kamu borçlarından şahsi mal varlıkları ile sorumlu olduğunu, uzun süre şirketin vergi ve SSK borçlarının gelir olmaması nedeniyle ödenemediğini, borçların yapılanması hakkında kanun çıktığında müvekkilinin davalıya bu borçların yapılandırılarak kapatılması için başvurduğunu, davalının kendi payına düşen miktarı ödemediğini, yapılandırma halinde ödenecek borçlarda indirim yapılacağını, şirketin ödenmeyen kamu borçları nedeniyle müvekkilinin şahsi mal varlığının da haciz tehdidi altında olduğunu, bu durumda müvekkilinin borçların yarısını yapılandırarak ödeme imkanı olmadığı için şirkete ait tüm vergi ve SSK borçlarını ödediğini, borçların ödenmesinden sonra davalının borçların yarısını ödemesi için müvekkili tarafından davalıya yapılan tüm başvuruların sonuçsuz kaldığını,müvekkilinin takip tarihi itibariyle davalıdan 2.860.660,62-TL alacaklı olduğunu, davalının bu miktarı müvekkiline ödemeye yanaşmaması üzerinde taraflarınca davalı hakkında İstanbul Anadolu ...

İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılarak borçluya ödeme emri tebliğ edildiğini, ödeme emrinin tebliğini takiben borçlu tarafından icra takibine itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davalının borçlu olduğunu bildiği halde kötü niyetli olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek davanın kabulü ile itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı tarafa dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davacı, davalı ile birlikte ortak oldukları dava dışı ... A.Ş.'nin tüm vergi ve SSK borçlarını ödediği, borçların ödenmesinden sonra davalının borçların yarısını ödemesi için yapılan başvuruları cevapsız bıraktığını, tarafların ortağı olduğu şirketin sicil kayıtlarından şirket merkezinin Beşiktaş/İstanbul olduğu mahkemenin yetki sınırları dışında kaldığı, HMK 115. maddesi uyarınca dava şartı yargılamanın her aşamasında resen ele alınabileceği gerekçesiyle, davanın kesin yetki nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden dair karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; davacının müvekkili ile birlikte ortak oldukları dava dışı ... A.Ş.'nin tüm vergi ve SSK borçlarını ödediğini, borçların yarısını ödemesi için davalı müvekkile başvurduğunu ancak başvurularının semeresiz bırakıldığını, müvekkil aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine müvekkilin alacaklı tarafa herhangi bir borcu olmadığını belirterek 12.12.2023 tarihinde itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, ancak takibe itiraz edilirken yetkiye itiraz edilmediğini, mahkemenin bu hususu göz önünde bulundurmadığını, davalı müvekkilin yerleşim yerinin Kadıköy olduğunu yetkili mahkemenin ise İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, yetkisizlik durumunun söz konusu olmadığını, kararının kaldırılması İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğuna karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davacının davalı ile ortağı oldukları dava dışı ... A.Ş.'nin vergi ve SSK borçlarını ödediği, borçların ödenmesinden sonra davalının borçların yarısını ödemesi için başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasına ilişkindir. Mahkemece şirket adresinin İstanbul/Beşiktaş'ta ilçesinde olduğu, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. HMKnın 17(1) maddesi "tacirler ve kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla yetkili mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." HMK nın 18(1) maddesi ise "Tarafların üzerinde tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hallerinde, yetki sözleşmesi yapılamaz" hükmünü haizdir.

İtirazın iptali davalarında hem icra dairesinin yetkisine hem de mahkemenin yetkisine itiraz edilmesi durumunda İİK'nın 50. maddesi uyarınca öncelikle icra dairesinin yetkisinin incelenmesi gerekir. HMK'nın 14. maddesi uyarınca özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Kesin yetkinin bulunduğu hallerde genel yetki ve kesin olmayan yetki kuralı uygulanmaz. Yetki sözleşmesi de yapılamaz. Somut olayda; davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ...

esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulduğunu, bunun üzerine arabulucuya başvurulduğunu fakat İstanbul Anadolu Arabuluculuk Merkezinin ... numaralı dosyası ile yürütülen görüşmeleri anlaşamama ile sonuçlandığını, iş bu itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmaktadır. Dava, itirazın iptali davası olup başlatılan icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır. İtirazın iptali davasının görülebilme koşulu da takibe geçerli bir itirazın varlığının davanın devamı süresince bulunmasıdır.İcra takibi, davacının birlikte ortağı olduğu şirketin ödenen kamu borçlarının yarısının rücusu amacıyla davalıya karşı başlatılmış olup; uyuşmazlığın temeli bu şirketin ortaklık ilişkisinden doğduğu, kesin yetki hallerinde;

takibin yetkili icra dairesinde başlatılıp başlatılmadığı kamu düzenine ilişkin olduğundan; mahkemece, yetki itirazı olmasa da re'sen incelenmesi gerektiği, takibin yetkili bulunan İstanbul İcra Dairesi'nde yapılması gerekirken, İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi'nde takip yapılmasının kesin yetki düzenlemelerine aykırı olduğu, kesin yetkili bulunan İstanbul İcra Dairelerinde başlatılmış bir takip bulunmadığından, davanın bu gerekçeyle dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yetkisizlik nedeniyle İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, belirtilen hata/eksiklik nedeniyle yeniden yargılama gerektirmediğinden, kararın kaldırılarak, yeniden karar verilmesine "yetkili icra dairesinde takip yapılmadığından, itirazın iptali davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine" karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/128 Esas- 2024/151 Karar sayılı 20/02/2024 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Yetkili icra dairesinde takip yapılmadığından itirazın iptali davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine" Usulü ret kararı nedeniyle taraflar yararına icra inkar ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 427,60-TL karar harcının; davacı tarafından yatırılan 34.549,64-TL peşin harçtan mahsubu ile 34.122,04‬-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Talep halinde kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine," Davalı tarafından yatırılan 427,60-TL istinaf karar harcının talep halinde iadesine, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 160-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 29/05/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/42776 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Düzelterek onandı

ℹ Yargıtay hükmü sonuç olarak onamış, ancak düzelterek. Düzeltmenin neyi, nasıl değiştirdiği aşağıdaki gerekçe özetinde / tam metinde açıklanır.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/4148 E. 2025/2787 K. · Düzelterek onandı

Ortaklık ilişkisinden doğan takipte kesin yetki: dava şartı yokluğu

Gerekçe özeti

Özel hukuk tüzel kişisinin ortaklarının ortaklık ilişkisinden doğan alacakları bakımından kesin yetki söz konusu olduğundan, takibin kesin yetkili icra dairesinde başlatılmış olması kamu düzenine ilişkin bir dava şartıdır ve yetki itirazı bulunmasa dahi re'sen gözetilir; kesin yetkili icra dairesinde başlatılmış takip yoksa itirazın iptali davası dava şartı yokluğundan usulden reddedilir, yetkisizlik kararıyla dosya başka mahkemeye gönderilemez. Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu kabul edip ilk derece kararını kaldırarak yeniden hüküm kurduğunda, kendisini vekille temsil ettiren lehine hüküm verilen taraf yararına vekâlet ücretine hükmetmek zorundadır; bu eksiklik yeniden yargılama gerektirmediğinden düzeltilerek onama yoluyla giderilir.

Emsal değeri

İki yönden emsal değeri vardır: (i) Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinin holding'i olan, ortaklık ilişkisinden doğan uyuşmazlıkta takibin kesin yetkili icra dairesinde başlatılmamasının dava şartı yokluğundan usulden ret sonucunu doğurması; (ii) Yargıtay'ın kendi düzeltmesiyle kurduğu, kaldırma ve yeniden hüküm hâlinde lehine hüküm verilen davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilmesi zorunluluğu.

Kavramlar: kesin yetki dava şartı kamu düzeni re'sen gözetme itirazın iptali rücu yetkili icra dairesi vekâlet ücreti düzelterek onama

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2024/4148 E.  ,  2025/2787 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2024/883 Esas, 2024/812 Karar

HÜKÜM

Davanın usulden reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2024/128 E., 2024/151 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile davacının .... A.Ş.'nin %50'şer hisse ile ortakları olduğunu, davalının yönetim kurulu başkanı, davacının ise yönetim kurulu başkan yardımcısı seçildiğini, şirket yetkilisi ortakların şirketin kamu borçlarından şahsi malvarlıkları ile sorumlu olduğunu, uzun süre şirketin vergi ve Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) borçlarının ödenemediğini, borçların yapılanması hakkında kanun çıktığında davacının şirkete ait tüm vergi ve SSK borçlarını ödediğini, borçların yarısını ödemesi için davacı tarafından davalıya yapılan başvuruların sonuçsuz kalması üzerine davalı hakkında İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğü'nün 2023/34664 E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı tarafa dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114. maddesinde dava şartlarının düzenlendiği, 115. maddesinde Mahkemenin dava şartlarının yok olduğunun anlaşılması halinde davanın usulden reddine karar verileceğinin öngörüldüğü, HMK'nın 114/1-ç hükmü uyarınca kesin yetki halinin dava şartı olduğu, HMK 'nın 14/2. maddesinde "Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir." düzenlemesinin bulunduğu, davada tarafların ortağı olduğu şirketin sicil kayıtları incelendiğinde merkezinin İstanbul/ Beşiktaş ilçesi olduğu, bu ilçenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı çevresi dahilinde kaldığı gerekçesiyle davanın kesin yetki nedeniyle ve dava şartı yokluğundan usulden reddine, Mahkemenin yetkisizliğine, dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra takibinin, davacının birlikte ortağı olduğu şirketin ödenen kamu borçlarının yarısının rücusu amacıyla davalıya karşı başlatıldığı, uyuşmazlığın şirket ortaklık ilişkisinden doğduğu, kesin yetki hallerinde, takibin yetkili icra dairesinde başlatılmasının kamu düzenine ilişkin olduğundan, Mahkemece, yetki itirazı olmasa da re'sen incelenmesi gerektiği, takibin yetkili İstanbul İcra Dairesi'nde yapılması gerekirken, İstanbul Anadolu 11. İcra Dairesi'nde yapıldığı, kesin yetkili İstanbul İcra Dairelerinde başlatılmış bir takip bulunmadığından, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yetkisizlik nedeniyle İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, yetkili icra dairesinde takip yapılmadığından itirazın iptali davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davacının, davalı ile %50'şer ortak oldukları dava dışı şirketin davacı tarafça ödenen vergi ve SSK borçlarının yarısının rücusu amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

B.Değerlendirme ve Gerekçe

1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacının tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davalı vekilinin temyizine gelince, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, yeniden hüküm kurulmasına rağmen kendini vekille temsil ettiren davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekâlet ücreti takdir edilmesi gerekirken bu yönde herhangi bir hüküm kurulmamış olması isabetli olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasına “Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,

24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.