6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Islah ile ödeme savunması ileri sürülmesi ve borcu söndüren belgenin incelenmesi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/1139 E. 2025/1285 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Borcu söndüren nitelikte bir belge (ödemeyi gösteren makbuz, ibraname, muavin defter özeti vb.), yargılamanın her aşamasında, kanun yolu aşaması dahil olmak üzere dikkate alınmalıdır; davalı tarafın bu belgeyi istinaf aşamasında sunmuş olması, dayanılıp sunulmayan delillerin istinafta ileri sürülemeyeceği kuralının istisnasını oluşturur. Ayrıca davalı taraf, cevap dilekçesini ıslah ederek ödeme savunması ileri sürebilir; ödeme defiinde bulunmak için ıslaha gerek olmasa da, davalının borcun bulunmadığı yönündeki savunma hakkı ıslah ile de kullanılabilir. Ticari defterlerin kesin süre içinde ibraz edilmemiş olması, borcu söndüren belgenin değerlendirmeye alınmamasını haklı kılmaz.

Ele alınan sorunlar

Malların teslim alınmadığına ilişkin savunmanın değerlendirilmesi → ret

İddia: Davalı vekili, müvekkiline faturaya konu malların teslim edilmediğini, teslim belgesi bulunmadığını ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Gerekçe: Islah dilekçesi ekinde sunulan muavin defter özetinde, icra takibine konu her iki faturanın davalı tarafından yapılan ödemeden mahsup edildiği ve bu faturaların kayıtlı olduğu görüldüğünden, davalı vekilinin malların teslim alınmadığına ilişkin savunması ve bu yöndeki istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Cevap dilekçesinin ıslahı yoluyla ödeme savunmasının ileri sürülebilirliği → kabul

Gerekçe: HMK 179. madde uyarınca davalı tarafın cevap dilekçesini ıslah etme hakkı bulunmaktadır. Davalı taraf cevap dilekçesinde inkar hudutlarında savunma yapmış olsa da, cevap dilekçesini ıslah ederek borcun ödendiğini ve ıslah dilekçesi ekinde muavin defter ibraz ederek ödeme yaptığını, aslında alacaklı olduğunu ileri sürebilir. Yargılamada davayı inkâr eden davalının savunması borcun bulunmadığı savunmasını da kapsadığından, davalının borcun ne sebeple bulunmadığını açıklama ve iddianın aksine delillerini ikame etme hakkı ortadan kalkmış değildir. Ayrıca ödeme defiinde bulunmak için cevap dilekçesinin ıslahına da gerek yoktur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Borcu söndüren belgenin yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerekliliği → kabul

İddia: Davalı vekili, ticari defter ve kayıtlarına göre davacıya borçlu olmayıp aksine alacaklı olduğunu, bu hususun ek rapor ile incelenmesini talep etmiştir.

Gerekçe: Kural olarak yargılama aşamasında dayanılıp sunulmayan deliller istinaf aşamasında sunulamaz; sunulmuş olsalar bile inceleme sırasında dikkate alınamazlar. Bu kuralın tek istisnası, dayanılıp sunulan delilin davaya konu borcu söndüren bir nitelik taşımasıdır; örneğin borcun ödenmiş olduğunu gösteren makbuz, ibraname gibi bir belge. Davalı, hükümden sonra borcu söndüren nitelikte bir belge vermişse, bu belge üzerinde gerekli inceleme yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekir. Yargılama aşaması henüz tamamlanmamışsa borcu itfa eden belge değerlendirmeye alınmalıdır. Borcu söndüren sebepler yargılamanın her aşamasında, kanun yolu aşamasında dahi dikkate alınması gerektiğinden, kesin süre içinde ticari defterlerin ibraz edilmemiş olması gerekçesiyle ödeme savunması üzerinde durulmadan davanın kabulüne karar verilmesi yerinde bulunmamıştır. İstinaf dilekçesi ekinde sunulan dekontta ödemenin başka bir unvan altında yapılmış görünmesi de, sunulan ticaret sicil gazetesinden davalının unvanını değiştirdiğinin anlaşılması karşısında sonucu değiştirmemektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Borcu söndüren belgelerin (ödeme belgesi, muavin defter özeti vb.) yargılamanın her aşamasında, istinaf aşaması dahil dikkate alınması gerektiği ve cevap dilekçesinin ıslahı yoluyla ödeme savunması ileri sürülebileceği yönündeki tespitler açısından emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali ıslah borcu söndüren belge ödeme defi muavin defter ticari defter icra takibi

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 179-(1)HMK 353(1)a-6HMK 362(1)-g

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/1139

KARAR NO 2025/1285

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 13/05/2025

NUMARASI 2024/744 Esas 2025/433 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; Müvekkil ile davalı arasındaki ticari ilişkiye istinaden davalıya mal teslim edilerek fatura düzenlendiğini, borcun ödenmemesi nedeniyle takip başlatıldığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkile teslim edilen bir mal yada hizmet bulunmadığını, faturaya konu ürünlerin ince işçilik içerdiğini ancak müvekkilin böyle bir ürün grubuna ihtiyacı olmadığını, zira müvekkilin sadece kaba inşaat üzerine çalıştığını ileri sürerek davanın reddi ile davacının %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur.

ISLAH

Davalı vekili cevap dilekçesini ıslah ederek; müvekkil ticari defter ve kayıtlarında davacı taraftan alacaklı olup davalı müvekkile borçlu olduğunu, 64.509,18-TL davalı yan alacaklı olduğu yönünde rapor sunulduğu , ticari defterlerin sürenin kaçırılması nedeniyle sunulamadığını dilekçe ekinde sunulan cari hesap özetinde müvekkilinin davacıdan 350.000-TL tutarında alacaklı olduğunu; davacının faturası kesilen ürünleri müvekkile hiç bir dönemde teslim etmediği ve teslim belgesi sunulmadığını, dava dosyasına sunulan ticari defter ve belgeler uyarınca ek rapor alınmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davacının davalı adına 07.02.2024 tarihinde 2 adet karşılığı 64.509,18-TL tutarlı satış faturası düzenlediği, ödeme kaydı bulunmadığı, davalının malların teslim alınmadığını savunduğu, ticari defterlerini de ibrazdan kaçındığı, ödeme makbuzu sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

GEREKÇE

Dava; iki adet faturaya dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir.Kural olarak, yargılama aşamasında dayanılıp sunulmayan deliller istinaf aşamasında sunulamaz. Sunulmuş olsalar bile, inceleme sırasında dikkate alınamazlar. Bu kuralın tek istisnası, dayanılıp sunulan delilin, o davaya konu borcu söndüren bir nitelik taşıması; örneğin, davaya konu borcun ödenmiş olduğunu gösteren makbuz, ibraname gibi bir belge olmasıdır. Davalı, hükümden sonra borcu söndüren nitelikte bir belge vermişse, bu belge üzerinde gerekli inceleme yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekir. Yargılama aşaması henüz tamamlanmamış ise böyle durumda, borcu itfa eden belge değerlendirmeye alınmalıdır. Gerçekten de, yargılamada davayı inkâr eden davalının savunması, borcun bulunmadığı savunmasını da kapsar.

O nedenle, davalının borcun ne sebeple bulunmadığını açıklama ve iddianın aksine delillerini ikame etme hakkının ortadan kalktığından söz edilemez. HMK'nın 179-(1) maddesinde "Islah, bunu yapan tarafın teşmil edeceği noktadan itibaren, bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılması sonucunu doğurur. (2) Ancak ikrar, tanık ifadeleri, bilirkişi rapor ve beyanları, keşif ve isticvap tutanakları, yerine getirilmiş olan veya henüz yerine getirilmemiş olmakla beraber, karşı tarafın yerine getireceğini ıslahtan önce bildirmiş olması koşuluyla, yeminin teklifi, reddi veya iadesi ıslah ile geçersiz kılınamaz." denilmiştir. Yasal düzenlemeye göre; davalı tarafın cevap dilekçesini ıslah etme hakkı vardır.

Davalı taraf; cevap dilekçesinde inkar hudutlarında savunma yapmış ise de; cevap dilekçesini ıslah ederek borcun ödendiği savunarak ıslah dilekçesi ekinde muavin defteri ibraz ederek; 350.000-TL ödeme yaptığını aslında alacaklı olduğunu ileri sürmüştür. Ödeme defiinde bulunmak için cevap dilekçesinin ıslahına da gerek yoktur. Islah dilekçesinin ekinde sunulan muavin defter özetinde ise; davacının icra takibine konu ettiği her iki faturanın bu ödemeden mahsup edildiği görülmektedir. Muavin defter özetinde icra takibine konu her iki faturanın kayıtlı olduğu görüldüğünden davalı vekilinin malların teslim alınmadığına ilişkin savunma ve istinaf nedeni yerinde değildir.Ancak,borcu söndüren sebebler yargılamanın her aşamasında, kanun yolu aşamasında dahi dikkate alınması gerektiğinden kesin süre içinde ticari defterlerini ibraz etmediği gerekçesiyle ödeme savunması üzerinde durulmadan davanın kabulüne karar verilmesi yerinde bulunmamıştır.

İstinaf dilekçesi ekinde sunulan dekontta ödeme; ... AŞ tarafından yapılmış ise de sunulan ticaret sicil gazetesinden davalının ünvanını halihazırda ki ünvanı olarak değiştirdiği anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; borcu söndüren belgeler yargılamanın her aşamasında incelenmesi gerektiğinden, ödeme belgesi üzerinde durulmadan davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, dava yeniden görülmek üzere kararın kaldırılmasına, dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/05/2025 Tarih 2024/744 Esas 2025/433 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Davalı tarafından yatırılan 1.101,65-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/09/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/4275 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.