Boşanma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/12615 E. 2018/4072 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankacılık işlemleri↗ tüketici işlemi↗ tefrik↗ sözleşmeye aykırılık↗ görevsizlik kararı↗ iş mahkemesi görev alanı↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’dan talep edilen diğer ziynet eşyalarının evlilik birliğinin devamı süresince, ortak hayat nedeniyle bozdurulduğu, kasanın ancak iki kişinin birlikte başvurusuyla açılabileceğini, kasanın ayrı ayrı tarihlerde davacı ve davalı ... tarafından tek başına açılmış olması, davalılardan ...'un kasayı daha sonraki tarihlerde açmış olması, davalı bankanın sözleşmeye aykırı davrandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 22.068,96 TL’nin ödenmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
1- Dava, evlilik birliği içinde davalı ...’a verilen ziynet eşyalarının iadesi ve davalı ... ile birlikte davalı bankada bulunan ortak hesap sözleşmesine aykırılık dolayısıyla alacak istemlerine ilişkindir. Davacının birden fazla talebi olup, taleplerin nitelikleri itibariyle görevli mahkemeler farklılık arz etmektedir.
Davacı, evlilik birliği içinde davalı ...’a verdiği ziynet eşyalarının iadesine karar verilmesini talep etmektedir. Bu davanın, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4. maddesi gereğince Aile Mahkemelerinde görülmesi gerekir.
Davacının diğer talebi ise bankacılık işlemlerinden kaynaklanmakta olup, dava tarihi olan 24.07.2014 tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise tüketici işleminin; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı Kanun'un 73/1 madde ve fıkrasında da; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu hüküm altına alınmıştır.
Bu itibarla, mahkemece, farklı mahkemelerin görev alanına giren davalarla ilgili öncelikle tefrik kararı verilerek, yukarıda anlatıldığı gibi ayrı ayrı görevsizlik kararı vermesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile işin esasına girilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6387 E. 2018/338 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDavacının birden fazla talebi olup, taleplerin nitelikleri itibariyle «görevli» mahkemeler farklılık arz etmektedir.
Davacının diğer talebi ise «bankacılık işlemlerinden» kaynaklanmakta olup, dava tarihi olan 24.07.2014 tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden ger …
Bu itibarla, mahkemece, farklı mahkemelerin «görev alanına» giren davalarla ilgili öncelikle «tefrik» kararı verilerek, yukarıda anlatıldığı gibi ayrı ayrı «görevsizlik» kararı vermesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile işin esasına girilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu nazara alınarak «görevsizlik» kararı vermesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile işin esasına girilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… icinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden ger …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar olunan · istirdat · ihbar · e-defter
Benzer bu kararda1- İhbar olunan ... vekilinin 18.04.2016 tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin, temyiz «defterine» kaydedilmediği, temyiz harcının da yatırılmadığı ve bu nedenle süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı anlaşıldığından «ihbar olunan» ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı vekili, «ihbar olunan» ... vekili, katılma yoluyla ihbar olunan ... vekili temyiz etmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davalı ve «ihbar olunan» vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
2- Dava, ...hesaba yatırılan paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7487 E. 2018/1259 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDavacının birden fazla talebi olup, taleplerin nitelikleri itibariyle «görevli» mahkemeler farklılık arz etmektedir.
Davacının diğer talebi ise «bankacılık işlemlerinden» kaynaklanmakta olup, dava tarihi olan 24.07.2014 tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden ger …
Bu itibarla, mahkemece, farklı mahkemelerin «görev alanına» giren davalarla ilgili öncelikle «tefrik» kararı verilerek, yukarıda anlatıldığı gibi ayrı ayrı «görevsizlik» kararı vermesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile işin esasına girilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu nazara alınarak «görevsizlik» kararı vermesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile işin esasına girilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… icinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden ger …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istirdat · e-defter
Benzer bu kararda1- Fer'i müdahil .... vekilinin 18.05.2016 tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin, temyiz «defterine» kaydedilmediği, temyiz harcının da yatırılmadığı ve bu nedenle süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı anlaşıldığından fer'i müdahil ..... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, off-shore hesaba yatırılan paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2436 E. 2017/4991 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDavacının birden fazla talebi olup, taleplerin nitelikleri itibariyle «görevli» mahkemeler farklılık arz etmektedir.
Davacının diğer talebi ise «bankacılık işlemlerinden» kaynaklanmakta olup, dava tarihi olan 24.07.2014 tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden ger …
Bu itibarla, mahkemece, farklı mahkemelerin «görev alanına» giren davalarla ilgili öncelikle «tefrik» kararı verilerek, yukarıda anlatıldığı gibi ayrı ayrı «görevsizlik» kararı vermesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile işin esasına girilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu nazara alınarak «görevsizlik» kararı vermesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile işin esasına girilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… icinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden ger …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istirdat
Benzer bu kararda1-Dava, off shore hesaba yatırılan paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
4 benzer karar daha
-
İstirdat | Zararının giderilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/514 E. 2017/3897 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDavacının birden fazla talebi olup, taleplerin nitelikleri itibariyle «görevli» mahkemeler farklılık arz etmektedir.
Davacının diğer talebi ise «bankacılık işlemlerinden» kaynaklanmakta olup, dava tarihi olan 24.07.2014 tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden ger …
Bu itibarla, mahkemece, farklı mahkemelerin «görev alanına» giren davalarla ilgili öncelikle «tefrik» kararı verilerek, yukarıda anlatıldığı gibi ayrı ayrı «görevsizlik» kararı vermesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile işin esasına girilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu nazara alınarak «görevsizlik» kararı vermesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile işin esasına girilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… icinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden ger …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil · istirdat · e-defter
Benzer bu kararda1- Fer'i müdahil ... vekilinin 10.12.2015 tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin, temyiz «defterine» kaydedilmediği, temyiz harcının da yatırılmadığı ve bu nedenle süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı anlaşıldığından fer'i müdahil ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, off shore hesaba yatırılan paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davalı ve «feri müdahil» vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10938 E. 2018/3130 K.
Ortak:tüketici işlemi · iş mahkemesi görev alanı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDavacının birden fazla talebi olup, taleplerin nitelikleri itibariyle «görevli» mahkemeler farklılık arz etmektedir.
Davacının diğer talebi ise «bankacılık işlemlerinden» kaynaklanmakta olup, dava tarihi olan 24.07.2014 tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden ger …
Bu itibarla, mahkemece, farklı mahkemelerin «görev alanına» giren davalarla ilgili öncelikle «tefrik» kararı verilerek, yukarıda anlatıldığı gibi ayrı ayrı «görevsizlik» kararı vermesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile işin esasına girilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu olayda davacının gelirini sigorta ettirdiği, geliri için yaptığı sigorta nedeni ile tüketici sayılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle dava konusu uyuşmazlığın tüketici mahkemesinin değil, 6102 sayılı ...'nun 4/.... maddesi gereğince ticaret mahkemesinin «görev alanına» girdiğinden davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davaya konu uyuşmazlığın ticaret mahkemesinin «görev alanına» girdiğinden bahisle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
… in Korunması Hakkında Kanun'un .../1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, .../1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden ger …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/510 E. 2017/3547 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDavacının birden fazla talebi olup, taleplerin nitelikleri itibariyle «görevli» mahkemeler farklılık arz etmektedir.
Davacının diğer talebi ise «bankacılık işlemlerinden» kaynaklanmakta olup, dava tarihi olan 24.07.2014 tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden ger …
Benzer bu karardaAynı yasanın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir.
… 31/10/2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu gözetilmeksizin işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" «tüketici işlemi» olarak tanımlanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:re'sen gözetilme · bankacılık işlemi · kamu düzeni
Benzer bu karardaHMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun «kamu düzenine» ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetileceği» düzenlenmiştir.
… 31/10/2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu gözetilmeksizin işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/516 E. 2017/3548 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDavacının birden fazla talebi olup, taleplerin nitelikleri itibariyle «görevli» mahkemeler farklılık arz etmektedir.
Davacının diğer talebi ise «bankacılık işlemlerinden» kaynaklanmakta olup, dava tarihi olan 24.07.2014 tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden ger …
Bu itibarla, mahkemece, farklı mahkemelerin «görev alanına» giren davalarla ilgili öncelikle «tefrik» kararı verilerek, yukarıda anlatıldığı gibi ayrı ayrı «görevsizlik» kararı vermesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile işin esasına girilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… 31/10/2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilmeksizin «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir.
… tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" «tüketici işlemi» olarak tanımlanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemi · feri müdahil · kamu düzeni
Benzer bu karardaBank, «feri müdahil» ... ve feri müdahil ... vekilleri temyiz etmişlerdir.
HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun «kamu düzenine» ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir.
… 31/10/2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilmeksizin «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı banka vekili, «feri müdahil» ... vekili ve feri müdahil ... vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/12615 E. , 2018/4072 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/06/2016 tarih ve 2014/438-2016/282 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 22.420,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... ile evli oldukları dönemde yaklaşık 20.000,00 TL değerindeki ziynet eşyasının davalılardan Garanti Bankası'nda kiraladıkları kasaya koyduklarını, ortak hesap sözleşmesine göre altınların konulduğu kasanın ancak tarafların birlikte müracaatları sonucunda açılabileceğinin hükme bağlandığını, banka görevlisinin sözleşmeye aykırı olarak kasada bulunan altınları davalılardan ...'a verdiğini, kasada bulunan bilezikler dışında davalı ...'da başka ziynet eşyalarının da altın bulunduğunu ileri sürerek şimdilik 20.000,000 TL'nin ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, taraflar arasında boşanma davasında davaya konu olan takıların talep edildiğini, banka kasasının kapatılması için kasanın bulunduğu bankaya müracaatta bulunduğunu, davacının haberdar edildiğini, davacının tek başına gelerek kasayı tek başına kullanmak üzere devir aldığını, sonrasında müvekkilinin hiç bir şekilde müdahalesinin olmadığını, iadesi istenen diğer ziynet eşyalarının evlilik birliği içerisinde ortak mutabakat ile bozdurulup birlikte harcandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili tarafından davacı ile diğer davalı ...'a kiralık kasa tahsis edildiğini, kasanın kullanılıp kapatılmasından sonra davanın açıldığını, kasanın kapatılmasıyla bankayı ibra ettiklerini, ibradan sonra davanın açılamayacağını, davacının da tek başına kasa girişi yaptığını, müvekkil bankaya verilen ortak hesap talimatına aykırı tek başına giriş yaptığını, davacının iyi niyetli olmadığını, davacının kasada olduğunu iddia ettiği eşyalarını tek başına kasaya yaptığı girişlerde almış olabileceğini, ziynet eşyalarının kiralık kasaya hiç girmemiş olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’dan talep edilen diğer ziynet eşyalarının evlilik birliğinin devamı süresince, ortak hayat nedeniyle bozdurulduğu, kasanın ancak iki kişinin birlikte başvurusuyla açılabileceğini, kasanın ayrı ayrı tarihlerde davacı ve davalı ... tarafından tek başına açılmış olması, davalılardan ...'un kasayı daha sonraki tarihlerde açmış olması, davalı bankanın sözleşmeye aykırı davrandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 22.068,96 TL’nin ödenmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
1- Dava, evlilik birliği içinde davalı ...’a verilen ziynet eşyalarının iadesi ve davalı ... ile birlikte davalı bankada bulunan ortak hesap sözleşmesine aykırılık dolayısıyla alacak istemlerine ilişkindir. Davacının birden fazla talebi olup, taleplerin nitelikleri itibariyle görevli mahkemeler farklılık arz etmektedir.
Davacı, evlilik birliği içinde davalı ...’a verdiği ziynet eşyalarının iadesine karar verilmesini talep etmektedir. Bu davanın, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4. maddesi gereğince Aile Mahkemelerinde görülmesi gerekir.
Davacının diğer talebi ise bankacılık işlemlerinden kaynaklanmakta olup, dava tarihi olan 24.07.2014 tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise tüketici işleminin; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı Kanun'un 73/1 madde ve fıkrasında da;
tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu hüküm altına alınmıştır.
Bu itibarla, mahkemece, farklı mahkemelerin görev alanına giren davalarla ilgili öncelikle tefrik kararı verilerek, yukarıda anlatıldığı gibi ayrı ayrı görevsizlik kararı vermesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile işin esasına girilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın resen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 29/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/425819000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz