Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/12331 E. 2018/4149 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankacılık işlemi↗ el koyma↗ şikayet↗ infaz↗ dolandırıcılık↗ garantörlük↗ sulh↗ yasal faiz↗ kusur↗ eksik inceleme↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalı ... A.Ş'nin somut olayda kusurunun bulunmadığı, davacının davalı banka dışındaki kişilerce dolandırıldığı, davalı gösterilen Garanti Bankasının olayda bir katkısının bulunmadığı, kendisine gelen bankacılık işlemini gerçekleştirdiği gerekçesiyle davacının davalı ... A.Ş. hakkındaki davasının husumet yönünden reddine, davacının davalı ... hakkında davasının kabulü ile 16.400,00 TL'nin ödeme tarihi olan 29/06/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız fiilden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı, davalı şahıs tarafından dolandırıldırıldığını, bu şahsın kredi kartı hesabına 16.400 TL para yatırdığını, dolandırıldığını anladıktan sonra şikayetçi olduğunu, hesabına yatırılan paraya el koyma kararı verildiğini ancak kararın davalı banka tarafından uygulanmadığını ileri sürerek ödediği paranın davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiş, mahkemece davalı bankanın kusuru olmadığı gerekçesiyle bu davalı bakımından husumet yönünden davanın reddi ile diğer davalı bakımından davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak davacı tarafça ...Sulh Ceza Mahkemesinin 02.07.2012 tarih, 2012/301 değişik iş nolu kararı ile davacı tarafından yatırılan paraya el koyma kararı verildiği, yine bu mahkemenin 10.07.2012 tarihli, 2012/328 değişik iş nolu kararıyla el konulan paraların davacıya iadesine karar verildiği, davalı banka tarafından bu kararlara uyulmadığı, kusurlu olarak davalı şahsa ödeme yapıldığı ileri sürülmüş ve buna ilişkin karar da dosya arasına alınmış olmakla mahkemece bu hususa ilişkin herhangi bir inceleme yapılmamıştır. Somut olayda tedbiren el koyma kararı verildiği, bu aşamada hesapta paranın mevcut olması ve kararın infaz edilmiş olması durumunda sulh ceza mahkemesinin ödeme kararı doğrultusunda davacıya ödeme yapılması gerektiği hususu mahkemece dikkate alınmamıştır. Buna göre, hesapta para mevcut bulunup el koyma kararı infaz edilmişse ve davalı banka tarafından bundan sonra hukuka aykırı olarak ödeme yapılmışsa paranın davacıya iade edilmesi gerekmektedir. O halde el koyma kararının infaz edilip edilmediği, bu aşamada hesapta para bulunup bulunmadığı hususu davalı bankadan ve sulh ceza mahkemesinden sorularak gerekli incelemeler yapılarak ve buna rağmen davalı banka tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı hususu değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6653 E. 2015/13476 K.
Ortak:el koyma
İncelediğiniz karardaDavacı, davalı şahıs tarafından «dolandırıldırıldığını», bu şahsın kredi kartı hesabına 16.400 TL para yatırdığını, dolandırıldığını anladıktan sonra «şikayetçi» olduğunu, hesabına yatırılan paraya el «koyma» kararı verildiğini ancak kararın davalı banka tarafından uygulanmadığını ileri sürerek ödediği paranın davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiş, mahkemece davalı bankanın «kusuru» olmadığı gerekçesiyle bu davalı bakımından «husumet» yönünden davanın reddi ile diğer davalı bakımından davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak davacı tarafça ...Sulh Ceza Mahkemesinin 02.07.2012 tarih, 2012/301 değişik iş nolu kararı ile davacı tarafından yatırılan paraya el «koyma» kararı verildiği, yine bu mahkemenin 10.07.2012 tarihli, 2012/328 değişik iş nolu kararıyla el konulan paraların davacıya iadesine karar verildiği, davalı banka ta …
Somut olayda tedbiren el «koyma» kararı verildiği, bu aşamada hesapta paranın mevcut olması ve kararın «infaz» edilmiş olması durumunda «sulh» ceza mahkemesinin ödeme kararı doğrultusunda davacıya ödeme yapılması gerektiği hususu mahkemece dikkate alınmamıştır.
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davaya konu davalı eyleminin haksız el «koyma» niteliğinde bulunduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13524 E. 2015/2938 K.
Ortak:el koyma
İncelediğiniz karardaDavacı, davalı şahıs tarafından «dolandırıldırıldığını», bu şahsın kredi kartı hesabına 16.400 TL para yatırdığını, dolandırıldığını anladıktan sonra «şikayetçi» olduğunu, hesabına yatırılan paraya el «koyma» kararı verildiğini ancak kararın davalı banka tarafından uygulanmadığını ileri sürerek ödediği paranın davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiş, mahkemece davalı bankanın «kusuru» olmadığı gerekçesiyle bu davalı bakımından «husumet» yönünden davanın reddi ile diğer davalı bakımından davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak davacı tarafça ...Sulh Ceza Mahkemesinin 02.07.2012 tarih, 2012/301 değişik iş nolu kararı ile davacı tarafından yatırılan paraya el «koyma» kararı verildiği, yine bu mahkemenin 10.07.2012 tarihli, 2012/328 değişik iş nolu kararıyla el konulan paraların davacıya iadesine karar verildiği, davalı banka ta …
Somut olayda tedbiren el «koyma» kararı verildiği, bu aşamada hesapta paranın mevcut olması ve kararın «infaz» edilmiş olması durumunda «sulh» ceza mahkemesinin ödeme kararı doğrultusunda davacıya ödeme yapılması gerektiği hususu mahkemece dikkate alınmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece davalının şirketin alacağına ilişkin mahkeme ilamını takibe «koyma» yetkisi yok ise de, kendisinin yapmış olduğu «yargılama giderlerini» talep etme hakkının bulunduğu, bu nedenle haczin haksız olmadığı ve davacı ... hakkında doğrudan bir «haciz» uygulaması yapılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13/05/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama gideri · haciz
Benzer bu karardaMahkemece davalının şirketin alacağına ilişkin mahkeme ilamını takibe «koyma» yetkisi yok ise de, kendisinin yapmış olduğu «yargılama giderlerini» talep etme hakkının bulunduğu, bu nedenle haczin haksız olmadığı ve davacı ... hakkında doğrudan bir «haciz» uygulaması yapılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13/05/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
-
Haklı Sebeple Ortaklıktan Çıkma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11077 E. 2012/17018 K.
Ortak:el koyma
İncelediğiniz karardaDavacı, davalı şahıs tarafından «dolandırıldırıldığını», bu şahsın kredi kartı hesabına 16.400 TL para yatırdığını, dolandırıldığını anladıktan sonra «şikayetçi» olduğunu, hesabına yatırılan paraya el «koyma» kararı verildiğini ancak kararın davalı banka tarafından uygulanmadığını ileri sürerek ödediği paranın davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiş, mahkemece davalı bankanın «kusuru» olmadığı gerekçesiyle bu davalı bakımından «husumet» yönünden davanın reddi ile diğer davalı bakımından davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak davacı tarafça ...Sulh Ceza Mahkemesinin 02.07.2012 tarih, 2012/301 değişik iş nolu kararı ile davacı tarafından yatırılan paraya el «koyma» kararı verildiği, yine bu mahkemenin 10.07.2012 tarihli, 2012/328 değişik iş nolu kararıyla el konulan paraların davacıya iadesine karar verildiği, davalı banka ta …
Somut olayda tedbiren el «koyma» kararı verildiği, bu aşamada hesapta paranın mevcut olması ve kararın «infaz» edilmiş olması durumunda «sulh» ceza mahkemesinin ödeme kararı doğrultusunda davacıya ödeme yapılması gerektiği hususu mahkemece dikkate alınmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının iddialarını ispat edemediği, davalı şirketin mali durumunun «fesih» ya da ortaklıktan çıkmaya neden olacak ölçüde bozulmuş olmadığı, davacının sermaye «koyma» borcunu yerine getirmediği, davalı «şirketin zarar» etmesindeki en önemli faktörün şirket sermayenin yetersiz olması olduğu, davacının sermaye koyma borcunu yerine getirmediği için kusurlu bulunduğu gerekçesiyle dav …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:şirket zararı · fesih
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının iddialarını ispat edemediği, davalı şirketin mali durumunun «fesih» ya da ortaklıktan çıkmaya neden olacak ölçüde bozulmuş olmadığı, davacının sermaye «koyma» borcunu yerine getirmediği, davalı «şirketin zarar» etmesindeki en önemli faktörün şirket sermayenin yetersiz olması olduğu, davacının sermaye koyma borcunu yerine getirmediği için kusurlu bulunduğu gerekçesiyle dav …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/12331 E. , 2018/4149 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/12/2015 tarih ve 2014/708-2015/924
sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kullanmış olduğu telefonunun davalı tarafından arandığını, davalının kendisini polis memuru olarak tanıtarak kendisini kurtarmak için banka hesaplarına para yatırması gerektiğini söylediğini, müvekkilinin de kredi kartı hesabına toplamda 16.400 TL para yatırdığını, parayı yatırdıktan sonra dolandırıldığını anladığını, aynı gün kendisini dolandıranlardan şikayetçi olduğunu, soruşturma kapsamında kredi kartına yatırılan 16.400 TL paraya el konulması için ...Sulh Ceza Mahkemesine talepte bulunduğunu, 16.400 TL'ye el konulmasına karar verildiğini, daha sonra ...Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/328 D.İş sayılı kararı ile el konulan paranın müvekkiline ödenmesine karar verildiğini, müvekkilinin bu karar üzerine parayı almak için bankaya gittiğinde bankaca karar alındıktan sonra kendisine ödeme yapılacağının söylendiğini, mahkeme kararına uyulmadığını, kredi kartına 10.000, 2.400, 14.000 TL'lik ödemeler yapıldığını ve bu ödemelerden dolayı el koyma kararının uygulanamayacağının bildirdiğini, ortada kesinleşmiş bir yargı kararı var iken bankanın işlemi yapmayarak müvekkilinin zarar görmesine sebebiyet verdiğini ileri sürerek 16.400 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davalının kart bankası olmak dışında bir etkisi olmadığını, diğer davalının kredi kartına ödeme yaptığını, karta ödeme durumunda blokeye alınamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalı ... A.Ş'nin somut olayda kusurunun bulunmadığı, davacının davalı banka dışındaki kişilerce dolandırıldığı, davalı gösterilen Garanti Bankasının olayda bir katkısının bulunmadığı, kendisine gelen bankacılık işlemini gerçekleştirdiği gerekçesiyle davacının davalı ... A.Ş. hakkındaki davasının husumet yönünden reddine, davacının davalı ... hakkında davasının kabulü ile 16.400,00 TL'nin ödeme tarihi olan 29/06/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız fiilden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı, davalı şahıs tarafından dolandırıldırıldığını, bu şahsın kredi kartı hesabına 16.400 TL para yatırdığını, dolandırıldığını anladıktan sonra şikayetçi olduğunu, hesabına yatırılan paraya el koyma kararı verildiğini ancak kararın davalı banka tarafından uygulanmadığını ileri sürerek ödediği paranın davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiş, mahkemece davalı bankanın kusuru olmadığı gerekçesiyle bu davalı bakımından husumet yönünden davanın reddi ile diğer davalı bakımından davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak davacı tarafça ...Sulh Ceza Mahkemesinin 02.07.2012 tarih, 2012/301 değişik iş nolu kararı ile davacı tarafından yatırılan paraya el koyma kararı verildiği, yine bu mahkemenin 10.07.2012 tarihli, 2012/328 değişik iş nolu kararıyla el konulan paraların davacıya iadesine karar verildiği, davalı banka tarafından bu kararlara uyulmadığı, kusurlu olarak davalı şahsa ödeme yapıldığı ileri sürülmüş ve buna ilişkin karar da dosya arasına alınmış olmakla mahkemece bu hususa ilişkin herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
Somut olayda tedbiren el koyma kararı verildiği, bu aşamada hesapta paranın mevcut olması ve kararın infaz edilmiş olması durumunda sulh ceza mahkemesinin ödeme kararı doğrultusunda davacıya ödeme yapılması gerektiği hususu mahkemece dikkate alınmamıştır. Buna göre, hesapta para mevcut bulunup el koyma kararı infaz edilmişse ve davalı banka tarafından bundan sonra hukuka aykırı olarak ödeme yapılmışsa paranın davacıya iade edilmesi gerekmektedir. O halde el koyma kararının infaz edilip edilmediği, bu aşamada hesapta para bulunup bulunmadığı hususu davalı bankadan ve sulh ceza mahkemesinden sorularak gerekli incelemeler yapılarak ve buna rağmen davalı banka tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı hususu değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/425769100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz