6102TTK Türk Ticaret Kanunu

EFT dolandırıcılığı zararında görevli mahkeme tüketici mahkemesidir

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1145 E. 2024/1052 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Diğer / sınıflanamadıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Davacının nitelemesi: Görev İtirazı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Sınır kaydı: künye-holding uyumsuzluğu → 18/19/46/57 (tüketici) — Sınır Cetveli / Negatif Alan

Gerekçe özeti

Bir gerçek kişinin bankacılık işleminden (mevduat hesabı, EFT işlemi vb.) kaynaklanan zararının tazminine ilişkin davada, uyuşmazlık TTK 4/1-f uyarınca bankacılık düzenlemelerinden doğsa bile, davacının tüketici sıfatı taşıması halinde görevli mahkeme tüketici mahkemesidir; tüketicinin taraf olduğu bankacılık sözleşmeleri 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici işlemi sayılır ve bu Kanun'un 83. maddesi gereği diğer kanunlarda düzenleme bulunması bu sonucu değiştirmez.

Ele alınan sorunlar

EFT yoluyla dolandırılan gerçek kişinin banka aleyhine açtığı tazminat davasında görevli mahkemenin belirlenmesi → ret

İddia: Davacı vekili, tüketici mahkemelerinin görevli olabilmesi için taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir ilişki bulunması gerektiğini, oysa müvekkilinin mevduat sözleşmesiyle hizmet aldığını, internet ve mobil bankacılığa ilişkin düzenlemelerden doğan uyuşmazlıkların mutlak ticari dava sayıldığını, Yargıtay'ın da müşterinin tacir olmaması halinde dahi Tüketiciyi Koruma Kanunu'nun uygulanamayacağını ve ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu belirttiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Görev dava şartı ve görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup HMK 114/1-c ve 115/1 uyarınca mahkemece davanın her aşamasında resen incelenmesi zorunludur. TTK 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesiyle ilgili olması veya kanunlarda asliye ticaret mahkemesinin görevli kılınmış olması gerekir. 6502 sayılı Kanun'un 3/k maddesinde tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak; 3/1. maddesinde tüketici işlemi, bankacılık sözleşmeleri de dahil olmak üzere tüketiciler ile ticari/mesleki amaçla hareket edenler arasında kurulan her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak tanımlanmıştır. Kanunun 73. maddesi bu kanundan kaynaklanan uyuşmazlıkların tüketici mahkemesinde görüleceğini, 83. maddesi ise taraflardan birinin tüketici olduğu işlemlerde diğer kanunlarda düzenleme bulunmasının tüketici işlemi sayılmasını ve görev-yetki hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğini belirtmiştir. Eldeki dava TTK 4(1)f maddesi uyarınca bankacılık düzenlemelerinden kaynaklanan bir uyuşmazlığa ilişkin olmakla birlikte, davanın tarafının tüketici sıfatı bulunması nedeniyle davaya bakmaya tüketici mahkemesi görevlidir; tüketicinin taraf olduğu bankacılık sözleşmeleri de tüketici işlemi niteliğindedir. İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararında davanın mutlak ticari dava olmadığının belirtilmesi doğru görülmemişse de bu husus sonuca etkili değildir; davacının tüketici sıfatına sahip bulunması karşısında görevsizlik kararında isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Gerçek kişi mudinin banka aleyhine EFT/dolandırıcılık kaynaklı zarar tazminine ilişkin davalarda, işlem TTK 4/1-f kapsamında bankacılık düzenlemesinden doğsa bile davacının tüketici sıfatı taşıması halinde görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olacağı yönünde bölgesel ikna edici bir değerlendirme içermektedir.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Gerçek kişi mudinin bankaya açtığı, bankacılık düzenlemelerinden kaynaklanan zararın tazminine ilişkin davada, davacının tüketici sıfatı bulunması halinde TTK 4/1-f uyarınca mutlak ticari dava niteliği bulunsa bile görevli mahkeme tüketici mahkemesidir.
Dava şartı
görev

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
görev dava şartı tüketici işlemi mutlak ticari dava resen inceleme bankacılık sözleşmesi

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 114/1-cHMK 115/1 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 4TTK 4(1)f · 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun — 6502 sayılı Kanun 3/k6502 sayılı Kanun 3/16502 sayılı Kanun 736502 sayılı Kanun 83

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/1145

KARAR NO 2024/1052

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 06/05/2024

NUMARASI 2023/1251 Esas 2024/439 Karar

DAVA Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 08/07/2024

Görevsizliğe ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davacının davalı bankanın İstanbul ... şubesinde 28.01.2020 tarihinde açtırıp kullandığı “...” IBAN numaralı Türk Lirası hesabı bulunduğunu, hesabını tamamen tasarruf amaçlı kullandığını, 29.08.2023 günü saat 13.06'da kendisini polis olarak tanıtan kişilerce aranarak korkutmalar sonucu hesabından "..." adına ve ... hesabına saat 14:01'de 150.000-TL EFT işlemi yaptığını, davalı banka tarafından hiçbir şekilde geri aranmadığını ve işlemin müvekkiline ait olup olmadığı hususunda kendisine uyarıcı bir mesaj gönderilmediğini, kendisini tekrar arayan kişilerin baskısı üzerine 14.29'da 350.000-TL EFT işlemi yapmak istediğini ancak gönderilen kişinin adını hatalı şekilde "... " olarak yazdığını, alıcının adını yanlış yazdığından EFT işleminin gerçekleşmemesi gerektiği halde gönderme işleminin kabul edildiğini, dolandırıldığını anlayan müvekkilinin EFT'lerin iptali için banka şubesine başvurduğunu, ancak gerekli koruyucu ve düzeltici önlemlerin alınmadığını, ıslah için miktar artırımı hakkını saklı tutarak şimdilik 20.000 TL.lik maddi zararın 29.08.2023 tarihinden itibaren davalı banka tarafından avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, tüketici mahkemelerinin görevli olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, EFT işleminde alıcı IBAN bilgisi işlemi yapan müşteri tarafından verilmekte olup, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, IBAN ad-soyad bilgilerinin kontrolüne ilişkin gönderici müvekkili bankanın yükümlülüğü bulunmadığını, davacının EFT işlemi sonrası makul süre içerisinde bildirimde bulunmadığını, davacının dolandırıldığını ikrar ettiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, davacının tacir olmadığı, davalı bankada tüketici sıfatı ile parasının bulunduğu, davanın mutlak ticari dava olmadığı, davacı tacir olmadığından nispi ticari davanın da söz konusu olmadığı, dolayısıyla mahkemenin görevli olmadığı, davada Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu, görev dava şartı olup davanın her aşamasında resen değerlendirilmesi gerektiği de dikkate alınarak Mahkemenin görevli olmadığının tespiti ile görev yönünden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulen reddine, görevli mahkemenin Bakırköy Tüketici Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, Tüketici Mahkemelerinin yetkili olabilmesi için müvekkili ile davalı banka arasında mal ve hizmet satışına ilişkin olması gerektiği halde bu davada bu durumun söz konusu olmadığını, müvekkilinin mevduat sözleşmesi ile hizmet aldığı davalı tarafın banka olduğunu, internet ve mobil bankacılığa ilişkin düzenlemelerden doğan uyuşmazlıklarda mutlak ticari dava olarak kabul edildiğini, Yargıtay'ın aynı zamanda bankaların karşısındaki müşterinin tacir olmaması halinde de Tüketiciyi Koruma Hakkında Kanun'un uygulanmasının mümkün olmadığını, ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu belirttiğini, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davacının davalı bankada bulunan hesabından, dolandırıcılık eylemi sonucu davacı tarafından 3.kişilere EFT yapılması nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davanın açıldığı mahkemenin görevli bulunması dava şartı ve görev kuralları da kamu düzenine ilişkindir.HMK'nın 114/1-c maddesi gereği görev dava şartı, HMK'nın 115/1. maddesi uyarınca mahkemece resen davanın her aşamasında incelenmek zorundadır. TTK’nın 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlığın tarafların her iki yanının ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadığına veya işin tarafların ticari işletmeleriyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.6502 sayılı kanunun 3/k maddesinde tüketici “Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi” , 3/1.

maddesinde ise tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” şeklinde tanımlanmıştır.Tüketicinin taraf olduğu bankacılık sözleşmelerini tüketici işlemi olarak kabul edilmiştir. Aynı kanunun 73. maddesinde, bu kanundan kaynaklanan uyuşmazlıkların tüketici mahkemesinde bakılacağı, 83. maddesinde ise, taraflardan birinin tüketici olduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.

Uyuşmazlık, davacı gerçek kişinin davalı banka nezdindeki mevduat hesabından, korkutularak 3.kişilerin hesabına EFT yoluyla aynı gün gönderdiği 150.000-TL ve 350.000-TL bedelli işlemler nedeniyle zarara uğradığı ileri sürülerek bankanın sorumluluğu nedeniyle davalı bankadan tahsili talep edilmiştir. Eldeki dava TTK nın 4(1)f maddesi uyarınca bankalara ilişkin düzenlemelerden kaynaklanan uyuşmazlığa ilişkin olduğu halde ,davanın tarafının tüketici sıfatı bulunması nedeniyle davaya bakmaya tüketici mahkemesi görevlidir.Tüketicinin taraf olduğu bankacılık sözleşmeleri de tüketici işlemi niteliğindedir. Gerekçeli kararda davanın mutlak ticari dava olmadığının belirtilmesi doğru görülmemiş ise de sonuca etkili bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle, somut olayda davacının tüketici kabulü gerektiğinden kararda isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/07/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/42574 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.