Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/10826 E. 2018/3855 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fatura↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗ dahili dava↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca 2005/06025 tescil nolu davacı markasının ... kelimesinden oluştuğu 15. ve 41. sınıflarda tescilli olduğu, davalı ... markasının ... kelimelerinden oluşan 011369519 sayılı ticari marka numaralı davalı 15. ve 37. sınıflarda tescilli Avrupa Topluluk Markası olduğu, ilgili internet sayfalarının Türkiye sınırları içerisinde kullanıma açık ve aktif olduğu, davalı kullanımın davacı markası ile iltibas yaratacağı, davalıların Türkiye sınırları içerisinde ticari kazanç sağlayabilecekleri iddiasının davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların eylemlerinin markaya tecavüz teşkil ettiğinin tespit ve men’ine, davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespit ve men’ine, davalıların Yılmaz markasını her türlü yayın hizmet ve mal ile ürünler ambalajlar ilan reklam, broşür, afiş ve sair her türlü yayınlar, tanıtım malzemeleri basım kağıtlar, fatura, ve sair ticari evrak ile internet alan adları da dahil olmak üzere internet üzerinde Türkiye de kullanımlarının önlenmesine, www.yilmazmuzik.com ve bakiyilmazsazevi.com. İnternet adreslerinde alan adlarının kullanılmasının yasaklanmasına, 3000 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline, maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalılar ..., ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar ... ve ... vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davalılarca davacıya ait orijinal ürünlerin satışı yapıldığı, YILMAZ ibaresinin tanıtıcı işaret olarak kullanımının uzun süredir devam etmekte olduğu, bu hususun davacı tarafça da bilindiği halde uzun süre sessiz kaldıktan sonra işbu davanın açılmasının MK 2. Maddesine aykırılık oluşturduğu savunulmuş olmasına karşın mahkemece bu hususta her hangi bir değerlendirme yapılmamış olması doğru görülmediğinden kararın davalılar ... ve ... yararına bozulması gerektirmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2215 E. 2023/2125 K.
Ortak:fatura · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet · dahili dava · iltibas
İncelediğiniz kararda… cilli Avrupa Topluluk Markası olduğu, ilgili internet sayfalarının Türkiye sınırları içerisinde kullanıma açık ve aktif olduğu, davalı kullanımın davacı markası ile «iltibas» yaratacağı, davalıların Türkiye sınırları içerisinde ticari kazanç sağlayabilecekleri iddiasının davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların eylemlerinin markaya tecavüz teşkil ettiğinin tespit ve men’ine, davalı eylemlerinin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespit ve men’ine, davalıların Yılmaz markasını her türlü yayın hizmet ve mal ile ürünler ambalajlar «ilan» reklam, broşür, afiş ve sair her türlü yayınlar, tanıtım malzemeleri basım kağıtlar, «fatura», ve sair ticari evrak ile internet alan adları da «dahil» olmak üzere internet üzerinde Türkiye de kullanımlarının önlenmesine, www.yilmazmuzik.com ve bakiyilmazsazevi.com.
İnternet adreslerinde alan adlarının kullanılmasının yasaklanmasına, 3000 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline, «maddi tazminat» talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… cilli Avrupa Topluluk Markası olduğu, ilgili internet sayfalarının Türkiye sınırları içerisinde kullanıma açık ve aktif olduğu, davalı kullanımın davacı markası ile «iltibas» yaratacağı, davalıların Türkiye sınırları içerisinde ticari kazanç sağlayabilecekleri iddiasının davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların eylemlerinin markaya tecavüz teşkil ettiğinin tespit ve men’ine, davalı eylemlerinin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespit ve men’ine, davalıların Yılmaz markasını her türlü yayın hizmet ve mal ile ürünler ambalajlar «ilan» reklam, broşür, afiş ve sair her türlü yayınlar, tanıtım malzemeleri basım kağıtlar, «fatura», ve sair ticari evrak ile internet alan adları da «dahil» olmak üzere internet üzerinde Türkiye de kullanımlarının önlenmesine, "www.....com" ve "bakiyilmazsazevi.com" internet adreslerinde alan adlarının kullanılmasının yasaklanmasına, 3000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline, «maddi tazminat» talebinin reddine karar verilmiş, davacı vekili ve davalılar ..., ... vekili temyiz edilmiştir.
… rinde, markanın tescilli olduğu mal ve hizmetler için 2001 yılında başlamak üzere aynen kullanıldığı, davacı ile davalılardan ... kardeş olduğu, dava konusu markayı «taşıyan» ürünleri birlikte satışa sundukları her iki tarafın da kabulünde olduğu, davacı 2011 yılından iki yıl öncesine kadar, tarafların birlikte ticari faaliyet gösterdiklerini, davalıların markayı davacının izni ile kullandıklarını, davacının davalılardan 2011 yılında markayı kullanmamalarını talep ettiği halde kullanmaya devam ettiklerini belirterek bu davayı açtığı, yani davacı, davalıların marka kullanımından 2001 yılından bu yana haberdar olduğu, dava açılmadan önce 16.11.2011 tarihinde gönderdiği «ihtarnameye» kadar bu kullanıma sessiz kaldığı, markanın davalılar tarafından ilk kullanım tarihinin davacının markasını tescil ettirdiği tarihten daha önce olduğu, davacının markasının tescil başvurusunun yapıldığı 2005 yılından ihtarname tarihine kadar da 5 yıldan uzun bir süre geçtiği, davalıların marka kullanımlarının kötü niyetli olmadığı, uzun süre boyunca, ihtarname göndermeyen ve dava açmayan ve markasının kullanılmaması için herhangi bir girişimde de bulunmayan davacının sessiz kalmadığını ileri sürmesi, «hakkın kötüye kullanılması» olarak değerlendirilmesi gerektiği, zira kullanımın daha fazla devamını istemeyen davacının, makul bir süre içinde bu iradesini dava yoluyla da göstermesi gerektiği, davacının «makul süre» içerisinde dava açmaması nedeniyle "YILMAZ" markasının kullanılmasının önlenmesi davası için sessiz kalma nedeniyle hak «kaybına» uğradığı, diğer davalı ... tarafından daha önce davanın kısmen kabulüne dair verilen karar temyiz edilmediğinden davacı yararına «usuli kazanılmış hak» doğduğu davalı ...'ın adına tahsis edildiği tespit edilen "www.....com" alan adlı internet sitesinin içeriğinde ve alan adında davacıya ait "YILMAZ" markasının aynen tescilli olduğu mal ve hizmetler için kullanıldığı, bu kullanımın davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiği, bu nedenle davacının markasının kullanılmasının önlenmesi, maddi ve manevi tazminat ile kararın «ilan» yoluyla kamuya duyurulmasını talep edebileceği, davacı tarafından 556 sayılı sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanunun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca davalının marka kullanımı nedeniyle elde ettiği gelire göre tazminat hesaplanması talep edildiği, bu şekilde «maddi tazminatın» tespiti için davalının ticari kayıtlarının incelenmesi gerektiği, ancak davalının yurt dışında yaşaması ve davayı takip etmemesi nedeniyle ticari kayıtlarının incelenmesinin mümkün olmadığı, muhasip bilirkişiden alınan raporların davalının ticari kayıtları üzerinde inceleme yapılmadan hazırlandığı, bu raporların hükme esas alınmasının mümkün olmadığı, bu nedenle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 inci maddesi (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 42 nci maddesi) uyarınca uygun bir tazminata hükmedilmesi gerektiği, davacıya ait markanın tescilli olduğu süre, bilinirlik düzeyi, davacının ticari hacmi, davalının marka kullanımındaki «kusur» durumu dikkate alındığında 5.000,00 TL maddi tazminatın ve 3.000,00 TL manevi tazminatın «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesiyle, davalılar ... ve ... yönünden davanın reddine, diğer davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, eylemlerinin markaya tecavüz teşkil ettiğinin tespit ve men’ine, davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespit ve men’ine, davalının "Yılmaz" markasını her türlü yayın hizmet ve mal ile ürünler ambalajlar ilan reklam, broşür, afiş ve sair her türlü yayınlar, tanıtım malzemeleri basım kağıtlar, «fatura», ve sair ticari evrak ile internet alan adları da «dahil» olmak üzere internet üzerinde Türkiye de kullanımlarının önlenmesine, "www.....com" alan adını kullanılmasının yasaklanmasına, 3000,00 TL manevi tazminat ve 5.000, …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:makul süre · usuli kazanılmış hak · hakkın kötüye kullanılması · eş rızası · hakkaniyet · kazanılmış hak · kâr kaybı · ihtarname
Benzer bu kararda… rinde, markanın tescilli olduğu mal ve hizmetler için 2001 yılında başlamak üzere aynen kullanıldığı, davacı ile davalılardan ... kardeş olduğu, dava konusu markayı «taşıyan» ürünleri birlikte satışa sundukları her iki tarafın da kabulünde olduğu, davacı 2011 yılından iki yıl öncesine kadar, tarafların birlikte ticari faaliyet gösterdiklerini, davalıların markayı davacının izni ile kullandıklarını, davacının davalılardan 2011 yılında markayı kullanmamalarını talep ettiği halde kullanmaya devam ettiklerini belirterek bu davayı açtığı, yani davacı, davalıların marka kullanımından 2001 yılından bu yana haberdar olduğu, dava açılmadan önce 16.11.2011 tarihinde gönderdiği «ihtarnameye» kadar bu kullanıma sessiz kaldığı, markanın davalılar tarafından ilk kullanım tarihinin davacının markasını tescil ettirdiği tarihten daha önce olduğu, davacının markasının tescil başvurusunun yapıldığı 2005 yılından ihtarname tarihine kadar da 5 yıldan uzun bir süre geçtiği, davalıların marka kullanımlarının kötü niyetli olmadığı, uzun süre boyunca, ihtarname göndermeyen ve dava açmayan ve markasının kullanılmaması için herhangi bir girişimde de bulunmayan davacının sessiz kalmadığını ileri sürmesi, «hakkın kötüye kullanılması» olarak değerlendirilmesi gerektiği, zira kullanımın daha fazla devamını istemeyen davacının, makul bir süre içinde bu iradesini dava yoluyla da göstermesi gerektiği, davacının «makul süre» içerisinde dava açmaması nedeniyle "YILMAZ" markasının kullanılmasının önlenmesi davası için sessiz kalma nedeniyle hak «kaybına» uğradığı, diğer davalı ... tarafından daha önce davanın kısmen kabulüne dair verilen karar temyiz edilmediğinden davacı yararına «usuli kazanılmış hak» doğduğu davalı ...'ın adına tahsis edildiği tespit edilen "www.....com" alan adlı internet sitesinin içeriğinde ve alan adında davacıya ait "YILMAZ" markasının aynen tescilli olduğu mal ve hizmetler için kullanıldığı, bu kullanımın davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiği, bu nedenle davacının markasının kullanılmasının önlenmesi, maddi ve manevi tazminat ile kararın «ilan» yoluyla kamuya duyurulmasını talep edebileceği, davacı tarafından 556 sayılı sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanunun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca davalının marka kullanımı nedeniyle elde ettiği gelire göre tazminat hesaplanması talep edildiği, bu şekilde «maddi tazminatın» tespiti için davalının ticari kayıtlarının incelenmesi gerektiği, ancak davalının yurt dışında yaşaması ve davayı takip etmemesi nedeniyle ticari kayıtlarının incelenmesinin mümkün olmadığı, muhasip bilirkişiden alınan raporların davalının ticari kayıtları üzerinde inceleme yapılmadan hazırlandığı, bu raporların hükme esas alınmasının mümkün olmadığı, bu nedenle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 inci maddesi (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 42 nci maddesi) uyarınca uygun bir tazminata hükmedilmesi gerektiği, davacıya ait markanın tescilli olduğu süre, bilinirlik düzeyi, davacının ticari hacmi, davalının marka kullanımındaki «kusur» durumu dikkate alındığında 5.000,00 TL maddi tazminatın ve 3.000,00 TL manevi tazminatın «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesiyle, davalılar ... ve ... yönünden davanın reddine, diğer davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, eylemlerinin markaya tecavüz teşkil ettiğinin tespit ve men’ine, davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespit ve men’ine, davalının "Yılmaz" markasını her türlü yayın hizmet ve mal ile ürünler ambalajlar ilan reklam, broşür, afiş ve sair her türlü yayınlar, tanıtım malzemeleri basım kağıtlar, «fatura», ve sair ticari evrak ile internet alan adları da «dahil» olmak üzere internet üzerinde Türkiye de kullanımlarının önlenmesine, "www.....com" alan adını kullanılmasının yasaklanmasına, 3000,00 TL manevi tazminat ve 5.000, …
… sında konuda bir uyuşmazlık bulunmadığını, Yargıtay'ın emsal kararında ifade ettiği üzere, gerçek hak sahibinin izni ile markanın kullanımı sessiz kalma yoluyla hak «kaybı» sonucunu doğurmasının mümkün olmadığını, Mahkemece tarafların uyuşmazlık olmayan 2011 yılına kadar birlikte çalışmalarında geçen süreyi sessiz kalma olarak değerlendirdiğini, bu hususun «hakkaniyete» ve hukuka aykırı olduğunu, davalıların da, dilekçelerinde taraflar arasındaki ticaretin 2011 yılına kadar devam ettiği, 2011'den sonra aralarındaki ticari ilişkinin bittiği açık olarak ifade edildiğini, davalılardan ...'ın "www.bakiyilmazsazevi" alan adını 2011 yılında tescil ettirdiğini, diğer davalı ...'ın "www.yilmazsazevi" alan adını 2001 tescil ettirdiği, bu davalıların eylemlerinin birlikte değil ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, eylemlerin başlangıç tarihleri olarak alan adlarının tescil edildiği tarihi esas alındığını ancak alan adı tescil tarihleri birbirinden farklı olmasına karşın davalıların eylemlerinin aynı tarihte başlamış olduğuna dair belirleme yapıldığını, 2001 ila 2011 ve özellikle 2005 ila 2011 arası karşı tarafın markasal kullanımı hukuka uygun davacının «rızası» ile gerçekleştiğinden sessiz kalma yoluyla hak kaybının şartları oluşmadığını ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3142 E. 2013/5230 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:idari para cezası · icra takibinin durdurulması · genel yetkili mahkeme · keşide yeri · usul ekonomisi · takibin durdurulması · ihtiyati hacze itiraz · vekalet ücreti takdiri
Benzer bu karardaMahkemeleri'nin yetkili olduğunu, ileri sürerek başlatılan «icra takibinin durdurulması» yönünde «ihtiyati tedbir» kararı verilmesini, «yetki itirazlarının» kabülüne karar verilmesini, «ihtiyati haciz» kararının «yetkisizlik» nedeni ile iptalini, icra dosyasında yapılan tüm ihtiyati haciz işlemlerinin iptali ile konulan hacizlerin kaldırılmasını, «kötüniyetli» alacaklının İİK uyarınca %20' den aşağı olmamak üzere «kötüniyet tazminatına» ve HMK 329. maddesi gereğince «idari para cezası» ile avukatlık «vekalet ücretine» mahkum edilmesini, talep etmiştir.
Denizbank Şubesi muhattaplı olan çeki dosyaya sunulduğu ve «ihtiyati hacze itiraz» edenlerin ikametini ... olarak gösterdiği, kambiyo senedinden kaynaklanan borçların aranacak borçlardan olması nedeni ile «genel yetkili» mahkemenin borçluların ikameti mahkemesi veya muhatap bankanın bulunduğu yer mahkemesi olduğu, mahkemenin «yetkisiz» olduğu, gerekçesiyle 18/09/2012 gün ve 2012/433 D.İş esas 2012/434 D.İş karar nolu «ihtiyati haciz» kararının Yılmaz İç ve Dış Tic.
Alacaklı vekili, takip borçlularından iki tanesi itiraz etmediğinden icra dairesinin «yetkisinin» kesinleştiğini, «usul ekonomisi» açısından «yetki itirazının» dikkate alınmaması gerektiğini, savunarak borçluların haksız itirazları ve taleplerinin reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» talep edenin talebine dayanak olarak «keşide yeri» ... olan ve ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/10826 E. , 2018/3855 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.04.2016 tarih ve 2012/59-2016/65 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar ..., ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı ... vekili, müvekkilinin yıllardır saz yapımı ve satışı ile faaliyette bulunduğunu, ürettiği ürünlerin yurt içi ve yurt dışında ... markası ile tanınmakta olduğunu, ürünlerin müvekkiline ait ... isimli dükkanında satıldığını, 25/02/2005 tarihinde ...markasının 15 ve 41. sınıflarda müvekkili adına tescil edildiğini, müvekkiline ait markanın www.yilmzasazevi.com, www.bakiyilmazsazevi.com, www.yilmazmuzik.com isimli internet sitelerinde izinsiz ve hukuka aykırı şekilde kullanıldığını, sitelerin içerik sağlayıcılarının ..., ... ve ... olarak gözüktüğünü, davalıların müvekkili markasını taklit ederek ve söz konusu markayı sitelerinde izinsiz kullanarak haksız rekabet oluşturduğunu, marka hakkına tecavüz ettiklerini ileri sürerek markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, önlenmesini, sonuçların ortadan kaldırılmasını, kullanmasının önlenmesinin, davalıların ...
markasını kullandığı alan adlarının kullanmasının yasaklanmasını ve bunların iptalini, fazlaya dair talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere 5,000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, 26/05/2016 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 45.000 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı ..., www.yilmazsazevi.com adlı internet sitesinde yalnızca sunuculuk yaptığını, şirket ile bir bağlantısının olmadığını, şu an işçi olarak başka bir işte çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir
Davalı ... ve ... vekili, davacı ile müvekkilinin kardeş olduklarını, uzun yıllar aynı iş yerinde birlikte çalıştıklarını, saz ve diğer müzik aletlerini yapıp satarak geçindiklerini, dava konusu olan ... isminin davacı ve davalının soy ismi olduğunu, bu isim soy isimleri olduğu için davacı ile beraber marka olarak kullandıklarını, müvekkilinin yurt dışında bulunan dükkanında davacıdan alıp sattığı ... markalı sazların olduğunu, davalının bu sazları satabilmek ve hangi marka olduğunu gösterebilmek için internet sitesinde bazı yerlerde marka ismini kullanmak zorunda kaldığını, davacının bu internet sitelerinden çok önceden haberdar olduğunu, itirazda bulunmadığını, uzun süre sessiz kaldığını, müvekkilinin ...
ibaresini Avrupa Topluluk Markası olarak tescil ettirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca 2005/06025 tescil nolu davacı markasının ... kelimesinden oluştuğu 15. ve 41. sınıflarda tescilli olduğu, davalı ... markasının ... kelimelerinden oluşan 011369519 sayılı ticari marka numaralı davalı 15. ve 37. sınıflarda tescilli Avrupa Topluluk Markası olduğu, ilgili internet sayfalarının Türkiye sınırları içerisinde kullanıma açık ve aktif olduğu, davalı kullanımın davacı markası ile iltibas yaratacağı, davalıların Türkiye sınırları içerisinde ticari kazanç sağlayabilecekleri iddiasının davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların eylemlerinin markaya tecavüz teşkil ettiğinin tespit ve men’ine, davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespit ve men’ine, davalıların Yılmaz markasını her türlü yayın hizmet ve mal ile ürünler ambalajlar ilan reklam, broşür, afiş ve sair her türlü yayınlar, tanıtım malzemeleri basım kağıtlar, fatura, ve sair ticari evrak ile internet alan adları da dahil olmak üzere internet üzerinde Türkiye de kullanımlarının önlenmesine, www.yilmazmuzik.com ve bakiyilmazsazevi.com.
İnternet adreslerinde alan adlarının kullanılmasının yasaklanmasına, 3000 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline, maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalılar ..., ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar ... ve ... vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davalılarca davacıya ait orijinal ürünlerin satışı yapıldığı, YILMAZ ibaresinin tanıtıcı işaret olarak kullanımının uzun süredir devam etmekte olduğu, bu hususun davacı tarafça da bilindiği halde uzun süre sessiz kaldıktan sonra işbu davanın açılmasının MK 2. Maddesine aykırılık oluşturduğu savunulmuş olmasına karşın mahkemece bu hususta her hangi bir değerlendirme yapılmamış olması doğru görülmediğinden kararın davalılar ... ve ... yararına bozulması gerektirmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar ... ve ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraflar yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 23.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/425367200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz