YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/11843 E. 2018/4031 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret sicili tescili↗ ticaret unvanı↗ ticaret sicili↗ ortalama tüketici↗ kötüniyet↗ ayırt edicilik↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davalının ticaret unvanının ayırıcı unsuru ile markalarının ...şeklinde olduğu, markaların ... ibaresi ile ... ibaresinin ... hecesinin bir araya getirilmesi ile oluşturulmuş bulunduğu, ancak ... ibarelerinin bir araya gelmesi ile oluşan ... ibaresinin kendisini oluşturan hecelerden bağımsız bir anlam, görünüm, özgünlük ve ayırt edicilik kazandığı, artık sadece ... ibaresi itibariyle korunduğundan bahsedilemeyeceği, ... olarak ayrı bir kimlik kazanan marka ve unvanın da ancak bütün olarak korunacağı ve iltibas incelemesine tabi tutulacağı, davacının ise ... tanıtım işaretini ticaret unvanının ayırıcı unsuru olarak 1999 yılında ticaret siciline tescil ettirdiği, gerek ... gerekse “kol tarım” şeklinde ayrıca markasal biçimde kullanıma geçtiği, davacının tüm Türkiye'de korunan unvan tescili ve fiili ... şeklindeki kullanımı devam ederken davalının ... ibareli ticaret unvanı ve marka tescilleri gerçekleştirdiği, devam eden süreçte her iki tarafın unvan, marka ve fiili kullanımlarının eş zamanlı biçimde gerçekleştiği, davacı başvurusunda olup da reddedilen ürünlerin redde mesnet markanın kapsamında bulunduğu, davalının... ibareli markasıyla davacının ... ibare ve biçimli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, zira yargılama konusu ürünlerin alıcı ve yararlanıcılarının genel olarak yetişkin ve belli uzmanlığı bulunan kişiler olduğu, ürün ve hizmet satın alınması için gerekli sürenin uzun olduğu, pahalı ürünler olduğu, davacının ise başvuru konusu işareti fiilen kullandığı, davalının da markalarını kullandığı, her iki tarafın belirtilen iştigal mevzuunda eş zamanlı olarak ticarî faaliyette bulundukları, eğer her iki tarafın iştigal mevzuunda bulunan ürün ve hizmetler için anılan tanıtım işaretlerini unvansal ve markasal olarak kullanımları bir iltibasa sebebiyet vermiş olsaydı, şu ana kadar kullanım önceliği olan tarafın bu konuda bir dava açmasının beklenebilir bir hâl olduğu, oysa sunulan kanıtlar kapsamına göre her iki taraf için de böyle bir hukukî yola tevessül olunmadığı, başvuru konusu işaret ile davalı markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun bulunmadığı, başvurunun da kötüniyetle yapıldığına dair bir ibarenin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, TPE YİDK'nin 2015/M-4054 sayılı kararının davacının, 31. sınıf için verilen red kararının kaldırıması istemli itirazının reddi yönünden ve başvurunun 30/14. sınftaki "hububat (tahıl) ve mamülleri" ürünleri bakımından reddi yönünden iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili ve davalı TPE vekili temyiz etmiştir.
Dava, TPE YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, başvuruya konu "..." ibaresi ile davalının "..." ibareli markasının görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmaları nedeniyle, markaların üzerinde kullanılacağı emtianın ortalama tüketicileri nezdinde ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde iltibasa yol açacak nitelikte bulunduklarının kabulü gerektiği halde, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1733 E. 2024/84 K.
Ortak:ticaret sicili tescili · ticaret unvanı · ticaret sicili · ortalama tüketici · kötüniyet · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, davalının «ticaret unvanının» ayırıcı unsuru ile markalarının ...şeklinde olduğu, markaların ... ibaresi ile ... ibaresinin ... hecesinin bir araya getirilmesi ile oluşturulmuş bulunduğu, ancak ... ibarelerinin bir araya gelmesi ile oluşan ... ibaresinin kendisini oluşturan hecelerden bağımsız bir anlam, görünüm, özgünlük ve «ayırt edicilik» kazandığı, artık sadece ... ibaresi itibariyle korunduğundan bahsedilemeyeceği, ... olarak ayrı bir kimlik kazanan marka ve unvanın da ancak bütün olarak korunacağı ve «iltibas» incelemesine tabi tutulacağı, davacının ise ... tanıtım işaretini ticaret unvanının ayırıcı unsuru olarak 1999 yılında «ticaret siciline tescil» ettirdiği, gerek ... gerekse “kol tarım” şeklinde ayrıca markasal biçimde kullanıma geçtiği, davacının tüm Türkiye'de korunan unvan tescili ve fiili ... şeklindeki kullanımı devam ederken davalının ... ibareli ticaret unvanı ve marka tescilleri gerçekleştirdiği, devam eden süreçte her iki tarafın unvan, marka ve fiili kullanımlarının eş zamanlı biçimde gerçekleştiği, davacı başvurusunda olup da reddedilen ürünlerin redde mesnet markanın kapsamında bulunduğu, davalının... ibareli markasıyla davacının ... ibare ve biçimli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, zira yargılama konusu ürünlerin alıcı ve yararlanıcılarının genel olarak yetişkin ve belli uzmanlığı bulunan kişiler olduğu, ürün ve hizmet satın alınması için gerekli sürenin uzun olduğu, pahalı ürünler olduğu, davacının ise başvuru konusu işareti fiilen kullandığı, davalının da markalarını kullandığı, her iki tarafın belirtilen iştigal mevzuunda eş zamanlı olarak ticarî faaliyette bulundukları, eğer her iki tarafın iştigal mevzuunda bulunan ürün ve hizmetler için anılan tanıtım işaretlerini unvansal ve markasal olarak kullanımları bir iltibasa sebebiyet vermiş olsaydı, şu ana kadar kullanım önceliği olan tarafın bu konuda bir dava açmasının beklenebilir bir hâl olduğu, oysa sunulan kanıtlar kapsamına göre her iki taraf için de böyle bir hukukî yola tevessül olunmadığı, başvuru konusu işaret ile davalı markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun bulunmadığı, başvurunun da «kötüniyetle» yapıldığına dair bir ibarenin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, TPE YİDK'nin 2015/M-4054 sayılı kararının davacının, 31. sınıf için verilen red kararının …
Ancak, başvuruya konu "..." ibaresi ile davalının "..." ibareli markasının görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmaları nedeniyle, markaların üzerinde kullanılacağı emtianın «ortalama tüketicileri» nezdinde ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibasa» yol açacak nitelikte bulunduklarının kabulü gerektiği halde, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece Verilen İlk Karar Mahkemece 22.06.2016 tarih, 2015/295 E. ve 2016/212 K. sayılı kararı ile davalının «ticaret unvanının» ayırıcı unsuru ile markalarının “KOLTAR TARIM” şeklinde olduğu, markaların “KOL” ibaresi ile “TARIM” ibaresinin “TAR” hecesinin bir araya getirilmesi ile oluşturulmuş bulunduğu, ancak “KOL” ve “TAR” ibarelerinin bir araya gelmesi ile oluşan “KOLTAR” ibaresinin kendisini oluşturan hecelerden bağımsız bir anlam, görünüm, özgünlük ve «ayırt edicilik» kazandığı, artık sadece “KOL” ibaresi itibariyle korunduğundan bahsedilemeyeceği, “KOLTAR” olarak ayrı bir kimlik kazanan marka ve unvanın da ancak bütün olarak korunacağı ve «iltibas» incelemesine tabi tutulacağı, davacının ise “koltarım” tanıtım işaretini ticaret unvanının ayırıcı unsuru olarak 1999 yılında «ticaret siciline tescil» ettirdiği, gerek “koltarım” gerekse “kol tarım” şeklinde ayrıca markasal biçimde kullanıma geçtiği, davacının tüm Türkiye'de korunan unvan tescili ve fiili “koltarım” şeklindeki kullanımı devam ederken davalının “KOLTAR TARIM” ibareli ticaret unvanı ve marka tescilleri gerçekleştirdiği, devam eden süreçte her iki tarafın unvan, marka ve fiili kullanımlarının eş zamanlı biçimde gerçekleştiği, davacı başvurusunda olup da reddedilen ürünlerin redde mesnet markanın kapsamında bulunduğu, davalının "KOLTAR" ibareli markasıyla davacının "kol tarım" ibare ve biçimli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, zira yargılama konusu ürünlerin alıcı ve yararlanıcılarının genel olarak yetişkin ve belli uzmanlığı bulunan kişiler olduğu, ürün ve hizmet satın alınması için gerekli sürenin ... olduğu, pahalı ürünler olduğu, davacının ise başvuru konusu işareti fiilen kullandığı, davalının da markalarını kullandığı, her iki tarafın belirtilen iştigal mevzuunda eş zamanlı olarak ticarî faaliyette bulundukları, eğer her iki tarafın iştigal mevzuunda bulunan ürün ve hizmetler için anılan tanıtım işaretlerini unvansal ve markasal olarak kullanımları bir iltibasa sebebiyet ... olsaydı, şu ana kadar kullanım önceliği olan tarafın bu konuda bir dava açmasının beklenebilir bir hâl olduğu, oysa sunulan kanıtlar kapsamına göre her iki taraf için de böyle bir hukukî yola tevessül olunmadığı, başvuru konusu işaret ile davalı markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun bulunmadığı, başvurunun da «kötüniyetle» yapıldığına dair bir ibarenin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'nin 2015/M-4054 sayılı kararının davacının, 31. sınıf için verilen red kar …
… resi ile davalının "KOLTAR tarım+şekil" ibareli markasının görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmaları nedeniyle, markaların üzerinde kullanılacağı emtianın «ortalama tüketicileri» nezdinde ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibasa» yol açacak nitelikte bulunduklarının kabulü gerektiği halde, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı.. ” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
… resi ile davalının "KOLTAR tarım+şekil" ibareli markasının görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmaları nedeniyle, markaların üzerinde kullanılacağı emtianın «ortalama tüketicileri» nezdinde ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibasa» yol açacak nitelikte bulundukları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:aile şirketi
Benzer bu kararda… esinde özetle; ''KOLTAR'' ibareli marka ile ''KOL TARIM'' ibare ve biçimli başvuru açısından düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamasal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşerecek derecede bir benzerliğin bulunmadığını, özellikle ürün ve hizmetlerin hitap ettiği tüketici kesiminin sahip olduğu nitelik ve bu hizmetlerin satın alınması için ayırılacak zaman ile dikkat ve ... gözetildiğinde bu iki işareti karıştıracak olan kişilerin ortalama tüketici olarak nazara alınmaması gerektiğini, ayrıca; davacı müvekkili şirket kayıtları incelendiğinde şirketin kuruluş tarihi, şirket ortak ve kurucularının nüfus kayıtları incelendiğinde şirketin tüm ortak ve yöneticilerinin soyadının KOLUKIRIKOĞLU olduğunu, şirketin ortaklarının memleketi olan Tarsus'ta «aile şirketi» olarak (... ve oğulları) faaliyette bulunduğu, Tarsus'un en eski - köklü ailelerinden olan müvekkil şirket ortak - yöneticilerinin soyadlarında yer ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16159 E. 2015/2146 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, davalının «ticaret unvanının» ayırıcı unsuru ile markalarının ...şeklinde olduğu, markaların ... ibaresi ile ... ibaresinin ... hecesinin bir araya getirilmesi ile oluşturulmuş bulunduğu, ancak ... ibarelerinin bir araya gelmesi ile oluşan ... ibaresinin kendisini oluşturan hecelerden bağımsız bir anlam, görünüm, özgünlük ve «ayırt edicilik» kazandığı, artık sadece ... ibaresi itibariyle korunduğundan bahsedilemeyeceği, ... olarak ayrı bir kimlik kazanan marka ve unvanın da ancak bütün olarak korunacağı ve «iltibas» incelemesine tabi tutulacağı, davacının ise ... tanıtım işaretini ticaret unvanının ayırıcı unsuru olarak 1999 yılında «ticaret siciline tescil» ettirdiği, gerek ... gerekse “kol tarım” şeklinde ayrıca markasal biçimde kullanıma geçtiği, davacının tüm Türkiye'de korunan unvan tescili ve fiili ... şeklindeki kullanımı devam ederken davalının ... ibareli ticaret unvanı ve marka tescilleri gerçekleştirdiği, devam eden süreçte her iki tarafın unvan, marka ve fiili kullanımlarının eş zamanlı biçimde gerçekleştiği, davacı başvurusunda olup da reddedilen ürünlerin redde mesnet markanın kapsamında bulunduğu, davalının... ibareli markasıyla davacının ... ibare ve biçimli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, zira yargılama konusu ürünlerin alıcı ve yararlanıcılarının genel olarak yetişkin ve belli uzmanlığı bulunan kişiler olduğu, ürün ve hizmet satın alınması için gerekli sürenin uzun olduğu, pahalı ürünler olduğu, davacının ise başvuru konusu işareti fiilen kullandığı, davalının da markalarını kullandığı, her iki tarafın belirtilen iştigal mevzuunda eş zamanlı olarak ticarî faaliyette bulundukları, eğer her iki tarafın iştigal mevzuunda bulunan ürün ve hizmetler için anılan tanıtım işaretlerini unvansal ve markasal olarak kullanımları bir iltibasa sebebiyet vermiş olsaydı, şu ana kadar kullanım önceliği olan tarafın bu konuda bir dava açmasının beklenebilir bir hâl olduğu, oysa sunulan kanıtlar kapsamına göre her iki taraf için de böyle bir hukukî yola tevessül olunmadığı, başvuru konusu işaret ile davalı markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun bulunmadığı, başvurunun da «kötüniyetle» yapıldığına dair bir ibarenin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, TPE YİDK'nin 2015/M-4054 sayılı kararının davacının, 31. sınıf için verilen red kararının …
Ancak, başvuruya konu "..." ibaresi ile davalının "..." ibareli markasının görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmaları nedeniyle, markaların üzerinde kullanılacağı emtianın «ortalama tüketicileri» nezdinde ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibasa» yol açacak nitelikte bulunduklarının kabulü gerektiği halde, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… emece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ... ibareli başvuruları ile davalı şirketin redde mesnet markaları arasında «iltibasa» neden olabilcek bir benzerliğin bulunmadığı, davalının ... ibareli ilk marka tescilinin 2001/19528 sayılı 4, 9, 37 ve 43. sınıf ürün ve hizmetleri içeren ......+ŞE …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/11843 E. , 2018/4031 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.06.2016 tarih ve 2015/295-2016/212 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili ve davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin unvanın da asıl unsurun ... ibaresi olduğunu ve 28.09.1999 tarihinden itibaren iştigal alanının bitkisel ve hayvansal gıda maddeleri ile bunların ham maddelerini üretmek almak ve satmak olduğunu, unvanın tescilinden bu yana ... ibaresini markasal olarak kullandığını, 06.11.2013 tarihinde müvekkilinin daha önce fiilen markasal olarak kullandığı ... ibaresini 20, 30, 31, 32, 35 ve 40. sınıf ürün ve hizmetleri kapsar şekilde 2013/90237 sayılı marka tescil başvurusunda bulunduğunu, davalı şirket tarafından ... ibareli 31.sınıf ürünleri içeren 14.04.2011/30841 sayılı ve ... ibareli 1.sınıf ürünleri içeren 07.09.2010/57393 sayılı markaları ve ticaret unvanı ile itirazda bulunduğunu, Markalar Dairesince davalı itirazı kısmen kabul edilerek 31.
sınıf ürünler için başvurunun reddedildiğini, bu karara karşı müvekkilince reddedilen sınıf bakımından red kararının kaldırılması ve muteriz davalı şirket tarafından da tüm başvurunun reddi bakımından itiraz edildiğini, YİDK'nın 2015/M-4054 sayılı kararıyla müvekkili itirazının reddedildiğini, karşın davalı itirazının kısmen kabul edilerek 30/14. sınıfta yer alan hububat (tahıl) ve mamulleri bakımından da başvurunun reddine karar verildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalının unvan ve marka tescillerinin müvekkilinin unvan ve fiili kullanım tarihinden sonra olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı TPE vekili, davacı başvurusu ile redde mesnet markaların ibareleri yönünden benzer olduğunu, reddedilen sınıflar itibariyle de kapsamlarının aynı bulunduğunu, iltibas doğmasının kaçınılmaz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, 2009 yılında kurulan müvekkili şirketin gübre ve tohum konuları ile ilgili Türkiye'de faaliyetlerini sürdürdüğünü, savunmasında özetle; davacı başvurusunun reddine dair kararın hukuka uygun bulunduğunu, müvekkiline ait markalar ile davalı başvurusunun benzer olması karşısında verilen kurum kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davalının ticaret unvanının ayırıcı unsuru ile markalarının ...şeklinde olduğu, markaların ... ibaresi ile ... ibaresinin ... hecesinin bir araya getirilmesi ile oluşturulmuş bulunduğu, ancak ... ibarelerinin bir araya gelmesi ile oluşan ... ibaresinin kendisini oluşturan hecelerden bağımsız bir anlam, görünüm, özgünlük ve ayırt edicilik kazandığı, artık sadece ... ibaresi itibariyle korunduğundan bahsedilemeyeceği, ... olarak ayrı bir kimlik kazanan marka ve unvanın da ancak bütün olarak korunacağı ve iltibas incelemesine tabi tutulacağı, davacının ise ... tanıtım işaretini ticaret unvanının ayırıcı unsuru olarak 1999 yılında ticaret siciline tescil ettirdiği, gerek ...
gerekse “kol tarım” şeklinde ayrıca markasal biçimde kullanıma geçtiği, davacının tüm Türkiye'de korunan unvan tescili ve fiili ... şeklindeki kullanımı devam ederken davalının ... ibareli ticaret unvanı ve marka tescilleri gerçekleştirdiği, devam eden süreçte her iki tarafın unvan, marka ve fiili kullanımlarının eş zamanlı biçimde gerçekleştiği, davacı başvurusunda olup da reddedilen ürünlerin redde mesnet markanın kapsamında bulunduğu, davalının... ibareli markasıyla davacının ... ibare ve biçimli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, zira yargılama konusu ürünlerin alıcı ve yararlanıcılarının genel olarak yetişkin ve belli uzmanlığı bulunan kişiler olduğu, ürün ve hizmet satın alınması için gerekli sürenin uzun olduğu, pahalı ürünler olduğu, davacının ise başvuru konusu işareti fiilen kullandığı, davalının da markalarını kullandığı, her iki tarafın belirtilen iştigal mevzuunda eş zamanlı olarak ticarî faaliyette bulundukları, eğer her iki tarafın iştigal mevzuunda bulunan ürün ve hizmetler için anılan tanıtım işaretlerini unvansal ve markasal olarak kullanımları bir iltibasa sebebiyet vermiş olsaydı, şu ana kadar kullanım önceliği olan tarafın bu konuda bir dava açmasının beklenebilir bir hâl olduğu, oysa sunulan kanıtlar kapsamına göre her iki taraf için de böyle bir hukukî yola tevessül olunmadığı, başvuru konusu işaret ile davalı markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun bulunmadığı, başvurunun da kötüniyetle yapıldığına dair bir ibarenin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, TPE YİDK'nin 2015/M-4054 sayılı kararının davacının, 31.
sınıf için verilen red kararının kaldırıması istemli itirazının reddi yönünden ve başvurunun 30/14. sınftaki "hububat (tahıl) ve mamülleri" ürünleri bakımından reddi yönünden iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili ve davalı TPE vekili temyiz etmiştir.
Dava, TPE YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, başvuruya konu "..." ibaresi ile davalının "..." ibareli markasının görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmaları nedeniyle, markaların üzerinde kullanılacağı emtianın ortalama tüketicileri nezdinde ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde iltibasa yol açacak nitelikte bulunduklarının kabulü gerektiği halde, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ....Tarım İth. İhr. ve Tic. A.Ş. vekili ve davalı TPE vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı Koltar Tarım İth. İhr. ve Tic. A.Ş. vekili ve davalı TPE yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 29.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/425354300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz