Teminat mektubu bedelinin depo edilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/12912 E. 2018/3810 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargılama giderlerinin paylaştırılması↗ teminat mektubu↗ depo kararı↗ cy/cy şerhi↗ ipotek↗ kefalet↗ kefil↗ yargılama gideri↗ kredi sözleşmesi↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ teminat↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, teminat mektubunun dava tarihinden sonra 17/12/2015 tarihinde iade edildiği, bu nedenle davanın konusuz kaldığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı, dava tarihi itibariyle teminat mektubu bedelinin depo edilmesi davalı asıl borçlu firmadan ve ipotek veren ...'tan istenebileceği, davanın bu kişiler yönünden haklı olduğu, sözleşmede açık hüküm bulunmadığı hallerde kefillerden depo talebinde bulunulamayacağı, kredi sözleşmesinde açık bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle kefiller yönünden davanın yerinde olmadığı, bu nedenle sözleşmeye kefil olarak katılan ...... ve ... hakkındaki dava yönünden davacının haklı olmadığı gerekçesiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kendisini vekille temsil ettiren ... lehine vekalet ücretine, yargılama giderinin paylaştırılması ile 172 TL yargılama giderinden takdiren 86 TL'sinin davalı ...Metal Ahşap Dek. İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ...'tan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, teminat mektubu bedelinin depo edilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve kefiller ... ve ...yönünden depo talebinden kefillerin sorumlu olmadığı gerekçesiyle yargılama giderinden davacı tarafın sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. Ancak, kredi sözleşmesinin 11. maddesi ve kefalet şerhinin 12. maddesi birlikte değerlendirildiğinde kefalet sorumluluğu teminat mektubunun depo edilmesi talebini de kapsayacağı açıktır. Bu durumda kefiller yönünden de talebin haklı olduğu gözetilerek yargılama giderinden bu davalıların da sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16408 E. 2013/20759 K.
Ortak:ipotek · kefalet · kefil · kredi sözleşmesi · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, «teminat mektubunun» dava tarihinden sonra 17/12/2015 tarihinde iade edildiği, bu nedenle davanın konusuz kaldığından esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığı», dava tarihi itibariyle teminat mektubu bedelinin «depo» edilmesi davalı asıl borçlu firmadan ve «ipotek» veren ...'tan istenebileceği, davanın bu kişiler yönünden haklı olduğu, sözleşmede açık hüküm bulunmadığı hallerde kefillerden depo talebinde bulunulamayacağı, «kredi sözleşmesinde» açık bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle «kefiller» yönünden davanın yerinde olmadığı, bu nedenle sözleşmeye kefil olarak katılan ...... ve ... hakkındaki dava yönünden davacının haklı olmadığı gerekçesiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kendisini vekille «temsil» ettiren ... lehine «vekalet ücretine», «yargılama giderinin paylaştırılması» ile 172 TL yargılama giderinden takdiren 86 TL'sinin davalı ...Metal Ahşap Dek.
Ancak, «kredi sözleşmesinin» 11. maddesi ve «kefalet» «şerhinin» 12. maddesi birlikte değerlendirildiğinde kefalet sorumluluğu «teminat mektubunun» «depo» edilmesi talebini de kapsayacağı açıktır.
Dava, «teminat mektubu» bedelinin «depo» edilmesi istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaTalep, «ticari kredi sözleşmesi» «kefili» olan borçlu hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, İİK.'nun 45. maddesi hükmüne göre, bir borç için borçlu lehine «ipotek» tesisinin ancak ipotek borçlularına ipotek miktarınca başvurulmasına engel olacağı düzenlenmiş olup, bu husus kefillerin «kefalet» borcu için ayrıca ipotek «teminatı» verilmediği sürece kefillere başvurmaya engel oluşturmaz.
Bu durumda, mahkemece, dosya içinde mevcut «ipotek» resmi senedinde, «müşterek borçlu müteselsil kefil» gerçek kişinin borç ve «kefaletine» ilişkin olarak verilmiş bir ipotek «teminatı» bulunmadığı göz önüne alınarak, sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre; ...'ın borca karşılık «ipotek» verdiği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi sözleşmesi · ticari kredi · müşterek borçlu müteselsil kefil · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu karardaTalep, «ticari kredi sözleşmesi» «kefili» olan borçlu hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, İİK.'nun 45. maddesi hükmüne göre, bir borç için borçlu lehine «ipotek» tesisinin ancak ipotek borçlularına ipotek miktarınca başvurulmasına engel olacağı düzenlenmiş olup, bu husus kefillerin «kefalet» borcu için ayrıca ipotek «teminatı» verilmediği sürece kefillere başvurmaya engel oluşturmaz.
Bu durumda, mahkemece, dosya içinde mevcut «ipotek» resmi senedinde, «müşterek borçlu müteselsil kefil» gerçek kişinin borç ve «kefaletine» ilişkin olarak verilmiş bir ipotek «teminatı» bulunmadığı göz önüne alınarak, sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2139 E. 2010/8239 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin teklif hakkı · yemin teklifi · yemin · yönetim kurulu kararı · eksik inceleme · ibraz · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalı kooperatifin 28/05/2002 tarihli «yönetim kurulu» kararıyla ortaklığa kabul edildiği, davalılara ödeme yaptığına ilişkin kooperatif kayıtlarında bilgi bulunmadığı, davacının da buna ilişkin belge «ibraz» etmediği ve davalılara «yemin teklifi hakkını» kullanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… aklık payını tüm hak ve borçlarıyla devraldığına dair 03/06/2002 tarihli noter belgesi düzenlendiği ve davacının ortaklığa kabulüne karar verilen 28/05/2002 tarihli «yönetim kurulu» kararında ortaklığa ne şekilde kabul edildiğine ilişkin açıklık bulunmadığından, öncelikle kooperatifin davacının ortaklığını devir nedeniyle kabul edip etmediğinin araştırılması, kooperatif tarafından devir ile ortaklığa kabul edilmiş olduğu takdirde, ortaklığını hak ve borçlarıyla devraldığı...’ın devir öncesi yapmış olduğu ödemelerini isteyebileceğinden devreden üçüncü şahsın ödemeleri ve borçları kooperatif «defter» ve belgeleri üzerinde inceleme yapılıp tespit edilmeden yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayanılarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece davacının 28/05/2002 tarihli «yönetim kurulu» kararıyla kooperatif ortaklığına kabul edildiği çekişmesizdir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/12912 E. , 2018/3810 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.06.2016 tarih ve 2015/2446-2016/1266 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan ... Şirketi arasında 15.08.2012 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalı ... kefil sıfatıyla bu kredi sözleşmesini imzaladığını, diğer davalı ...'ın ise asıl borçlu lehine verdiğini, genel kredi sözleşmesi ve ipotek sözleşmesi uyarınca dava şirkete 20.250,00 TL bedelli teminat mektubu verildiğini, kredinin ödenmemesi nedeniyle kat edildiğini, kat ihtarnamesi ve teminat mektubu tutarının depo edilmesi için Beşiktaş 26. Noterliğinin 12/02/2015 tarih ve 3583 yevmiye numarası ile ihtarname gönderildiğini, ihtarnamenin gereğinin yerine getirilmediğini ileri sürerek teminat mektubu bedelinin depo edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket, ... ve ... vekili, teminat mektubunun 17/12/2015 tarihinde davacı bankaya teslim edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, teminat mektubunun dava tarihinden sonra 17/12/2015 tarihinde iade edildiği, bu nedenle davanın konusuz kaldığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı, dava tarihi itibariyle teminat mektubu bedelinin depo edilmesi davalı asıl borçlu firmadan ve ipotek veren ...'tan istenebileceği, davanın bu kişiler yönünden haklı olduğu, sözleşmede açık hüküm bulunmadığı hallerde kefillerden depo talebinde bulunulamayacağı, kredi sözleşmesinde açık bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle kefiller yönünden davanın yerinde olmadığı, bu nedenle sözleşmeye kefil olarak katılan ...... ve ... hakkındaki dava yönünden davacının haklı olmadığı gerekçesiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kendisini vekille temsil ettiren ...
lehine vekalet ücretine, yargılama giderinin paylaştırılması ile 172 TL yargılama giderinden takdiren 86 TL'sinin davalı ...Metal Ahşap Dek. İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ...'tan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, teminat mektubu bedelinin depo edilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve kefiller ... ve ...yönünden depo talebinden kefillerin sorumlu olmadığı gerekçesiyle yargılama giderinden davacı tarafın sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. Ancak, kredi sözleşmesinin 11. maddesi ve kefalet şerhinin 12. maddesi birlikte değerlendirildiğinde kefalet sorumluluğu teminat mektubunun depo edilmesi talebini de kapsayacağı açıktır. Bu durumda kefiller yönünden de talebin haklı olduğu gözetilerek yargılama giderinden bu davalıların da sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 22.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/424938700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz