Şirketin Feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/11947 E. 2018/3542 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haklı sebeple şirketten çıkma↗ kar dağıtımı↗ ortaklıktan çıkma↗ kâr payı dağıtımı↗ fesih↗ kâr dağıtımı↗ kâr payı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin yöneticisi olarak davalı ...'in yetkili kılındığı, şirketin öz sermayesinin 171.186,67 TL olduğu, sermayesinin 60.000,00 TL olduğu, genel kurul kararı olmadan davacının kâr payı talep etmesinin mümkün olmadığı, kâr payı dağıtılması talebinin yerinde olmadığı, davacının haklı sebepten ortaklıktan çıkma talebine ilişkin somut delil sunamadığı, gerekli yasal çağrılara rağmen davacının katılımı olmadığı için kâr payı dağıtımına ilişkin genel kurul toplantılarının yapılamadığı, şirketin kâr payı elde ettiği, davacıdan kaynaklanan sebeplerle kâr payının dağıtılamadığı, kendisinden kaynaklanan bu sebeple hak elde etmesinin mümkün olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, haklı sebeple şirketten çıkma ve mümkün olmadığı takdirde şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, şirketin kâr dağıtım kararı almamasında davacının yapılan çağrıya rağmen toplantıya gitmemesi, kendisinden kaynaklanan bu sebepten dolayı hak elde etmesinin mümkün olamayacağı, talebinde haksız olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı tarafından, davalı şirketin kuruluş tarihinden itibaren kâr elde ettiği ve kâr dağıtımı yapılmadığı iddia edilmiştir. Bu durumda, mahkemece şirketin kuruluş tarihinden dava tarihine kadar tüm genel kurul tutanakları getirtilerek davacının bu toplantılara katılıp katılmadığı, bu toplantılarda kar dağıtımı kararı alınıp alınmadığı, kararlara davacının iştirak edip etmediği hususları incelenip davacının talebinde haklı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönde hiçbir inceleme yapılmadan davacının talepleri yönünden davanın reddi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Limited şirkette ortaklıktan çıkma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13727 E. 2017/1861 K.
Ortak:ortaklıktan çıkma · kâr payı
İncelediğiniz kararda… si olarak davalı ...'in yetkili kılındığı, şirketin öz sermayesinin 171.186,67 TL olduğu, sermayesinin 60.000,00 TL olduğu, genel kurul kararı olmadan davacının kâr «payı» talep etmesinin mümkün olmadığı, kâr «payı dağıtılması» talebinin yerinde olmadığı, davacının haklı sebepten «ortaklıktan çıkma» talebine ilişkin somut delil sunamadığı, gerekli yasal çağrılara rağmen davacının katılımı olmadığı için kâr payı dağıtımına ilişkin genel kurul toplantılarının ya …
Benzer bu karardaDava, davacının ortağı olduğu «limited şirket ortaklığından çıkma» ve ortaklık «payı alacağının» tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirkette ortaklıktan çıkma · limited şirket ortaklığı · kâr payı alacağı · limited şirket · ıslah
Benzer bu karardaDava, davacının ortağı olduğu «limited şirket ortaklığından çıkma» ve ortaklık «payı alacağının» tahsili istemine ilişkindir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dosyada bilirkişi raporu alınmasından sonra davacının davasını bilirkişi raporunda belirlenen miktar üzerinden «ıslah» etmesine ve bu miktarı davalıların kabul etmesine göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/11947 E. , 2018/3542 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/05/2016 tarih ve 2014/50-2016/260 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin % 25 hissesine, davalılardan ...'in %50, diğer davalı ...'in % 25 hisseye sahip olduğunu, şirket ortaklarından ...'in aynı zamanda şirket müdürü olduğunu, davalı şirketin kurulduğu günden bu yana bir çok kez eğitim kursları açıp mezunlar verdiğini, herhangi bir surette kâr paylaşımı yapmadığını, müvekkilinin şirketten fiilen yıllar önce uzaklaştırıldığını, davalı şirketin uzun bir süreden beri ortaklar kurulunu toplamadığını, davalı diğer şirket ortaklarının akraba olup, şirket müdürünün şirketi dilediği gibi müvekkiline danışmaksızın yönettiğini, defter ve kayıtların gösterilmediğini, herhangi bir kâr payının ödenmediğini, müvekkili tarafından noterden ihtarname keşide edilmesine rağmen defter ve kayıtların müvekkile gösterilmediğini, bunun üzerine Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/11 Esas, 2011/115 Karar sayılı dava dosyası ile davalı şirketin defter ve kayıtlarının tespiti, şirkete kayyım atanması ve neticeten şartlar oluştuğundan şirketin feshine karar verilmesini talep ettiğini, ancak şirketin feshi koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verildiğini, ortaklar arasında güven duygusunun kalmadığını, şirket idaresinin gereği gibi yerine getirilmediğini iddia ederek şirkete kayyım atanmasına, şirketin kuruluşundan bu yana dağıtılmamış geçmiş yıl kârları ile şirketin reel kârından müvekkili hissesine düşen kısmının tespit ve hesap edilerek reeskont faizi ile müvekkiline ödenmesine, şirket öz varlık tespitinin yapılarak haklı nedenlerin gerçekleşmesi sebebi ile müvekkilinin şirket ortaklığından ayrılmasına izin verilmesine, mümkün olmadığı takdirde şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davacının şirket faaliyetlerine katılmadığını, davacının iddialarının asılsız olduğunu, şirketin normal seyrine devam ettiğini, kendisine çağrı yapılmasına rağmen toplantılara katılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin yöneticisi olarak davalı ...'in yetkili kılındığı, şirketin öz sermayesinin 171.186,67 TL olduğu, sermayesinin 60.000,00 TL olduğu, genel kurul kararı olmadan davacının kâr payı talep etmesinin mümkün olmadığı, kâr payı dağıtılması talebinin yerinde olmadığı, davacının haklı sebepten ortaklıktan çıkma talebine ilişkin somut delil sunamadığı, gerekli yasal çağrılara rağmen davacının katılımı olmadığı için kâr payı dağıtımına ilişkin genel kurul toplantılarının yapılamadığı, şirketin kâr payı elde ettiği, davacıdan kaynaklanan sebeplerle kâr payının dağıtılamadığı, kendisinden kaynaklanan bu sebeple hak elde etmesinin mümkün olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, haklı sebeple şirketten çıkma ve mümkün olmadığı takdirde şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, şirketin kâr dağıtım kararı almamasında davacının yapılan çağrıya rağmen toplantıya gitmemesi, kendisinden kaynaklanan bu sebepten dolayı hak elde etmesinin mümkün olamayacağı, talebinde haksız olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı tarafından, davalı şirketin kuruluş tarihinden itibaren kâr elde ettiği ve kâr dağıtımı yapılmadığı iddia edilmiştir. Bu durumda, mahkemece şirketin kuruluş tarihinden dava tarihine kadar tüm genel kurul tutanakları getirtilerek davacının bu toplantılara katılıp katılmadığı, bu toplantılarda kar dağıtımı kararı alınıp alınmadığı, kararlara davacının iştirak edip etmediği hususları incelenip davacının talebinde haklı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönde hiçbir inceleme yapılmadan davacının talepleri yönünden davanın reddi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/424778800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz