Şirketin fesih ve tasfiyesi | Şirketin feshi ve tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/11875 E. 2018/3834 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin feshi ve tasfiyesi↗ limited şirket pay devri↗ güven ilişkisi↗ hukuki menfaat↗ pay devri↗ şirketin feshi↗ tasdik kararı↗ aktif dava ehliyeti↗ hisse devri↗ pay defteri↗ hisse devir sözleşmesi↗ muvafakat↗ fesih↗ taraf ehliyeti↗ limited şirket↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ortağı olduğu limited şirketin fesih ve tasfiyesini istediği, davacının halen şirket ortağı olduğu ve dava açmakta hukuki menfaatinin bulunduğu, davacının hissesinin başka bir ortağa devretme iradesi taşıdığı dikkate alındığında, tarafların birbirlerine güven olgusunu yitirdikleri, güven olgusunun olmadığı bir şirketin devamının ortaklardan beklenemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, davacı, 2009 yılında şirket hisselerini devrettiğini ancak vergi dairesinden gelen borçlar sonrası hisse devrinin gerçekleşmemiş olduğunu anladığını, şirketin kötü yönetildiğini ve ortaklar arası güven ilişkisinin kalmadığını iddia etmiştir.
Limited şirketlerde pay devri usulü mülga 6762 sayılı TTK’nın 520. maddesinde düzenlenmiş olup, “Bir payın devri, şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve pay defterine kaydedilmek şartıyla hüküm ifade eder. Devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi için, devre ilişkin mukavelenin yazılı şekilde yapılmış ve imzasının noterce tasdik edilmiş olması ve
ortaklardan en az dörtte üçünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayenin en az dörtte üçüne sahip olması şarttır.” hükmünden de anlaşılacağı üzere birbirini takip eden üç işlemin yapılması halinde pay devri gerçekleşir.
Somut olaya bakıldığında, davacının davalı şirkette %50 hisse sahibi olup hisselerini davadışı Önder Karslı'ya devrettiği, hisse devir sözleşmesinin noter huzurunda yapılıp imzalarının tasdik edildiği, hisse devrine şirketin %50 hisse sahibi diğer ortağın muvafakat ettiği ve hisse devir işleminin şirket pay defterine kaydedildiği anlaşılmıştır. Bu durumda 6762 sayılı TTK 520. maddesine uygun şekilde hisse devrinin yapılmış olduğu, dava tarihi itibariyle ortak sıfatı bulunmayan davacının şirketin feshi ve tasfiyesi istemli işbu davada aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11745 E. 2010/2599 K.
Ortak:pay devri · tasdik kararı · pay defteri · muvafakat · limited şirket · e-defter
İncelediğiniz karardaDevir hususunun «pay defterine» kaydedilebilmesi için, devre ilişkin mukavelenin yazılı şekilde yapılmış ve imzasının noterce «tasdik» edilmiş olması ve ortaklardan en az dörtte üçünün devre «muvafakat» etmesi ve bunların esas sermayenin en az dörtte üçüne sahip olması şarttır.” hükmünden de anlaşılacağı üzere birbirini takip eden üç işlemin yapılması halinde «pay devri» gerçekleşir.
Somut olaya bakıldığında, davacının davalı şirkette %50 hisse sahibi olup hisselerini davadışı Önder Karslı'ya devrettiği, «hisse devir sözleşmesinin» noter huzurunda yapılıp imzalarının «tasdik» edildiği, «hisse devrine» şirketin %50 hisse sahibi diğer ortağın «muvafakat» ettiği ve hisse devir işleminin şirket «pay defterine» kaydedildiği anlaşılmıştır.
Limited şirketlerde «pay devri» usulü mülga 6762 sayılı TTK’nın 520. maddesinde düzenlenmiş olup, “Bir payın devri, şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve «pay defterine» kaydedilmek şartıyla hüküm ifade eder.
Benzer bu karardaTTK’nun 520. maddesinde, «limited şirkette» payın devrinin şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve «pay defterine» kaydedilmek şartıyla hüküm ifade edeceği, devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi için de ortaklardan en az dörtte üçünün devre «muvafakat» etmesi ve bunların esas sermayenin en az dörtte üçüne sahip olmasının şart olduğu ve ayrıca «pay devrinin» yazılı şekilde yapılması ve imzaların noterce «tasdik» edilmesi gerektiği düzenlenmiş olup madde metninden açıkça anlaşılacağı üzere birbirini takip eden üç işlemin yapılması halinde pay devri gerçekleşmiş olmaktadır.
Somut olayda devrin, imzası noterce «tasdik» edilmiş yazılı sözleşme ile yapıldığı ve sermaye ile sayısal olarak ortaklardan en az dörtte üçünün devre «muvafakat» ettiği anlaşılmakta ise de, yukarıda anılan yasa hükmünde açıklanan ve devrin şirket yönünden geçerli olması için öngörülen devrin şirkete bildirilip «pay defterine kaydının» yapılıp yapılmadığı anlaşılamamaktadır.
Bu itibarla, mahkemece davacının «pay devrinin» şirket «pay defterine» kaydedilip kaydedilmediğinin araştırılarak oluşacak sonuca göre bir hüküm verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürü · pay defteri kaydı · aktif husumet yokluğu · şirket müdürü · aktif husumet · husumet yokluğu · cy/cy kaydı · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davadan önce davacının şirket ortaklığından ayrıldığı gerekçesiyle, «aktif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «limited şirket müdürü» olan davalının azli istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı olduğu şekilde davacının şirketteki payını devretmesi nedeniyle dava açma hakkının bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda devrin, imzası noterce «tasdik» edilmiş yazılı sözleşme ile yapıldığı ve sermaye ile sayısal olarak ortaklardan en az dörtte üçünün devre «muvafakat» ettiği anlaşılmakta ise de, yukarıda anılan yasa hükmünde açıklanan ve devrin şirket yönünden geçerli olması için öngörülen devrin şirkete bildirilip «pay defterine kaydının» yapılıp yapılmadığı anlaşılamamaktadır.
Bu itibarla, mahkemece davacının «pay devrinin» şirket «pay defterine» kaydedilip kaydedilmediğinin araştırılarak oluşacak sonuca göre bir hüküm verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Ortaklar kurulu kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9143 E. 2014/14323 K.
Ortak:pay devri · hisse devri · pay defteri · hisse devir sözleşmesi · muvafakat · limited şirket · e-defter
İncelediğiniz karardaSomut olaya bakıldığında, davacının davalı şirkette %50 hisse sahibi olup hisselerini davadışı Önder Karslı'ya devrettiği, «hisse devir sözleşmesinin» noter huzurunda yapılıp imzalarının «tasdik» edildiği, «hisse devrine» şirketin %50 hisse sahibi diğer ortağın «muvafakat» ettiği ve hisse devir işleminin şirket «pay defterine» kaydedildiği anlaşılmıştır.
Devir hususunun «pay defterine» kaydedilebilmesi için, devre ilişkin mukavelenin yazılı şekilde yapılmış ve imzasının noterce «tasdik» edilmiş olması ve ortaklardan en az dörtte üçünün devre «muvafakat» etmesi ve bunların esas sermayenin en az dörtte üçüne sahip olması şarttır.” hükmünden de anlaşılacağı üzere birbirini takip eden üç işlemin yapılması halinde «pay devri» gerçekleşir.
Limited şirketlerde «pay devri» usulü mülga 6762 sayılı TTK’nın 520. maddesinde düzenlenmiş olup, “Bir payın devri, şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve «pay defterine» kaydedilmek şartıyla hüküm ifade eder.
Benzer bu karardaDava, «hisse devrine» ilişkin «limited şirket» «ortaklar kurulu kararının iptali» istemine ilişkin olup, iki ortaklı olduğu anlaşılan davalı şirket ortaklarından muris davalı şirketteki hisselerinin bir kısmını dava dışı diğer ortağa 29.06.2010 tarihli noterde yapılan «hisse devir sözleşmesi» ile devrettiği, bu devre bağlı olarak dava konusu 06.04.2012 tarihli ortaklar kurulu kararının alındığı dosya kapsamı ile sabittir.
Bu bağlamda, 29.06.2010 tarihli «limited şirket hisse devri sözleşmesinde» devreden, devralan ise olup, dava konusu kararın da hisse devri sözleşmesinin tarafları olan anılanlar tarafından alınması karşısında esasen noterde yapılan hisse devri sözleşmesinin devreden açısından devre «muvafakat» niteliğinde olduğunun kabulü gerekir.Bu nedenle iki ortaklı olduğu anlaşılan davalı şirkette alınan dava konusu kararda artık oybirliği koşulunun aranmayacağı ve davacıların işbu davayı açmakta «hukuki yararlarının» bulunmadığı gözetildiğinde mahkemece davanın reddine ilişkin verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ona …
6762 sayılı TTK'nın 520'nci maddesi hükmünce bir payın devri, ortaklık hakkında ancak ortaklığa bildirilmek ve ortaklık «pay defterine kayıt» edilmek koşulu ile hüküm ifade eder.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket hisse devri · pay defterine kayıt · ortaklar kurulu kararının iptali · ortaklık sıfatı · hisse devri sözleşmesi · ortaklar kurulu kararı · hukuki yarar · kâr payı
Benzer bu karardaBu bağlamda, 29.06.2010 tarihli «limited şirket hisse devri sözleşmesinde» devreden, devralan ise olup, dava konusu kararın da hisse devri sözleşmesinin tarafları olan anılanlar tarafından alınması karşısında esasen noterde yapılan hisse devri sözleşmesinin devreden açısından devre «muvafakat» niteliğinde olduğunun kabulü gerekir.Bu nedenle iki ortaklı olduğu anlaşılan davalı şirkette alınan dava konusu kararda artık oybirliği koşulunun aranmayacağı ve davacıların işbu davayı açmakta «hukuki yararlarının» bulunmadığı gözetildiğinde mahkemece davanın reddine ilişkin verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ona …
Dava, «hisse devrine» ilişkin «limited şirket» «ortaklar kurulu kararının iptali» istemine ilişkin olup, iki ortaklı olduğu anlaşılan davalı şirket ortaklarından muris davalı şirketteki hisselerinin bir kısmını dava dışı diğer ortağa 29.06.2010 tarihli noterde yapılan «hisse devir sözleşmesi» ile devrettiği, bu devre bağlı olarak dava konusu 06.04.2012 tarihli ortaklar kurulu kararının alındığı dosya kapsamı ile sabittir.
Başka bir deyişle ortaklık «payının» devri,ortaklık «pay defterine» kaydedilmedikçe, devir alan kişi limited ortaklığa karşı, «ortaklık sıfatını» kazanamaz.
6762 sayılı TTK'nın 520'nci maddesi hükmünce bir payın devri, ortaklık hakkında ancak ortaklığa bildirilmek ve ortaklık «pay defterine kayıt» edilmek koşulu ile hüküm ifade eder.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/11875 E. , 2018/3834 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/03/2016 tarih ve 2012/164-2016/112 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin, davalı ... ile birlikte 2005 yılında davalı şirketi kurduklarını, hisselerini 18.02.2009 tarihli devir sözleşmesi ile ... isimli şahsa devrettiğini, hisse devir sözleşmesinde hisse bedelinin alınmış gibi gösterildiğini ancak hisse bedelini almadığını, 2011 yılında vergi dairesinden, ticaret odasından şirket borcu nedeniyle ihtarlar alınca aslında devir işleminin gerçekleştirilmediğini öğrendiğini, şirketin aynı zamanda geri ödenmeyen kredi borçları olduğunu, davalı ...’tan bilgi alamadığını, şirketin kötü yöentildiğini ileri sürerek davalı şirketin fesih ve tasfiyesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının hisseleri devretmiş olduğu ve şirket ortağı olmadığından işbu davada aktif husumetinin bulunmadığını, şirketin 2012 yılına kadar aktif olarak ticari faaliyet yürütmediğini, faaliyet alanlarında ticaret yapabilmek için bir fabrika kurduğunu, kötü yönetim iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ortağı olduğu limited şirketin fesih ve tasfiyesini istediği, davacının halen şirket ortağı olduğu ve dava açmakta hukuki menfaatinin bulunduğu, davacının hissesinin başka bir ortağa devretme iradesi taşıdığı dikkate alındığında, tarafların birbirlerine güven olgusunu yitirdikleri, güven olgusunun olmadığı bir şirketin devamının ortaklardan beklenemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, davacı, 2009 yılında şirket hisselerini devrettiğini ancak vergi dairesinden gelen borçlar sonrası hisse devrinin gerçekleşmemiş olduğunu anladığını, şirketin kötü yönetildiğini ve ortaklar arası güven ilişkisinin kalmadığını iddia etmiştir.
Limited şirketlerde pay devri usulü mülga 6762 sayılı TTK’nın 520. maddesinde düzenlenmiş olup, “Bir payın devri, şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve pay defterine kaydedilmek şartıyla hüküm ifade eder. Devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi için, devre ilişkin mukavelenin yazılı şekilde yapılmış ve imzasının noterce tasdik edilmiş olması ve
ortaklardan en az dörtte üçünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayenin en az dörtte üçüne sahip olması şarttır.” hükmünden de anlaşılacağı üzere birbirini takip eden üç işlemin yapılması halinde pay devri gerçekleşir.
Somut olaya bakıldığında, davacının davalı şirkette %50 hisse sahibi olup hisselerini davadışı Önder Karslı'ya devrettiği, hisse devir sözleşmesinin noter huzurunda yapılıp imzalarının tasdik edildiği, hisse devrine şirketin %50 hisse sahibi diğer ortağın muvafakat ettiği ve hisse devir işleminin şirket pay defterine kaydedildiği anlaşılmıştır. Bu durumda 6762 sayılı TTK 520. maddesine uygun şekilde hisse devrinin yapılmış olduğu, dava tarihi itibariyle ortak sıfatı bulunmayan davacının şirketin feshi ve tasfiyesi istemli işbu davada aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 23/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/424777800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz