6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirketin fesih ve tasfiyesi | Şirketin feshi ve tasfiyesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/11875 E. 2018/3834 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin feshi ve tasfiyesi limited şirket pay devri güven ilişkisi hukuki menfaat pay devri şirketin feshi tasdik kararı aktif dava ehliyeti hisse devri pay defteri hisse devir sözleşmesi muvafakat fesih taraf ehliyeti limited şirket e-defter

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 520

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ortağı olduğu limited şirketin fesih ve tasfiyesini istediği, davacının halen şirket ortağı olduğu ve dava açmakta hukuki menfaatinin bulunduğu, davacının hissesinin başka bir ortağa devretme iradesi taşıdığı dikkate alındığında, tarafların birbirlerine güven olgusunu yitirdikleri, güven olgusunun olmadığı bir şirketin devamının ortaklardan beklenemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

Dava, şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, davacı, 2009 yılında şirket hisselerini devrettiğini ancak vergi dairesinden gelen borçlar sonrası hisse devrinin gerçekleşmemiş olduğunu anladığını, şirketin kötü yönetildiğini ve ortaklar arası güven ilişkisinin kalmadığını iddia etmiştir.

Limited şirketlerde pay devri usulü mülga 6762 sayılı TTK’nın 520. maddesinde düzenlenmiş olup, “Bir payın devri, şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve pay defterine kaydedilmek şartıyla hüküm ifade eder. Devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi için, devre ilişkin mukavelenin yazılı şekilde yapılmış ve imzasının noterce tasdik edilmiş olması ve

ortaklardan en az dörtte üçünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayenin en az dörtte üçüne sahip olması şarttır.” hükmünden de anlaşılacağı üzere birbirini takip eden üç işlemin yapılması halinde pay devri gerçekleşir.

Somut olaya bakıldığında, davacının davalı şirkette %50 hisse sahibi olup hisselerini davadışı Önder Karslı'ya devrettiği, hisse devir sözleşmesinin noter huzurunda yapılıp imzalarının tasdik edildiği, hisse devrine şirketin %50 hisse sahibi diğer ortağın muvafakat ettiği ve hisse devir işleminin şirket pay defterine kaydedildiği anlaşılmıştır. Bu durumda 6762 sayılı TTK 520. maddesine uygun şekilde hisse devrinin yapılmış olduğu, dava tarihi itibariyle ortak sıfatı bulunmayan davacının şirketin feshi ve tasfiyesi istemli işbu davada aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Limited şirket müdürü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11745 E. 2010/2599 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklar kurulu kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9143 E. 2014/14323 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/11875 E.  ,  2018/3834 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

(ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)

Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/03/2016 tarih ve 2012/164-2016/112 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkilinin, davalı ... ile birlikte 2005 yılında davalı şirketi kurduklarını, hisselerini 18.02.2009 tarihli devir sözleşmesi ile ... isimli şahsa devrettiğini, hisse devir sözleşmesinde hisse bedelinin alınmış gibi gösterildiğini ancak hisse bedelini almadığını, 2011 yılında vergi dairesinden, ticaret odasından şirket borcu nedeniyle ihtarlar alınca aslında devir işleminin gerçekleştirilmediğini öğrendiğini, şirketin aynı zamanda geri ödenmeyen kredi borçları olduğunu, davalı ...’tan bilgi alamadığını, şirketin kötü yöentildiğini ileri sürerek davalı şirketin fesih ve tasfiyesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; davacının hisseleri devretmiş olduğu ve şirket ortağı olmadığından işbu davada aktif husumetinin bulunmadığını, şirketin 2012 yılına kadar aktif olarak ticari faaliyet yürütmediğini, faaliyet alanlarında ticaret yapabilmek için bir fabrika kurduğunu, kötü yönetim iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ortağı olduğu limited şirketin fesih ve tasfiyesini istediği, davacının halen şirket ortağı olduğu ve dava açmakta hukuki menfaatinin bulunduğu, davacının hissesinin başka bir ortağa devretme iradesi taşıdığı dikkate alındığında, tarafların birbirlerine güven olgusunu yitirdikleri, güven olgusunun olmadığı bir şirketin devamının ortaklardan beklenemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

Dava, şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, davacı, 2009 yılında şirket hisselerini devrettiğini ancak vergi dairesinden gelen borçlar sonrası hisse devrinin gerçekleşmemiş olduğunu anladığını, şirketin kötü yönetildiğini ve ortaklar arası güven ilişkisinin kalmadığını iddia etmiştir.

Limited şirketlerde pay devri usulü mülga 6762 sayılı TTK’nın 520. maddesinde düzenlenmiş olup, “Bir payın devri, şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve pay defterine kaydedilmek şartıyla hüküm ifade eder. Devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi için, devre ilişkin mukavelenin yazılı şekilde yapılmış ve imzasının noterce tasdik edilmiş olması ve

ortaklardan en az dörtte üçünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayenin en az dörtte üçüne sahip olması şarttır.” hükmünden de anlaşılacağı üzere birbirini takip eden üç işlemin yapılması halinde pay devri gerçekleşir.

Somut olaya bakıldığında, davacının davalı şirkette %50 hisse sahibi olup hisselerini davadışı Önder Karslı'ya devrettiği, hisse devir sözleşmesinin noter huzurunda yapılıp imzalarının tasdik edildiği, hisse devrine şirketin %50 hisse sahibi diğer ortağın muvafakat ettiği ve hisse devir işleminin şirket pay defterine kaydedildiği anlaşılmıştır. Bu durumda 6762 sayılı TTK 520. maddesine uygun şekilde hisse devrinin yapılmış olduğu, dava tarihi itibariyle ortak sıfatı bulunmayan davacının şirketin feshi ve tasfiyesi istemli işbu davada aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 23/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/424777800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.