Yanıltıcı açıklama
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/11490 E. 2018/3698 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yanıltıcı açıklama↗ eksik araştırma↗ ihbar olunan↗ ispat yükü↗ ihbar↗ bilirkişi incelemesi↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, ihbar olunan TÜV SÜD’ün davacının geliştirdiği makine ile karşılaştırmak için kullandığı makinenin en kötü şartlara ayarlanmış olması nedeniyle davacının makinesinin %71 enerji tasarrufu sağladığı yönündeki raporun doğruyu yansıtmadığı, davacının haksız rekabet eylemini işlemiş olduğu gerekçesiyle haksız rekabetin tespitine, davacıya ait web sitesindeki “Enerjini doğru kullan %71’e varan enerji tasarrufu” yazılı metnin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabetin tespiti ve haksız rekabet oluşturan eylemin men’ine ilişkin olup uyuşmazlık TTK'nın 55/a-2 ve 5. maddeleri ile ilgilidir.
Haksız rekabete ilişkin hemen tüm davalarda olduğu gibi, işbu davada da ispat yükü kural olarak davacıdadır. Bu anlamda, davacı, davalının ürünü ile ilgili olarak kendi internet sitesinde yapmış olduğu tanıtımın, kendisi ve malları hakkında gerçekdışı ve yanıltıcı açıklamalarda bulunmak suretiyle vaki bulunduğunu ispatlamak ile yükümlüdür.
Davalı, tanıtımının davadışı uzman kuruluş tarafından yapılan test sonuçlarına dayalı olduğunu savunmuştur. Gerçekten de, TÜV SUD Teknik Güvenlik ve Kalite Denetim Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan test sonucu düzenlenen raporda, davalının ürününün piyasadaki standart modellere oranla %71'e varan düzeyde enerji tasarruflu bulunduğu belirtilmektedir. Davacı, üzerine düşen ispat yükü çerçevesinde mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda, söz konusu rapor ile varılan sonucun teknik olarak mümkün olamayacağı rapor edilmiştir. Söz konusu rapor, o raporda sözü edilen teknik analizlere ilişkin değerlendirmeler üzerinde ve dosyadaki belgelerle sınırlı olarak yapılan çalışma sonucunda ortaya konulmuş bir rapor niteliğinde olup kimi varsayımsal yaklaşımlarda bulunularak raporla ortaya konulan sonucun doğru olmadığı değerlendirmesini içermektedir. Davalının, söz konusu raporu düzenleyen şirket ile aldatıcı bir rapor hazırlanmasını temin ettiği iddia ve ispat edilmiş değildir. Şu halde, davadışı şirket tarafından yapılan test sonuçla-rına ilişkin laboratuvar ortamı oluşturulmaksızın, raporun teknik detayları konusunda açık bir alda-tıcılık, bilimsel olmayan bir yaklaşım saptanmaksızın, davadışı şirket tarafından gerçekleştirilen testin ve bunun neticesinde düzenlenen raporun doğru olmadığı sonucuna varılması mümkün değildir. Mahkemece, bu açıdan yetersiz bilirkişi raporuna itibar olunup eksik araştırmaya dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14495 E. 2017/134 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihya · hukuki yarar
Benzer bu karardaMahkemece, Vergi Dairesince dava dışı şirkete tahakkuk ettirilen vergi ve cezaların şirketin sicilden terkininden sonra davacılar tarafından ödendiği, ödemeleri yapan davacıların davadışı muhasebeciden talepte bulunabilecekleri, bu halde şirketin ihyasında davacıların «hukuki yararlarının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacılardan başka ortağı bulunmayan davadışı şirketin 6102 sayılı TTK 547. maddesi gereğince «ihyası» istemine ilişkindir.
Vergi ve cezalar davacılar tarafından ödenmiş olmakla birlikte doğan zarar, «ihyası» talep edilen şirketin zararıdır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/11490 E. , 2018/3698 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/05/2016 tarih ve 2014/918-2016/335 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirkete ait... adresli web sayfasında “Enerjini doğru kullan %71’e varan enerji tasarrufu” şeklinde bir reklam metni bulunduğunu, bu metni okuyan tüketicinin davalının reklamını yaptığı makineyi kullandığında %71 tasarruf elde edip yaptığı ödemenin de bu oranda azalacağını düşüneceğini, böyle bir enerji tasarrufunun mümkün olmadığını, soğutma – klima firmalarının %3-4 enerji verimliliği için milyonlarca USD harcama ile arge çalışması yaparken %71 enerji verimliliği sağlandığı ifadesi tüketiciyi yanıltmanın haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle söz konusu reklamın web sitesinden kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait web sayfasında yer alan “Enerjini doğru kullan %71’e varan enerji tasarrufu” şeklindeki reklamın doğruluğu TÜV SÜD Teknik Güvenlik ve Kalite Denetim Tic. Ltd. Şti. tarafından sunulan raporla sabit olduğu, ürettiği modelin test edildiğini, test sonucunda rapor düzenlendiğini, rapora göre “...Octosense modeli ile adlandırılan soğuk oda kontrol cihazının test için kararlaştırılan muadiline göre %71 enerji tasarrufu sağladığı ölçümlere bakılarak görülmüştür.” şeklinde tespitte bulunulduğunu, söz konusu reklam metninin yanıltıcı olmadığını, müvekkilinin haksız menfaat elde etme çabası bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, ihbar olunan TÜV SÜD’ün davacının geliştirdiği makine ile karşılaştırmak için kullandığı makinenin en kötü şartlara ayarlanmış olması nedeniyle davacının makinesinin %71 enerji tasarrufu sağladığı yönündeki raporun doğruyu yansıtmadığı, davacının haksız rekabet eylemini işlemiş olduğu gerekçesiyle haksız rekabetin tespitine, davacıya ait web sitesindeki “Enerjini doğru kullan %71’e varan enerji tasarrufu” yazılı metnin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabetin tespiti ve haksız rekabet oluşturan eylemin men’ine ilişkin olup uyuşmazlık TTK'nın 55/a-2 ve 5. maddeleri ile ilgilidir.
Haksız rekabete ilişkin hemen tüm davalarda olduğu gibi, işbu davada da ispat yükü kural olarak davacıdadır. Bu anlamda, davacı, davalının ürünü ile ilgili olarak kendi internet sitesinde yapmış olduğu tanıtımın, kendisi ve malları hakkında gerçekdışı ve yanıltıcı açıklamalarda bulunmak suretiyle vaki bulunduğunu ispatlamak ile yükümlüdür.
Davalı, tanıtımının davadışı uzman kuruluş tarafından yapılan test sonuçlarına dayalı olduğunu savunmuştur. Gerçekten de, TÜV SUD Teknik Güvenlik ve Kalite Denetim Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan test sonucu düzenlenen raporda, davalının ürününün piyasadaki standart modellere oranla %71'e varan düzeyde enerji tasarruflu bulunduğu belirtilmektedir. Davacı, üzerine düşen ispat yükü çerçevesinde mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda, söz konusu rapor ile varılan sonucun teknik olarak mümkün olamayacağı rapor edilmiştir. Söz konusu rapor, o raporda sözü edilen teknik analizlere ilişkin değerlendirmeler üzerinde ve dosyadaki belgelerle sınırlı olarak yapılan çalışma sonucunda ortaya konulmuş bir rapor niteliğinde olup kimi varsayımsal yaklaşımlarda bulunularak raporla ortaya konulan sonucun doğru olmadığı değerlendirmesini içermektedir.
Davalının, söz konusu raporu düzenleyen şirket ile aldatıcı bir rapor hazırlanmasını temin ettiği iddia ve ispat edilmiş değildir. Şu halde, davadışı şirket tarafından yapılan test sonuçla-rına ilişkin laboratuvar ortamı oluşturulmaksızın, raporun teknik detayları konusunda açık bir alda-tıcılık, bilimsel olmayan bir yaklaşım saptanmaksızın, davadışı şirket tarafından gerçekleştirilen testin ve bunun neticesinde düzenlenen raporun doğru olmadığı sonucuna varılması mümkün değildir. Mahkemece, bu açıdan yetersiz bilirkişi raporuna itibar olunup eksik araştırmaya dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/05/2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, kendi ürünü hakkında gerçek dışı ve yanıltıcı tanıtımlarda bulunduğu ileri sürülen davalının vaki haksız rekabetinin tespit ve men'ine ilişkindir.
Davada ispat yükü davalıda olup, davalı yan web sayfasında yaptığı tanıtımın gerçek dışı ve yanıltıcı nitelikte olmadığını ispatlamakla yükümlüdür. Davalının, dava dosyasına bu kapsamda herhangi bir delil sunmadığı, sadece, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda doğru sonuç içermediği kanaatine varılan, davadışı şirkete yaptırmış olduğu test ve raporuna dayandığı anlaşılmaktadır. Davalı, üzerine düşen ispat yükü çerçevesinde dayanak raporun bilimsel esaslara uygun, doğru sonuçlar içeren nitelikte olduğunu kanıtlayamamıştır. Bu nedenle, yerel mahkeme kararının onanması görüşündeyim.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/423918200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz