Ortaklık ilişkisinden doğan bonoda 5 yıllık zamanaşımı uygulanır
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/405 E. 2024/966 K. · · İlk derece: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ EmsalZamanaşımı
Gerekçe özeti
Bir bono, taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinden (ortaklık sözleşmesinden doğan ya da ortaklık/ortaklar ile müdür/temsilci arasındaki alacaklardan) kaynaklanan bir borca dayanarak verilmişse, bu temel ilişkiden doğan alacak TBK 147/4 uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir; bononun kambiyo senedi niteliği taşıması bu süreyi değiştirmez. Zamanaşımına uğrayan ve imzası inkar edilmeyen bono, temel ilişki bakımından yazılı delil başlangıcı sayılır ve temel ilişkideki alacak diğer delillerle ispat edilebilir. Zamanaşımı süresi, senedin vade tarihinden itibaren işlemeye başlar. Ayrıca, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi usulden değil esastan bir ret kararı olduğundan, davalı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka uygundur.
Ele alınan sorunlar
Bonoya uygulanacak zamanaşımı süresinin belirlenmesi → ret
İddia: Davacı vekili, takip konusu bononun alt ilişkisinin ortaklık sözleşmesinden kaynaklanmadığını, hisse devri sonrası yapılan mutabakata ilişkin masraflardan kaynaklandığını, bu nedenle 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: TBK 147/4 uyarınca bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Zamanaşımına uğrayan ve imzası inkar edilmeyen bono, temel borç ilişkisi bakımından yazılı delil başlangıcı niteliğindedir; tanık dahil her türlü delille temel ilişkideki alacağın ispatlanması yoluna gidilebilir. Davalı süresinde zamanaşımı definde bulunduğundan, zamanaşımı süresi temel ilişkiye göre belirlenir. Davacı ile davalı birlikte şirket ortağı olmasa da, temel ilişkinin davacının eşi ile davalının şirket ortaklığı nedeniyle doğan alacaklara ilişkin olduğu ileri sürülmüştür. Alacak gerek hisse devrinden gerek ortaklıktan doğan alacak olarak kabul edilse de, temel ilişkideki alacak 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Şirket alacakları için senet verildiği anlaşıldığından zamanaşımı, senedin vade tarihinden itibaren işlemeye başlar. 31.12.2012 vade tarihinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra 2020 yılında icra takibi başlatıldığından, zamanaşımı definin kabulü ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Zamanaşımı nedeniyle reddedilen davada nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetli olup olmadığı → ret
İddia: Davacı vekili, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesine rağmen davalı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Zamanaşımı nedeniyle davanın reddine ilişkin karar usulden değil esastan red kararı olduğundan, davalı yararına nispi vekalet ücreti takdir edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Ortaklık ilişkisinden kaynaklanan alacaklar için verilen bononun, kambiyo senedi vasfına bakılmaksızın TBK 147/4'teki 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu ve zamanaşımına uğramış bononun temel ilişki için yazılı delil başlangıcı sayılacağı yönündeki tespit bakımından emsal niteliktedir. Ayrıca zamanaşımı nedeniyle ret kararının esastan ret sayılıp nispi vekalet ücretine hükmedilebileceği hususunda da yol göstericidir.
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- Ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar TBK 147/4 uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir; bu süre, alacağa dayalı olarak verilen senedin vade tarihinden itibaren işlemeye başlar.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zamanaşımı defi↗ yazılı delil başlangıcı↗ temel ilişki↗ kambiyo senedi↗ itirazın iptali↗ nispi vekalet ücreti↗ ortaklık ilişkisinden doğan alacak↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/405
KARAR NO 2024/966
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 08/01/2024
NUMARASI 2023/801 Esas - 2024/9 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili dava ve cevaba cevap dilekçesinde; davalının müvekkiline olan borcuna karşılık 28/09/2012 tarihinde 31/12/2012 vade tarihli, 17.200-Euro bedelli bonoyu verdiğini, bu bononun vadesinde ödenmediğini,davalı yan ile müvekkilin eşi ...'ın 08/02/2012 tarihinde ...Ürünleri Gıda Paz San ve Tic ltd ştini kurdukları ve ve şirketi münferiden temsile yetkili olarak müvekkil ...'ı atadıklarını ,18/09/2012 tarihinde davacı ile davalının şirketin kuruluşundan itibaren ,müvekkili davacı tarafından şirket için yapılan masrafları ortaya çıkarmışlar ve mutabık kaldıklarını ,davalının şirketin diğer hissedarı olan ...'a ait olan hisse devri ve mutabık kalınan masraflar için dava konusu 28/09/2012 düzenleme tarihli, 17.200-euro bedelli 31/12/2012 vade tarihli bonoyu verdiğini ,daha sonra müvekkil davacının, davalıya ...
'a ait olan hisseleri 02/10/2012 tarihinde vekaleten devir ettiğini ,davalının bonodan dolayı Borçlu olmadığı beyan etmiş ,ancak nasıl borçlu olmadığını izah etmediğini ,davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; zamanaşımı definde bulunduklarını, takibe konu edilen bono vade tarihinden 8 yıl sonra takibe konu edildiğini ve zamanaşımına uğradığını, TTK'da bonoda zamanaşımı süresinin 3 yıl olduğunu, dolayısıyla davacının davaya konu bono üzerinden alacak talebinde bulunma hakkının olmadığını, davacının müvekkilinden hiçbir alacağı bulunmadığını, davacının takibe konu ettiği dayanak belgenin kambiyo sıfatının bulunmadığını, müvekkilinin davacıdan bir mal almadığını, davacı tarafça da bu yönde bir belge, evrak ve delil ibraz edilmediğini, alacağın talep edilmesi için 8-10 yıl beklenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek davanın reddine, davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; taraflar arasındaki temel ilişkinin şirket ortakları arasındaki alacaktan kaynaklandığı, bononun bu borca yönelik olarak düzenlendiği, TBK'nın 147/4.maddesi ile ortaklar arasındaki alacaktan doğan alacakların 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, borcun doğumu ve ileri sürülüş tarihlerine göre 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, mahkemece 07/04/2023 tarihli dilekçelerinin hatalı olarak değerlendirildiğini, takip konusu bononun alt ilişkisinin ortaklık sözleşmesinden kaynaklanmadığını, takip konusu bono alacağının alt ilişkisinin ...'a ait hisse devrinden sonra ... ile ...un karşılıklı mutabakat yaptıkları masraflara ilişkin olduğunu, şirket müdürü sıfatıyla yapılan masraflara ilişkin 07/04/2023 tarihli dilekçe ekinde sunulan hesap mutabakatında anlaşılan tutar için senedin verildiğini, mahkemece eksik inceleme sonucunda karar verildiğini, 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesine rağmen nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; zamanaşımına uğramış bonoya dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. TBK'nın 147/4.maddesi uyarınca "Bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar.''5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Zamanaşımına uğrayan ve imzası inkar edilmeyen bono temel borç ilişkisi bakımından yazılı delil başlangıcı niteliğindedir.Tanık dahil her türlü delile başvurularak temel ilişkideki alacağın ispatlanması yoluyla talep edilebilecektir. Davalı süresinde zamanaşımı defii ileri sürdüğünden ,zamanaşımı defiinin temel ilişkiye göre belirlenmesi gerekir.
Her ne kadar davacı ile davalı birlikte şirket ortağı değiller ise de ,temel ilişkinin davacının eşi Hatice ile davalının şirket ortaklığı nedeniyle davalıdan doğan alacakları için davacıya bono verildiği ileri sürülmüştür.Bu kapsamda alacak ,gerek hisse devrinden gerekse ortaklıkdan doğan alacakları olarak kabul edilse de ,temel ilişkide alacak 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir.Şirket alacakları için senet verildiği anlaşıldığından zamanaşımı senedin vade tarihinden itibaren işlemeye başlar.Buna göre 31.12.2012 tarihinden itibaren 5 yıl zamanaşımı süresi dolduktan sonra 2020 yılında icra takibi başlatıldığından zamanaşımı defiinin kabulü ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.
Davacı vekili ,dava zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesine rağmen nispi vekalet ücreti verilmesini de istinaf nedeni yapmış ise de ,zamanaşımı nedeniyle davanın reddine ilişkin karar usulden değil esastan red kararı olduğundan davalı yararına nispi vekalet ücreti takdir edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 13/06/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/42388 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi